İş Gücü Piyasalarında Dikey Kısıtlamalar ve Rekabet Hukuku

by Avukat Erdal Ersoy
İş Gücü Piyasalarında Dikey Kısıtlamalar ve Rekabet Hukuku

İş Gücü Piyasasında Dikey Kısıtlama Nedir?

Rekabet Kurulu, belirli bir otomotiv dağıtım ağına ilişkin bir değerlendirmesinde, iş gücü unsuruna yönelik kısıtlama getiren uygulamanın tarafların ana faaliyetlerine özgülenebilir nitelikte olduğunu saptamış ve sağlayıcı ile bayiler arasındaki ilişkiyi dikey ilişki olarak nitelendirmiştir. Bu değerlendirme, söz konusu olaya özgü koşullara dayanmaktadır.

4054 Sayılı Kanun'un Temel Yasak Hükmü

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi, belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Yasak, hem amaç hem etki bakımından alternatif olarak uygulanmakta; piyasanın dolaylı biçimde etkilenmesi de kapsamı içinde kalmaktadır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet

Kanun'un aynı maddesi, yasaklanan uygulamalar arasında mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet ve kâr gibi unsurlar ile her türlü alım veya satım şartlarının teşebbüsler arasında tespit edilmesini saymaktadır. Bunun yanı sıra mal ve hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü de açıkça yasaklanan uygulamalar arasında yer almaktadır. Bu hükümlerin iş gücü piyasasındaki ücret belirleme veya işçi paylaşımı anlaşmalarına uygulanıp uygulanmayacağı Kanun metninde ayrıca düzenlenmemiştir.

Ücret Kısıtlamalarının Dikey İhlal Olarak Nitelendirilmesi

Bir sağlayıcının, bayileri veya yetkili satıcıları bünyesindeki çalışanlara uygulanmak üzere sabit veya azami ücret listesi göndermesi ya da bayiye tavsiye niteliğinde iletilen bir ücretin baskı veya teşvik yoluyla sabit ya da azami ücrete dönüşmesi halinde, uygulamanın iş gücü pazarında ortaya çıkan dikey yönlü bir ihlal oluşturacağı vurgulanmaktadır. Tavsiye niteliğinin bu sonucu kendiliğinden doğurmadığı, sabit veya azami ücret koşulunun ya da fiilî baskı veya teşvikle bu noktaya gelinmesinin gerektiği belirtilmektedir.

Pazar Tanımı: İlgili Ürün Pazarı ve Coğrafi Pazar

İş gücü piyasasına ilişkin bu değerlendirmede ilgili ürün pazarı, otomotiv satış ve satış sonrası hizmetlerde iş gücü pazarı olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, belirli bir sektör ve dağıtım ağı bağlamına özgüdür.

Coğrafi pazar boyutunda ise işçilerin tercihleri, aile durumu ve sağlık koşulları gibi bireysel özellikler ile bölgesel yaşam koşulları esas alınarak pazarın illere ya da bölgelere göre dar biçimde tanımlanabilmektedir. Uygulamanın etkileri ülke genelini kapsadığında coğrafi pazar Türkiye olarak belirlenebilmekte; nitekim söz konusu kararda da bu yol izlenmiştir.

Grup Muafiyeti ve Menfi Tespit

Değerlendirilen kararda tavsiye baz ücret uygulaması 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında görülmüş ve bu gerekçeyle menfi tespit belgesi verilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Aynı uygulamaya çalışan sayısı üzerinden hesaplanan pazar payının belirli bir eşiğin altında kaldığının saptanması üzerine grup muafiyeti tanındığı da belirtilmektedir. Bu iki sonucun aynı işleme ait olup olmadığı ve hukuki bağdaşırlığı kesin olarak değerlendirilemez.

Soyut Norm Belirlenmesinde Kıyas

İş gücü piyasasındaki dikey kısıtlamalara uygulanacak kuralın saptanmasında, mevzuatta sayılan haller ile sayılmayan haller arasında kıyas yoluna gidilebileceği kabul edilmektedir. Bu yaklaşım, ilgili olayda içtihat veya düzenleme boşluğu bulunan durumlar için başvurulan bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.

Uyumlu Eylem Karinesi ve Çürütülmesi

Teşebbüsler arasındaki bir anlaşmanın varlığı kanıtlanamadığında, piyasadaki fiyat değişmelerinin, arz ve talep dengesinin ya da faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği piyasalardakine benzer bir görünüm sergilemesi, ilgili teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine oluşturmaktadır. Bu karine 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.

Karine çürütülebilir niteliktedir. Kanun'un 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taraflardan her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

4054 Sayılı Kanun'da Yer Alan Diğer Yasaklı Uygulamalar

4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi, piyasadaki rekabeti bozabilecek çeşitli davranış türlerini de kapsamaktadır. Bunlar arasında rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması ya da kısıtlanması, boykot veya diğer davranışlarla piyasa dışına çıkarılması ile piyasaya yeni girişlerin engellenmesi sayılmaktadır. Bunların yanı sıra, münhasır bayilik hali dışında eşit durumdaki kişilere eşit hak ve yükümlülükler için farklı şartlar uygulanması ile anlaşmanın niteliğine veya ticari teamüllere aykırı biçimde ek mal veya hizmet satın alınmasının zorunlu kılınması da Kanun kapsamındaki yasaklı uygulamalar arasında yer almaktadır.

Bir sağlayıcı bayilerdeki çalışanlara ücret tavsiyesinde bulunabilir mi?

Sabit veya azami ücret listesi gönderilmesi ile baskı veya teşvik yoluyla tavsiyenin fiilen sabit ya da azami ücrete dönüşmesi, 4054 sayılı Kanun m. 4 kapsamında ihlal oluşturabilmektedir. Tavsiye niteliği bu sonucu tek başına doğurmaz; sabit veya azami ücret koşuluna ya da fiilî baskı veya teşvike dayanılması gerekir.

İş gücü piyasasındaki bir kısıtlama neden dikey ilişki kapsamında değerlendirilebilir?

Rekabet Kurulu, belirli bir otomotiv dağıtım ağına ilişkin bir değerlendirmesinde, iş gücü unsuruna yönelik kısıtlama getiren uygulamanın tarafların ana faaliyetlerine özgülenebilir olduğunu belirlemiş ve bu gerekçeyle ilişkiyi dikey ilişki olarak nitelendirmiştir. Bu değerlendirme söz konusu olayın koşullarına dayanmaktadır.

İş gücü piyasasında coğrafi pazar nasıl belirlenir?

Coğrafi pazar, işçilerin tercihleri, aile durumu ve sağlık koşulları gibi bireysel özellikler ile bölgesel yaşam koşulları esas alınarak illere ya da bölgelere göre dar biçimde tanımlanabilir. Uygulamanın etkileri ülke genelini kapsıyorsa pazar Türkiye olarak da belirlenebilmektedir.

Uyumlu eylem karinesi nasıl çürütülür?

4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca taraflardan her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanan kanıtlar sunarak uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayabilir. İspat yükü taraflara aittir.

Menfi tespit belgesi ile grup muafiyeti aynı uygulamada bir arada olabilir mi?

Değerlendirilen kararda tavsiye baz ücret uygulaması 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında görülerek menfi tespit belgesi verilmemiş; aynı uygulamaya çalışan sayısı üzerinden hesaplanan pazar payının belirli bir eşiğin altında kaldığı gerekçesiyle grup muafiyeti tanındığı belirtilmektedir. Bu iki sonucun hukuki bağdaşırlığı kesin olarak değerlendirilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu