Taşıyan Sıfatı ve Sözleşmesel Sorumluluğun Doğuşu
Türk Ticaret Kanunu m. 1138 uyarınca taşıyan, bir navlun sözleşmesi kapsamında navlun karşılığında yükü deniz yoluyla taşımayı üstlenen kişidir. Bu sıfat sıklıkla armatör veya donatana ait olmakla birlikte, gemiyi kendi adına işleten başka kişilerce de üstlenilebilir. Navlun sözleşmeleri yolculuk çarteri ve kırkambar olmak üzere iki ana türe ayrılır. Yükün taşınmasında taşıyan ile fiilî taşıyanın farklı olması durumunda, Türk Ticaret Kanunu m. 1181 uyarınca taşıyan ve fiilî taşıyan meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2771, K. 2021/558Kaynağı aç
Taşıyanın eşya taşımalarındaki sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu m. 1178 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. Taşıyan, yükün kendisine teslim edilmesinden gönderilene teslim edilinceye kadar geçen süreçte yükün tamamen yok olmasından yani zıyaından, değerindeki kısmi eksilmelerden yani hasarından ve gecikmesinden sorumludur. Taşıyanın sorumlu tutulabilmesi için yükün taşıyana teslim edilmiş olması, zararın yükün taşıyanın sorumluluğunda bulunduğu süre zarfında gerçekleşmesi ve zarar ile taşıma süreci arasında illiyet bağının bulunması gerekir.
Geminin Elverişliliği ve Başlangıçtaki Elverişsizlikten Doğan Sorumluluk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 932 uyarınca geminin sefere denize, yola ve yüke elverişli şekilde çıkması esastır. Geminin tekne gövdesi, ana aksamı, makine ve kazan donanımı itibarıyla, tamamen olağanüstü ve anormal haller saklı kalmak kaydıyla, seyrüseferin yapılacağı suların olağan tehlikelerine mukavemet edebilecek yapıda bulunması denize elverişliliği ifade eder. Denize elverişli durumdaki bir geminin; gemi adamlarının donanımı, sayısı ve uzmanlığı, yakıt ve kumanya ikmali, genel teşkilatı ile yükleme düzeni açısından sefer tehlikelerine karşı koyabilmesi yola elverişlilik niteliğindedir. Soğutma sistemleri de dahil eşya taşımaya ayrılan ambar ve mekanların yükü kabul etmeye, korumaya ve taşımaya hazır bulunması ise geminin yüke elverişliliğini belirler; denizde can ve mal emniyetine ilişkin mevzuat hükümleri saklıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/624, K. 2018/1566Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 932Kaynağı aç
Taşıyan, tedbirli bir taşıyanın sarf etmekle yükümlü olduğu dikkat ve özen gösterilmesine rağmen yolculuğun başlangıcına kadar keşfine imkân bulunmayan durumlar hariç, geminin denize, yola veya yüke elverişsizliğinden doğan zararlardan sorumludur. Bu sorumluluk, kurtuluş beyyinesinden yararlanma imkânının daraltılmış olması sebebiyle ağırlaştırılmış bir kusur sorumluluğu niteliğindedir. Taşıyanın başlangıçtaki elverişsizlikten doğan sorumluluğu navlun sözleşmesi veya konişmento hükümleriyle taşıyan lehine hafifletilemez; ancak konişmentoda açıkça yazılı olmak koşuluyla taşıyan aleyhine ağırlaştırılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2771 Esas ve 2021/558 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, geminin başlangıçtaki elverişsizliğinden doğan sorumluluk hallerinde taşıyan, yoksun kalınan kâr da dahil olmak üzere bütün zararlardan genel hükümlere göre sorumludur ve kanundaki sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Taşıyan tarafından temin edilen konteyner geminin bir bölümü sayıldığından, bu konteynerin yüke elverişsizliğinden doğan zararlarda geminin başlangıçtaki elverişsizliğinden doğan sorumluluk kuralları uygulanır ve sınırlı sorumluluk kaydı geçerlilik taşımaz. Buna karşılık yükleten tarafından sağlanan ve taşıyanın tedarik etmediği konteynerin yol açtığı zıya veya hasarlarda, zarar yükletenin veya adamlarının eylem ya da ihmalinden kaynaklandığı için taşıyan kural olarak sorumlu tutulamaz. Klas kuruluşlarından alınan sertifikalar ve bağımsız denetim testleri ise geminin yolculuk başında elverişli olduğuna dair taşıyan lehine karine teşkil eder ve aksini ispat yükü yük ilgilisine aittir.
Yüke Özen Borcu, Tazminat ve Sorumluluğun Sınırlandırılması
Taşıyan; yükün yüklenmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve özenini göstermek zorundadır. Taşıyan, tedbirli bir taşıyanın özenine rağmen önüne geçilemeyecek sebeplerden ileri geldiğini ispat etmedikçe zarardan sorumlu tutulur. Yüke özen borcunun gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan tazminat miktarında; yükün zıyaı halinde eşyanın piyasa veya borsa değeri, hasar halinde ise satış değeri ile piyasa değeri arasındaki fark esas alınır. Ayrıca kaza neticesinde zayi olan yük için aksine sözleşme yoksa navlun ödenmez ve peşin ödenmişse geri verilir.
Türk Ticaret Kanunu m. 1186 ve 1976 tarihli LLMC Sözleşmesi uyarınca taşıyanın sorumluluğu belirli tonaj, yük miktarı veya koli başına tutarlar üzerinden Özel Çekme Hakkı (SDR) ile belirlenen parasal limitlerle sınırlandırılabilir. Ancak taşıyanın kasten veya ağır kusurla zarara sebebiyet vermesi halinde kanuni sorumluluk sınırları uygulanmaz ve oluşan zarar tam olarak tazmin edilir.
Kusur Karinesi, Kurtuluş Sebepleri ve Yangın Muafiyeti
Deniz ticaretinde taşıyanın sorumluluğu esas itibarıyla kusur karinesine dayanır. Zarar meydana geldiğinde taşıyan kusurlu kabul edilir ve ancak kusursuzluğunu veya kanuni kurtuluş sebeplerini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir. Taşıyan; deniz kazaları ve mücbir sebepler, kendi kusurundan kaynaklanmayan yangın, kaptanın seyrüsefer ve navigasyon hataları ile yükletenin yanlış paketleme veya bildirim eksikliği gibi kusurları ve zamanaşımı durumlarında sorumluluktan muaf tutulabilir. Kurtuluş sebeplerinin varlığını ispat yükü taşıyana aittir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1180 uyarınca, geminin sevkine veya başkaca teknik yönetimine ilişkin bir hareketin ya da yangının sonucu olan zararlarda taşıyan yalnız kendi şahsi kusurundan sorumludur. Tereddüt hâlinde zararın teknik yönetimin sonucu olmadığı kabul edilir ve yükün menfaati gereği alınan tedbirler teknik yönetime dâhil sayılmaz. Yangın muafiyetinden yararlanılabilmesi için açık bir ateş veya alevin bulunması şarttır; yangın çıkmaksızın yalnızca aşırı ısıdan ileri gelen zararlar yangın muafiyetine dahil değildir. Bununla birlikte duman veya yangın söndürme faaliyetlerinden doğan dolaylı zararlar yangın zararı kapsamında değerlendirilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 1180Kaynağı aç
Yangın gemi adamlarının teknik kusurundan veya yüke gereği gibi özen göstermemelerinden ileri gelmişse taşıyan sorumlu değildir. Buna karşılık yangın, gemi adamlarının yolculuk başında geminin denize, yola ve yüke elverişli olmasına gereği gibi özen göstermemiş olmalarından doğmuşsa taşıyan zarardan sorumlu tutulur. İspat yükü bakımından zararın teknik idare kusurundan veya yangından kaynaklandığını ve kendi şahsi kusurunun bulunmadığını taşıyan; adamlarının kusurunu ise yük ilgilisi ispat etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/4620 Esas ve 2023/1074 Karar sayılı ilamına göre, yapısı, teknik donanımı ile yangın algılama ve söndürme teçhizatı bakımından kurallara uygun olan, personeli yangın eğitimlerini ve tatbikatlarını tamamlamış bir gemide yangının kısa sürede yayılması durumunda gemi adamlarının can korkusu ve panik duygusuyla yetersiz kalması insani bir durum olarak değerlendirilmiştir. Bu durumun geminin yolculuğun başında yola elverişsiz olduğu sonucunu doğurmayacağı hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4620, K. 2023/1074Kaynağı aç
Geminin teknik donanımının yolculuğun başında denize ve yola elverişli olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması halinde bu uyuşmazlığın yeni bir teknik heyet raporuyla giderilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2018/624 Esas ve 2018/1566 Karar sayılı bozma ilamında vurgulandığı üzere, genel bilgi ve tecrübeyle veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek hususlarda bilirkişiye başvurulamayacağı ilkesi gözetilerek teknik çelişkilerin heyet incelemesiyle aydınlatılması gerekmektedir.
Yolcu Taşımaları ve Kanunların Zaman Bakımından Uygulanması
Deniz yoluyla yolcu taşımalarında taşıyanın sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu m. 1248 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda taşıyan, yolcunun can güvenliğini sağlamakla yükümlü olup yolcunun ölümü, yaralanması veya bagajının kaybı ya da hasara uğramasından doğan zararları gidermekle mükelleftir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2/1-a hükmü uyarınca, Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukuki sonuçlarına, olay hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse o kanun hükümleri uygulanır.
Taşıyanın sınırlı sorumluluk limitleri hangi hallerde ortadan kalkar?
Taşıyanın zarara kasten veya ağır kusurla sebebiyet vermesi halinde sorumluluk sınırlaması uygulanmaz. Ayrıca geminin başlangıçtaki elverişsizliğinden kaynaklanan zararlarda taşıyan genel hükümlere göre sorumludur ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.
Yüke elverişsiz konteyner nedeniyle oluşan zararlardan kim sorumludur?
Konteyner taşıyan tarafından tedarik edilmişse geminin bir parçası kabul edilir ve başlangıçtaki elverişsizlik hükümleri çerçevesinde taşıyan sorumlu tutulur. Konteyner yükleten tarafından sağlanmışsa ve zarar yükletenin ya da adamlarının ihmalinden doğmuşsa taşıyan kural olarak sorumlu değildir.
Gemide çıkan yangından doğan yük zararlarından taşıyan hangi koşullarda sorumludur?
Yangın durumunda taşıyan yalnız kendi şahsi kusurundan sorumludur. Ancak yangın, yolculuğun başında geminin denize, yola veya yüke elverişli kılınmasına gereği gibi özen gösterilmemesinden ileri gelmişse taşıyan doğan zararlardan sorumlu tutulur.
Deniz yoluyla yolcu taşımalarında taşıyanın temel yükümlülükleri nelerdir?
Taşıyan yolcunun can güvenliğini sağlamakla yükümlü olup yolcunun ölümü, yaralanması ve bagajının kaybı veya hasara uğramasından sorumludur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

