İhtiyati Haciz Nedir, Şartları ve İtiraz Usulü Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
İhtiyati Haciz Nedir, Şartları ve İtiraz Usulü Nelerdir?

İhtiyati Haciz Talebinin Koşulları ve Mahkeme İncelemesi

İhtiyati haciz, alacaklının para alacağını güvence altına alabilmesi için borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf imkanını sınırlandıran geçici bir hukuki koruma tedbiridir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesi kapsamında, rehinle temin edilmemiş ve ödeme günü gelmiş para borçlarında alacaklı; borçlunun zilyetliğinde bulunan yahut üçüncü kişilerde yer alan taşınır ve taşınmaz malları ile alacaklarını ve diğer tüm haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Borcun vadesi henüz gelmemişse kural olarak bu tedbire başvurulamaz. Buna karşın borçlunun muayyen bir yerleşim yerinin bulunmaması ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulma gayesiyle mallarını gizlemeye, elden çıkarmaya, bizzat kaçmaya hazırlanması yahut kaçması veya alacaklının haklarını zedeleyen hileli fiillerde bulunması durumunda vadesi gelmemiş borçlar için de ihtiyati haciz talep edilebilir. Vadesi gelmemiş borç dolayısıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde borç yalnızca borçlu bakımından muacceliyet kazanır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) İhtiyati haciz kararı:

İhtiyati hacze İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi yollamasıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyasen uygulanarak ve takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yer de gözetilerek yetkili mahkemece karar verilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesi uyarınca alacaklı, alacağı ile gerektiğinde haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır. Mahkeme, talep hakkında hüküm kurarken iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 258Kaynağı aç
Madde 258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra:22/7/2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İhtiyati hacizde teminat:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER Tatiller: 1 – Bütün borçlular hakkında:

İhtiyati haciz isteyen alacaklı, talebinde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü kişilerin bu tedbir sebebiyle maruz kalacakları tüm zararlardan hukuken sorumludur. İcra ve İflas Kanunu'nun 259. maddesi doğrultusunda alacaklı bu muhtemel zararların karşılanabilmesi amacıyla kanunda belirlenen teminatı yatırmak zorundadır. Alacak bir ilama dayanmaktaysa alacaklıdan teminat aranmaz; alacağın ilam niteliğindeki bir belgeye dayandığı hallerde ise teminat gerekip gerekmediğini mahkeme takdir eder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 259Kaynağı aç
Madde 259 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür. İhtiyati haciz kararının muhtevası:

Kararın İnfazı, İtiraz ve Şikayet Usulü

Alınan ihtiyati haciz kararının icrası kanunda belirli bir süreye bağlanmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 261. maddesi uyarınca alacaklının, kararın verildiği günden başlayarak on gün zarfında hükmü kuran mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki icra dairesine başvurup infaz talebinde bulunması şarttır; bu sürenin geçirilmesi durumunda ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Tedbirin tatbiki, kanunun haczin ne suretle yapılacağına dair genel hükümleri dairesinde icra dairesince yerine getirilir. İnfaz muamelesine karşı ileri sürülecek şikayetler ise işlemi gerçekleştiren icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesinde incelenir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 261Kaynağı aç
Madde 261 – (Değişik: 18/2/1965-538/101 md.) Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir. (Ek son fıkra: 17/7/2003-4949/61 md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır. Zabıt tutma ve haciz tutanağının tebliği:

Kendisi dinlenmeksizin aleyhine karar verilen borçlu; haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itirazda bulunabilir. Bu itiraz, borçlunun huzurunda gerçekleştirilen hacizlerde işlemin tatbikinden, yokluğunda yapılan hacizlerde ise haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gün içinde kararı vermiş olan mahkemeye yapılır. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli yazılır ve bu karara karşı alacaklı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde karar verilen taraf da istinafa gidebilir; bölge adliye mahkemesi başvuruları öncelikle inceler ve kesin karara bağlar. İhtiyati hacze itiraz üzerine mahkemece verilen kararlara karşı da istinaf yolu açıktır; bölge adliye mahkemesinin vereceği karar kesin olup bu başvuru ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz.

İhtiyati Haczi Tamamlayan Merasim ve Takibin Yürütülmesi

Dava açılmadan yahut icra takibine girişilmeden evvel ihtiyati haciz uygulatan alacaklı, İcra ve İflas Kanunu'nun 264. maddesinde yer alan tamamlayıcı işlemleri süresinde yapmak zorundadır. Alacaklı; haczin tatbikinden, haciz yokluğunda icra edilmişse tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde haciz veya iflas yoluyla takip talebinde bulunmaya ya da mahkemede alacak davası açmaya mecburdur. İcra takibine başlandığında borçlu ödeme emrine itiraz ederse itiraz alacaklıya derhal bildirilir; alacaklı tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemek veya mahkemede dava açmak durumundadır. İcra mahkemesi itirazın kaldırılması talebini reddederse, ret kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde mahkemede dava açılması zorunludur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 264Kaynağı aç
Madde 264 – (Değişik: 18/2/1965-538/104 md.) Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur. İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/62 md.) İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur. Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir. Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder. İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz:[81]

İhtiyati haciz alacak davasının derdest olduğu sırada konulmuşsa veya alacaklı yedi günlük tamamlama süresinde mahkemede alacak davası açmışsa, esasa ilişkin verilecek mahkeme kararının tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklının takip talebinde bulunması gerekir. Alacaklı bu kanuni tamamlama sürelerini geçirir, davasından yahut takip talebinden feragat eder, takibi kanuni müddetlerin dolmasıyla düşer, dava dosyası işlemden kaldırılıp da bir ay içinde yenilenmez veya açtığı davada haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır. Buna karşılık borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmezse ya da itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkeme kararıyla iptal edilirse, tedbir kendiliğinden icrai hacze dönüşür.

İflasa tabi borçlular hakkında iflas takibine başvurulması halinde İcra ve İflas Kanunu'nun 267. maddesi hükümleri uygulanır. İflas yoluyla takipte borçlu ödeme emrine itiraz ederse alacaklı tebliğden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine müracaat ederek itirazın kaldırılması ile birlikte borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmek zorundadır. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi halinde de bu vaziyet alacaklıya tebliğ edilir ve alacaklının tebliğden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesinden iflas kararı istemesi gerekir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267 – (Değişik: 18/2/1965-538/107 md.) Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince iflas yolu ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur. Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur. Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur. 264 üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır. İcrai hacizlere iştirak:

Teminatla Haczin Kaldırılması, Sıra Cetveli ve Tazminat

Borçlu, İcra ve İflas Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca güvence yatırarak tedbirin sonlandırılmasını isteyebilir. Para yatırılması, mahkemece muteber görülecek rehin, hisse senedi veya tahvil depo edilmesi yahut taşınmaz rehni ya da muteber banka kefaleti ibraz edilmesi şartıyla mahkemeden ihtiyati haczin kaldırılması talep edilebilir. Esas takibe geçildikten sonra bu husustaki karar yetkisi icra mahkemesine intikal eder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 266Kaynağı aç
Madde 266 – (Değişik: 18/2/1965-538/106 md.) Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer. İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip:

İhtiyati haciz henüz kesin hacze dönüşmeden mallar başka bir alacaklı tarafından haczedilirse, Kanunun 268. maddesi uyarınca ihtiyati haciz sahibi alacaklı genel şartlar dahilinde bu hacze kendiliğinden ve geçici olarak iştirak eder. Rehinden önce ihtiyati veya kesin haciz bulunması durumunda amme alacağı dahil hiçbir alacak rehinden önceki hacze iştirak edemez. İhtiyati haciz masrafları satış bedelinden karşılanır; ancak ihtiyati haciz alacaklıya malın paraya çevrilmesinde başkaca bir rüçhan hakkı sağlamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (Değişik: 18/2/1965-538/108 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/64 md.) 261 inci maddeye göre ihtiyaten haczedilen mallar, ihtiyatî haciz kesin hacze dönüşmeden önce diğer bir alacaklı tarafından bu Kanuna veya diğer kanunlara göre haczedilirse, ihtiyatî haciz sahibi alacaklı, bu hacze 100 üncü maddedeki şartlar dairesinde kendiliğinden ve muvakkaten iştirak eder. Rehinden önce ihtiyatî veya icrai haciz bulunması hâlinde âmme alacağı dahil hiçbir haciz rehinden önceki hacze iştirak edemez. İhtiyati haciz masrafları satış tutarından alınır. İhtiyati haciz diğer rüçhan hakkını vermez. ONUNCU BAP Kiralar hakkında hususi hükümler ve kiralanan taşınmazların tahliyesi Adi kira ve  hasılat kiraları için ödeme emri ve itiraz müddeti:

Haksız konulan tedbir yüzünden borçlunun veya üçüncü kişilerin zarara uğraması halinde İcra ve İflas Kanunu'nun 259. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince tazminat davası açılabilir. Kanun, haksız ihtiyati hacizden doğan tazminat davasının ihtiyati haciz kararını koyan mahkemede de görülebileceğini açıkça hükme bağlamıştır.

Vadesi gelmemiş para borcu için ihtiyati haciz istenebilir mi?

Vadesi gelmemiş para borcunda kural olarak ihtiyati haciz istenemez; ancak borçlunun belirli yerleşim yerinin bulunmaması, mal kaçırma veya kaçma hazırlığı içinde olması ya da hileli işlemlerde bulunması durumunda talep edilebilir ve bu halde borç sadece borçlu bakımından muaccel sayılır.

İhtiyati haciz kararı ne zamana kadar infaz ettirilmelidir?

Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden infaz istemelidir; bu süre içinde infaz istenmezse ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz infazındaki şikayetler nereye yapılır?

İhtiyati haczin infazı genel haciz hükümlerine göre icra dairesince gerçekleştirilir ve infaz işlemine ilişkin şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yöneltilir.

İhtiyati haciz kararına borçlu hangi sürede itiraz edebilir?

Borçlu, gıyabında verilen karara karşı haczin uygulanmasından veya haciz tutanağının tebliğinden itibaren yedi gün içinde kararı veren mahkemeye başvurarak sebeplere, yetkiye ve teminata itiraz edebilir; itiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yolu açık olmakla birlikte istinaf icrayı durdurmaz.

İhtiyati hacizden sonra tamamlayıcı takip süresi ne kadardır?

Dava açılmadan veya takibe başlanmadan önce konulan ihtiyati hacizde alacaklı, haczin tatbikinden veya gıyapta yapılmışsa tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra takibi yapmaya veya dava açmaya mecburdur; sürenin geçirilmesi halinde ihtiyati haciz hükümsüz kalır.

Borçlu güvence göstererek ihtiyati haczi kaldırabilir mi?

Borçlu nakit para, muteber banka kefaleti, taşınmaz rehni ya da kabul edilebilir diğer rehin ve senetleri sunarak ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilir; takibe başlandıktan sonra bu inceleme yetkisi icra mahkemesine geçer.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu