İK Politikalarından Doğan Rekabet Hukuku Riskleri

by Avukat Erdal Ersoy
İK Politikalarından Doğan Rekabet Hukuku Riskleri

İş Gücü Piyasası Artık Rekabet Denetiminin Kapsamında

Rekabet hukuku, uzun süre ürün ve hizmet pazarlarındaki fiyat anlaşmaları ile pazar paylaşımı üzerine yoğunlaşmıştır. Bu tablo değişmiştir: Rekabet Kurulu, Kasım 2024'te kabul ettiği İş Gücü Piyasalarındaki Rekabet İhlallerine Yönelik Kılavuz ile işverenlerin ücret, işe alım ve çalışma koşullarına ilişkin davranışlarını da rekabet denetiminin konusu hâline getirmiştir. İnsan kaynakları ekipleri artık yalnızca iş hukuku değil, rekabet hukuku risklerini de gözetmek durumundadır.

Kılavuz'un dikkat çekici yaklaşımlarından biri iş gücü piyasasındaki rekabeti bağımsız bir pazar olarak ele almasıdır. İki şirketin aynı ürün veya hizmet pazarında rakip olması artık şart değildir; aynı nitelikteki çalışanları istihdam etmek için birbirleriyle yarışmaları yeterlidir. Bu çerçevede banka ile bilişim şirketi gibi tamamen farklı sektörlerdeki işverenler, yazılım geliştiriciler ya da veri analistleri için aynı iş gücü pazarında karşı karşıya gelebilir; ilgili pazar tanımı somut olay özelinde ayrıca belirlenmektedir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları ve uyumlu eylemleri hukuka aykırı saymaktadır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet

Ücret Tespiti Anlaşması: Hangi Unsurlar Risk Taşır

Ücret tespiti anlaşması denildiğinde akla yalnızca maaş rakamları gelmemelidir. Kılavuz, rakip işverenler tarafından birlikte belirlenmesi hâlinde ihlal kapsamına girebilecek unsurları geniş tutmaktadır: ücret seviyeleri ve bantları, yıllık zam oranları, prim ve ikramiye oranları, satış komisyonları, yemek, yol ve konaklama yardımları, özel sağlık sigortası ve bireysel emeklilik katkısı bu listenin ilk bölümünü oluşturmaktadır. Listenin devamında çalışma süreleri, fazla çalışma uygulamaları, uzaktan veya hibrit çalışma koşulları, izin süreleri, kıdem veya ayrılma paketleri, rekabet yasağı koşulları ile işe giriş ve imza primleri yer almaktadır. Kılavuz'daki 'girebilir' ifadesi, bu kapsamdaki her somut paylaşımın otomatik olarak ihlal sayılmadığını göstermektedir; ancak bu unsurlardan herhangi biri üzerine rakiple yürütülen görüşme ciddi hukuki risk doğurabilir.

4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, rekabeti engelleme amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran teşebbüsler arası anlaşmalar ile uyumlu eylemleri yasaklamaktadır. Aynı madde kapsamında sayılan davranışlar arasında fiyatı oluşturan unsurlar da dahil olmak üzere her türlü alım ya da satım şartlarının tespiti ile piyasa kaynaklarının paylaşılması ya da kontrolü yer almaktadır. Bu hükümlerin iş gücü piyasasındaki ücret veya istihdam koşullarına nasıl uygulanacağı somut olay değerlendirmesine bağlıdır; Kılavuz bu bağlantıyı kurmaktadır.

Çalışan Ayartmama Anlaşmaları ve Kartel Nitelemesi

No-poach olarak da bilinen çalışan ayartmama anlaşmaları, yalnızca rakip şirketin çalışanını işe almayı yasaklayan açık metinlerle sınırlı değildir. İşe alımın karşı şirketin iznine bağlanması, işlem öncesinde diğer şirketin bilgilendirilmesi ya da belirli şirketlerin çalışanlarının işe alım sürecinin tamamen dışında tutulması da aynı değerlendirme kapsamında ele alınabilmektedir. Kılavuz ayrıca bu değerlendirmenin yalnızca mevcut çalışanları değil, geçmişte çalışmış kişileri de kapsayabileceğini ortaya koymaktadır.

Rekabet Kurumu, amaç bakımından ihlal niteliği taşıdığı değerlendirilen no-poach anlaşmalarını müşteri veya sağlayıcı paylaşımıyla aynı hukuki çerçevede ele almakta ve bu tür anlaşmaları kartel olarak kabul etmektedir.

Yazılı Protokol Olmasa da Risk Doğabilir

Rekabet ihlali değerlendirmesinde iletişim kanalının biçimi belirleyici değildir. E-posta, anlık mesajlaşma uygulamaları, telefon görüşmesi, çevrim içi toplantı, sektör derneği etkinliği veya danışman köprülüğüyle yürütülen görüşmeler de risk doğurabilir. Üstelik tarafların vardığı kararı henüz uygulamaya koymamış olması ya da paylaşılan bilginin ücretlere somut olarak yansımamış bulunması, amaç bakımından ihlal değerlendirmesini kendiliğinden ortadan kaldırmamaktadır.

Anlaşmanın varlığının doğrudan kanıtlanamadığı durumlarda 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi çürütülebilir bir uyumlu eylem karinesi öngörmektedir. Piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği piyasalardakine benzerlik göstermesi bu karinenin doğmasına yol açabilir. Karineden kurtulmak isteyen tarafların ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanarak uyumlu eylemde bulunmadıklarını ispat etmeleri gerekmektedir. Bu karinenin iş gücü piyasasına uygulanıp uygulanamayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gereken ayrı bir sorudur.

Üçüncü Taraflar ve Aracı Kanallar

Bilginin rakibe iletilmesinde aracı kullanılması riski ortadan kaldırmaz. Danışmanlık şirketleri, araştırma kuruluşları, özel istihdam büroları, sektör dernekleri, dijital platformlar ve algoritmik sistemler aracılığıyla gerçekleştirilen paylaşımlar da inceleme konusu olabilmektedir. Daha da önemlisi, ücret tespiti veya no-poach anlaşmasına aracılık eden ya da bu anlaşmanın kurulmasını ve sürdürülmesini kolaylaştıran üçüncü taraflar, somut olayın özelliklerine göre ihlalin tarafı olarak kabul edilebilmektedir. Bordro şirketi, işe alım ajansı veya ücret benchmarking hizmeti sunan bir danışman bu risk altında olabilir.

Birleşme Görüşmeleri Sırasında İK Verisi Paylaşımı

Birleşme ve devralma süreçlerindeki due diligence çalışmaları, tarafları geniş kapsamlı bilgi paylaşımına yöneltebilmektedir. Ancak işlem tamamlanmadan önce taraflar bağımsız teşebbüs olmaya devam etmektedir. Bu nedenle görüşmeler sırasında ücret listeleri, gelecek dönem zam planları, kilit personele yapılacak teklifler ve insan kaynakları stratejileri gibi verilerin kontrolsüz biçimde paylaşılması ayrı bir rekabet riski doğurabilir. 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi, etkin rekabetin önemli ölçüde azalması sonucunu doğuracak birleşme ve devralmaları yasaklamakta; hangi işlemlerin Rekabet Kurulu iznine tabi olduğu ise Kurul tarafından tebliğlerle belirlenmektedir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – (Değişik birinci fıkra:16/6/2020-7246/2 md.) Bir ya da birden fazla teşebbüsün başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır. Hangi tür birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı tebliğlerle ilan eder. İKİNCİ BÖLÜM Kurulun Yetkileri Menfi Tespit

Sözleşme Hükümlerinde Yan Sınırlama İstisnası

Franchise, distribütörlük, taşeronluk, hizmet alımı, ortak proje, teknoloji transferi, gizlilik ve şirket devri gibi sözleşmelere eklenen çalışan ayartmama hükümleri her durumda ihlal sayılmaz. Bu tür hükmün yan sınırlama niteliği taşıyabilmesi için üç koşulun birlikte sağlanması gerekmektedir: meşru bir asıl sözleşmeyle doğrudan ilişkili olması, asıl sözleşmenin uygulanması veya sürdürülmesi için objektif olarak gerekli bulunması ve süre, çalışan grubu, coğrafi alan ile taraflar bakımından orantılı olması. Bu koşulların varlığını ispat yükü, hükme dayanan taraflara aittir. Kılavuz'a göre sınırlamanın yokluğunun sözleşmeyi yalnızca daha az kârlı kılması, gereklilik şartını karşılamaya yetmemektedir.

