İdari Yargıda İstinaf ve Temyiz: Hangi Kararlar Danıştay’a Gidemez?

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda İstinaf ve Temyiz: Hangi Kararlar Danıştay'a Gidemez?

İdari yargıda kanun yolu sistemi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişikliklerle köklü biçimde yeniden düzenlendi. Bu düzenlemelerle birlikte belirli dava türleri ve kararlar kesin ya da temyiz dışı bir statüye alındı; konusu belli bir parasal eşiğin altında kalan uyuşmazlıklar ilk derece mahkemesinde sonuçlanır hale gelirken, yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar için Danıştay temyiz yoluna başvurmak mümkün olmaktan çıktı.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

İstinaf Yoluna Başvurmanın Parasal Eşiği

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası, 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun'un 52. maddesiyle değiştirilmiştir. Bu değişikliğe göre konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesindir; bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.

İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda ise istinaf yoluna başvurulamaz. Bu kural parasal sınırdan bağımsız olarak uygulanır.

İstinaf Başvurusunda Süre ve Usul

İstinaf başvurusu, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine yapılır. Bu süre tebliğ tarihinden işlemeye başladığından tebliğ tarihinin doğru saptanması belirleyicidir. Başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi bu yol açıktır. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir; başvuruya konu kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçedeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.

Bölge İdare Mahkemesinin İstinaf İncelemesi

Bölge idare mahkemesi, istinaf incelemesi sonucunda ilk derece kararını hukuka uygun bulursa başvurunun reddine karar verir; karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. İlk derece kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde başvurunun kabulü ile bu kararın kaldırılmasına karar verir ve işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir; istinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir.

İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz.

Bölge İdare Mahkemesinin Dosyayı Geri Gönderme Yetkisi

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi, kanunda sayılan hâller dışında ilk derece kararının kaldırılarak dosyanın yeniden kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilemeyeceğini düzenlemektedir. Aynı madde kapsamında, keşif veya bilirkişi incelemesi ile zorunlu duruşmanın yapılmamış olması hâlleri de düzenleme altına alınmıştır; bu hâllerde bölge idare mahkemesine ayrıca eksikliği kendisinin gidererek karar verme yetkisi tanınmıştır. Bu kural, ikincil anlatımlara dayanan bir açıklama olup mevzuatın güncel metniyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Geri Gönderme Kararının Hukuki Niteliği

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin beşinci fıkrası, bölge idare mahkemesinin ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, kararı kaldırarak dosyayı ilgili mahkemeye göndereceğini belirtmektedir. Aynı fıkra bu şekilde verilen kararların kesin olduğunu açıkça hükme bağlamıştır.

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin beşinci fıkrası kapsamındaki geri gönderme kararı kesin niteliktedir; bu karar Danıştay'da temyize taşınabilen bağımsız bir karar statüsü taşımamaktadır.

Hangi Davalar Doğrudan Danıştay Temyizine Taşınabilir?

2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

Temyize tabi davalar arasında düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları yer almaktadır. Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar da temyize tabidir; bu bent 28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan ve istinaf aşamasında kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar da temyiz yoluna açıktır.

Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları; belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün ya da daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları da temyize tabidir. Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin bu nitelikteki işlemleri hakkında açılan iptal davaları da aynı kapsama girmektedir.

İmar planları ve parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar; Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar da Danıştay temyizine taşınabilir. Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sularla ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar; ülke çapında uygulanan öğrenim, meslek veya kamu hizmetine giriş sınavlarına ilişkin davalar; liman ve kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuattan doğan davalar da bu kapsamdadır.

3996 sayılı Yap-İşlet-Devret Kanunu ile 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar ve düzenleyici ile denetleyici kurulların görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili kararlarına karşı açılan davalar da temyiz kapsamındadır.

Danıştay Temyizine Kapalı Olan Karar Türleri

Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar temyiz imkânının dışında bırakılmıştır. Esas uyuşmazlık hakkında herhangi bir itiraz bulunmaksızın salt bu kalemler gerekçesiyle Danıştay'a başvurmak mümkün değildir. Bu istisnanın mevzuattaki tam madde ve bent karşılığının güncel metin üzerinden doğrulanması önerilir.

Ağır Öğrenci Disiplin Yaptırımlarında Kanun Yolu

Öğrencinin ilişiğinin kesilmesi veya uzaklaştırılması sonucunu doğuran ağır disiplin yaptırımlarına ilişkin davalar, tek hâkimle görülecek dava kapsamına alınmamıştır. Bu nitelikteki davalarda kanun yolunun nasıl işleyeceği ilgili hükümlerin tamamı çerçevesinde ayrıca değerlendirilmesi gereken bir meseledir. Öte yandan 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (d) bendi, belli bir öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davalarını açıkça temyize tabi tutmaktadır.

İstinaf yoluna başvurabilmek için kararın belirli bir tutarı aşması şart mı?

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasına göre konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davalarında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesindir ve bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu eşik 28/7/2024 tarihli değişiklikle belirlenmiştir.

Bölge idare mahkemesi dosyayı her zaman ilk derece mahkemesine geri gönderebilir mi?

Hayır. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi, kanunda sayılan hâller dışında ilk derece kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesini yasaklamaktadır. Keşif veya bilirkişi incelemesi ile zorunlu duruşmanın yapılmamış olması bu kapsamda değerlendirilen hâller arasında gösterilmektedir; bu durumlarda bölge idare mahkemesine eksikliği kendisinin gidererek karar verme yetkisi de tanınmıştır. Bu açıklamanın mevzuatın güncel metniyle birlikte değerlendirilmesi önerilir.

Geri gönderme kararına karşı Danıştay'a gidilebilir mi?

Gidilemez. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında verilen geri gönderme kararı kesin niteliktedir ve bu kararın kendisi Danıştay'da temyize taşınabilen bağımsız bir karar değildir.

Sadece yargılama gideri veya vekâlet ücreti için Danıştay'a başvurulabilir mi?

Başvurulamaz. Yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlar temyiz imkânının dışında tutulmuştur. Esas uyuşmazlık hakkında herhangi bir itiraz bulunmaksızın salt bu kalemler gerekçesiyle Danıştay'a başvurmak mümkün değildir.

İmar planı uyuşmazlıklarında Danıştay'a gidilebilir mi?

Evet. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (g) bendi, imar planları ve parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davaları temyize tabi tutmaktadır. Bu tür davalarda bölge idare mahkemesinin kararı üzerine Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabilir.

İvedi yargılama usulüne tabi davalarda istinaf mümkün müdür?

Hayır. 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ivedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu