İdare Hukukunda İstirdat Davasının Hukuki Niteliği
Anayasa m. 125 uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Haklı bir hukuki neden bulunmaksızın idari bir işlem veya eylem sonucunda mülkiyetindeki mal ya da parası kamu gücü tasarrufuyla idareye geçen kişiler, bu malvarlığı değerlerinin iadesi amacıyla istirdat talebinde bulunabilirler. İdari yargılama sisteminde bağımsız ve müstakil bir istirdat davası türü düzenlenmemiş olup haksız tahsil edilen paranın veya malın geri alınması talebiyle açılan davalar tam yargı davası niteliği taşır. Tam yargı davaları; tazminat, istirdat, vergi ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkları kapsayan genel bir koruma sağlar.
Danıştay 10. Daire, E. 2007/5446, K. 2009/10321Kaynağı aç
İstirdat talepli tam yargı davası açılabilmesinin ön koşulu, idarenin eylem ya da işleminden kaynaklanan bir kişisel hak ihlalinin varlığıdır. İdarenin yasal bir dayanağı olmaksızın mal veya parayı kendi mülkiyetine geçirmesi, mülkiyet hakkının ihlali niteliğindedir. İdari makamlarca kamu gücü kullanılmak suretiyle tesis edilen, yeni hukuki durum yaratan veya var olan durumu değiştiren kesin ve icrai nitelikteki tek yanlı işlemler idari yargı denetimine tabidir. İdarenin tek yanlı ve kamu gücüne dayanarak tesis ettiği parasal bedel taleplerine karşı ihtirazi kayıtla ödeme yapılması halinde, bu bedellerin iadesi istemi Danıştay 8. Dairesinin 2022/4996 Esas ve 2023/1508 Karar sayılı ilamı doğrultusunda idari yargının görev alanında incelenir. Buna karşılık Danıştay 12. Dairesinin 2020/3928 Esas ve 2022/844 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, fazla ve yersiz ödemenin rızaen ödenmesine çağrı mahiyetindeki borç bildirim belgeleri icrai nitelik taşımadığından bu tür bildirimlere karşı açılan davalar incelenmeksizin reddedilir.
Danıştay 8. Daire, E. 2022/4996, K. 2023/1508Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire, E. 2020/3928, K. 2022/844Kaynağı aç
Önceden İptal Davası Açma Şartının Bulunmaması
Kamu alacağının tahsiline dayanak teşkil eden idari işleme karşı önceden bir iptal davası açılmamış olması, yapılan ödemenin iadesi talebiyle tam yargı davası açılmasına engel değildir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 12 hükmü gereğince ilgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine tam yargı davası açabilecekleri gibi, iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilir ya da ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine tam yargı davası yoluna gidebilirler. İdari işlemin icrası sebebiyle zarara uğrayan kişiler, bedeli ödedikten sonra da itiraz ve dava hakkını kullanabilirler.
Kamu alacağının ödenmesinden sonra açılan istirdat istemli tam yargı davalarında, tahsilata temel oluşturan idari işlem dava konusu edilmemiş olsa dahi mahkemece bu işlemin hukuka aykırılığı incelenebilir. Danıştay 10. Dairesinin 2007/5446 Esas ve 2009/10321 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, idare mahkemesi davacıdan ilgili meblağın talep edilip edilemeyeceğini hukuka uygunluk denetimine tabi tutma yetkisine sahiptir. Bu doğrultuda idari işlem iptal edilmemiş olsa bile ödemenin hukuki dayanağının bulunup bulunmadığı tam yargı davası içinde değerlendirilir.
Dava Öncesi Başvuru Usulü ve Hak Düşürücü Süreler
İstirdat taleplerinde başvuru ve dava açma usulü, uyuşmazlığın idari işlemden mi yoksa idari eylemden mi kaynaklandığına göre farklılaşır. İdari işlemden kaynaklanan istirdat davalarında, dava açılmadan önce idareye başvuru yapılması zorunlu olmayıp ilgililerin tercihine bırakılmıştır. Kamu alacağının tahsiline ilişkin işleme karşı iptal davası açılmamışsa, söz konusu bedelin ödenmesinden itibaren altmış gün içinde iade talebiyle idareye başvurulabilir ve istemin reddi üzerine tam yargı davası açılabilir. Genel dava açma süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gün olup bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren başlar.
Uyuşmazlık idarenin bir eyleminden kaynaklandığında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13/1 gereğince idari dava açılmadan önce eylemin yazılı bildirimle veya başka suretle öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurulması zorunludur. Başvurunun kısmen veya tamamen reddi halinde ret kararının tebliğini izleyen günden itibaren veya talep hakkında otuz gün içinde cevap verilmezse bu sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılır. Kanunun 13. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, görevli olmayan adli yargı mercilerine açılan davanın görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda idareye başvurma şartı aranmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
İdareye karşı açılacak istirdat istemli tam yargı davalarında genel görevli yargı yeri idare mahkemeleridir. İstirdat davasına konu işlem veya eylem 2575 sayılı Danıştay Kanununun 24. maddesinde sayılan türden bir tasarrufa dayanıyorsa, dava ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay bünyesinde görülür. Kamu gücüne dayanılarak tahakkuk ettirilen idari para cezalarının haksız tahsiline ilişkin istirdat istemlerinde de idari yargı görevlidir.
Buna karşın kanunların genel hükümlere yollama yaptığı bazı istisnai durumlarda görev adli yargıya aittir. Türkiye İş Kurumu tarafından verilen idari para cezaları kanun gereğince genel esaslara göre tahsil edildiğinden, kuruma ödenen idari para cezasının geri alınması amacıyla açılacak istirdat davalarında Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Benzer biçimde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna karşı kayıp-kaçak bedelinin haksız tahsil edildiği iddiasıyla açılan istirdat davaları da Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülür.
İdari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarında yetkili mahkeme 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 36 uyarınca belirlenir. Bu kurala göre yetkili mahkeme sırasıyla uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi; zarar bayındırlık veya ulaştırma gibi bir hizmetten ya da idarenin eyleminden doğmuşsa hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer mahkemesi; diğer durumlarda ise davacının ikametgahı yer mahkemesidir. Öte yandan idari yargıda kişilerin kendilerini bizzat temsil etme ehliyeti bulunduğundan, idare mahkemelerinde avukat tutma zorunluluğu yer almamaktadır.
İdari işlem iptal edilmeden ödenen paranın istirdadı istenebilir mi?
İdari işlemin iptali için önceden veya birlikte dava açılmamış olsa dahi, ödemenin haksız yapıldığı ileri sürülerek tam yargı davası açılabilir. İdare mahkemesi, kamu alacağına dayanak oluşturan işlemin hukuka uygunluğunu bu dava kapsamında inceleme yetkisine sahiptir.
İdari para cezalarının iadesi için hangi mahkemede dava açılır?
Kamu gücüne dayalı idari para cezalarının haksız tahsilatı idari yargının görev alanında yer aldığından idare mahkemelerinde dava açılır. Ancak Türkiye İş Kurumu tarafından verilen para cezaları gibi özel kanunla genel esaslara tabi kılınan durumlarda görev Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
İdari eylemlerden doğan iade taleplerinde başvuru ve bekleme süresi ne kadardır?
İdari eylemlerden hakları ihlal edilenler eylemi öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye başvurmalıdır. İdarenin ret kararı tebliğ edildiğinde veya 30 gün içinde cevap vermemesi halinde bu sürenin dolmasıyla genel dava açma süresi içinde dava açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