Sektör Toplantılarında İK Temsilcilerinin Yükümlülükleri

Dernek toplantısı, sektör zirvesi veya herhangi bir ortak platformda rekabete hassas bir konu gündeme geldiğinde sessiz kalmak, her somut olayda yeterli bir korunma sağlamayabilir. Kılavuz, bu durumda belirli adımların atılmasını önermektedir: bilgi paylaşımına itiraz edilmesi, görüşmenin durdurulmasının istenmesi, itirazın tutanağa geçirilmesi ve gerekirse toplantının terk edilmesi. Bilgiyi aldıktan sonra kullanmadığını ileri sürmek de her somut olayda koruyucu olmayabilir; önemli olan itirazın o anda ve kayıt altına alınmış biçimde ortaya konulmasıdır.

Yerinde İnceleme: Kapsam ve Yükümlülükler

Rekabet Kurulu, görevlerini yerine getirirken gerekli gördüğü hâllerde teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde inceleme yapabilmektedir. 4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi çerçevesinde Kurul uzmanları; defterleri, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerindeki her türlü veri ve belgeyi inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir, belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir ve teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde inceleme yapabilir. İlgililer, istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. İncelemeye gelen uzmanlar; incelemenin konusunu ve amacını ile yanlış bilgi verilmesi hâlinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi taşımak zorundadır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – Kurul, bu Kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirirken gerekli gördüğü hallerde, teşebbüs ve teşebbüs birliklerinde incelemelerde bulunabilir. Bu amaçla teşebbüslerin veya teşebbüs birliklerinin: a) (Değişik:16/6/2020-7246/4 md.) Defterlerini, fiziki ve elektronik ortam ile bilişim sistemlerinde tutulan her türlü verilerini ve belgelerini inceleyebilir, bunların kopyalarını ve fiziki örneklerini alabilir, b) Belirli konularda yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir, c) Teşebbüslerin her türlü mal varlığına ilişkin mahallinde incelemeler yapabilir. İnceleme, Kurul emrinde çalışan uzmanlar tarafından yapılır. Uzmanlar incelemeye giderken yanlarında incelemenin konusunu, amacını ve yanlış bilgi verilmesi halinde idari para cezası uygulanacağını gösteren bir yetki belgesi bulundururlar. (Ek fıkra: 1/8/2003-4971/25 md.) İlgililer istenen bilgi, belge, defter ve sair vasıtaların suretlerini vermekle yükümlüdür. Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hakimi kararı ile yerinde inceleme yapılır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM İdari Para Cezaları İdarî Para Cezası[3][4]

Yerinde incelemenin engellenmesi veya engellenme olasılığının bulunması durumunda sulh ceza hâkimi kararıyla inceleme gerçekleştirilebilmektedir. 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca mahkeme kararıyla gerçekleştirilen yerinde inceleme de engelleme ya da zorlaştırma hâlinde öngörülen idari para cezasının uygulanmasını engellemez; bu yaptırım m. 16/1 kapsamında düzenlenmektedir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 23/1/2008-5728/472 md.) Kurul, teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerine; a) Muafiyet ve menfi tespit başvuruları ile birleşme ve devralmalar için izin başvurularında yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi, b) İzne tabi birleşme ve devralmaların Kurul izni olmaksızın gerçekleştirilmesi, c) Kanunun 14 ve 15 inci maddelerinin uygulanmasında eksik, yanlış ya da yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi ya da bilgi veya belgenin belirlenen süre içinde ya da hiç verilmemesi, d) Yerinde incelemenin engellenmesi ya da zorlaştırılması, hallerinden (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenler için teşebbüsler ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin binde biri oranında, (d) bendinde belirtilenler için ise aynı şekilde saptanacak olan gayri safi gelirlerinin binde beşi oranında idarî para cezası verir. Ancak bu esasa göre belirlenecek ceza onbin Türk Lirasından az olamaz. Bu fıkranın (b) bendine göre idarî para cezası birleşme işlemlerinde tarafların herbirine, devralma işlemlerinde ise sadece devralana verilir. Yerinde incelemenin mahkeme kararı ile gerçekleştirilmesi, yerinde incelemenin engellenmesi ve zorlaştırılmasına ilişkin olarak bu Kanunda öngörülen idarî para cezasının uygulanmasını engellemez. Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir. Teşebbüs veya teşebbüs birliklerine üçüncü fıkrada belirtilen idarî para cezaları verilmesi halinde, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticilerine ya da çalışanlarına teşebbüs veya teşebbüs birliğine verilen cezanın yüzde beşine kadar idarî para cezası verilir. Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü, süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması, gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır. Kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Kurumla aktif işbirliği yapan teşebbüs ya da teşebbüs birlikleri veya bunların yöneticileri ve çalışanlarına, işbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması dikkate alınarak ve gerekçesi açık bir şekilde gösterilmek suretiyle üçüncü ve dördüncü fıkralarda belirtilen cezalar verilmeyebilir veya bu fıkralara göre verilecek cezalarda indirim yapılabilir. Bu maddeye göre verilecek idarî para cezalarının tespitinde dikkate alınan hususlar, işbirliği halinde para cezasından bağışıklık veya indirim şartları, işbirliğine ilişkin usul ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir. Nispi İdarî Para Cezası[5]

Yaptırımlar: Şirketler ve Bireyler İçin Ceza Rejimi

4054 sayılı Kanun'un 4, 6 ve 7. maddelerini ihlal eden teşebbüslere, bir önceki mali yıl sonu itibarıyla belirlenen yıllık gayri safi gelirinin yüzde onuna kadar idari para cezası verilebilir. Bu ceza belirlenirken Kanun'un 16. maddesi çerçevesinde ihlalin tekerrürü ve süresi, teşebbüsün piyasadaki gücü, ihlaldeki belirleyici etki, verilen taahhütlere uyum, incelemeye yardımcı olunup olunmadığı ile gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı dikkate alınmaktadır.

Bireysel sorumluluk da gündemdedir. 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, ihlalde belirleyici etkisi saptanan teşebbüs yöneticileri veya çalışanlarına, teşebbüse verilen cezanın yüzde beşine kadar ayrıca idari para cezası uygulanabilmektedir. Bireysel ceza için önce teşebbüse ceza verilmiş olması ve kişinin ihlaldeki belirleyici etkisinin ayrıca tespit edilmesi gerekmektedir.

Şirketin sorumluluğu bakımından önemli bir nokta şudur: Çalışanın üst yönetimden yazılı talimat almamış olması ya da yönetim kurulunun söz konusu anlaşmadan haberdar bulunmaması, şirketin sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmayabileceği yönünde bir yaklaşım söz konusudur; somut olayda bu değerlendirme Rekabet Kurulu'na aittir.

İşbirliği Hâlinde Ceza İndirimi

4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi, kanuna aykırılığın ortaya çıkarılması amacıyla Rekabet Kurumu ile aktif işbirliği yapan teşebbüs, teşebbüs birliği, yönetici veya çalışanlara tanınan bir indirim mekanizması içermektedir. İşbirliğinin niteliği, etkinliği ve zamanlaması göz önüne alınarak ceza verilmeyebileceği gibi cezada indirim de yapılabilmektedir. Bu mekanizmanın ayrıntılı usul ve esasları, Kurul tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenmektedir.

Güncel Uygulama: Kararlar ve Soruşturmalar

Rekabet Kurulu, Eylül 2025'te büyük çoğunluğu ilaç sektöründe faaliyet gösteren şirketlere yönelik bir karar vermiştir. Kararda teşebbüslerin bir bölümünün çalışan ayartmama anlaşmasına, bir bölümünün ise çalışan maaşları ve yan haklarına ilişkin geleceğe dönük rekabete hassas bilgi değişimine taraf olduğu tespit edilmiş; ihlal saptanan teşebbüslere idari para cezası uygulanmıştır.

Şubat 2026'da ise Rekabet Kurulu, bankacılık, katılım bankacılığı, sigortacılık ve bilişim teknolojileri alanında faaliyet gösteren 26 teşebbüs hakkında çalışan ayartmama anlaşmaları ve iş gücü piyasasına yönelik rekabete hassas bilgi değişimi iddiasıyla soruşturma başlatmıştır. Soruşturmanın mevcut durumuna ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış bir bilgi bulunmamaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Farklı sektörlerdeki iki şirket arasındaki İK anlaşması rekabet ihlali kapsamına girebilir mi?

Girebilir. Ürün veya hizmet pazarında rakip olmak gerekmez; aynı nitelikteki çalışanları istihdam etmek için rekabet eden her iki işveren, iş gücü piyasasında rakip konumunda sayılabilmektedir. İlgili iş gücü pazarının tanımı somut olay özelinde yapılmaktadır.

Ücret kıyaslama çalışmaları rekabet riski taşır mı?

Taşıyabilir. Bilginin danışmanlık şirketi, araştırma kuruluşu, platform veya algoritmik sistem aracılığıyla paylaşılması, paylaşımı otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez. Bu kanallar üzerinden yürütülen süreçler inceleme konusu olabilmekte; aracı kuruluş da somut olayın özelliklerine göre ihlalin tarafı sayılabilmektedir.

Eski çalışanlar için yapılan no-poach düzenlemesi de yasak kapsamında değerlendirilebilir mi?

Değerlendirilebilir. Bu alandaki değerlendirme yalnızca mevcut çalışanları değil, geçmişte çalışmış kişileri de kapsayabilmektedir. Belirli bir şirketten ayrılmış çalışanların işe alınmamasına yönelik düzenlemeler de aynı hukuki çerçeve içinde ele alınabilmektedir.

Sektör toplantısında rakip firmanın ücret bilgisini paylaşması durumunda ne yapılmalı?

Sessiz kalmak her somut olayda yeterli olmayabilir. Bilgi paylaşımına o anda itiraz edilmesi, görüşmenin durdurulmasının istenmesi, itirazın tutanağa geçirilmesi ve gerekirse toplantının terk edilmesi önerilmektedir. Bilgiyi aldıktan sonra kullanmadığını ileri sürmek de her somut olayda yeterli korunmayı sağlamayabilir.

İK süreçlerindeki bir rekabet ihlalinde yönetici veya çalışan kişisel olarak cezalandırılabilir mi?

Evet. 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası, ihlalde belirleyici etkisi saptanan yönetici veya çalışanlara, teşebbüse verilen cezanın yüzde beşine kadar ayrıca idari para cezası öngörmektedir. Bireysel ceza için önce teşebbüse ceza verilmiş olması ve kişinin ihlaldeki belirleyici etkisinin Kurul tarafından tespit edilmesi gerekmektedir.

Taşeron veya franchise sözleşmesine eklenen no-poach hükmü yasak mıdır?

Her zaman değildir. Bu tür sözleşmelerdeki çalışan ayartmama hükümleri; meşru bir asıl sözleşmeyle doğrudan ilgili olması, asıl sözleşmenin uygulanması için objektif olarak gerekli bulunması ve süre, çalışan grubu, coğrafi alan ile taraflar bakımından orantılı olması koşullarını birlikte karşıladığında yan sınırlama olarak kabul edilebilmektedir. Bu koşulların varlığını ispat yükü, hükme dayanan taraflara aittir.

Rekabet Kurulu yerinde inceleme yaparken hangi belgelere ulaşabilir?

4054 sayılı Kanun'un 15. maddesi kapsamında Kurul uzmanları; defterlere, fiziki ve elektronik ortamdaki her türlü veriye ve belgeye ulaşabilir, bunların kopyalarını alabilir, yazılı veya sözlü açıklama isteyebilir ve mal varlığına ilişkin mahallinde inceleme yapabilir. İlgililer istenen belgelerin suretlerini vermekle yükümlüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu