İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Sebepleri ve İtiraz Süresi

by Avukat Erdal Ersoy
İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Sebepleri ve İtiraz Süresi

İhtiyati Haciz Kararı ve Şartları

İcra ve İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre, rehinle güvence altına alınmamış ve muaccel hale gelmiş para alacaklarında alacaklı; borçlunun elindeki yahut üçüncü kişilerdeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve sair hakları üzerine geçici hukuki koruma niteliğinde ihtiyati haciz koydurabilir. Vadesi henüz gelmemiş borçlar bakımından ise borçlunun belirli bir yerleşim yerinin olmaması veya borçlarından kurtulmak amacıyla malvarlığını gizleme, kaçırma girişiminde bulunması ya da alacaklının haklarına zarar veren hileli muamelelere başvurması hallerinde bu tedbir istenebilir. Henüz vadesi gelmemiş borç için ihtiyati haciz tatbik edildiğinde, borç münhasıran borçlu yönünden muacceliyet kesbeder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) İhtiyati haciz kararı:

İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı, Kanun'un 50. maddesindeki yetki kurallarına göre belirlenen yetkili mahkemece verilir. Alacaklı taraf, alacağının varlığı ile lüzumu halinde haciz sebeplerini mahkeme nezdinde kanaat oluşturacak delillerle ortaya koymakla yükümlüdür. Mahkeme, bu tedbir talebini karara bağlarken tarafları duruşmaya çağırıp dinleme zorunluluğunda olmayıp dinleyip dinlememekte serbest bırakılmıştır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 258Kaynağı aç
Madde 258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra:22/7/2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İhtiyati hacizde teminat:

İhtiyati Hacze İtiraz Süresi ve Başvuru Usulü

Hakkında dinlenilmeksizin ihtiyati haciz kararı alınan borçlu; haciz sırasında hazır bulunmuşsa işlemin uygulanmasından, hazır bulunmamışsa haciz zaptının tebliğinden itibaren yedi günlük süre içerisinde mahkemeye başvurarak itirazını iletebilir. Söz konusu itirazın doğrudan ihtiyati haczi karara bağlayan mahkemeye sunulması gerekir; icra dairesine verilen itiraz dilekçeleri hukuken sonuç doğurmadığı gibi kanuni sürenin korunmasını da sağlamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 265Kaynağı aç
Madde 265 – (Değişik: 18/2/1965-538/105 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek ikinci fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.) Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/63 md.; Değişik:2/3/2005-5311/17 md.) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz. İhtiyati haczin kaldırılması:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/12-1128, K. 2013/403Kaynağı aç
Hukuk Genel Kurulu         2012/12-1128 E.  ,  2013/403 K.ŞİKÂYETİHTİYATİ HACİZ KARARIİCRA VE İFLAS KANUNU (2004) Madde 265 "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki “şikâyet” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 6.İcra Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.02.2011 gün ve 2011/103 E-2011/132 K. sayılı kararın incelenmesi davalı (alacaklı) vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 12.12.2011 gün ve  2011/10046 E-2011/27989 K sayılı ilamı ile; (…İİK'nun 265/son maddesinde; “İtiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurabileceği, Yargıtay’ın bu başvuruyu öncelikle inceleyerek karar vereceği ve verdiği kararın da kesin olduğu, temyiz isteminin ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durduramayacağı” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu maddeye ilişkin hükümet gerekçesinde de, ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulması halinde başvurunun ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmayacağı açıklanmıştır. Somut olayda, borçlular aleyhinde başlatılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulmasından sonra, alacaklı vekilince borçlular hakkında İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinden 2010/788 – 788 D.iş sayılı ihtiyati haciz kararı alınarak bu dosya üzerinde, borçlular aleyhinde ihtiyati haciz işlemi tatbik ettirildiği, bir kısım borçlular vekilince 04.02.2011 tarihinde,  ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine aynı mahkemece 24.11.2010 tarihinde ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesi nedeniyle icra müdürlüğünden ihtiyati hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, icra müdürlüğünce,   kesinleşme şerhli mahkeme kararının ibrazı halinde talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği, bu kararın icra mahkemesine şikâyet olunduğu, mahkemece; İİK'nun 265/son maddesi gereğince temyizin, kararın uygulanmasını durdurmayacağından, kararın işleme konulması için kesinleşmesinin gerekmediği gerekçesi ile şikâyetin kabulüne ve işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir. Mahkemece, anılan kararın temyiz edildiği ve temyiz isteminin ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmayacağı hakkındaki belirtilen yasa hükmü dikkate alınarak icra müdürlüğünün yerinde verilen kararına karşı yapılan şikâyetin reddine karar verilmesi gerekirken ilgili yasa maddesi yanlış yorumlanarak yazılı şekilde şikâyetin kabulüne dair hüküm tesisi isabetsizdir…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir TEMYİZ EDEN: Davalı (alacaklı) vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI: Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: İstek, şikâyet yolu ile icra müdürlüğü kararının kaldırılması isteğine ilişkindir. Şikâyetçiler (borçlular) vekili, müvekkilleri aleyhine İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesince 06.09.2010 tarihli 2010/788 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de yapılan itiraz sonucu 24.11.2010 tarihli karar ile ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, Dikili İcra Müdürlüğüne yazılan haciz müzekkeresin kaldırılması hususunda talepte bulunulduğunu, ancak 04.02.2011 tarihli karar ile talebin reddedildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olup 04.02.2011 tarihli icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını şikâyet yoluyla talep ve dava etmiştir. Davalı (alacaklı) vekili, ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararın temyiz edildiğini, İİK'nun 265/son maddesi gereği temyizin ihtiyati haciz kararının uygulanmasını durdurmayacağını belirtmiştir. Yerel Mahkemece, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin kararın kesinleşmeden derhal uygulanması gerektiği, İİK'nun 265/son maddesinin de kararın temyizinin ilgili kararın uygulanmasını durdurmayacağı yönünde olduğu gerekçesi ile şikâyetin kabulü ile icra dosyasındaki 04.02.211 tarihli icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı (alacaklı) vekilinin temyizi üzerine Özel Dairece, yukarıda belirtilen bozma ilamında açıklanan nedenlerle karar bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki gerekçeler genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiş, direnme kararı davalı(alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; alacaklı tarafından mahkemeden alınan ve takibe konulan ihtiyati haciz kararının sonradan borçlu tarafın itirazı üzerine aynı mahkemece kaldırılmasına karar verilmesi durumunda, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin kararın temyizinin ilgili kararın derhal uygulanmasını durdurup durdurmayacağı noktasında toplanmaktadır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun ihtiyati haciz kararına itiraz ve temyizi düzenleyen 265.maddesinde; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükmüne yer verilmiştir. Sözü edilen madde metninin son fıkrasında, ihtiyatı haciz kararına yapılan itiraz üzerine verilen ihtiyati hacizle ilgili hükmün temyizinin kararın uygulanmasını durdurmayacağı belirtilmiştir. Somut olayda, itiraz üzerine ihtiyati hacze karar veren mahkeme ihtiyati haciz kararını kaldırmıştır. Mahkemenin ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne vermesi halinde borçlunun malları üzerine konulmuş olan ihtiyati haciz kalkar.(Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2004, sh. 898) Hal böyle olunca, İİK'nun 265/son maddesi gözetilerek, itiraz kararının temyizinin ilgili kararın uygulanmasını durdurmayacağı gerekçesi ile şikâyetin kabulü ile icra dosyasındaki 04.02.211 tarihli icra müdürlüğü kararının kaldırılmasına dair yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya uygun olup, onanması gerekir. S O N U Ç : Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alınmış olduğundan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’na 5311 sayılı Kanun’un 29.maddesi ile eklenen Geçici 7.madde atfıyla aynı Kanun’un 366/III. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27.03.2013 gününde yapılan görüşmede oybirliği ile karar verildi.

Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Kanunda üçüncü kişilerin itiraz hakkı yalnızca haczin dayandığı sebeplere veya teminata hasredilmiş olup mahkemenin yetkisine itiraz yetkisi tanınmamıştır.

İtiraz Sebepleri ve İtirazın Sınırları

Borçlu, kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itirazda bulunabilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkeme, yalnızca gösterilen sebeplere hasren inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.

İhtiyati haciz kararı verilmeden önce borçlu mahkemede dinlenmiş bulunuyorsa İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvuramaz; bu durumda İcra ve İflas Kanunu'nun 266. maddesi çerçevesinde teminat gösterilerek haczin kaldırılması talep edilebilir.

İhtiyati hacze itiraz sebepleri kanunda sınırlı tutulduğundan, çeke dayalı takiplerde imza inkarı iddiası İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesindeki itiraz sebepleri arasında yer almaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/9452, K. 2015/9689 sayılı kararında, imza inkarının açılması muhtemel bir menfi tespit davasının konusunu oluşturacağı ve bu nedenle ihtiyati hacze itiraz sebebi teşkil etmeyeceği belirtilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/9452, K. 2015/9689Kaynağı aç
11. Hukuk Dairesi         2015/9452 E.  ,  2015/9689 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2014 NUMARASI : 2014/831-2014/812D.İş İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/12/2014 tarih ve 2014/831-2014/812 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borçlu T. İnşaat vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Alacaklı vekilinin talebi üzerine 31.10.2014 keşide tarihli 45.000,00 TL bedelli çekin vadesinde ödenmemesi ve karşılığının olmaması nedeniyle İİK'nın 257. maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Borçlu vekili; çekin boş iken çalınmış olduğunu ve sonrasında doldurulduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığı'na konuyla ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, çek üzerindeki keşideci imzası ile yetkilinin imzasının birbirini tutmadığından çekin bankaca işleme alınmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı vekili; itiraz sebeplerinin Kanun'da sınırlı olarak sayıldığını, borçlunun itirazlarının yerinde olmadığını savunarak itirazın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; muhatap banka tarafından çekin arkasına ''işbu çek üzerindeki keşideci imzası ile yetkili temsilci imzası birbirini tutmadığı anlaşıldığından işleme alınmamıştır'' şerhini verdiği sabit ise de, dava dışı banka memurlarının tespitinin mahkemeler nezdinde delil olma vasfı bulunmadığı ve ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, imza inkarının da açılması muhtemel menfi tespit davasının konusunu oluşturacağı gerekçesiyle İİK'nın 265. maddesindeki itiraz sebeplerinden olmayan itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, borçlu T. İnşaat vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, borçlu T. İnşaat Taahhüt ve Tic Ltd. Şti vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, borçlu T. İnşaat Taahhüt ve Tic. Ltd.Şti. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İtirazın İncelenmesi ve İstinaf Kanun Yolu

İhtiyati hacze itiraz eden taraf, dilekçesine dayandığı bütün belgeleri bağlamak zorundadır. Mahkeme itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İki taraf da gelmezse inceleme evrak üzerinde yapılarak karar verilir.

İhtiyati hacze itiraz üzerine mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. Kanun uyarınca istinaf yoluna başvuru yapılmış olması ihtiyati haciz kararının icrasını durdurmaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2012/12-1128, K. 2013/403 sayılı kararında, itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulmasının kararın uygulanmasını durdurmayacağı ve itirazın kabulü ile haczin kaldırılması durumunda kararın infazı için kesinleşmenin gerekmediği değerlendirilmiştir.

İcra ve İflas Kanunu'nun 258. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararların gerekçeli yazılması zorunlu olup bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Duruşmada hazır bulunurken aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

Teminat Gösterilmesi ve Teminat Karşılığı Haczin Kaldırılması

İhtiyati haciz isteyen alacaklı, hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumludur ve teminat vermek zorundadır. Alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz; ilam mahiyetinde bir belgeye dayanıyorsa mahkeme teminata ihtiyaç bulunup bulunmadığını takdir eder. İhtiyati hacizden kaynaklanan tazminat davası, ihtiyati haczi koyan mahkemede de görülebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 259Kaynağı aç
Madde 259 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür. İhtiyati haciz kararının muhtevası:

İcra ve İflas Kanunu'nun 266. maddesi gereğince borçlu; para veya mahkemece kabul edilecek rehin, esham, tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehni ya da muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Alacaklı tarafından esas takibe başlandıktan sonra bu talep hakkında karar verme yetkisi icra mahkemesine geçer.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 266Kaynağı aç
Madde 266 – (Değişik: 18/2/1965-538/106 md.) Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer. İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip:
İhtiyati hacze itiraz süresi ne kadardır?

Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen kararlarda huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbikinden, aksi halde tutanağın tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler için bu süre haczi öğrendikleri tarihten itibaren yedi gündür.

İhtiyati hacze itiraz dilekçesi nereye verilir?

İhtiyati hacze itiraz kararı veren mahkemeye yapılmalıdır; icra dairesine sunulan itiraz dilekçesi hukuki sonuç doğurmaz ve kanuni süreyi korumaz.

Çekte imza inkarı ihtiyati hacze itiraz sebebi sayılır mı?

İhtiyati hacze itiraz sebepleri kanunda sınırlı olarak sayıldığından, Yargıtay kararlarında çekteki imza inkarı iddiasının İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesi kapsamındaki itiraz sebeplerinden olmadığı, açılacak menfi tespit davasının konusunu oluşturduğu kabul edilmektedir.

İhtiyati haczin kaldırılması kararına karşı kanun yoluna başvurulursa karar uygulanır mı?

İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması kararın uygulanmasını durdurmaz; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2012/12-1128, K. 2013/403 sayılı kararı uyarınca haczin kaldırılması kararının yerine getirilmesi için kesinleşmesi gerekmez.

Borçlu dinlendikten sonra verilen ihtiyati hacze itiraz edilebilir mi?

Karar öncesinde mahkemede dinlenmiş olan borçlu itiraz yoluna başvuramaz; bu halde haczin kaldırılması ancak teminat gösterilerek talep edilebilir.

İhtiyati haciz teminat karşılığı nasıl kaldırılır?

Borçlu; para veya kabul edilecek rehin, esham, tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehni ya da muteber bir banka kefaleti göstermek şartıyla mahkemeden, takip başladıktan sonra ise icra mahkemesinden haczin kaldırılmasını isteyebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu