Hacizde İstihkak İddiası ve Kapsamı
İcra takibinde borçlu elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiğinde yahut üçüncü bir kişi o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia ettiğinde istihkak süreci başlar. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 96/1 uyarınca icra dairesi bu durumu haciz ve icra tutanaklarına geçirerek iki tarafa bildirir. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Borçlunun Elindeki Mallarda İstihkak Usulü ve İtiraz
İcra dairesi, istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmeleri için alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. İlgili tarafların bu süre içinde sessiz kalmaları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.
İstihkak iddiasının ileri sürülmesinde öğrenme anı belirleyicidir. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak iddia edenle birlikte oturan kimseler ya da bu kişilerin iş ortakları, iddianın yapıldığı veya davanın açıldığı tarihte malın haczini öğrenmiş sayılırlar.
İcra Mahkemesinin İncelemesi ve Takibin Ertelenmesi
İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu itiraz ederse icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi dosya üzerinde veya gerek görürse ilgilileri duruşmaya davet ederek yapacağı incelemeye göre takibin devamına veya ertelenmesine karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak amacıyla kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunursa icra mahkemesi takibin ertelenmesi talebini reddeder. İcra mahkemesinin takibin devamına dair verdiği karar ise kesindir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97Kaynağı aç
Takibin ertelenmesine karar verilirse, davanın haksız çıkması durumunda alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 2004 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde gösterilen teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir edilir. Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmak zorundadır; bu süre zarfında dava açılmazsa alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır.
İstihkak Talebinde Bulunma İmkanı Verilmeyen Üçüncü Kişilerin Hakları
Kendisine yasal prosedür çerçevesinde istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan üçüncü kişi, haczedilen mal hakkında veya satılıp parası alacaklıya ödenmemişse bedeli hakkında, haczi öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde dava açabilir. Bu sürede dava açılmazsa aynı takipte iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir. Bu davada davacının talebi üzerine icra hakimi takibin ertelenip ertelenmeyeceği hususunda acele karar vermek mecburiyetindedir ve bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir.
İstihkak davası sonuçlanmadan hacizli mal satılırsa, icra hakimi satış bedelinin yargılama bitene kadar ödenmemesi veya teminat karşılığı yahut durumun gereklerine göre teminatsız alacaklıya derhal verilmesi hususunda ayrıca karar verir.
Mülkiyet Karinesi ve İspat Yükü
Taşınır mallarda fiilî hâkimiyet mülkiyet karinesi doğurur. İcra ve İflas Kanunu'nun 97/a maddesi uyarınca menkul bir malı elinde bulunduran kişi malik kabul edilir; borçlu ile üçüncü kişinin malı beraber ellerinde tutmaları durumunda dahi mal borçlunun zilyetliğinde sayılır. Ortak yaşanılan mekânlardaki eşyalardan nitelikleri gereği kadın, erkek veya çocuklara özgülendiği açıkça anlaşılanlar ya da örf, adet, meslek ve uğraş gereği olanlar bu kişilere ait kabul edilir; söz konusu karinenin aksini ispatlama yükümlülüğü ise bunu öne sürene aittir.
İstihkak davacısı taşınır malı nasıl iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebepleri gösterip ispat etmekle yükümlüdür. Hacizli mal konusunda üçüncü kişi ile borçlunun iddiada birleşmeleri alacaklıyı bağlamaz ve üçüncü kişinin iddiasını ispatlaması gerekir; ancak borçlunun kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve borçlu ileride bu ikrarın aksini iddia edemez.
Haczedilen Malın Üçüncü Kişinin Elinde Bulunması
Haciz tatbik edilen eşya borçluda bulunmayıp mülkiyet yahut başka bir ayni hak öne süren üçüncü şahsın fiilî hâkimiyetindeyse ve bu şahıs yedieminliği üstlenirse mal muhafaza altına alınmaz. Bu halde icra memuru, üçüncü kişiyi davalı göstererek icra mahkemesinde dava ikame edebilmesi için alacaklıya yedi günlük yasal süre tanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 99Kaynağı aç
İcra müdürlüğünce tanınan yedi günlük mühlet zarfında alacaklı tarafından icra yargısına başvurulmadığı takdirde üçüncü şahsın mülkiyet veya hak iddiası kabul edilmiş addolunur. Alacaklının zamanında dava açması durumunda ise yargılama sonuçlanıncaya kadar hacizli malın satışı engellenir. Haciz işlemi üçüncü şahsın yokluğunda yapıldığında ve bu şahıs lehine istihkak iddiası öne sürüldüğünde de aynı prosedür tatbik edilir.
Karşılık Tasarrufun İptali Davası ve Eşin Hakları
İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı, 2004 sayılı Kanunun on birinci babı hükümlerine dayanarak ve geçici veya kesin aciz belgesi sunma zorunluluğu olmaksızın karşılık iptal davası açabilir. Dava ve karşılık davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestçe takdir eder.
Koca aleyhine yapılan hacizde kadın, kişisel malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun ilgili kuralına tabi olmaksızın bizzat takip edebilir.
Tazminat Sorumluluğu ve Kanun Yolu Başvurusu
İstihkak davasında takibin ertelenmesine karar verilip de dava reddedilirse, alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmedilir. Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı, icra dairesinden İcra ve İflas Kanunu m. 36 hükmüne göre mühlet isteyebilir.
İstihkak davası sabit olur ve istihkak iddiasına itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tespit edilirse, haczedilen malın değerinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur.
Hacizde istihkak iddiasında bulunma süresi ne kadardır?
Haczi öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirimde bulunmalıdır; bu süre içinde bildirim yapılmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkı kaybedilir.
Alacaklı istihkak iddiasına üç gün içinde itiraz etmezse ne olur?
İcra dairesince tanınan üç günlük mühlet içinde alacaklı veya borçlu tarafından itiraz bildirilmezse, sessiz kalınması halinde istihkak iddiası kabul edilmiş sayılır.
Takibin ertelenmesi kararı verilirse davacıdan hangi güvence istenir?
İcra mahkemesince takibin ertelenmesine karar verilmesi halinde, davanın haksız çıkması durumunda alacaklının muhtemel zararına karşılık 2004 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde gösterilen ve mevcut delillerin mahiyetine göre takdir edilecek teminat alınır.
Borçlu ile üçüncü kişinin iddiada birleşmesi alacaklıyı bağlar mı?
Hacizli mal konusunda üçüncü kişi ile borçlunun mülkiyet veya rehin iddiasında birleşmesi alacaklıyı bağlamaz; üçüncü kişinin iddiasını ispatlaması gerekir, ancak borçlunun kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve borçlu ileride bu ikrarın aksini ileri süremez.
Mal üçüncü kişinin elindeyken haczedilirse dava açma külfeti kime aittir?
Mal borçluda değil de hak iddia eden üçüncü kişinin fiilî hâkimiyetindeyse ve bu kişi yedieminliği üstlenirse eşya muhafazaya alınmaz; icra memuru alacaklıya bu üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde yedi gün içinde dava ikame etmesi için önel tanır.
İstihkak davasının reddi halinde hangi oranda tazminata hükmedilir?
İstihkak davası üzerine takibin ertelenmesine karar verilip de neticede dava reddedilirse, alacaklının alacağından bu dava sebebiyle tahsili geciken tutarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat tahsiline karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

