İdari Yargıda Makul Sürede Yargılanma Hakkı ve Yasal Çerçeve
İdari yargıda makul sürede yargılanma hakkı, bir davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve Anayasa'nın 36. maddesi çerçevesinde kabul edilebilir bir zaman dilimi içinde sonuçlandırılmasını ifade eder. Yargılamanın makul olmayan biçimde uzaması hâlinde devletin hizmet kusuru esasına dayalı olarak manevi tazminat sorumluluğu gündeme gelir. Anayasa'nın 141. maddesinin son fıkrası uyarınca davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevi olarak düzenlenmiştir.
2577 Sayılı Kanun Uyarınca İnceleme ve Karar Süreleri
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri uyuşmazlıklara ilişkin araştırmaları re'sen yürütür. Yargı mercilerinin taraflardan veya ilgili yerlerden talep ettiği bilgi ve evrakın tanınan sürede sunulması zorunlu olup haklı nedenlerin mevcudiyeti hâlinde bu süre tek sefere mahsus uzatılabilir. İstinaf aşamasındaki yargılamalarda veya heyet hâlinde bakılan davalarda bilgi ve belge teminine ya da ek süre verilmesine dair ara kararlar daire başkanı, mahkeme başkanı yahut dosyayla görevlendirilen üye tarafından da tesis edilebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20Kaynağı aç
Taraflardan birinin ara kararının gereklerini yerine getirmemesi durumunda, bu hâlin verilecek karar üzerindeki etkisi mahkemece önceden takdir edilir ve ara kararında açıkça belirtilir. Bununla birlikte istenen bilgi ve belgelerin Devletin güvenliğine veya yüksek menfaatlerine ya da yabancı devletlerle olan ilişkilere dair olması hâlinde, Cumhurbaşkanı, yetkili Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakan gerekçesini bildirerek söz konusu evrakı vermeyebilir; verilmeyen bilgi ve belgelere dayanılarak ileri sürülen savunma uyarınca karar tesis edilemez.
İdari yargı mercilerinde dava dosyaları; kanuni öncelik veya ivedilik hâlleri ile yetkili kurullarca tespit edilip Resmî Gazete'de yayımlanan öncelikli konular gözetilerek geliş tarihlerine göre ele alınır ve tekemmül sırasına göre karara bağlanır. Öncelikli ya da ivedi nitelikte bulunmayan uyuşmazlıkların ise dosyanın tekemmül ettiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde karara bağlanması öngörülmüştür.
Yargılama Süresinin Makullüğünü Belirleyen Ölçütler
İdari yargılamada geçen sürenin makul kabul edilip edilmeyeceği denetlenirken davanın karmaşıklığı, başvurucunun süreçteki tutumu ve ilgili yargı makamlarının yargılama sürecindeki hareket hızı birlikte değerlendirilir. Mahkemelerin iş yoğunluğu ya da teknik imkânsızlıklar gibi gerekçelere dayanarak yargılama sürecini geciktirmesi hukuken kabul edilemez.
Yargılama safhasında bilirkişi seçimi ve takibi hususundaki eksiklikler yargılamanın taraflarına yüklenemez; bilirkişinin kusurundan kaynaklanan gecikmeler devletin hizmet kusuru kapsamında kabul edilir. Başvurucunun yargılamanın gecikmesinde kusurunun bulunmadığı ve sürecin makul sınırları aştığı tespit edildiğinde adil yargılanma hakkının ihlali gerekçesiyle manevi tazminat sorumluluğu doğar.
Başvuru Usulü ve Davanın Sonucuna Bağlılık
Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla bireysel başvuru yapılabilmesi için asıl davanın bütünüyle kesinleşmesi ya da sonuçlanması şart değildir; uyuşmazlık devam ederken de makul sürenin aşıldığı gerekçesiyle başvuru yolu işletilebilir. Makul sürede yargılanma hakkı davanın nihai neticesinden bağımsızdır; asıl davanın reddedilmiş veya kaybedilmiş olması hak sahibinin manevi tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmaz.
Yargılamanın gereğinden uzun sürmesi sebebiyle takdir edilecek manevi tazminat tutarı; davanın toplam süresi, uyuşmazlığın başvurucu açısından taşıdığı önem ve yaşanan mağduriyetin ağırlığı göz önünde bulundurularak hakkaniyet ilkesine göre takdir edilir. Bireysel başvuru incelemesi neticesinde ihlal tespitiyle manevi tazminata hükmedilmesi durumunda ödeme Adalet Bakanlığı tarafından yerine getirilir. İhlal tespit edildiğinde yalnızca tazminata karar verilmekle kalınmaz, aynı zamanda yargılamanın süratle tamamlanması amacıyla ilgili mahkemeye bildirim yapılır.
Sıkça Sorulan Sorular
Dava devam ederken makul süre ihlali nedeniyle başvuru yapılabilir mi?
Evet, makul sürede yargılanma hakkının ihlali gerekçesiyle bireysel başvuru yapmak için davanın kesin karara bağlanması zorunlu değildir; yargılama devam ettiği sırada da başvuru yapılabilir.
Asıl davayı kaybetmek makul süre tazminatı almaya engel midir?
Hayır, makul süre ihlali davanın kabul veya ret sonucundan tamamen bağımsız olup davanın kaybedilmiş olması manevi tazminat isteme hakkını sona erdirmez.
Bilirkişi incelemesinin gecikmesi başvurucuya kusur olarak yüklenebilir mi?
Hayır, bilirkişi seçimi ve sürecin takibine ilişkin aksaklıklar başvurucuya yüklenemez; bilirkişinin kusurundan doğan gecikmeler devletin hizmet kusuru olarak kabul edilir.
İdari yargıda öncelikli işler dışındaki dosyalar tekemmülden sonra ne kadar sürede karara bağlanır?
2577 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca öncelikli ve ivedi işler dışında kalan idari yargı dosyaları tekemmül sırasına göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

