İşgücü Piyasalarının Rekabet Hukuku Kapsamındaki Yeri
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesi gereğince Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen teşebbüslerin rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararları Kanun'un kapsamına girer. Kanun'un 3. maddesi gerekçesinde toplu pazarlık esasının kabul edildiği emek piyasasının tanım dışı bırakıldığı belirtilmiş olsa da bu istisna yalnızca sendikalaşmaya ilişkindir; işverenler arasındaki işgücü piyasası uygulamaları Kanun'un denetim alanı içinde yer alır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
Rekabeti Kısıtlayıcı Anlaşmalar ve Uyumlu Eylem Karinesi
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliği kararları hukuka aykırı ve yasaktır. Maddenin ikinci fıkrası kapsamında alım veya satım fiyatının, maliyet ve kâr gibi fiyat unsurlarının tespiti ile piyasaların bölüşülmesi ve piyasa kaynaklarının ya da unsurlarının paylaşılması veya kontrolü açıkça yasaklanan haller arasında yer almaktadır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Teşebbüsler arasında açık bir anlaşmanın varlığı ispatlanamadığında dahi piyasadaki fiyat değişmeleri, arz-talep dengesi veya faaliyet bölgelerinin rekabetin kısıtlandığı piyasalara benzerlik göstermesi uyumlu eylem karinesi oluşturur. Taraflar ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanarak uyumlu eylem içinde bulunmadıklarını ispatlayabildikleri takdirde sorumluluktan kurtulabilirler.
Ücret Sabitleme ve Çalışan Ayartmama Anlaşmalarının Niteliği
Rakipler arasında çalışan maaşlarının sabitlenmesi veya çalışan ayartmama anlaşmaları yapılması, işgücü piyasasında çalışanların iş değiştirme imkânlarını sınırlayarak dolaylı olarak maaşların sabitlenmesine yol açabilmekte ve yatay pazar paylaşımı anlaşmalarına benzer rekabet karşıtı etkiler doğurabilmektedir.
Rakipler arasındaki maaş ve ücret sabitleme anlaşmaları, işgücü alım pazarında monopson oluşturarak anlaşmaya taraf teşebbüslerin işgücü maliyetlerini düşürme amacını taşıyabilir. Çalışan ayartmama anlaşmaları ise personelin daha yüksek maaşlı işlere geçme imkânını kısıtlayarak zaman içinde maaş artışlarının baskılanmasına neden olabilir. Bu nitelikleri sebebiyle söz konusu uygulamalar alım tarafında kurulan kartellerle eşdeğer görülmektedir.
Çalışan maaşlarının teşebbüsler arası mutabakatla belirlenmesi alım fiyatlarını tespit etme niteliğinde olup rekabetin engellenmesi amacını taşır. Bu doğrultuda maaş belirleme anlaşmaları fiyat tespiti anlaşmalarından, çalışan ayartmama anlaşmaları ise müşteri veya pazar paylaşımı anlaşmalarından herhangi bir farkı bulunmadığı Rekabet Kurulu kararlarında vurgulanmaktadır.
İstihdam Kısıtlamaları ve Personel Transfer Engelleri
Teşebbüsler arasında personelin transferine veya çalışanlara transfer teklifinde bulunulmasına yönelik yasaklamalar 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilmektedir. Rekabet Kurulu, özel okullar arasında öğretmenlere transfer teklifleri yapılmasının yasaklanmasına ilişkin uygulamaları bu kapsamda incelemiş; söz konusu uygulamaların hem öğretmenlere hem tüketicilere zarar verdiğini ve bireysel muafiyet rejimine tabi olmadığını saptamıştır.
Franchise sözleşmelerinde mevcut veya eski personelin önceden yazılı onay olmaksızın çalıştırılamayacağına dair hükümler de 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi çerçevesinde incelenmektedir. Rekabet Kurulu, işgücü piyasasında rekabeti gereğinden fazla kısıtlayabilecek bu tür hükümlerin bireysel muafiyetten yararlanamayacağını saptadığı bir incelemede, 4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ilgili hükmün sözleşme süresiyle sınırlandırılması ve yazılı onay gerekçesinin açıkça belirtilmesi yönünde görüş bildirmiştir.
