İflas Kararının Hukuki Sonuçları ve Tasfiye Süreci

by Avukat Erdal Ersoy
İflas Kararının Hukuki Sonuçları ve Tasfiye Süreci

İflas Kararının Niteliği ve Malvarlığına Etkileri

Borçlunun edimlerini vadesinde ifa edemediğini saptayan iflas kararı, borçlu bakımından yeni bir hukuki durum meydana getiren kurucu bir nitelik taşır. Kararın verilmesiyle birlikte borçlu malvarlığı üzerindeki serbest tasarruf imkânını kaybeder ve haczi kabil tüm malvarlığı unsurları iflas masasına devredilir. Böylece bireysel icra takipleri yerine alacaklıların toplu tasfiye kuralları dairesinde tatmin edileceği yasal süreç başlar. Alacaklıların ve ilgililerin bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla kararın ticaret siciline tescili ve ilanı zorunludur; tescil işlemiyle birlikte iflas hâli üçüncü şahıslar nezdinde de bağlayıcı hukuki sonuçlar doğurur.

İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra borçlunun masaya dâhil mallar üzerinde yapacağı tasarruf işlemleri alacaklılar bakımından hükümsüzdür. İflasın açılmasını takiben müflis kural olarak hiçbir ödemeyi kabul edemez; müflise ödemede bulunan kişi ancak masaya intikal eden para veya kıymet oranında borcundan kurtulmuş sayılır. Bununla birlikte, iflasın ilanından önce iflas olgusundan haberdar olmaksızın borçluya ödemede bulunan kimse borcundan tamamen kurtulur. Diğer yandan, iflas açılmadan önce borçlu tarafından düzenlenmiş poliçe veya emre muharrer senetler iflas ilanından önce vadesinde ödenmişse, iflastan habersiz olan ve ödemenin reddi durumunda üçüncü kişiye rücu imkânı bulunan hamilden bu bedel geri istenemez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191 – Borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüzdür. İflas açılmadan evvel borçlu tarafından imza edilmiş emre muharrer bir senet veya üzerine keşide olunmuş bir poliçe iflasın ilanından evvel vadesinde müflis tarafından ödenmiş olursa iflastan haberdar olmıyan ve ödemenin reddi halinde üçüncü bir şahsa rücu hakkını kullanabilecek vaziyette bulunan hamilden ödenen meblağ geri alınamaz. Müflise ödeme:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 192Kaynağı aç
Madde 192 – İflasın açılmasından sonra müflis hiçbir ödeme kabul edemez. Müflise ödemede bulunan kimse müflisin alacaklılarına karşı ancak masaya giren para veya kıymet nispetinde borcundan kurtulur. Bununla beraber iflasın ilanından evvel müflise ödemede bulunan borçlu iflastan haberi yoksa borcundan kurtulur. Takibin durması ve düşmesi:

Borçlunun Kişisel Statüsü ve Şirket Yönetim Organları

İflasla birlikte borçlunun müflis sıfatını kazanması, onun medeni haklardan yararlanma ve fiil ehliyetini sona erdirmez. Müflis; şahsına sıkı sıkıya bağlı haklara yönelik muameleleri gerçekleştirmeye ve kişisel durumuna ilişkin davalarda taraf olarak yer almaya devam edebilir. Ancak borçlunun bir sermaye şirketi olması durumunda yönetim ve temsil organlarının yetkileri sona erer. Şirketi temsile yetkili olan yönetim kurulu üyeleri veya müdürler iflas masasını bağlayıcı işlemler yapamaz, şirketi yeni taahhütler altına sokamaz ve şirket varlıkları üzerinde tasarruf yetkisi kullanamaz; şirketin yönetimi ve temsili iflas idaresine geçer.

İcra Takipleri ve Derdest Hukuk Davalarının Durumu

İcra ve İflas Kanunu'nun 193. maddesi gereğince iflasın açılması, borçlu aleyhine haciz yoluyla yürütülen takipler ile teminat gösterilmesine matuf icra takiplerini durdurur. İflas kararının kesinleşmesiyle söz konusu takipler kanunen düşer ve iflas tasfiyesi devam ettiği müddetçe borçluya karşı bu yollarla yeni takip başlatılamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış olan takiplere ise iflastan sonra da iflas masasına karşı devam olunur ve satış tutarı rehinli alacaklılara paylaştırılır. Satıştan geriye kalan meblağ iflas masasına intikal eder. Takip alacaklısı dilerse başlamış olduğu takipten vazgeçerek rehnin iflas masası eliyle satılmasını talep edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 193Kaynağı aç
Madde 193 – (Değişik: 18/2/1965-538/95 md.) (Değişik: 9/11/1988-3494/39 md.) İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer. İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri yapılamaz. (Ek: 9/11/1988-3494/39 md.) Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını isteyebilir. Hukuk davalarının tatili:

İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca, acele hâller haricinde müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları durur; bu davalara ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam edilebilir. Davanın durduğu süre zarfında hak düşürücü süreler ve zamanaşımı işlemez. Buna karşılık; şeref ve haysiyete saldırıdan ya da vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan tazminat davaları, evlenme, şahsi durum ve nafaka davaları ile rehnin paraya çevrilmesi takiplerine ilişkin hukuk davaları bu durma kuralının istisnasını teşkil eder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 194Kaynağı aç
Madde 194 – (Değişik birinci fıkra : 9/11/1988-3494/40 md.) Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. Dava durduğu müddetçe zamanaşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez. II. ALACAKLILARIN HAKLARI ÜZERİNE İFLASIN TESİRLERİ Müflisin borçlarının muacceliyet kesbetmesi:

Sözleşmelerin Akıbeti ve Masadan İade İstenebilecek Haklar

Vekâlet veya hizmet gibi şahsi edime dayalı borç ilişkileri borçlunun iflasıyla kural olarak kendiliğinden son bulur. İki tarafa borç yükleyen ve edimleri henüz ifa edilmemiş veya kısmen ifa edilmiş sözleşmelerde sözleşmenin sürdürülmesine yahut feshine iflas idaresi karar verir. İflas idaresinin sözleşmeyi devam ettirmesi durumunda doğan edim yükümlülükleri masa borcu sayılır.

İflas masasında yer alan mal ve kıymetler üzerinde üçüncü şahısların iade hakları kanunda özel düzenlemelere tabi tutulmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 188. maddesi gereğince, sadece bedelini tahsil etmek veya ilerideki bir ödemeye mahsup edilmek üzere borçluya devredilmiş hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geri talep edebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 189. maddesi uyarınca, borçlu başkasına ait bir malı satıp bedelini iflas açılmadan önce almamışsa, mal sahibi masrafları iflas masasına ödemek suretiyle alıcıdaki alacağın kendisine temlikini ya da satış tutarı masaya ödenmişse bu bedelin kendisine verilmesini talep edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188 – Sırf bedelini tahsil etmek için yahut tayin edilen ilerdeki bir tediyeye karşılık olarak müflise devredilmiş olan hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geriye istiyebilir. Başkasına ait malın satış bedeli:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 189Kaynağı aç
Madde 189 – Müflis başkasına ait bir malı satıp da iflasın açılmasından evvel parasını almamış ise mal sahibi, bu mal için yapılan masrafların masaya tesviyesi mukabilinde alıcıda olan alacağın kendisine temlikini yahut satılan şeyin bedeli masaya ödenmiş ise bu bedelin kendisine verilmesini istiyebilir. Satıcının geri alma hakkı:

Alacakların Sıralanması ve Rüçhan Hakları

İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesi gereğince, rehinli alacaklıların rehinli malın satış bedeli üzerinde rüçhan hakkı mevcuttur. Belirli eşya ve taşınmazdan tahsili gereken akar vergisi ve gümrük resmi gibi kamu yükümleri rehinli alacaklardan sonra karşılanır. Bir alacak birden fazla rehinle temin edilmişse, satış bedeli borca mahsup edilirken her bir rehinin idare ve satış masrafı ile diğer alacaklar dikkate alınarak dağıtımda orantı gözetilir. Taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacakların sırası, faiz ve eklentilerin kapsamı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Rehinli alacaklı rehin satış bedelini aşmamak şartıyla iflastan sonra da yasal faiz sınırı aranmaksızın faiz isteyebilir; rehinle karşılanamayan bakiye kısım ise rehinsiz alacak sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra: 28/2/2018-7101/5 md.) Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir. Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir. Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur. (Ek cümle: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga cümle: 14/1/2011-6103/41 md.) (…) (Değişik dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur: Birinci sıra: A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve  iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile  iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları, B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları, C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları. İkinci sıra: Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları; Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Üçüncü sıra: Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar. Dördüncü sıra: İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/52 md.) Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz: 1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi. 2. İflâsın ertelenmesi süresi. 3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre. 4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre. (Ek fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir. Sıralar arasındaki münasebet:

Rehinle karşılanmayan veya teminatsız olan alacaklar İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesindeki sıra cetveline göre tanzim edilir. Birinci sırada; işçilerin iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil iş ilişkisinden doğan alacakları, iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesiyle hak kazandıkları tazminatlar, tüzel kişiliğe sahip işçi yardım teşkilatlarına olan borçlar ile iflastan önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş nakdi nafaka alacakları yer alır. İkinci sırada; velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun yönetimine bırakılanların bu ilişkiden kaynaklanan alacakları, iflasın velayet veya vesayetin devam ettiği müddette ya da bitimini izleyen bir yıl içinde açılması şartıyla yer bulur. Üçüncü sırada özel kanunlarında imtiyazlı sayılan alacaklar, dördüncü sırada ise imtiyazı bulunmayan diğer tüm adi alacaklar sıralanır. Birinci ve ikinci sıradaki sürelerin hesabında konkordato mühleti, iflasın ertelenmesi süresi, alacak davasının sürdüğü müddet ve tereke tasfiyesinde ölümden tasfiye kararına kadar geçen süreler dikkate alınmaz. Gemilerin paraya çevrilmesinde ise sıra cetveli Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca belirlenir.

İflasın Kapanması ve İflasın Kaldırılması

Tasfiye işlemlerinin kanuna uygun olarak tamamlanması üzerine ticaret mahkemesi iflasın kapatılmasına karar verir ve bu karar ilan edilir. Kapanma kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kapanma ile tasfiye biter ve iflas idaresinin görevi son bulur; ancak borçlunun müflis sıfatı devam eder. Buna karşılık borçlunun sunduğu konkordatonun mahkemece onaylanması, tüm alacaklıların taleplerini geri çekmesi veya bütün borçların tamamen ödenmesi hâllerinde mahkemece iflasın kaldırılmasına karar verilir. İflasın kaldırılması kararı kesinleştiğinde borçlunun müflis sıfatı bütünüyle sona erer.

İflas kararı verilince borçlu hakkındaki icra takipleri ne olur?

İflasın açılmasıyla haciz ve teminat amaçlı icra takipleri kendiliğinden durur, kararın kesinleşmesiyle düşer; rehnin paraya çevrilmesi takiplerine ise iflas masasına karşı devam edilir.

Sermaye şirketlerinde yöneticilerin temsil yetkisi iflasla sona erer mi?

Evet, sermaye şirketi hakkında iflas açıldığında yöneticilerin ve temsilcilerin yetkileri son bulur; şirketin idaresi ve temsili kanunen iflas idaresine geçer.

İflasın kaldırılması ile müflis sıfatı ne zaman ortadan kalkar?

Tüm alacaklıların taleplerini geri çekmesi, tüm alacakların ödenmesi veya konkordatonun mahkemece onaylanması şartlarından birinin gerçekleşmesiyle verilen iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle borçlunun müflis sıfatı ortadan kalkar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu