İflas, borçlunun ödeme güçlüğüne düşmesiyle kendiliğinden ortaya çıkan bir durum değildir; yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen iflas kararıyla hukuken sonuç doğurur. Bu kararın verildiği andan itibaren borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi tamamen ortadan kalkar, haczi kabil tüm mal, hak ve alacaklar iflas masasına dahil olur ve borçlu bu unsurlar üzerinde hukuki işlem yapma ehliyetini yitirir.
İflasın Açılmasının Borçluya ve Alacaklılara Etkileri
İflas kararının verilmesiyle birlikte borçluya karşı yürütülmekte olan bireysel icra takipleri İcra ve İflas Kanunu uyarınca kendiliğinden durur; mevcut hacizler hükümsüz hale gelir ve borçlu aleyhine yeni bir icra takibi başlatılamaz. Rehinli alacaklıların hakları ise İİK'da öngörülen özel hükümler çerçevesinde korunmaya devam eder.
İflas kararı, iflas dairesi tarafından kendiliğinden ve derhal tapuya, ticaret sicil memurluğuna, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer ilgili kurumlara bildirilir (İİK m. 166/2). Ayrıca karar; bir internet haber sitesinde veya tirajı elli binin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazete ile iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. Söz konusu ulusal gazete yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ayrıca ilan yapılmaz. İflasın kapanması veya kaldırılması da aynı usule tabidir (İİK m. 166/3).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 166Kaynağı aç
Müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları, acele haller dışında, iflasın açılmasıyla durur; bu davalar ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam ettirilebilir (İİK m. 194). Dava durduğu süre boyunca zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Dava durması kuralı; şeref ve haysiyete tecavüzden ya da vücut üzerinde verilen zararlardan doğan tazminat davalarına, evlenme, ahval-i şahsiye ve nafaka uyuşmazlıklarına ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili açılmış hukuk davalarına uygulanmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 194Kaynağı aç
İflas Masasının Kapsamı: Dahil Olan ve Olmayan Unsurlar
İflas masası, borçlunun iflasın açıldığı anda mevcut olan mal ve haklarından oluştuğu gibi iflas süreci devam ederken borçlu tarafından kazanılan mal ve hakları da kapsar; bu yönüyle dinamik bir yapı taşır. Taşınır ve taşınmaz mallar, banka hesaplarındaki mevduat ve alacaklar, ticari işletmeye dahil unsurlar, üçüncü kişilerden olan alacaklar, fikri ve sınai haklar ile devam eden sözleşmelerden doğan haklar masaya dahil edilir.
Buna karşın bazı unsurlar iflas masasına girmez: borçlunun ve ailesinin zorunlu yaşam ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik eşyalar, kanunen haczi yasaklanan maaş ve gelirlerin haczi mümkün olmayan kısımları, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar ve sosyal yardım niteliğindeki ödemeler bu kapsamdadır. Üçüncü kişilere ait olduğu açıkça ispat edilen mal ve haklar ise masa dışında tutulur; bu kişiler istihkak iddiası ileri sürerek söz konusu malvarlığı unsurunun masadan çıkarılmasını talep edebilir.
İflas Dairesinin Koruma Tedbirleri
İflas dairesi, müflisin mağazalarını, eşya depolarını, fabrikalarını, imalathanelerini, üretime yönelik diğer yerlerini ve perakende satış dükkânlarını masa için faydalı olacağı anlaşılırsa ilk alacaklılar toplantısına kadar kontrolü altında idare eder; aksi hâlde bu yerleri kapatıp mühürler (İİK m. 210/1). Daire ayrıca paraları, kıymetli evrakı, ticari ve ev idaresine ait defterleri ile önem taşıyan diğer belgeleri muhafaza altına alır (İİK m. 210/3). Diğer mallar deftere geçirilene kadar mühürlenir; daire gerekli görürse defter tutulduktan sonra da yeniden mühürleme yapabilir (İİK m. 210/4). Müflisin kullandığı yerler dışında bulunan eşya da aynı şekilde güvence altına alınır (İİK m. 210/5).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 210Kaynağı aç
Rehinli Malların Masadaki Hukuki Durumu
Üzerinde rehin bulunan mallar, rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı saklı kalmak koşuluyla masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilir; muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı ödenir (İİK m. 185). Rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflasın açılmasından sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ayrıca takip yürütebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 185Kaynağı aç
Rehinin değerinin, temin ettiği alacağa kafi gelmeyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve rehin sahibi rehnin satılmasını talep etmezse rehin masadan geçici olarak çıkarılır (İİK m. 185). Masa için faydalı olmadığı anlaşılıp kapatılıp mühürlenen yerlerin, üzerinde rehin bulunmasa dahi, ilk alacaklılar toplantısı tarafından da uygun bulunması hâlinde iflas idaresince derhal satışı yapılır; bu satışlar İİK m. 166/2'deki usulle ilan edilir.
Adi Tasfiye İlanı ve Alacak Kaydı
Tasfiyenin adi şekilde yapılacağı durumlarda iflas dairesi, İİK m. 208 uyarınca vereceği karar tarihinden itibaren en geç on gün içinde keyfiyeti İİK m. 166/2'deki usulle ilan eder; bu maddedeki sürelerin hesabında son ilan tarihi esas alınır (İİK m. 219/1). İlanda müflisin kimliği, yerleşim yeri ve iflasın açıldığı tarih yer alır (İİK m. 219/2). Alacaklılara ve istihkak iddiasında bulunanlara, alacaklarını ve istihkaklarını ilandan itibaren bir ay içinde kaydettirmeleri ile delil belgelerinin asıl veya onaylı suretlerini sunmaları bildirilir; pek uzak yerlerde veya yabancı ülkelerde ikamet eden alacaklılar bakımından bu süre uzatılabilir (İİK m. 219). İlanda ayrıca alacaklılar, ilandan en geç on gün içinde toplanmak üzere ilk toplantıya davet edilir; müflis ile müşterek borçlu olanların, kefillerin ve borcu üstlenen diğer kişilerin bu toplantıya katılma hakları bulunduğu da belirtilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 219Kaynağı aç
İlanda müflisin borçlularına, aksi davranışın cezai sorumluluk doğuracağı bildirilerek aynı bir aylık süre içinde kendilerini ve borçlarını bildirmeleri de yer alır (İİK m. 219/2). Müflisin mallarını herhangi bir sıfatla elinde bulunduranların ise hakları saklı kalmak şartıyla söz konusu malları aynı süre içinde daire emrine tevdi etmeleri zorunludur; kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi cezai sorumluluk ve rüçhan hakkından yoksunluk sonucunu doğurabilir (İİK m. 219).
Alacaklılar alacaklarını bir aylık süre içinde iflas masasına kaydettirmekle yükümlüdür; alacağını kaydettirmeyen alacaklı kural olarak tasfiyeden pay alamaz (İİK m. 219). Pek uzak yerlerde veya yabancı ülkelerde ikamet eden alacaklılar bakımından bu sürenin uzatılabilmesi mümkündür; ancak uzatmanın ne kadar ve hangi makam tarafından yapılacağı hükmün ilgili kesiminde açıkça belirlenmemiştir.
İstihkak İddiası ve İcra Mahkemesinde Dava Yolu
Üçüncü kişilerce istihkak iddia edilen bir eşyanın masaya dahil edilip edilmeyeceğine öncelikle iflas idaresi karar verir. İddia reddedilirse üçüncü kişiye, icra mahkemesinde istihkak davası açması için yedi günlük süre tanınır ve bu süre tebliğ edilir (İİK m. 228). Yedi günlük süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişi masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır. İstihkak davasına genel hükümler çerçevesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır; icra mahkemesi gerektiğinde davacıdan masanın muhtemel zararına karşı teminat isteyebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 228Kaynağı aç
Üçüncü kişilerin mülkü olarak gösterilen ya da mülkiyeti iddia edilen mallar, bu husus şerh düşülerek deftere kaydedilir (İİK m. 212).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 212Kaynağı aç
İflas İdaresi ve Sorumluluğu
İflas idaresi kural olarak üç kişiden oluşan bir kurul biçiminde teşkil edilir. Üyeler alacaklılar arasından ya da hukuki, mali ve ticari konularda bilgi ve deneyim sahibi kişiler arasından seçilebilir. İflas idaresinin kusurlu veya hukuka aykırı işlemleri nedeniyle masaya zarar verilmesi hâlinde idare üyelerinin hukuki sorumluluğu gündeme gelebilir; bu sorumluluğun koşulları somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
Sıra Cetveli ve Alacakların Ödeme Sırası
İkinci alacaklılar toplantısında sıra cetveli ve tasfiye kapsamında gerçekleştirilen işlemler değerlendirilir; malvarlığının paraya çevrilme usulüne ilişkin kararlar alınır ve müflise ait davalara devam edilip edilmeyeceğine karar verilir. Davalara devam edilmesi kararlaştırılırsa masayı iflas idaresi temsil eder. İflas masasına giren mallar ikinci alacaklılar toplantısından sonra satılır; ancak satışın beklenmesi masanın zararına olacaksa bu mallar önceden, gerekirse pazarlık yoluyla satılabilir.
Sıra cetvelinde hangi alacakların kabul, hangilerinin reddedildiği gerekçeli olarak gösterilir. Alacaklılar, sıra cetveline karşı itiraz ve şikâyet yollarına başvurarak alacaklarının sırası, miktarı veya hukuki niteliği yönünden yargısal denetim talep edebilir. Rehinli alacağın, rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedelle karşılanamaması hâlinde karşılanamayan kısım adi alacak niteliği kazanır ve sıra cetveline bu şekilde dahil edilir.
Sıra cetvelinin kesinleşmesinin ardından rehinli alacaklılar rehnin paraya çevrilmesinden elde edilen bedel üzerinden öncelikle ve doğrudan tatmin edilir. İmtiyazlı alacaklar, İİK m. 206'da düzenlenen imtiyaz sırasına göre karşılanır; adi alacaklılar ise ancak masadan geriye kalan tutar üzerinden oransal olarak ödeme alabilir.
Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları bulunur; gümrük resmi ve akar vergisi gibi belirli eşya veya akardan alınan Devlet teklifleri rehinli alacaklardan sonra gelir (İİK m. 206). İmtiyaz sıralarının birinci ve ikinci sırasına ilişkin sürelerin hesaplanmasında bazı dönemler dikkate alınmaz: iflasın açılmasından önce mühlet dahil geçirilen konkordato süresi, iflasın ertelenmesi süresi, alacak hakkında açılmış davanın devam ettiği süre ve terekenin iflas hükümlerine göre tasfiyesinde ölüm tarihinden tasfiye kararına kadar geçen süre bunlar arasında sayılmaktadır. Bu istisna yalnızca birinci ve ikinci sıra alacaklarına özgüdür.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 206Kaynağı aç
Velayet ve vesayet alacaklarının imtiyazlı sayılabilmesi için iflasın, vesayet veya velayetin devam ettiği süre ya da bunların sona ermesini izleyen yıl içinde açılmış olması gerekir; dava veya takibin devam ettiği süre bu hesaba dahil edilmez (İİK m. 206).
İflas açılınca borçlunun devam eden davaları ne olur?
İflas kararının verilmesiyle birlikte müflisin taraf olduğu hukuk davaları, acele haller dışında, durur. Bu davalar ancak alacaklıların ikinci toplantısından on gün sonra devam ettirilebilir. Dava durduğu süre boyunca zamanaşımı ve hak düşürücü süreler işlemez. Şeref ve haysiyete tecavüz ile vücuda zarar veren eylemlerden doğan tazminat davaları, evlenme, ahval-i şahsiye ve nafaka uyuşmazlıkları ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle bağlantılı hukuk davaları bu durdurma kuralının dışındadır (İİK m. 194).
İflas masasına hangi mallar dahil edilmez?
Borçlunun ve ailesinin zorunlu yaşam ihtiyaçlarına yönelik eşyalar, kanunen haczi yasaklanan maaş ve gelirlerin haczi mümkün olmayan kısımları, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar ve sosyal yardım niteliğindeki ödemeler masaya alınmaz. Üçüncü kişilere ait olduğu açıkça ispat edilen mal ve haklar da kapsam dışında tutulur; bu kişiler istihkak iddiasıyla söz konusu unsurun masadan çıkarılmasını talep edebilir.
Alacağını iflas masasına kaydettirmeyen alacaklı ne kaybeder?
Alacağını ilan sonrası bir aylık süre içinde masaya kaydettirmeyen alacaklı kural olarak tasfiyeden pay alamaz. Bu nedenle iflas ilanının takip edilmesi ve belirlenen süre içinde alacak kaydının yaptırılması büyük önem taşır. Pek uzak yerlerde veya yabancı ülkelerde ikamet eden alacaklılar bakımından bu sürenin uzatılması mümkündür.
Rehinli alacaklı iflasta haklarını nasıl kullanır?
Rehinli mallar, rüçhan hakkı saklı kalmak koşuluyla masaya girer ve iflas idaresince en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilir; muhafaza ile satış masrafları düşüldükten sonra rehinli alacaklıya ödeme yapılır. Rehin sahibi alacaklı dilerse iflasın açılmasından sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yürütebilir. Rehinin değerinin temin ettiği alacağa kafi gelmeyeceği borsa rayiciyle tahakkuk eder ve alacaklı satış istemezse rehin geçici olarak masadan çıkarılır (İİK m. 185). Rehinli alacağın rehin bedeliyle karşılanamayan kısmı adi alacak niteliği kazanır ve sıra cetveline bu şekilde dahil edilir.
Üçüncü kişi istihkak iddiasını nasıl ileri sürer?
İstihkak iddiasını önce iflas idaresine bildirmek gerekir; iflas idaresi iddiayı reddederse üçüncü kişiye icra mahkemesinde dava açması için yedi günlük süre tanınır ve tebliğ edilir. Bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişi masaya karşı istihkak iddiasından vazgeçmiş sayılır. Dava genel hükümler ve basit yargılama usulüne göre görülür; mahkeme gerektiğinde davacıdan teminat isteyebilir (İİK m. 228).
İflas sıra cetvelinde alacak reddedilirse ne yapılabilir?
Sıra cetvelinde reddedilen her alacak için gerekçe gösterilmesi zorunludur. Alacaklı, sıra cetveline karşı itiraz ve şikâyet yollarına başvurarak alacağının sırası, miktarı veya hukuki niteliği yönünden yargısal denetim talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

