İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliğ veya tefhiminden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu sürede başvurulmazsa idari yaptırım kararı kesinleşir. Aynı işlem kapsamında aynı kişi hakkında idari yargının görevine giren başka kararlar da varsa, yaptırıma ilişkin hukuka aykırılık iddiaları iptal talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür. Çevre, imar, trafik ve bazı piyasa düzenlemelerinde süre, merci ve tahsilin durup durmayacağı ayrıca değişebilir.
5326 sayılı KABAHATLER KANUNU m. 27Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2019/16046, K. 2022/3400Kaynağı aç
5307 sayılı SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI (LPG) PİYASASI KANUNU VE ELEKTRİK PİYASASI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN m. 16Kaynağı aç
İdari para cezasının niteliği ve kanuniliği
İdari para cezası, idari düzene aykırılık nedeniyle yargı yoluna başvurulmaksızın doğrudan idari mercilerce verilen ve bir miktar paranın zorla alınmasını içeren yaptırımdır. İdarenin bu cezaya hükmedebilmesi, kanunda açıkça izin verilmesine ve yaptırımı uygulama yetkisinin idareye tanınmasına bağlıdır. İdare, kanunda düzenlenmemiş bir hâl için kabahat veya ceza belirleyemez.
Kanunda suç olarak tanımlanan fiil karşılığındaki para cezası adli para cezası, kabahat olarak tanımlanan fiil karşılığındaki para cezası ise idari para cezasıdır. İdari para cezasının hapis cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Ödenmemesi de hapis sonucuna bağlanmaz; ödenmeyen tutar için icra takibiyle tahsil mümkündür. İdari para cezası adli sicile işlemez; adli sicilde mahkeme kararıyla kesinleşen suçlar yer alır.
Kabahatler Kanunu’na göre idari para cezası maktu veya nispi olabilir. Kanunda alt ve üst sınır belirlenerek de sınırlandırılabilir. Bu cezalar öncelikle 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda, ayrıca özel kanunlarda düzenlenir. Anayasa’nın 125. maddesi uyarınca idarenin her türlü işlem ve eylemi yargı denetimine tabidir; bu güvence idari para cezaları bakımından da geçerlidir.
Anayasa’nın 38. maddesine göre kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden cezalandırılamaz ve o zaman kanunda öngörülen cezadan daha ağır cezaya çarptırılamaz. Ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur. Ceza sorumluluğu şahsidir. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz; Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisna getirilebilir.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 38Kaynağı aç
Kabahatler Kanunu’ndaki on beş günlük başvuru
5326 sayılı Kanun’un 27. maddesinin birinci fıkrasına göre idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Süresinde başvurulmazsa karar kesinleşir. Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, Kanun’un genel hükümlerinin idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağını öngörür. Bazı kanunlar itiraz merciini ayrıca düzenleyebilir.
Danıştay Danıştay 10. Daire Başkanlığı, E. 2012/1133, K. 2015/5568Kaynağı aç
On beş günlük süre mücbir sebep nedeniyle geçirilmişse, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde karara karşı başvurulabilir. Bu başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; ancak mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek iki nüsha dilekçeyle yapılır. Dilekçede idari yaptırım kararına ilişkin bilgiler ve karara karşı ileri sürülen deliller açıkça gösterilir. Süresinde başvuruyu engelleyen mücbir sebep varsa dayanaklarıyla belirtilir. İdari yaptırım kararını mahkeme vermişse bu karara karşı ancak itiraz yoluna gidilebilir.
Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idari yaptırım kararı verilmiş ve kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz edilmişse, yaptırım kararına karşı başvuru da bu itiraz merciinde incelenir. Kovuşturma konusu fiil kabahat sayılmış ve fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına kanun yoluna gidilmişse, yaptırıma itiraz da bu kanun yolu merciinde incelenir.
Aynı işlemde idari yargıya giren kararlar
5326 sayılı Kanun’un 27. maddesinin sekizinci fıkrasına göre, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararlar da verilmişse, idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür.
İdari para cezasının yanında başka bir yaptırım varsa itiraz merciinin idare mahkemesi olduğu, işyeri kapatma örneğinde hem para cezası hem kapatma için iptal davası açılması gerektiği de belirtilmektedir. Para cezasıyla birlikte dükkân kapatma veya ruhsat iptali gibi idari işlem bulunması ya da imar para cezası örneğinde idare mahkemesi ve altmış gün gösterilmektedir. Trafik idari para cezasıyla birlikte aracın trafikten menine karar verilmişse, hem para cezası hem men kararı için kararı veren polis amirliğinin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi ve tebliğden itibaren altmış gün söz konusudur.
Çevre, imar ve trafik cezalarında ayrı usul
2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrasına göre idari yaptırım kararlarına karşı tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir. Dava açılmış olması, idarece verilen cezanın tahsilini durdurmaz. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre idari para cezalarının tahsil usulü hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. Çevre Kanunu’nun 20. maddesindeki esaslara aykırı fiiller nedeniyle de idari para cezası verilebilir.
3194 sayılı İmar Kanunu kapsamındaki idari para cezalarına, idari yaptırım tutanağının tebliğinden itibaren en geç altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Kanun’un 42. maddesinde belirtilen fiiller bu cezalar arasında sayılır.
Yalnız trafik para cezasına itiraz yeri sulh ceza hâkimliği, süre on beş gündür. Yüz yüze yazılan cezada süre cezanın yazıldığı tarihten, plakaya veya gıyapta yazılan cezada tebliğ tarihinden başlar. Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen açık aykırılıklar da idari para cezasına konu olabilir.
Cezanın muhatabına gönderilen tebligatta itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerekir. Usulsüz tebligat itiraz süresini başlatmaz. Özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu husus idari işlemde açıklanmamışsa, Danıştay 6. Daire E. 2019/16046, K. 2022/3400 sayılı kararın çoğunluğu, özel sürenin değil 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanacağını kabul etmiştir. Bu kabul, özel sürenin bildirilmemesi şartına bağlıdır ve kararda karşı oy vardır.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış, vergi mahkemelerinde otuz gündür. İdari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresi belli olmayana özel kanuna göre ilan yapılmışsa, özel kanunda aksi hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar.
Kesinleşme, ödeme ve tahsilin durması
Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin dördüncü fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilecek idari para cezalarına ilişkin kesinleşen kararlar, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilmek üzere Maliye Bakanlığınca belirlenecek tahsil dairelerine gönderilir. Danıştay 10. Daire E. 2012/1133, K. 2015/5568 sayılı kararında, 27. maddedeki on beş günlük başvuru düzenlemesinden hareketle 17. maddedeki kesinleşen karar ibaresi, dava açılması hâlinde cezanın davanın sonunda kesinleşeceği ve ancak bundan sonra ödeme emriyle istenebileceği şeklinde yorumlanmıştır.
Bu yorum her tahsil rejimine taşınamaz. Çevre Kanunu’nun 25. maddesinin ikinci fıkrasında dava açılması tahsili durdurmaz. Danıştay 6. Daire E. 2019/16046, K. 2022/3400 sayılı kararın çoğunluğu, çevre idari para cezasında borcun kesinleşmesi beklenmeden 6183 sayılı Kanun uyarınca takip ve tahsil yapılabileceğini ve ödeme emri için kesinleşme şartı bulunmadığını kabul etmiştir. Karar oyçokluğuyladır. Karşı oy, kesinleşme şartının aranmamasına katılmış; ödeme emrinin dayanak encümen kararının esas incelemesi sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinde bu Kanun kapsamındaki idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Süresinde ödenmeyenler 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil için ilgili vergi dairesine gönderilir. Bu kapsamdaki cezaya karşı yargı yoluna başvurulması, ilgili vergi dairesine banka teminat mektubu verilmesi hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Teminat mektubunun miktarı, türü, hangi şartlarda paraya çevrileceği ve diğer hususlar Kurum düzenlemeleriyle belirlenir.
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinde bu Kanun kapsamında verilen idari para cezaları tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. Süresinde ödenmeyenler 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil için ilgili vergi dairesine gönderilir. Bu kapsamdaki cezaya karşı yargı yoluna başvurulması, banka teminat mektubu verilmesi hâli hariç tahsil işlemlerini durdurmaz. Danıştay 13. Daire E. 2021/851, K. 2024/4195 sayılı kararında tahsil işlemlerinin başladığı tarihte yürürlükte bulunan 19. maddenin beşinci fıkrası, E. 2020/3163, K. 2024/2059 sayılı kararında ise işlem tarihinde yürürlükte bulunan aynı fıkra esas alınmıştır. Her iki kararda davalının temyiz istemi kabul edilmiş, ödeme emrinin iptaline ilişkin ilk derece kararına yönelik istinafın reddi 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca bozulmuş ve dosya bölge idare mahkemesine gönderilmiştir. Sonuç, bu petrol piyasası işlemleriyle sınırlıdır.
5015 sayılı PETROL PİYASASI KANUNU m. 19Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire, E. 2021/851, K. 2024/4195Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3163, K. 2024/2059Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 49Kaynağı aç
Ödeme süresi kendi kanununda düzenlenmemiş idari para cezaları tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Bu süre içinde ödenirse cezadan yüzde 25 indirim yapılır. Kabahatler Kanunu’na göre kişinin ekonomik durumu elverişli değilse, ilk taksit peşin ödenmek koşuluyla cezanın bir yıl içinde dört eşit taksit hâlinde ödenmesine karar verilebilir. Taksit zamanında ve tam ödenmezse kalan kısmın tamamı tahsil edilir.
Ödeme emri ve somut tahsil kararları
6183 sayılı Kanun’un 55. maddesine göre amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları için on beş gün süre verilerek ödeme emri tebliğ olunur. Ödeme emrinde borcun aslı ve ferilerinin mahiyeti ve miktarı, nereye ödeneceği, süresinde ödenmemesi veya mal bildiriminde bulunulmaması hâlinde cebren tahsil ile mal bildirimine kadar üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunacağı ve gerçeğe aykırı bildirimde hapis cezası kaydı bulunur. Bu hapis kaydı ödeme emrinin içeriğidir; idari para cezasının kendisinin hapis cezasına çevrilmesi değildir.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 55Kaynağı aç
Kendisine ödeme emri tebliğ olunan kişi, borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiasını ileri sürebilir. Bu iddia için tebliğden itibaren yedi gün içinde dava açılması ve tebliğden itibaren on beş gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait vergi itiraz komisyonuna başvurulması aynı konuda yan yana durur; bunlardan biri tek başına uygulanacak kesin süre değildir. Çevre cezasına ilişkin çerçevede 6183 sayılı Kanun’un 54, 55 ve 58. maddeleri de anılır.
6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN m. 58Kaynağı aç
Danıştay 10. Daire E. 2012/1133, K. 2015/5568 sayılı kararında, idari yaptırıma karşı 11/3/2009 tarihinde sulh ceza mahkemesinde dava açıldığı ve ödeme emrinin düzenlendiği 16/10/2009 tarihinde henüz karar verilmediği için, o aşamada kesinleştiği söylenemeyen para cezasının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Daire, temyiz istemini reddederek ilk derece kararını bu gerekçeyle sonucu itibarıyla 7/12/2015 tarihinde oybirliğiyle onamıştır. Sonuç itibarıyla onama, ilk derece gerekçesinin aynen benimsendiği anlamına gelmez.
Danıştay 6. Daire E. 2019/16046, K. 2022/3400 sayılı kararında encümen kararının 24/10/2017 itibarıyla öğrenildiği, altmış günlük sürenin en geç 25/12/2017’de dolduğu ve 25/01/2018’de açılan davanın encümen kararına ilişkin kısmında süre aşımı bulunduğu kabul edilmiştir. Çoğunluk bu kısmı sonucu itibarıyla onamış; davacının temyiz istemini reddetmiş, davalının istemini kabul etmiş ve ödeme emrine ilişkin kısmı bozmuştur. Dosya 22/03/2022’de kesin olarak ve oyçokluğuyla bölge idare mahkemesine gönderilmiştir. Öğrenme kabulü bu dosyaya özgüdür.
LPG ve petrol cezalarında tekerrür
5307 sayılı Kanun’un değişik 16. maddesine göre cezalandırılan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrar işlenmesi hâlinde idari para cezaları iki kat uygulanır. 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde de cezalandırılan bir fiilin iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrar işlenmesi hâlinde idari para cezaları iki kat uygulanır. Danıştay 13. Daire E. 2011/186, K. 2012/2741 sayılı kararında iki kat uygulama için fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl geçmeden aynı kişi tarafından tekrar işlenmesi gerektiği ve tekerrür süresinin cezanın uygulandığı tarihe değil fiilin işlendiği tarihe göre hesaplanacağı kabul edilmiştir. Karar esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyladır; tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olarak verilmiştir.
Danıştay 13. Daire, E. 2011/186, K. 2012/2741Kaynağı aç
Somut olayda 13/03/2007 ve 23/10/2007 tarihli fiillerden sonra 05/02/2010 tarihli fiil için iki yıl geçtiğinden tekerrür uygulanması mevzuata aykırı bulunmuş ve Kurul kararı iptal edilmiştir. İptal gerekçesi tekerrürün hatalı uygulanmasıdır; ilk para cezasının her yönüyle hukuka aykırı olduğu sonucu çıkmaz.
5307 sayılı Kanun kapsamındaki idari işlemler, lisans sahibinin Kuruma bildirdiği elektronik tebligat adresine tebliğ edilir. Zorunlu sebeple elektronik tebligat yapılamazsa bildirilen adrese yapılan bildirim tebligat yerine geçer. Belirtilen LPG tesisleri ve tüplerinin teknik düzenlemelere aykırılığı ile 5. maddenin ilgili alt bentlerinin ihlalinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. Lisansa tabi olmayan faaliyetleri yürüten ve Kanun, ikincil mevzuat veya Kurul kararlarının yükümlülüklerine uymayanlar hakkında da 16. madde hükümleri uygulanmaz. 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde, bu madde hükümlerine göre yürütülen idari işlemler lisans sahibinin Kuruma bildirdiği elektronik tebligat adresine tebliğ edilir.
Sosyal güvenlik cezası ve başka uyuşmazlıklar
Sosyal güvenlik idari para cezasında mahkemeden önce İdari Para Cezası Komisyonuna başvuru öngörülmektedir. Komisyona başvuru için on beş gün, ret kararının tebliğinden sonra idare mahkemesinde otuz gün ve itirazın reddinden sonra genel dava süresi olarak altmış gün aynı konuda birlikte geçmektedir. Bu süreler maddi olarak farklı olduğundan bunlardan biri tek süre diye uygulanamaz. Komisyon itirazı reddederse kurumca tesis edilen para cezasının iptali için idare mahkemesinde dava açılabileceği belirtilmiştir.
Danıştay 15. Daire E. 2011/2654, K. 2012/2475 sayılı kararının önündeki dava, apartman yönetimine 506 sayılı Kanun’un 140. maddesinin (b) ve (c) bentleri uyarınca verilen idari para cezasına itirazın reddi yolundaki komisyon kararının iptali istemine ilişkindir. Daire, idare mahkemesinin hükmüne esas aldığı iş mahkemesi kararının Yargıtay ilgili hukuk dairesince bozulduğunu tespit etmiş ve oluşan yeni hukuki durumun değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Temyiz istemi kabul edilerek idare mahkemesi kararı bozulmuş ve dosya yeniden karar için mahkemeye gönderilmiştir.
Danıştay 15. Daire, E. 2011/2654, K. 2012/2475Kaynağı aç
İdari para cezası bir idari işlem olarak yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarını taşımak zorundadır. Bu unsurlardan birindeki sakatlık iptal sebebi olarak gösterilmektedir. Kesinleşen idari para cezasının iptali davasında görevli mahkemenin idare mahkemesi, yetkili mahkemenin ise cezayı tesis eden kurumun bulunduğu yer mahkemesi olduğu da belirtilmektedir. Bu görev anlatımı, Kabahatler Kanunu’ndaki sulh ceza mahkemesi başvurusuyla aynı yolu göstermez.
Sık sorulan sorular
İdari para cezasına genel olarak nereye başvurulur?
5326 sayılı Kanun’un 27. maddesine göre idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin yaptırım kararına, tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza mahkemesine başvurulur. Süresinde başvurulmazsa karar kesinleşir. Bazı kanunlar itiraz merciini ayrıca düzenleyebilir.
On beş günlük süre kaçırılırsa ne olur?
Mücbir sebep varsa, sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren en geç yedi gün içinde başvurulabilir. Başvuru kararın kesinleşmesini engellemez; mahkeme yerine getirmeyi durdurabilir.
Başvuruyu kim yapar?
Başvuru, bizzat kanuni temsilci veya avukat tarafından sulh ceza mahkemesine verilecek iki nüsha dilekçeyle yapılır. Dilekçede yaptırım bilgileri, deliller ve varsa mücbir sebep dayanaklarıyla gösterilir.
Çevre idari para cezasında dava tahsili durdurur mu?
Hayır. 2872 sayılı Kanun’un 25. maddesine göre tebliğden itibaren otuz gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir; dava açılmış olması cezanın tahsilini durdurmaz.
2872 sayılı ÇEVRE KANUNU m. 25Kaynağı aç
İdari para cezası ödenmezse hapis cezasına döner mi?
Hayır. İdari para cezasının hapis cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Ödenmeyen tutar için icra takibiyle tahsil mümkündür.
Ödeme emrinde ödeme ve mal bildirimi için hangi süre vardır?
6183 sayılı Kanun’un 55. maddesine göre vadesinde ödenmeyen amme alacağında borçlu, borcunu ödemesi veya mal bildiriminde bulunması için on beş gün süre verilerek ödeme emriyle çağrılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

