İcra Takiplerinde Süreler, Usul ve Şikâyet Yolu
İcra ve iflas takibinde sürelerin hesaplanması kanunla düzenlenmiştir. Süre hafta olarak tayin edilmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde biter. İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki sürelere genel mahkemelerdeki adli tatil uzaması uygulanmaz; icra daireleri adli tatil boyunca faaliyetini sürdürdüğünden ödeme emrine itiraz süresi adli tatil devresinde de işlemeye devam eder. İcra ve iflas dairelerinin kanuna aykırı olan veya olayın koşullarına uymayan işlemlerine karşı, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurulabilir. Bir hakkın yerine getirilmemesi ya da gerekçesiz biçimde sürüncemede bırakılması durumunda ise şikâyet her zaman ileri sürülebilir. Muhataba yapılan tebligatın usulsüz olması hâlinde, Tebligat Kanununun 32. maddesi gereğince ilgilinin durumu öğrendiğini bildirdiği tarih tebliğ tarihi kabul edilir ve söz konusu usulsüzlük icra mahkemesi nezdinde şikâyet konusu yapılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 19Kaynağı aç
İlamsız İcrada İtiraz Usulü ve Takibin Durması
Süresi içerisinde gerçekleştirilen itiraz, icra takibini durdurur. Borçlu itirazını takibi yürüten icra dairesine yapabileceği gibi, başka bir icra dairesine de sunabilir; bu takdirde başvurulan daire gerekli masrafı alarak evrakı derhal yetkili icra dairesine sevk eder. Süresinde itiraz edilmemesi hâlinde ise alacaklının talebiyle icra memuru takip işlemlerini alacağın tamamı yönünden sürdürür. Borcun yalnızca bir bölümüne itiraz eden borçlunun, itiraz ettiği kısmın yönünü ve tutarını açıkça belirtmesi şarttır; aksi takdirde borca hiç itiraz edilmemiş sayılır. Kısmi itiraz durumunda icra takibine borçlunun kabul ettiği miktar üzerinden devam olunur. Borçlu veya vekili, takip ve yargılama işlemlerine dayanak teşkil etmek üzere yurt içinde bir adresi itirazla birlikte icra dairesine bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yurt içinde yeni bir adres bildirmezse ve tebligat memuru yeni bir adres saptayamazsa, takip talebinde yazılı adrese tebligat yapılmış kabul edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
Takibe esas senedin altındaki imza inkâr ediliyorsa borçlu bunu itirazında açıkça ve ayrıca dile getirmek durumundadır; aksi takdirde imza icra takibi bakımından kabul edilmiş sayılır ve borçluya itiraz ettiğine ilişkin ücretsiz, harçsız bir belge verilir. Borçlunun imzayı reddetmesi durumunda alacaklı, imza karşılaştırmasına elverişli örneklerin getirtilmesini gecikmeksizin icra dairesinden talep edebilir. Para veya teminat borcuna ilişkin takiplerde yetki kuralları kıyasen uygulanır ve borcun dayanağı olan sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir. Yetki itirazının borca veya esasa yönelik itirazla birlikte sunulması emredici bir kuraldır; bu uyuşmazlık icra mahkemesi tarafından öncelikle ele alınarak kesin biçimde karara bağlanır. İtirazın yapıldığı hususu, alacaklının yatırdığı gider avansından karşılanmak üzere üç gün içerisinde bir muhtırayla alacaklı tarafa bildirilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip ve İlamlı İcrada İtiraz
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçluya borcu ve takip masraflarını on gün içinde icra dairesinin banka hesabına ödemesi ihtar edilir. Takibe konulan senet kambiyo senedi niteliğinde değilse borçlu beş gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunmalıdır. Bu takip yolunda imzaya itiraz kural olarak satıştan başka takip işlemlerini durdurmaz; ancak icra mahkemesi dilekçedeki açıklamalar ve sunulan deliller ışığında itirazı ciddi bulursa alacaklıya tebliğ etmeksizin evrak üzerinden takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. Yapılan incelemede inkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu belirlenir ve takip daha önce geçici olarak durdurulmuş bulunursa borçlu, senede dayanan alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu tutarında para cezasına mahkûm edilir. Borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması hâlinde tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir. Buna karşılık icra mahkemesi imzaya itirazı haklı bularak kabul ederse ve senedi takibe koyan alacaklının kötü niyeti veya ağır kusuru sabit olursa, alacaklı takip konusu meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
İlamlı icrada icra emrinin tebliği üzerine borçlu, borcun zamanaşımına uğradığı, ertelendiği veya ödendiği iddiasıyla yedi gün içinde dilekçeyle icra mahkemesine başvurabilir. Borcun ödendiği veya ertelendiği iddiası yetkili mercilerce resen tanzim edilmiş ya da usulüne uygun onaylanmış belgelerle yahut icra dairesinde, icra mahkemesinde veya mahkeme huzurunda ikrar edilmiş senetle belgelenirse icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğ edilmesinden sonraki evrede ortaya çıkan ödeme, erteleme veya zamanaşımı olgularına dayalı geri bırakma istekleri ise her zaman ileri sürülebilir; bunlardan ödeme veya erteleme iddialarının mutlaka noterlikçe resen düzenlenmiş veya tasdik edilmiş belgelere yahut icra tutanağına dayandırılması zorunludur.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
İtirazın İptali Davası ve Tazminat Rejimi
İtirazla karşılaşan alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde yetkili mahkemeye müracaat ederek alacağının mevcudiyetini genel usul hükümlerine göre kanıtlamak suretiyle itirazın iptali davası açabilir. Bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi durumunda alacaklının alacağını genel hükümler çerçevesinde dava etme hakkı saklı kalır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2012/6207 Esas, 2013/1074 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2021/5867 Esas, 2022/812 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, itirazın iptali davasında alacaklı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için geçerli bir icra takibinin varlığı, borçlunun süresinde itirazda bulunması, alacaklının dava açıp haklı çıkması ve alacağın likit nitelik taşıması aranır; borçlunun kötü niyetli olması veya alacağın belgeye bağlı bulunması zorunlu şart teşkil etmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin anılan kararı ile Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2016/7113 Esas, 2016/5865 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, alacağın tutarı belirli, sabit veya borçlu tarafından hesaplanabilecek unsurlara sahipse likit ve muayyen sayılır. Miktarı ancak yargılama ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebilen alacaklarda ise tazminat istemi reddedilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/5867, K. 2022/812Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/6207, K. 2013/1074Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2016/7113, K. 2016/5865Kaynağı aç
İtirazın iptali davası neticesinde borçlunun itirazının haksız olduğuna hükmedilirse borçlu aleyhine; takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu saptanan alacaklı aleyhine ise borçlunun istemiyle tazminata karar verilir. Mahkemece tarafların vaziyeti ve uyuşmazlığın şartları gözetilerek hüküm altına alınan ya da reddedilen tutarın yüzde yirmisinden az olmayacak ölçüde bir tazminat tayin edilir. Ancak itiraz eden borçlu veli, vasi veya mirasçı sıfatını taşıyorsa tazminata mahkûmiyet için kötü niyetin kanıtlanması aranır. Tazminat tutarının belirlenmesinde takip talebinde veya davada ileri sürülen istem esas alınır.
İtirazın Kaldırılması Usulü ve Takibin Kesinleşmesi Sonuçları
Alacaklının dayandığı belge; imzası ikrar edilmiş ya da noterlikçe onaylanmış borç ikrarı içeren bir senet veya yetkili mercilerin usulünce tanzim ettiği resmî evrak niteliğindeyse, itirazın tebliğ edildiği tarihten itibaren altı ay içerisinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilir. Bu hak düşürücü sürede başvuru yapılmadığı takdirde aynı alacak konusu için ilamsız takip yoluna yeniden başvurulamaz. Borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan hususlar dışında itiraz nedenlerini değiştiremez ve genişletemez. İtirazını kanıtlayan geçerli bir belge sunamayan borçlunun itirazı kaldırılır; buna karşılık itiraz kanunda sayılan nitelikte bir belgeye istinat ediyorsa kaldırma istemi reddedilir. Mirasçının murisin borcu için takip edilip terekenin borca batık olduğunu savunması hâlinde ilam ibrazı için mühlet verilir; bunun haricindeki iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 63Kaynağı aç
Borçlunun sunduğu belgedeki imza alacaklı tarafından inkâr edilir ve hâkim imzanın alacaklıya ait olduğu kanaatine varırsa itirazın kaldırılması talebini reddederek alacaklıyı belgedeki meblağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder; alacaklı genel mahkemede dava açarsa cezanın infazı ertelenir ve imzanın kendisine ait olmadığını ispatlarsa ceza kalkar. İtirazın kaldırılması isteminin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, reddi hâlinde alacaklı talep üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Tarafların genel mahkemelerde dava açması veya menfi tespit davası ikame etmesi hâlinde tazminatın tahsili dava neticesine kadar ertelenir ve dava lehine sonuçlanan taraf için daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar. İtirazın geçici kaldırılmasına karar verildiğinde ödeme emrindeki süre geçmişse alacaklının talebiyle borçlunun mallarına geçici haciz uygulanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 69Kaynağı aç
İtirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içerisinde borçlu, takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın görülebilmesi için dava konusu alacağın yüzde on beşinin ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo edilmesi ya da kabul edilecek değerde teminat mektubu veya kıymetli evrak sunulması şarttır; aksi takdirde dava reddedilir. Süresi içinde dava açılmaz veya reddedilirse itirazın kaldırılması kararı ve varsa geçici haciz kesinleşir. Borçtan kurtulma davasının reddine karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, teminat koşullarını yerine getirerek icra dairesinden mühlet isteyebilir. Davada haksız çıkan taraf dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.
İtirazın iptali veya kaldırılması yönünde karar verilen borçlu, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren üç gün içerisinde mal beyanında bulunmalıdır; beyanda bulunmayan borçlu istem üzerine icra mahkemesince üç ayı geçmemek üzere bir defaya mahsus hapisle tazyik edilir. Haciz isteme yetkisi ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; itiraz veya dava süreçleri bu hesaba dâhil edilmez. Takip kesinleştikten sonra borcun ödendiğini veya ertelendiğini noter onaylı ya da imzası kabul edilmiş bir belgeyle ispat eden borçlu, takibin iptalini veya ertelenmesini her zaman icra mahkemesinden talep edebilir. Borcun kesinleşmeden sonraki dönemde zamanaşımına uğradığı iddiasında da icra mahkemesinden takibin geri bırakılması istenebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 71Kaynağı aç
Menfi Tespit ve İstirdat Davaları
Borçlu, icra takibinden önce veya takip devam ederken borçlu bulunmadığını kanıtlamak amacıyla menfi tespit davası açabilir. Takip öncesi açılan davada mahkeme, talep doğrultusunda alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat gösterilmesi kaydıyla icra takibinin durdurulmasına ihtiyati tedbir yoluyla karar verebilir. Takipten sonra açılan menfi tespit davasında ise takibin durdurulmasına tedbir konulamaz; ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak üzere en az yüzde on beş teminat sunarak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Dava borçlu lehine sonuçlandığında takip derhal durur, kararın kesinleşmesiyle icra eski hâline iade edilir ve takibin haksız ve kötü niyetli olduğu saptanırsa alacaklı meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Davanın alacaklı lehine sonuçlanması durumunda tedbir kalkar ve alacaklının alacağını geç almaktan doğan zararı gösterilen teminattan karşılanır; takdir edilecek bu zarar yüzde yirmiden aşağı olamaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Takibe itiraz etmemiş veya itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir meblağı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan kimse, ödeme tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak istirdat davası açabilir. Menfi tespit ve istirdat davaları takibin yapıldığı icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde görülebileceği gibi davalının yerleşim yerinde de ikame edilebilir. Davacı istirdat davasında yalnızca paranın ödenmesinin gerekmediğini ispat etmekle yükümlüdür.
Kısmi itiraz yapıldığında icra takibi tamamen durur mu?
Hayır, borcun bir kısmına itiraz eden borçlu itiraz ettiği bölümün miktarını ve yönünü açıkça göstermek zorundadır; takip yalnızca itiraz edilen kısım için durur, kabul edilen kısım için takibe devam edilir.
İtirazın iptali davası açma süresi ne kadardır?
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açabilir; bu sürenin geçirilmesi durumunda alacağın genel hükümlere göre dava edilmesi hakkı saklı kalır.
Takip kesinleştikten sonra borcun ödendiği nasıl ileri sürülür?
Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra borcun ödendiğini noterden onaylı veya imzası ikrar edilmiş bir belgeyle ispatlayarak takibin iptalini her zaman icra mahkemesinden isteyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

