İflas Kararının Niteliği ve Malvarlığına Etkileri
Borçlunun edimlerini vadesinde ifa edemediğini saptayan iflas kararı, borçlu bakımından yeni bir hukuki durum meydana getiren kurucu bir nitelik taşır. Kararın verilmesiyle birlikte borçlu malvarlığı üzerindeki serbest tasarruf imkânını kaybeder ve haczi kabil tüm malvarlığı unsurları iflas masasına devredilir. Böylece bireysel icra takipleri yerine alacaklıların toplu tasfiye kuralları dairesinde tatmin edileceği yasal süreç başlar. Alacaklıların ve ilgililerin bilgilendirilmesini sağlamak amacıyla kararın ticaret siciline tescili ve ilanı zorunludur; tescil işlemiyle birlikte iflas hâli üçüncü şahıslar nezdinde de bağlayıcı hukuki sonuçlar doğurur.
İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra borçlunun masaya dâhil mallar üzerinde yapacağı tasarruf işlemleri alacaklılar bakımından hükümsüzdür. İflasın açılmasını takiben müflis kural olarak hiçbir ödemeyi kabul edemez; müflise ödemede bulunan kişi ancak masaya intikal eden para veya kıymet oranında borcundan kurtulmuş sayılır. Bununla birlikte, iflasın ilanından önce iflas olgusundan haberdar olmaksızın borçluya ödemede bulunan kimse borcundan tamamen kurtulur. Diğer yandan, iflas açılmadan önce borçlu tarafından düzenlenmiş poliçe veya emre muharrer senetler iflas ilanından önce vadesinde ödenmişse, iflastan habersiz olan ve ödemenin reddi durumunda üçüncü kişiye rücu imkânı bulunan hamilden bu bedel geri istenemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 191Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 192Kaynağı aç
Borçlunun Kişisel Statüsü ve Şirket Yönetim Organları
İflasla birlikte borçlunun müflis sıfatını kazanması, onun medeni haklardan yararlanma ve fiil ehliyetini sona erdirmez. Müflis; şahsına sıkı sıkıya bağlı haklara yönelik muameleleri gerçekleştirmeye ve kişisel durumuna ilişkin davalarda taraf olarak yer almaya devam edebilir. Ancak borçlunun bir sermaye şirketi olması durumunda yönetim ve temsil organlarının yetkileri sona erer. Şirketi temsile yetkili olan yönetim kurulu üyeleri veya müdürler iflas masasını bağlayıcı işlemler yapamaz, şirketi yeni taahhütler altına sokamaz ve şirket varlıkları üzerinde tasarruf yetkisi kullanamaz; şirketin yönetimi ve temsili iflas idaresine geçer.
İcra Takipleri ve Derdest Hukuk Davalarının Durumu
İcra ve İflas Kanunu'nun 193. maddesi gereğince iflasın açılması, borçlu aleyhine haciz yoluyla yürütülen takipler ile teminat gösterilmesine matuf icra takiplerini durdurur. İflas kararının kesinleşmesiyle söz konusu takipler kanunen düşer ve iflas tasfiyesi devam ettiği müddetçe borçluya karşı bu yollarla yeni takip başlatılamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış olan takiplere ise iflastan sonra da iflas masasına karşı devam olunur ve satış tutarı rehinli alacaklılara paylaştırılır. Satıştan geriye kalan meblağ iflas masasına intikal eder. Takip alacaklısı dilerse başlamış olduğu takipten vazgeçerek rehnin iflas masası eliyle satılmasını talep edebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 193Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 194. maddesi uyarınca, acele hâller haricinde müflisin davacı veya davalı olduğu hukuk davaları durur; bu davalara ancak ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonra devam edilebilir. Davanın durduğu süre zarfında hak düşürücü süreler ve zamanaşımı işlemez. Buna karşılık; şeref ve haysiyete saldırıdan ya da vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan tazminat davaları, evlenme, şahsi durum ve nafaka davaları ile rehnin paraya çevrilmesi takiplerine ilişkin hukuk davaları bu durma kuralının istisnasını teşkil eder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 194Kaynağı aç
Sözleşmelerin Akıbeti ve Masadan İade İstenebilecek Haklar
Vekâlet veya hizmet gibi şahsi edime dayalı borç ilişkileri borçlunun iflasıyla kural olarak kendiliğinden son bulur. İki tarafa borç yükleyen ve edimleri henüz ifa edilmemiş veya kısmen ifa edilmiş sözleşmelerde sözleşmenin sürdürülmesine yahut feshine iflas idaresi karar verir. İflas idaresinin sözleşmeyi devam ettirmesi durumunda doğan edim yükümlülükleri masa borcu sayılır.
İflas masasında yer alan mal ve kıymetler üzerinde üçüncü şahısların iade hakları kanunda özel düzenlemelere tabi tutulmuştur. İcra ve İflas Kanunu'nun 188. maddesi gereğince, sadece bedelini tahsil etmek veya ilerideki bir ödemeye mahsup edilmek üzere borçluya devredilmiş hamiline veya emre muharrer senetleri devredenler geri talep edebilir. İcra ve İflas Kanunu'nun 189. maddesi uyarınca, borçlu başkasına ait bir malı satıp bedelini iflas açılmadan önce almamışsa, mal sahibi masrafları iflas masasına ödemek suretiyle alıcıdaki alacağın kendisine temlikini ya da satış tutarı masaya ödenmişse bu bedelin kendisine verilmesini talep edebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 188Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 189Kaynağı aç
Alacakların Sıralanması ve Rüçhan Hakları
İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesi gereğince, rehinli alacaklıların rehinli malın satış bedeli üzerinde rüçhan hakkı mevcuttur. Belirli eşya ve taşınmazdan tahsili gereken akar vergisi ve gümrük resmi gibi kamu yükümleri rehinli alacaklardan sonra karşılanır. Bir alacak birden fazla rehinle temin edilmişse, satış bedeli borca mahsup edilirken her bir rehinin idare ve satış masrafı ile diğer alacaklar dikkate alınarak dağıtımda orantı gözetilir. Taşınmaz rehniyle temin edilmiş alacakların sırası, faiz ve eklentilerin kapsamı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Rehinli alacaklı rehin satış bedelini aşmamak şartıyla iflastan sonra da yasal faiz sınırı aranmaksızın faiz isteyebilir; rehinle karşılanamayan bakiye kısım ise rehinsiz alacak sayılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 206Kaynağı aç
Rehinle karşılanmayan veya teminatsız olan alacaklar İcra ve İflas Kanunu'nun 206. maddesindeki sıra cetveline göre tanzim edilir. Birinci sırada; işçilerin iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil iş ilişkisinden doğan alacakları, iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesiyle hak kazandıkları tazminatlar, tüzel kişiliğe sahip işçi yardım teşkilatlarına olan borçlar ile iflastan önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş nakdi nafaka alacakları yer alır. İkinci sırada; velayet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun yönetimine bırakılanların bu ilişkiden kaynaklanan alacakları, iflasın velayet veya vesayetin devam ettiği müddette ya da bitimini izleyen bir yıl içinde açılması şartıyla yer bulur. Üçüncü sırada özel kanunlarında imtiyazlı sayılan alacaklar, dördüncü sırada ise imtiyazı bulunmayan diğer tüm adi alacaklar sıralanır. Birinci ve ikinci sıradaki sürelerin hesabında konkordato mühleti, iflasın ertelenmesi süresi, alacak davasının sürdüğü müddet ve tereke tasfiyesinde ölümden tasfiye kararına kadar geçen süreler dikkate alınmaz. Gemilerin paraya çevrilmesinde ise sıra cetveli Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca belirlenir.
İflasın Kapanması ve İflasın Kaldırılması
Tasfiye işlemlerinin kanuna uygun olarak tamamlanması üzerine ticaret mahkemesi iflasın kapatılmasına karar verir ve bu karar ilan edilir. Kapanma kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf, bölge adliye mahkemesi kararına karşı da iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kapanma ile tasfiye biter ve iflas idaresinin görevi son bulur; ancak borçlunun müflis sıfatı devam eder. Buna karşılık borçlunun sunduğu konkordatonun mahkemece onaylanması, tüm alacaklıların taleplerini geri çekmesi veya bütün borçların tamamen ödenmesi hâllerinde mahkemece iflasın kaldırılmasına karar verilir. İflasın kaldırılması kararı kesinleştiğinde borçlunun müflis sıfatı bütünüyle sona erer.
İflas kararı verilince borçlu hakkındaki icra takipleri ne olur?
İflasın açılmasıyla haciz ve teminat amaçlı icra takipleri kendiliğinden durur, kararın kesinleşmesiyle düşer; rehnin paraya çevrilmesi takiplerine ise iflas masasına karşı devam edilir.
Sermaye şirketlerinde yöneticilerin temsil yetkisi iflasla sona erer mi?
Evet, sermaye şirketi hakkında iflas açıldığında yöneticilerin ve temsilcilerin yetkileri son bulur; şirketin idaresi ve temsili kanunen iflas idaresine geçer.
İflasın kaldırılması ile müflis sıfatı ne zaman ortadan kalkar?
Tüm alacaklıların taleplerini geri çekmesi, tüm alacakların ödenmesi veya konkordatonun mahkemece onaylanması şartlarından birinin gerçekleşmesiyle verilen iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle borçlunun müflis sıfatı ortadan kalkar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

