İdari Yetki ve İdarenin Sorumluluğunun Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yetki ve İdarenin Sorumluluğunun Esasları

İdari Yetki Kavramı ve Temel İlkeleri

İdari yetki; kamu organlarının mevzuat hükümleri dairesinde kamu hizmetlerini yürütmek, bağlayıcı kararlar almak ve muhtelif idari işlemleri gerçekleştirmek üzere sahip olduğu iktidarı ifade eder. Devletin üstlendiği görevleri yerine getirebilmesini sağlayan bu yetkinin çerçevesi ve sınırları Anayasa ile kanunlar tarafından çizilir. İdari yetkinin icrasında kanunilik ilkesi geçerli olup idare, mevzuatta açıkça kendisine tanınmış görev ve yetki alanının dışına taşan işlemler tesis edemez.

İdari işlemler kural olarak tek yanlı irade beyanıyla vücut bulur; dolayısıyla ilgilinin rızasına bağlı kalmaksızın hukuki sonuç doğurur. İdare tarafından tesis edilen işlemler hukuk düzeninde yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuka uygun kabul edilir. Hukuka uygunluk karinesi olarak anılan bu kural, söz konusu işlemin ancak yetkili bir yargı kararıyla iptal edilmesi veya bozulması durumunda ortadan kalkar. Yetkili organlarca alınan idari kararlar toplumun genel menfaatini gözetmek, kamu yararı amacına hizmet etmek zorundadır ve idari yargı organlarının denetimine tabidir.

Kamu yönetiminde farklı kademelerin yetki sahaları kanunlarla ayrıştırılmıştır. Bakanlıklar yasal çerçevede geniş bir yelpazede görev icra ederken, valiler il sınırları dahilinde kamu düzenini ve kamu güvenliğini sağlama ile merkezi yönetimin kararlarını uygulama yetkisini kullanır. Belediyeler ise şehir planlaması, yerel hizmetlerin temini ve çevrenin korunması alanlarında kanunun çizdiği sınırlar dahilinde yetkilidir.

İdari Sorumluluk ve Tazminat Yükümlülüğü

İdari yetki kamu idaresinin hareket alanını oluştururken, idari sorumluluk bu hareket alanının sınırlarını belirler. Yetkinin hukuka aykırı biçimde kullanılması durumunda idarenin hukuki sorumluluğu devreye girer. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125 gereğince idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. İdari sorumluluk, idari eylem veya işlemler neticesinde üçüncü kişilerin malvarlığında yahut şahıs varlığında meydana gelen zararların tazmin edilmesini zorunlu kılar.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Madde 125 – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. (…) (Ek cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) (…)[68] Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar. (Değişik birinci cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, (…)[69] seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. C. İdarenin kuruluşu 1. Merkezi idare

İdarenin sorumluluğunun kurucu unsurları genel kural olarak hukuka aykırılık, malvarlığı veya kişilik haklarında meydana gelen bir zararın varlığı ve idari fiil ile bu zarar arasındaki nedensellik bağıdır. Kamu hizmetinin ifası sırasında gereken dikkat ve özenin gösterilmemesi hizmet kusurunu oluşturur ve bu kusurdan kaynaklanan kayıplar idarece karşılanır. Bununla birlikte idarenin herhangi bir kusuru bulunmasa dahi kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında ortaya çıkan zararlar, örneğin kamuya ait bir binanın çatısının çökmesi neticesinde üçüncü kişilerin zarar görmesi gibi hallerde, kusursuz sorumluluk esasına dayalı olarak da tazmin edilir.

İdarenin sorumlu kabul edildiği durumlarda zarar görene ödenecek tazminat, tedavi giderleri ve mahrum kalınan gelir gibi maddi kayıpları karşılayabileceği gibi, olayın yol açtığı acı ve üzüntüden kaynaklanan manevi zararları da kapsar. Buna karşılık zarar gören kişinin kendi kusurlu tutumuyla zararın doğmasına sebebiyet vermesi veya meydana gelen zararı artırması halinde idare sorumluluktan kurtulur.

İdarenin Yargısal Denetimi ve Sınırları

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125 uyarınca kural olarak idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Vatandaşlar yetki aşımı veya hukuka aykırılık taşıyan idari kararlara karşı idari yargı mercilerine başvurarak hak arama özgürlüğünü kullanabilir. Bununla birlikte kamu hizmetlerine ilişkin imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla karara bağlanması öngörülebilir; milletlerarası tahkime ise yalnızca yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından gidilebilir.

Anayasal düzenleme gereğince yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin yalnızca hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır; yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yargı mercileri yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun icrasını engelleyecek, idari işlem veya eylem niteliğinde olacak yahut idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde karar tesis edemez. Anayasa m. 125 kapsamında idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre kural olarak yazılı bildirim tarihinden itibaren başlar. Ayrıca Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma işlemleri haricindeki her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı denetimi mümkündür.

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Ancak kanun; olağanüstü hallerde, seferberlik ve savaş halinde, ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlık sebepleriyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlandırabilmektedir.

İdari işlemlere karşı açılacak davalarda dava açma süresi ne zaman başlar?

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 125 uyarınca idari işlemlere karşı açılacak davalarda kanuni süre, idari işlemin ilgiliye yazılı bildirim tarihinden itibaren başlar.

Yürütmenin durdurulması kararı hangi koşullarda verilebilir?

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların meydana gelmesi ve işlemin açıkça hukuka aykırı bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçesi belirtilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir; kanun belirli olağanüstü ve kamusal durumlarda bu kararı sınırlandırabilir.

İdarenin kusuru bulunmasa bile tazminat sorumluluğu doğar mı?

Evet, kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında ortaya çıkan zararlardan ötürü, kamu binasının çatısının düşmesi gibi durumlarda görüldüğü üzere idarenin kusuru aranmaksızın kusursuz sorumluluk esasına göre tazmin yükümlülüğü doğabilir.

Zarar görenin kendi kusuru idarenin tazminat borcunu nasıl etkiler?

Zarar gören kişinin kendi kusurlu eylemiyle zarara bizzat sebebiyet vermesi yahut zararın büyümesine yol açması durumunda idare sorumluluktan kurtulur.

İdari işlemler neden ilgilinin rızası aranmaksızın sonuç doğurur?

İdari işlemler tek yanlılık niteliğini haiz olduğundan, kamu idaresinin tek taraflı irade beyanıyla vücut bulur ve muhatap vatandaşın onayına ya da rızasına gereksinim duyulmaksızın hukuki neticelerini hasıl eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu