İdari Yargıda Dava Açma Usulü ve Yürütmenin Durdurulması

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda Dava Açma Usulü ve Yürütmenin Durdurulması

İdari Dava Nedir ve Hangi Yargı Organlarında Açılır?

İdari dava; devletin veya kamu kurumlarının gerçekleştirdiği işlem veya eylemler nedeniyle kişilerin haklarının ihlal edilmesi durumunda, bu işlemlerin iptali veya uğranılan zararın tazmin edilmesi amacıyla idari yargı mercilerinde açılan davadır.

İdari yargı düzeni; adli yargıdan ayrı olarak idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve Danıştay tarafından yürütülür. Bu uyuşmazlıklarda taraflardan birinin mutlaka idare olması kanuni bir zorunluluktur.

İdari Yargıda Görülen Dava Türleri ve Denetim Ölçütleri

İdari yargılama usulünde uyuşmazlıklar üç temel dava türü altında toplanır. İptal davalarında, hukuka aykırılığı öne sürülen idari işlemlerin hükümsüz kılınması hedeflenir. Tam yargı davaları, idarenin tasarruflarından veya eylemlerinden kaynaklanan maddi ile manevi zararların giderilmesi talebiyle açılır. Vergi davaları ise tarhiyat, kesilen cezalar ve ilişkili mali işlemlere yönelik olarak vergi mahkemelerinin görev alanında çözüme kavuşturulur.

İptal davalarında mahkemeler, dava konusu idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka uygun olup olmadığını denetler.

İdari Yargıda Dava Açma Süreleri ve Sürelerin Başlangıcı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür. Bu süreler hak düşürücü niteliktedir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Kanuni dava açma süresinin başlangıcı, uyuşmazlığın niteliğine göre farklılaşır. İdari uyuşmazlıklarda bu süre, tebliğ edilen yazılı bildirimi takip eden gün işlemeye başlar. Vergi, harç, resim ve benzeri mali yükümlülükler ile bunlara bağlı cezalara ilişkin uyuşmazlıklarda ise sürenin başlangıcı; tahakkuku tahsile tabi vergilerde ödemenin gerçekleştiği, tebligat yapılan durumlarda tebliğin ulaştığı, tevkifat uygulamasında hak sahibine ödemenin yapıldığı, tescile tabi hallerde tescil işleminin tamamlandığı ve idarenin dava açacağı hallerde yetkili komisyon ya da kurul kararının idareye ulaştığı günü izleyen gündür.

Adresleri tespit edilemeyen kişilere özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan durumlarda, özel kanununda aksine hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde ise dava süresi ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar; ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine dava açabilir ve düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması uygulamaya dayalı işlemin iptaline engel oluşturmaz.

İdareye Başvuru Yolları ve Sürenin Durması

Bazı idari işlemler için dava açmadan önce itiraz veya üst makama başvuru gibi zorunlu başvuru yolları bulunmaktadır.

2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca ilgililer, idari dava açmadan önce işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesini üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan dava açma süresi içinde talep edebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

İdareye yapılan başvuruya otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça reddedilmesi veya otuz günün geçmesiyle reddedilmiş sayılması hallerinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve idareye başvuru tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.

Yürütmenin Durdurulması Müessesesi ve Kanuni Koşulları

Danıştayda veya idare mahkemelerinde dava açılması, kural olarak dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

2577 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Danıştay ya da idare mahkemelerince tedbir kararı verilebilmesi için iki kanuni koşulun bir arada bulunması aranır. Uyuşmazlık konusu işlemin icra edilmesi neticesinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların ortaya çıkması ve işlemin hukuka aykırılığının açık olması gerekir. Mahkeme, kural olarak davalı idare savunmasını sunduktan ya da savunma için tanınan süre dolduktan sonra gerekçesini belirterek bu kararı tesis eder. Tedbir kararı kabul edildiğinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar idari işlemin tatbiki durdurulmuş olur.

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin işlemler uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz.

Yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve doğacak telafisi güç zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır. İlgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle yalnızca Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini kendiliğinden durdurur. Buna karşılık, işlemden kaldırılan dosyalar, ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ve tahsilat işlemlerine karşı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz.

Yürütmenin Durdurulması Usulü, İtiraz ve Kanun Yolları

Yürütmenin durdurulması istemli davalarda tebligat ve cevap süreleri mahkemece kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verilebilir. Kararlar kural olarak teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kişilerden ise kanunen teminat alınmaz.

Maddi durumu yetersiz olan şahıslar, idari yargı mercilerine gerekli belgeleri sunarak adli yardım talebinde bulunabilir ve bu talep doğrultusunda yargılama harçlarından muafiyet sağlayabilir.

Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz mercileri yedi gün içinde karar verir ve bu kararlar kesindir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir, kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez.

İlk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurularak uyuşmazlığın üst mahkemelerde incelenmesi talep edilebilir.

İdari yargıda dava açma süresi ne kadardır?

Özel kanunlarında ayrı bir süre belirtilmemişse genel dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde ise otuz gündür ve bu süreler hak düşürücüdür.

Dava açıldığında idari işlemin uygulanması kendiliğinden durur mu?

Danıştay veya idare mahkemelerinde dava açılması idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz; işlemin durdurulması için yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması ve mahkemece karar verilmesi gerekir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için hangi şartlar aranır?

İşlemin icra edilmesi durumunda telafisi güç veya imkânsız zararların doğacak olması ve işlemin açık biçimde hukuka aykırılık taşıması koşullarının kümülatif olarak gerçekleşmesi gerekir.

Dava açmadan önce idareye başvuru yapılabilir mi?

İlgililer dava açma süresi içinde işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesisini yetkili makamdan isteyebilir ve bu başvuru dava açma süresini durdurur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu