Banka Hesabına Bloke Konulması ve Kaldırılması

by Avukat Erdal Ersoy
Banka Hesabına Bloke Konulması ve Kaldırılması

Banka Hesabına Bloke Konulmasının Hukuki Nedenleri

Banka hesabına bloke konulması, hesap sahibinin mevduat hesabı üzerindeki tasarruf yetkisinin idari, adli veya icrai bir kararla sınırlandırılmasıdır. Bu işlem; suç gelirlerinin aklanması veya terörizmin finansmanı şüphesine dayalı idari tedbirler, ceza soruşturmasında uygulanan el koyma kararları, amme alacaklarının güvence altına alınması amacıyla tatbik edilen ihtiyati haciz ya da boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davalarında mal kaçırmayı önlemeye dönük ihtiyati tedbirler kapsamında tesis edilebilmektedir.

Uygulanan kısıtlama, borç tutarı esas alınarak kısmi bloke şeklinde gerçekleşebileceği gibi hesabın mevcut bakiyesinin tamamını da kapsayabilir. Kısıtlamaya tabi tutulan tutar üzerinden hesap sahibince para çekilmesi veya internet bankacılığı kanalıyla havale ve EFT gibi transferlerin gerçekleştirilmesi mümkün değildir; sistem bu işlemlerde bloke uyarısı verir. Mevcut bir hesaba bloke konulmuş bulunması, hesap sahibinin sonradan açtığı yeni mevduat hesaplarına bu işlemin kendiliğinden yansıması sonucunu doğurmaz; alacaklının yeni açılan hesap bakımından da ayrıca kısıtlama talebinde bulunması gerekir.

MASAK Şüpheli İşlemleri Askıya Alma Yetkisi ve İdari Blokeler

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 19/A maddesi uyarınca; yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da devam eden işlemler, malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması durumunda askıya alınabilmektedir. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı tarafından şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek veya değerlendirme sonuçlarını adli makamlara intikal ettirmek amacıyla işlemleri 7 iş günü süreyle askıya almaya ya da işlemlerin gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilmektedir.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 19/AKaynağı aç
MADDE 19/A- (Ek: 14/4/2016 – 6704/20 md.) (1) Yükümlüler nezdinde veya bunlar aracılığıyla yapılmaya teşebbüs edilen ya da hâlihazırda devam eden işlemleri, işleme konu malvarlığının aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe bulunması üzerine; Başkanlıkça şüpheyi teyit etmek, işlemi analiz etmek ya da gerekli görüldüğünde analiz sonuçlarını yetkili makamlara intikal ettirmek amacıyla yedi iş günü süreyle askıya almaya veya bu işlemlerin aynı süreyle gerçekleşmesine izin vermemeye Bakan yetkilidir. (Ek cümle:27/12/2020-7262/25 md.) Bakan bu yetkisini bakan yardımcısına devredebilir. (2) Bu yetki, yabancı bir muadil kuruluşun işlemin askıya alınması veya gerçekleşmesine izin verilmemesi yönündeki gerekçeli talebinde yer alan işlemler hakkında da Başkanlıkça aklama veya terörün finansmanı suçu ile ilişkili olduğuna dair şüphe görülmesi şartıyla mütekabiliyet ilkesi gözetilerek kullanılabilir. (3) (Ek:27/12/2020-7262/25 md.) Birinci fıkra kapsamında askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi, alınan karara aykırı şekilde gerçekleştiren yükümlülere işlem tutarı kadar Başkanlıkça idari para cezası verilir. Ancak verilecek idari para cezası elli bin Türk lirasından az olamaz. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Koordinasyon Kurulu

İşlemlerin askıya alınması yetkisi, yabancı bir muadil kuruluşun gerekçeli talebi üzerine de suç şüphesinin bulunması ve mütekabiliyet ilkesinin gözetilmesi şartıyla kullanılabilir; uygulamanın usul ve esasları Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Askıya alınan veya gerçekleşmesine izin verilmeyen işlemi bu karara aykırı biçimde gerçekleştiren finansal yükümlülere Başkanlık tarafından işlem tutarı kadar idari para cezası verilir. Ayrıca Mali Suçları Araştırma Kurulu Rehberi doğrultusunda, müşteri profiline uymayan sıklık ve tutardaki kripto varlık alım ve satım transferleri şüpheli işlem tipleri arasında değerlendirilmekte; 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca bildirim yükümlülüklerine uymayan bankalara idari para cezası uygulanabilmektedir.

Ceza Muhakemesi Kapsamında Banka Hesaplarına El Koyma Tedbiri

Ceza soruşturması ve kovuşturmasında ispat aracı olarak lüzumlu görülen ya da kazanç müsaderesine konu teşkil edebilecek malvarlığı değerleri 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca muhafaza altına alınır ve rızayla teslim edilmediğinde el koyma tedbirine konu edilir. 5549 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca, aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hâllerde Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesindeki usule göre malvarlığı değerlerine elkonulabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da elkoyma kararı verebilir; bu karar yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde onay konusunda karar verir. Hâkim onayından sonra Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesindeki raporun üç ay içinde alınarak tekrar onaya sunulması gerekir; raporun bu sürede alınamaması veya onaylanmaması hâlinde savcılık kararı hükümsüz kalır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 123Kaynağı aç
Madde 123 – (1) İspat aracı olarak yararlı görülen ya da eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınır. (2) Yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya elkonulabilir. (3) (Ek:27/12/2020-7262/19 md.) Muhafaza altına alınan veya elkonulan eşya ya da malvarlığı değerlerinin kıymeti tespit edilir. İstenen eşyayı vermeyenler hakkında yapılacak işlem
5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 17Kaynağı aç
MADDE 17 – (1) Aklama ve terörün finansmanı suçunun işlendiğine dair kuvvetli şüphe bulunan hallerde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesindeki usûle göre malvarlığı değerlerine elkonulabilir. (2) (Değişik:27/12/2020-7262/24 md.) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı da elkoyma kararı verebilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim en geç yirmi dört saat içinde onaylanıp onaylanmamasına karar verir. Hâkimin onaylaması hâlinde 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 128 inci maddesinde belirtilen değere ilişkin rapor üç ay içinde alınır ve tekrar hâkim onayına sunulur. Onaylanmama veya raporun üç ay içinde alınamaması hâlinde Cumhuriyet savcılığının kararı hükümsüz kalır. (3) (Ek:27/12/2020-7262/24 md.) Aklama suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın, Ceza Muhakemesi Kanununun 139 uncu maddesinde yer alan hükümlere göre gizli soruşturmacı görevlendirilebilir ve 4208 sayılı Kanunda yer alan hükümlere göre kontrollü teslimat tedbirine karar verilebilir. Kararların bildirimi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesi çerçevesinde banka hesaplarına el koyma kararı verilebilmesi için suçun işlendiğine ve malvarlığı değerlerinin bu suçtan elde edildiğine dair kuvvetli şüphe bulunması şarttır. Bu kapsamda suçtan elde edilen değere ilişkin olarak Mali Suçları Araştırma Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu gibi ilgili kurumlardan en geç üç ay içinde rapor alınır; özel sebeplerin zorunlu kılması halinde bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Madde 128 – (1) Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait; a) Taşınmazlara, b) Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına, c) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba, d) Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara, e) Kıymetli evraka, f) Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına, g) Kiralık kasa mevcutlarına, h) Diğer malvarlığı değerlerine, Elkonulabilir. Somut olarak belirlenen Bu taşınmaz, hak, alacak ve diğer malvarlığı değerlerinin şüpheli veya sanıktan başka bir kişinin zilyetliğinde bulunması halinde dahi, elkoyma işlemi yapılabilir. (Ek cümle: 21/2/2014 – 6526/10 md.) Bu madde kapsamında elkoyma kararı alınabilmesi için ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınır. Bu rapor en geç üç ay içinde hazırlanır. Özel sebepler zorunlu kıldığında bu süre talep üzerine iki ay daha uzatılabilir.[27] (2) Birinci fıkra hükmü;[28] a) Türk Ceza Kanununda tanımlanan; 1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78), 2. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91), 3. Hırsızlık (madde 141, 142), 4. Yağma (madde 148, 149), 5. Güveni kötüye kullanma (madde 155), 6. Dolandırıcılık (madde 157, 158), 7. Hileli iflas (madde 161), 8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), 9. Parada sahtecilik (madde 197), 10. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/10 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/25 md.) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (madde 220, fıkra üç), 11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235), 12. Edimin ifasına fesat karıştırma (madde 236), 13. (Ek: 24/11/2016-6763/25 md.) Tefecilik (madde 241), 14. Zimmet (madde 247), 15. İrtikap (madde 250) 16. Rüşvet (madde 252), 17. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308), 18. (Değişik: 2/12/2014-6572/41 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316), 19. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331, 333, 334, 335, 336, 337) suçları. b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları, c) Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu, d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar, e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar, Hakkında uygulanır. (3) Taşınmaza elkonulması kararı, tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle icra edilir. (4) Kara, deniz ve hava ulaşım araçları hakkında verilen elkoyma kararı, bu araçların kayıtlı bulunduğu sicile şerh verilmek suretiyle icra olunur. (5) Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba elkonulması kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili banka veya malî kuruma derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili banka veya malî kuruma ayrıca tebliğ edilir. Elkoyma kararı alındıktan sonra, hesaplar üzerinde yapılan bu kararı etkisiz kılmaya yönelik işlemler geçersizdir. (6) Şirketteki ortaklık paylarına elkoyma kararı, ilgili şirket yönetimine ve şirketin kayıtlı bulunduğu ticaret sicili müdürlüğüne teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili şirkete ve ticaret sicili müdürlüğüne ayrıca tebliğ edilir. (7) Hak ve alacaklara elkoyma kararı, ilgili gerçek veya tüzel kişiye teknik iletişim araçlarıyla derhâl bildirilerek icra olunur. Söz konusu karar, ilgili gerçek veya tüzel kişiye ayrıca tebliğ edilir. (8) Bu madde hükmüne göre alınan elkoyma kararının gereklerine aykırı hareket edilmesi halinde, Türk Ceza Kanununun "Muhafaza görevini kötüye kullanma" başlıklı 289 uncu maddesi hükümleri uygulanır. (9) (Değişik: 24/11/2016-6763/25 md.) Bu madde hükümlerine göre elkoymaya ve onuncu fıkra uyarınca kayyım atanmasına ancak hâkim karar verebilir. (10) (Ek: 15/8/2016-KHK-674/13 md.; Aynen kabul: 10/11/2016-6758/13 md.) Bu madde uyarınca elkonulan taşınmaz, hak ve alacakların idaresi gerektiğinde bu malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla kayyım atanabilir. Bu durumda 133 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır. Bilişim suçlarının işlenmesi suretiyle elde edilen menfaatin bulunduğu hesabın askıya alınması ve elkoyma

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128. maddesi uyarınca banka hesaplarına el koyma kararı vermeye münhasıran hâkim yetkilidir. Verilen el koyma kararı, teknik iletişim araçlarıyla ilgili bankaya derhâl bildirilerek icra olunur ve ayrıca tebliğ edilir. El koyma kararının alınmasından sonra hesaplar üzerinde bu kararı etkisiz kılmaya dönük olarak gerçekleştirilen her türlü işlem kanunen geçersizdir.

İcra Takipleri, Maaş Hesapları ve Tüketici Uyuşmazlıkları

Özel hukuk borçlarının takibinde, borçlunun bankalar nezdindeki hak ve alacaklarının haczi 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilmesi yoluyla tatbik edilir. Kendisine haciz ihbarnamesi tebliğ edilen banka; borcun mevcut olmadığı, mevduatın bulunmadığı veya borcun ödendiği gibi itirazlarını tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Haciz ihbarnamesi bankanın tüzel kişilik merkezine tebliğ edildiğinde merkez, bünyesindeki tüm şubeleri kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla mükelleftir. Ayrıca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve cevaplar güvenli elektronik imza ile Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve entegre bilişim sistemleri üzerinden yapılabilmektedir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 89Kaynağı aç
Madde 89 – (Değişik: 18/2/1965-538/49 md.) Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/22 md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi   içinde    itiraz etmeyen    ve zimmetinde sayılan   borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa   onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir.[40] Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahküm edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/22 md.) Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. (Değişik yedinci fıkra: 2/7/2012-6352/18 md.) Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harc ve resme tabi değildir. Bu madde hükmü, memuriyeti hasebiyle hakikate muhalif beyanda bulunan memurlar hakkında da uygulanır. (Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer. 3 – Diğer haklar için:

Maaş ve ücret hesaplarına yöneltilen hacizlerde İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesi uyarınca, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu görülen miktar tenzil edildikten sonra haciz işlemi yürütülür; ancak haczedilecek tutar bunların dörtte birinden az olamaz. Maaş veya ücret üzerinde birden fazla icra haczi bulunması durumunda hacizler sıraya konur; sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 83Kaynağı aç
Madde 83 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilama müstenit olmayan nafakalar, tekaüt maaşları, sigortalar veya tekaüt sandıkları tarafından tahsis edilen iratlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra memurunca lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. (Değişik: 12/4/1968 – 1045/1 md.) Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez. Önceden yapılan anlaşmalar:

İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi gereğince, hacizden önceki dönemde haczedilemezlikten feragatte bulunulmasına dair yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Bu çerçevede, icra takibi başlatılmadan kredi sözleşmesi imzalanırken emekli maaşından takas, mahsup ve bloke suretiyle tahsilat yapılmasına ilişkin verilen muvafakatler hüküm ifade etmez. Bankaların kredi kartı üyelik sözleşmesi kapsamında maaş hesabına bloke tesis etmesi uyuşmazlıklarında ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca tüketici mahkemeleri görevlidir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/8526, K. 2017/3697).

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/8526, K. 2017/3697Kaynağı aç
19. Hukuk Dairesi         2016/8526 E.  ,  2017/3697 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada maaş hesabı olduğunu, müvekkilinin iki aylık maaşına banka tarafından haksız olarak bloke konulduğunu, bloke edilen miktarın bankadan tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının kredi kartı borcu nedeniyle davacının hesabına bloke konulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede davalıya rehin ve hapis hakkı tanındığını, bu hükmün haksız şart olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı banka tarafından davacının maaş hesabından rıza dışında kart borcuna tahsilat yapıldığı ve hesaba bloke konulduğu, bu işlemin haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kredi kartları üyelik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k-j, 4/3, 73/1, 83/2 ve geçici 1. maddeleri uyarınca uyuşmazlığı çözmeye görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Yerel mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamanın sonuçlandırılması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 83/aKaynağı aç
Madde 83/a – (Ek: 18/2/1965-538/47 md.) 82 ve 83 üncü maddelerde yazılı mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir. Yavrulu hayvanların haczi:

Banka Blokesinin Kaldırılması ve Hukuka Aykırılıkta Tazminat

Banka hesabına konulan bloke kural olarak işlemi tesis eden yetkili resmi merci tarafından kaldırılır. Cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince uygulanan tedbirler yine adli mercilerin vereceği kararla sonlandırılır. İcra müdürlüğü aracılığıyla uygulanan blokelerde ise borcun tamamen ödenmesi, borcun taksitlendirilerek yapılandırılması veya alacaklı ile uzlaşma sağlanması üzerine icra dairesinin yazısı ile bloke çözülür. Bankanın kendi alacağı sebebiyle hesaba koyduğu blokajlar ise borcun ödenmesi durumunda banka tarafından kaldırılır.

Banka aleyhine açılan bloke kaldırma davasında, bankanın dava açıldıktan sonra blokeyi kaldırıp tutarı iade etmesi halinde, davanın açılmasına kendi kusuruyla sebebiyet verdiği gerekçesiyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18800, K. 2018/4462). Hesap üzerine haksız ve hukuka aykırı şekilde bloke tesis edilmesi sebebiyle zarara uğrayan kişiler, genel hükümler çerçevesinde Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil sorumluluğuna dayanarak maddi ve manevi zararlarının tazminini talep edebilirler.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/18800, K. 2018/4462Kaynağı aç
19. Hukuk Dairesi         2016/18800 E.  ,  2018/4462 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki blokenin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup, düşünüldü. – KARAR – Davacı, davalı bankada maaş hesabının bulunduğunu, kredi kartı borcundan dolayı maaş hesabının tamamı üzerine bloke konulduğunu, borç nedeniyle icra takibi yapılıp,1/4 oranında kesinti yapılabileceğini, bankanın uygulamasının haksız olduğunu belirterek maaş hesabına konulan blokenin kaldırılarak kesilmiş olan maaşının geri ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının maaş hesabına bloke konulmadığını,davacı ile imzalanan sözleşme ile hesaptan kredi tahsilatı yapılmasına dair talimatı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı bankada bulunan hesabına bloke konulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davalı banka dava açıldıktan sonra davaya konu blokeyi kaldırdığı ve bloke konulan parayı iade ettiğinden dava açılmasına kendi kusurlu hareketi nedeniyle sebebiyet vermiştir. Bu durumda mahkemece yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesi gerekirken davacıya yükletilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 25/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
MASAK incelemesinde banka işlemlerini askıya alma süresi ne kadardır?

5549 sayılı Kanun'un 19/A maddesi uyarınca şüpheli işlemler, aklama veya terörün finansmanı şüphesiyle Bakan kararıyla 7 iş günü süreyle askıya alınabilir ya da gerçekleşmesine izin verilmeyebilir.

Maaş ve ücretler icra takibinde hangi oranda haczedilebilir?

İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesi gereğince maaş ve ücretler, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için lüzumlu miktar tenzil edildikten sonra haczedilebilir; ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz.

Yeni açılan banka hesabına mevcut borç nedeniyle kendiliğinden bloke konulur mu?

Bir hesaba bloke konulmuş olması yeni açılan hesaplara kendiliğinden sirayet etmez; alacaklının yeni açılan banka hesabı için icra dairesinden ayrıca haciz bildiriminde bulunması gerekir.

Kredi borcu sebebiyle emekli maaşı hesabına bloke konulabilir mi?

İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi gereğince hacizden önceki feragatler geçersiz olduğundan, icra takibi bulunmaksızın kredi sözleşmesindeki muvafakatlere dayanılarak emekli maaşı hesabına bloke konulamaz.

Hesaba haksız bloke konulması durumunda tazminat davası açılabilir mi?

Banka hesabına hukuka aykırı biçimde bloke tatbik edilmesi sebebiyle zarara uğrayan kişiler, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri uyarınca maddi ve manevi tazminat davası açabilirler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu