İdari Tam Yargı Davalarında Sürenin Başlangıcı

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Tam Yargı Davalarında Sürenin Başlangıcı

İdarenin eylemlerinden dolayı hakları zarara uğrayan kişilerin tam yargı davası açmadan önce idareye başvurmaları zorunludur. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasına göre, hak ihlaline yol açan eylemlerin yazılı bildirimle veya başka bir yolla öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurularak hakkın yerine getirilmesi talep edilmelidir. İdarenin bu başvuruyu kısmen veya tamamen reddetmesi hâlinde bu işlemin tebliğini izleyen günden itibaren ya da idarece otuz gün içinde cevap verilmemesi durumunda bu sürenin sona erdiği tarihten itibaren genel dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir.

Danıştay Danıştay 15. Daire Başkanlığı, E. 2016/3471, K. 2016/3026Kaynağı aç
Danıştay 15. Daire Başkanlığı         2016/3471 E.  ,  2016/3026 K. "İçtihat Metni" T .C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/3471 Karar No : 2016/3026 Temyiz Eden (Davacı) : Vekili : Karşı Taraf (Davalı) : Vekili : Müdahiller (Davalı Yanında) :1- 2- İstemin Özeti : … 2. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbeşinci Dairesince dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü: Dava, davacının, tedavi için gittiği … Devlet Hastanesinde 18/04/2011 tarihinde yapılan enjeksiyon sonucu sakat kaldığından bahisle 1.000,00 TL maddi, 74.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 75.000,00 TL zararın yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesince, davacının, rahatsızlığı nedeniyle 18/04/2011 tarihinde … Devlet Hastanesine gittiği burada yapılan iğne sonucu sakat kaldığından bahisle ilgililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, … Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma No:… sayılı dosyasında yürütülen soruşturmada, konuyla ilgili alınan … Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Üçüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 02/08/2013 tarihli raporu dikkate alınarak "kovuşturmaya yer olmadığına" kararı verildiği, bu karara yapılan itirazın … Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2013 tarihli Değişik İş NO:2013/1398 sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın 03/03/2014 tarihinde ilgiliye tebliğ edildiği, uyuşmazlık konusu eylemin idariliğinin davacı açısından en geç … Ağır Ceza Mahkemesi kararının tebliğ tarihi olan 03/03/2014 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten itibaren davacının 60 gün içerisinde idareye başvuruda bulunması gerekirken bu süre geçtikten çok sonra 15/12/2014 tarihinde başvuruda bulunduğu anlaşıldığından, yasal süresi geçtikten sonra yapılan başvuru üzerine açılan davanın esastan incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, açılan davanın süresinde olduğu ileri sürülerek Mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri zorunlu kılınmış, bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilecekleri hükme bağlanmıştır. İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem olmayan salt maddi tasarrufları anlatır. Yasayla öngörülen tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur. Söz konusu eylemlerin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılamaları sonucu ortaya çıkabilmektedir. Özellikle kamu görevlilerinin idari bir tasarruf yaparken, mevzuatın, üstlendiği ödevin ve yürüttüğü hizmetin kural, usul ve gereklerine aykırı olarak, kendisine izafe edilebilecek boyutta ve biçimde, ve fakat resmi yetki, görev ve olanaklardan yararlanarak, onları kullanarak hareket ettiği, bu nedenle de idaresinden tamamen ayrılmasını önleyen ve engelleyen görev kusurları nedeniyle doğan zararların tazmini istemiyle açılacak tam yargı davalarında eylemin idariliği, bazen ceza davalarıyla personelin şahsi kusuru sonucu mu, yoksa görev kusuru sonucu mu zararın ortaya çıktığının belirlenmesinden sonra saptanabilmektedir. Olayda ise, uyuşmazlık konusu eylemin idariliğinin davacı açısından en geç … Ağır Ceza Mahkemesi kararının tebliğ tarihi olan 03/03/2014 tarihinde kesinleştiği ve bu tarihten itibaren davacının 1 yıllık süre içinde 15/12/2014 tarihinde idareye başvuruda bulunduğu anlaşıldığından, yasal süresi içinde yapılan başvuru üzerine açılan davanın esastan incelenmesi gerekirken süre aşımı yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, …. 2. İdare Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararının, BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

İdari Eylemlerde İdarilik ve Zararın Belirlenmesi

Tam yargı davasının açılabilmesi ve başvuru sürelerinin işlemeye başlaması için idari nitelikteki hareket, olay veya tutumun idareyle illiyet bağının kurulması ve yol açtığı zararın ortaya çıkması gerekir. Eylemin idari niteliği ile meydana gelen zarar öğrenilmeden sürenin başlatılması hak arama özgürlüğünü sınırlandırır. Bu doğrultuda 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirtilen bir ve beş yıllık süreler, eylemin idareye bağlanabilirliğinin ve ortaya çıkan zararın ilgililerce öğrenildiği tarihten itibaren hesaplanır.

Ceza Soruşturmalarının Süre Başlangıcına Etkisi

Kamu görevlilerinin yürüttükleri hizmet sırasındaki kusurlu fiillerinde şahsi kusur ile görev kusuru ayrımı ceza soruşturması veya kovuşturması sonucunda netleşebilmektedir. İdarenin hizmet kusurunun varlığı ceza soruşturmasının sonucuna bağlı kılındığında eylemin idariliği, cumhuriyet başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla veya bu karara yöneltilen itirazın reddiyle kesinleşir. Danıştay 15. Dairesinin E. 2016/3471, K. 2016/3026 sayılı kararında ifade edildiği üzere, tıbbi müdahaleye dayalı uyuşmazlıklarda eylemin idariliği ceza soruşturmasında verilen takipsizlik kararına yapılan itirazın reddi kararının tebliğiyle kesinleştiğinden, bir yıllık idareye başvuru süresi de bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

İdarenin kusur ya da ihmaline işaret eden unsurlara ancak ceza soruşturmasındaki takipsizlik kararıyla ulaşılabildiği durumlarda sürenin olay tarihinden başlatılarak davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi mahkemeye erişim hakkına aykırılık oluşturur. Tıbbi müdahalelerde kesin zarar nedeni ve idarenin kusuru yürütülen soruşturmayla aydınlatıldığında davanın açılmasına ilişkin yasal koşulların öğrenildiği kabul edilir ve cerrahi müdahale tarihinin esas alınması hak arama özgürlüğünü zedeler. Buna karşılık, kusursuz sorumluluk esasına dayanılarak açılan tam yargı davalarında idarenin kusurunun tespitine ihtiyaç bulunmadığından, ölüm olaylarında sürenin ölüm tarihinden başlatılması makul kabul edilir.

İdari İşlemlerden Doğan Zararlar ve Dava Yolları

İdari işlemlerden kaynaklanan zararlarda ilgililer, 2577 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince doğrudan tam yargı davası açabileceği gibi iptal ve tam yargı davalarını birlikte de açabilirler. İşleme karşı önce iptal davası açılması durumunda davanın karara bağlanması üzerine, bu kararın ya da kanun yolu incelemesi sonucundaki kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılabilir. İşlemin icrası sebebiyle doğan zararlarda ise icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açılması mümkündür.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır. Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması:

Görevsiz Yargı Yerine Başvuru ve Sürelerin Korunması

İdari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlıkta adli yargı yerlerine açılan davalarda görevsizlik kararı verilmesi durumunda, 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kararın kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde idari yargı merciinde dava açılabilir. Görevsiz yargı yerine başvuru tarihi, idare mahkemesine başvuru tarihi sayılır. Görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonraki otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen kanuni süre henüz dolmamışsa bu süre içinde de dava açılması mümkündür. Ayrıca görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev noktasından reddedilmesi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca idareye önceden başvurma şartı aranmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 9Kaynağı aç
Madde 9 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/2 md.) Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)[6] yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 2. Adli (…)6 yargı yerlerine açılan ve görevsizlik sebebiyle reddedilen davalarda, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra birinci fıkrada yazılı otuz günlük süre geçirilmiş olsa dahi, idari dava açılması için öngörülen süre henüz dolmamış ise bu süre içinde idari dava açılabilir. İdari makamların sükutu:

Hak Arama Hürriyeti ve Yargısal Güvenceler

Anayasa'nın 36. maddesi kapsamında tüm bireylerin meşru yolları kullanarak mahkemeler nezdinde hak arama, iddia ve savunma özgürlüğü ile adil yargılanma hakkı güvenceye alınmıştır. Mahkeme kararlarından ileri gelen hak ihlallerinin ve sonuçlarının giderilmesi amacıyla 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince dosya yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir; bu yöntemde hukuki yarar kalmadığında ise başvurucuya tazminat ödenmesi veya genel mahkemelerde dava yoluna başvurulması öngörülebilir.

İdari eylem nedeniyle idareye başvuru süresi ne kadardır?

Eylemin yazılı bildirimle veya başka bir suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması gerekir.

Ceza soruşturması yürütülen idari eylemlerde başvuru süresi ne zaman başlar?

İdarenin hizmet kusurunun tespiti ceza soruşturmasına bağlıysa, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın veya bu karara yapılan itirazın reddi kararının tebliğiyle eylemin idariliği kesinleşir ve bir yıllık başvuru süresi bu tarihten itibaren başlar.

Adli yargıda açılan dava görev yönünden reddedilirse idareye yeniden başvurmak gerekir mi?

Görevsiz adli yargı merciinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz ve kesinleşmeden itibaren otuz gün içinde dava açılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu