İİK m. 89 Kapsamında Menfi Tespit ve İspat Yükü

by Avukat Erdal Ersoy
İİK m. 89 Kapsamında Menfi Tespit ve İspat Yükü

Üçüncü haciz bildirimi üzerine menfi tespit davası açan üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, birinci ve ikinci ihbarnameye ilişkin süreler ile icra işlemlerinin durması ve davanın kaybedilmesi hâlinde öngörülen tazminat düzeninden ayrı olarak İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinde yer alır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

Birinci ve ikinci haciz ihbarnamesi

Birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmeyen üçüncü kişi yönünden mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır. Bu kişiye gönderilen ikinci ihbarnamede, birinci ihbarnameye süresinde itiraz edilmediği ve bu nedenle malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı bildirilir. İkinci ihbarnamede ayrıca, tebliğden itibaren yedi gün içinde belirtilen sebeplerle itiraz edilmesi; itiraz edilmezse zimmetinde sayılan borcun icra dairesine ödenmesi veya yedinde sayılan malın icra dairesine teslim edilmesi istenir.

Üçüncü kişi haciz ihbarnamesine süresi içinde itiraz ederse alacaklı, verilen cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü kişinin İcra ve İflas Kanunu’nun 338. maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir.

Üçüncü bildirim ve menfi tespit davası

İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı teslim etmeyen üçüncü kişiye ayrı bir bildirim yapılır. Bildirimde, on beş gün içinde paranın ödenmesi veya malın teslim edilmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açılması istenir. Aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı da bildirilir.

Üçüncü bildirimi alan kişi, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına ilişkin belgeyi, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ederse hakkında yürütülen cebri icra işlemleri durur. Durma, menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Belgenin teslimi ile davanın belirtilen mahkemede ve süresi içinde açılmış olması birlikte aranır.

İspat yükümlülüğü ve tazminat

İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinin üçüncü fıkrasındaki altıncı cümleye göre, bu davada üçüncü kişi takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmek zorundadır.

Üçüncü kişi açtığı menfi tespit davasını kaybederse mahkeme, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmeder.

Sık sorulan sorular

Menfi tespit davasında neyin ispatı gerekir?

Üçüncü kişi, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür.

İkinci ihbarnameye itiraz için süre nedir?

İkinci ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde, ihbarnamede belirtilen sebeplerle itiraz edilebilir.

Üçüncü bildirimden sonra hangi süreler vardır?

Üçüncü kişiye, on beş gün içinde ödeme veya teslim yapması yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması bildirilir.

İcra işlemleri hangi şartla durur?

İcra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde açılan davaya ait belgenin, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde icra dairesine teslim edilmesi hâlinde işlemler karar kesinleşene kadar durur.

Dava kaybedilirse hangi tazminat öngörülür?

Davayı kaybeden üçüncü kişi hakkında, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu