İhale komisyonu kararında veya bu kararın bildirildiği yazıda ilgilinin başvurabileceği idari merciler, kanun yolları ve dava açma süresi belirtilmemişse dava açma süresi bildirimin yapıldığı tarihte işlemeye başlamaz. İdarenin Anayasa gereği olan doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama hürriyetinin kısıtlanması karşısında, bu nitelikteki işlemlere karşı açılan davaların süre aşımı nedeniyle reddedilmesi usul hükümlerine aykırılık oluşturur.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3779, K. 2020/4013Kaynağı aç
Anayasal Bağlayıcılık ve Hak Arama Hürriyeti
Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca Anayasa hükümleri; yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ile kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. İdarelerin tesis ettikleri tüm tasarruflarda anayasal kurallara uygun hareket etmesi zorunludur.
Anayasa'nın 36. maddesinde güvenceye bağlandığı üzere herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı ya da davalı sıfatıyla sav ve savunma ile adil yargılanma hakkını kullanma yetkisine sahiptir.
Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ise Devletin, işlemlerinde ilgili kişilerin hangi kanun yolları ile mercilere başvuracağını ve sürelerini göstermek mecburiyetinde olduğunu hükme bağlamıştır.
Yazılı Bildirim Kuralı ve Doğrudan Uygulanabilirlik
Anayasa'nın 125. maddesinin üçüncü fıkrasında, idari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin kural olarak yazılı bildirim tarihinden itibaren başlayacağı kural altına alınmıştır.
Devletin işlemlerinde bireylerin başvuracağı mercileri ve süreleri göstermesini emreden Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası, ayrı bir kanuni düzenlemenin varlığına ihtiyaç duyulmaksızın doğrudan uygulanabilir bir nitelik taşır. Dolayısıyla idare makamlarının ve diğer kamu kurumlarının işlemlerinde başvuru mercilerini, kanun yollarını ve ilgili süreleri açıkça göstermeleri zorunluluk arz eder.
Dava açma süresini başlatacak bildirim, Anayasa'nın amir hükmü doğrultusunda başvuru merciini ve süresini bünyesinde gösteren yazılı bildirimdir. Bu unsurları barındırmayan diğer yazılı bildirimler Anayasa'nın 40. maddesindeki düzenlemeye uymadığından dava açma süresini başlatmaz.
İhale Kararlarında Dava Açma Süresinin Değerlendirilmesi
İhale komisyonu kararında ve tebliğ yazısında başvurulacak kanun yolları, merciler ve dava açma süresi gösterilmediği takdirde idare doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olur. Danıştay 13. Dairesinin 2020/3779 Esas ve 2020/4013 Karar sayılı dosyasında, hak arama özgürlüğü ihlal edildiği için işlemin tebliğ edildiği tarihte dava açma süresinin işlemeye başlamayacağı ve mahkemece davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesinde usul hükümlerine uyarlık bulunmadığı karara bağlanmıştır.
Danıştay 13. Dairesinin aynı kararının gerekçesinde yer alan karşı oy yaklaşımında ise idari işlemde başvuru merciini ve süresini bilmeyen ilgilinin özel bir usul olan ivedi yargılamayı ve buna ait süreyi bilmesinin beklenemeyeceği belirtilerek, genel dava açma süresi olan altmış gün içinde açılan davanın süresinde kabul edilmesi gerektiği dile getirilmiştir.
İvedi Yargılama Usulünde Danıştay Kararlarının Niteliği
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi gereğince ivedi yargılama usulünde Danıştay tarafından temyiz incelemesi üzerine verilen kararlar kesindir ve bu kararlara karşı karar düzeltme kanun yolu kapalıdır.
İhale komisyonu kararında süre gösterilmemişse dava süresi tebliğle başlar mı?
Hayır, komisyon kararında veya bildirim yazısında başvuru mercileri ve süreleri belirtilmemişse idarenin bilgilendirme yükümlülüğü ihlal edildiğinden dava açma süresi tebliğ tarihinde başlamaz.
İdarenin başvuru yolunu bildirme yükümlülüğü doğrudan geçerli midir?
Evet, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası ayrı bir kanuni düzenlemeye gerek kalmaksızın doğrudan uygulanabilir niteliktedir ve idare makamlarını bağlar.
İvedi yargılama usulünde temyiz kararlarına karşı karar düzeltme istenebilir mi?
Hayır, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca temyiz incelemesi sonucu verilen kararlar kesin olup karar düzeltme yolu kapalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

