İki ortaklı limited şirketlerde ortağın şirketten çıkarılması, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu sistematiğinde şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerle genel kurul kararı alınması veya haklı sebeplerin varlığında şirketin talebiyle mahkeme kararı verilmesi yoluyla gündeme gelir. İki ortaklı yapılarda sermaye dağılımının kilitlenmeye yol açması ve karar nisaplarının fiilen oybirliği gerektirmesi, çıkarma sürecini şirketler hukuku uygulamasında kendine özgü kurallara tabi kılmaktadır.
Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılmanın Kanuni Çerçevesi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesinin birinci fıkrasına göre şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler açıkça öngörülebilir. Kanunun 616. maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendi gereğince bu sebeplerin varlığında ortağın çıkarılması kararı genel kurulun devredilemez yetkileri arasındadır. Kanunun 621. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan şirket sözleşmesine konulabilmesine ilişkin sözleşme değişikliği ancak şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliğiyle karar almasıyla mümkündür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 640Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 616Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 621Kaynağı aç
Şirket sözleşmesinde öngörülen sebebe dayanılarak alınan çıkarma kararına karşı ortakların haklarını korumak amacıyla özel bir dava yolu öngörülmüştür. Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, çıkarılan ortak söz konusu kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.
Sözleşmede çıkarma sebebi bulunmasa dahi, Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması mümkündür. Haklı sebebe dayalı bu yol, sözleşmesel sebeplerden bağımsız olarak kanundan doğan genel nitelikli bir çıkarma mekanizmasıdır.
Haklı Sebeple Çıkarma Davasında Usuli Şartlar ve Dava Hakkı
Mahkeme kararıyla haklı sebeple çıkarma davasının açılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu'nun 616. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince genel kurulun bu yönde karar alması zorunludur; bu husus genel kurulun devredilemez yetkileri arasında yer alır. Kanunun 621. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde bu kararın geçerliliği bakımından toplantıda temsil edilen oyların en az üçte iki çoğunluğu ile birlikte oy hakkı taşıyan tüm esas sermayenin salt çoğunluğunun olumlu iradesi aranmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/24 Esas, 2016/1120 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, şirketin dava açabilmesi için bu yönde genel kurul kararı bulunması bir dava ön şartıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/24, K. 2016/1120Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2580, K. 2024/5142Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesinin üçüncü fıkrası dava açma yetkisini şirket tüzel kişiliğine tanımıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/2664 Esas, 2017/607 Karar sayılı ilamı ile 2023/2580 Esas, 2024/5142 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, kanunda bir ortağın diğer bir ortağın şirketten çıkarılmasını dava yoluyla isteyebileceğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla ortağın şirket adına hareket etmeksizin kendi adına açtığı çıkarma davaları aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2016/2664, K. 2017/607Kaynağı aç
Genel kurul toplantısında ortağın oy hakkının bulunup bulunmadığı meselesi, Türk Ticaret Kanunu'nun 619. maddesinde sınırlı olarak düzenlenen oy hakkından yoksunluk halleri çerçevesinde değerlendirilir. Anılan hüküm uyarınca yalnızca müdürlerin ibraları, şirketin kendi esas sermaye payını iktisabı ve ortağın bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı faaliyetlerinin onaylanması kararlarında ilgili ortak oy kullanamaz. Kanunda ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin kararlarda çıkarılacak ortağın oy hakkından yoksun olduğuna dair açık bir düzenleme yer almamaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 619Kaynağı aç
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Kilitlenme ve Yargıtay Uygulaması
İki ortaklı limited şirketlerde, özellikle payların eşit dağıldığı ortaklıklarda, Türk Ticaret Kanunu'nun 621. maddesindeki karar nisapları fiilen oybirliği sonucunu doğurmaktadır. Çıkarılması istenen ortağın onay vermemesi durumunda şirket adına dava açılması için gerekli genel kurul kararı alınamamakta ve ortaklık yapısında kilitlenme ortaya çıkmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/3161 Esas, 2023/7253 Karar sayılı ilamıyla onanan Bölge Adliye Mahkemesi karar gerekçesinde belirtildiği üzere, limited şirketlerde haklı nedenle çıkarma için ağırlıklı nisaplı genel kurul kararının bulunması dava şartı sayılmış; iki ortaklı limited şirketlerde bu şartın sağlanmasının fiilen imkânsız olması sebebiyle davanın dinlenemez nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/628 Esas, 2023/3965 Karar sayılı kararında da benzer biçimde, yüzde elli paya sahip ortağın açtığı çıkarma davasında dava hakkının şirkete ait olması gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan verilen ret hükmü onanmıştır. Bu doğrultuda genel kurul kararı şartı sağlanamadığında açılan davalar mahkemelerce usulden reddedilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3161, K. 2023/7253Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/628, K. 2023/3965Kaynağı aç
Anayasal Denetim ve Karar Nisaplarının İki Ortaklı Şirketlerdeki Durumu
İki ortaklı limited şirketlerde şirket adına çıkarma kararı alınamaması ve dava şartı eksikliği sebebiyle yargı yolunun fiilen tıkanması somut norm denetimine konu edilmiştir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, iki ortaklı limited şirkette şirket adına çıkarma kararı alınamamasını dava şartı noksanlığı sayarak Türk Ticaret Kanunu'nun 616. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ile 621. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi hükümlerinin iki ortaklı limited şirketler yönünden Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştur.
Anayasa Mahkemesi, haklı sebep bulunmasına rağmen uyuşmazlığın çözümünün engellendiği ve şirket faaliyetlerinin sürdürülemez hale geldiği yapıyı incelemiştir. Yapılan değerlendirmede söz konusu yasal zorunluluk Anayasa'nın 40. maddesindeki etkili başvuru hakkı ve 48. maddesindeki teşebbüs özgürlüğü kapsamında ele alınmış; iki ortaklı limited şirketler bakımından genel kurul kararı şartı getiren hükümlerin iptaline karar verilmiştir. Bu iptal sonrasında iki ortaklı limited şirketlerde ortağın çıkarılması bakımından genel kurul kararı şartının uygulanabilirliği ortadan kalkmış, genel kurul kararı olmaksızın açılacak çıkarma davalarının usulü ise yargı mercilerinin içtihatlarına bırakılmıştır.
Tek Kişilik Şirkete Dönüşme İmkânı ve Çıkarmanın Esastan İncelenmesi
Mülga ticaret mevzuatı döneminde iki ortaklı şirketlerde bir ortağın çıkarılmasının infisah sonucunu doğuracağına dair yaklaşımlar bulunmaktaydı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2012/5040 Esas, 2014/4642 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu tek kişilik limited şirketi kabul ettiğinden, iki ortaklı limited şirkette ortağın şirketten çıkarılması talebi tek kişi ile ortaklığın devamına imkan tanınamayacağı gerekçesiyle peşinen reddedilemez; davanın esasına ilişkin iddialar mahkemece değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/5040, K. 2014/4642Kaynağı aç
Haklı Sebeple Fesih Davası ve Feshe Alternatif Çözümler
İki ortaklı limited şirketlerde ortakların tutum ve davranışları sebebiyle şirketin devamı çekilmez hale gelmişse ortaklar haklı sebeple şirketin fesih ve tasfiyesini isteyebilirler. Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, haklı sebeplerin mevcudiyetinde her ortak şirketin feshini talep edebilmekte; mahkeme fesih talebini doğrudan uygulamak yerine davacıya payının gerçek karşılığının ödenerek şirketten çıkarılması veya uyuşmazlığa uygun düşen başkaca uygulanabilir bir tedbire karar verebilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/1377 Esas, 2014/8486 Karar sayılı kararında da feshin istenmesi halinde mahkemece fesih yerine kabul edilebilir alternatif çözümlerin değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/795, K. 2022/374Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/1377, K. 2014/8486Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/795 Esas, 2022/374 Karar sayılı ilamı uyarınca, limited şirketin fesih ve tasfiyesi davasında davacı sıfatı pay defterine kayıtlı ortaklara aittir ve davacının bu sıfatı yargılama boyunca koruması şarttır. Aynı kararda, iki kişiden ibaret limited şirketlerde ortaklardan biri tarafından diğer ortağa karşı açılan haklı sebeple fesih davasında, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesi ve Anayasa'nın 141. maddesinde yer alan usul ekonomisi ilkesi gereğince husumetin ayrıca şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesine gerek görülmeksizin taraf teşkilinin sağlanmış sayılacağı kabul edilmiştir.
Ortaklıktan Çıkma Hakkı ve Ayrılma Akçesi
Şirketin devamının çekilmez hale geldiği durumlarda ortak bizzat ortaklıktan ayrılma yoluna da gidebilir. Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesi uyarınca şirket sözleşmesiyle çıkma hakkı tanınabileceği gibi, her ortak haklı sebepler bulunduğunda mahkemeden çıkma kararı verilmesini isteyebilir. Yargılama aşamasında mahkeme, talep doğrultusunda ortaklıktan kaynaklanan borç ve hakların kısmen veya tamamen askıya alınmasına yahut ortağın menfaatlerini güvenceye bağlayacak tedbirlere karar verebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 638Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu'nun 641. maddesi uyarınca, ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini talep etme hakkına sahiptir. Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde de düzenleyebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 641Kaynağı aç
Sözleşmesel Kilitlenme Çözümleri
İki ortaklı limited şirketlerde kilitlenme riskini önlemek adına şirket sözleşmesi veya pay sahipleri sözleşmesi ile önleyici mekanizmalar kurulabilir. Bu çerçevede, ortaklık ilişkisinin sürdürülemez hale geldiği durumlar için taraflara belirli koşullar altında karşılıklı alım veya satım hakkı tanıyan mekanizmaların kurgulanması, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözüme kavuşturulmasında pratik bir araç oluşturur.
İki ortaklı limited şirkette bir ortak diğer ortağı dava ederek şirketten çıkarabilir mi?
Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince haklı sebebe dayalı çıkarma davası açma hakkı şirket tüzel kişiliğine tanınmıştır. Kanunda ortağın başka bir ortağın çıkarılmasını dava yoluyla isteyebileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, ortağın şahsen açtığı çıkarma davaları aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddedilmektedir.
Çıkarılmak istenen ortak genel kurulda oy kullanabilir mi?
Türk Ticaret Kanunu'nun 619. maddesinde ortakların oy hakkından yoksun olduğu hâller müdürlerin ibrası, şirketin kendi payını iktisabı ve bağlılık veya rekabet yasağına aykırılığın onayı kararlarıyla sınırlı tutulmuştur. Ortağın şirketten çıkarılmasına dair genel kurul oylamasında ilgili ortağın oy hakkından yoksun olduğuna ilişkin bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.
Şirket sözleşmesindeki sebebe dayalı çıkarma kararına karşı dava açma süresi nedir?
Türk Ticaret Kanunu'nun 640. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şirket sözleşmesinde öngörülen sebebe dayalı çıkarma kararına karşı ilgili ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir.
İki ortaklı limited şirkette çıkarma kararı alınamadığında hangi yollara başvurulabilir?
Şirket ortakları Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince mahkemeden şirketin haklı sebeple feshini isteyebilir veya Kanunun 638. maddesine dayanarak haklı sebeple şirketten çıkma davası açıp esas sermaye paylarının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini talep edebilirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