İnsan Kaynakları Politikalarında Bireysel Muafiyet Şartları
4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bir anlaşmanın rekabet yasağından muaf tutulabilmesi için dört kanuni şartın tamamının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Bu şartlar; malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması, tüketicinin bundan yarar sağlaması, ilgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması ve rekabetin bu amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmamasıdır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
İşgücü piyasasına yönelik çalışan ayartmama ve ücret belirleme anlaşmalarının tüketicilere herhangi bir fayda sağlamadığı Rekabet Kurulu kararlarında sıkça vurgulanan bir husus olup bu nitelikteki anlaşmalar 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde aranan şartları karşılayamaz.
Ücret belirleme ve çalışan ayartmama uygulamalarının üretilen ürün veya sunulan hizmetin niteliğinde düşüşe neden olup olmayacağı ise tartışmalı bir husus olarak öne çıkmaktadır; bu konuda tek bir sonuca ulaşmak mümkün değildir.
İdari Para Cezaları ve Yöneticilerin Sorumluluk Rejimi
4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinde yasaklanmış olan rekabeti kısıtlayıcı anlaşma ve eylemlerde bulunan teşebbüslere, Kanun'un 16. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanamaması halinde nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonundaki yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilir.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Teşebbüslere bu kapsamda idari para cezası verilmesi durumunda, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ihlalde belirleyici etkisi saptanan yönetici ve çalışanlara da teşebbüse uygulanan cezanın yüzde beşine kadar idari para cezası uygulanır.
Kanun'un 16. maddesinin beşinci fıkrası gereğince idari para cezası takdir edilirken 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası bağlamında ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüslerin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, taahhütlere uyulup uyulmaması, incelemeye yardımcı olunup olunmaması ve gerçekleşen ya da gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı dikkate alınır. Kanun'a aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla aktif işbirliği yapılması halinde ise 16. maddenin altıncı fıkrası uyarınca ilgililere ceza verilmeyebilir veya cezada indirim yapılabilir.
Denetim süreçlerinde bilgi ve belge taleplerine aykırılıklar da bağımsız yaptırımlara bağlanmıştır. 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eksik, yanlış veya yanıltıcı bilgi verilmesi yahut süresinde bilgi verilmemesi hallerinde teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri; yerinde incelemenin engellenmesi veya zorlaştırılması halinde ise yıllık gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idari para cezası tatbik edilir.
Tedbir Kararları ve İnceleme Usulü
4054 sayılı Kanun'un 9. maddesinin birinci fıkrasına göre rekabet ihlali tespit edildiğinde, rekabetin tesisi için nihai kararda yerine getirilmesi veya kaçınılması gereken davranışlar ile yapısal tedbirler ilgililere bildirilir. Davranışsal ve yapısal tedbirler ihlalle orantılı ve gerekli olmalıdır; yapısal tedbirlere ancak daha önce getirilen davranışsal tedbirlerin sonuç vermediği hallerde başvurulur ve bu tedbirlere uyum için en az 6 ay süre tanınır.
4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Meşru menfaati bulunan gerçek ve tüzel kişiler rekabet ihlali iddiasıyla başvuruda bulunabilir. Nihai karar verilmeden önce teşebbüslere ihlale ne şekilde son vereceklerine dair görüşler yazılı olarak bildirilir. Ayrıca nihai karara kadar ciddi ve telafi olunamayacak zararların doğma ihtimali varsa, ihlalden önceki durumu koruyucu nitelikte ve nihai kararın kapsamını aşmayacak şekilde geçici tedbirler uygulanabilir.
Çalışan ayartmama anlaşmaları rekabet hukuku bakımından neden yasaktır?
Rakipler arasındaki çalışan ayartmama anlaşmaları personelin mobilitesini kısıtlayarak dolaylı ücret baskısı doğurabildiğinden pazar veya müşteri paylaşımı niteliğindeki rekabet ihlalleriyle eşdeğer görülür.
Rekabet ihlali teşkil eden İK kararlarında yöneticilere şahsi ceza verilir mi?
4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca rekabet ihlalinde belirleyici etkisi saptanan yönetici ve çalışanlara, teşebbüse verilen idari para cezasının yüzde beşine kadar ceza verilebilir.
İşgücü piyasasındaki anlaşmalar bireysel muafiyetten yararlanabilir mi?
Tüketiciye fayda sağlamayan işgücü piyasası anlaşmaları, 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinde sayılan şartları karşılayamadığından muafiyet rejiminden yararlanamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

