Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde borçlu, itirazını ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçeyle veya sözlü olarak icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m. 62). Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise itirazın mercii ve süresi farklıdır: bu yolda borçlu, borca veya yetkiye ilişkin itirazlarını beş gün içinde icra mahkemesine yöneltmek durumundadır (İİK m. 168). Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur; iki takip türünde uygulanan usuller, başvuru merciileri ve itirazın doğurduğu hukuki sonuçlar birbirinden ayrışmaktadır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 62Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 66Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Genel Haciz Yoluyla Takipte İtirazın Usulü
İtiraz dilekçeyle ya da sözlü olarak yapılabilir. İtirazın takibi yürüten icra dairesi dışında başka bir icra dairesine yapılması da mümkündür; bu durumda başvurulan daire gerekli masrafı itirazla birlikte alarak itirazı derhal yetkili icra dairesine göndermekle yükümlüdür. Masrafı almayan memurun şahsi sorumluluğu doğar (İİK m. 62).
Takibe itiraz edildiği, alacaklının yatırdığı avans hesabından karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir (İİK m. 62). Borçlu veya vekili, itirazla birlikte yurt içinde bir adres bildirmek zorundadır. Adresini değiştiren borçlu yeni adresini bildirmez ve tebliğ memuru da tespit edemezse, takip talebinde gösterilen adrese yapılacak tebligat borçlunun kendisine yapılmış sayılır (İİK m. 62). Borçluya, itiraz ettiğine dair bedava ve pulsuz bir belge verilir (İİK m. 62).
Borcun Tamamına veya Bir Kısmına İtiraz
Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Borçlunun yalnızca bir kısma itiraz etmesi hâlinde takip, kabul edilen miktar için sürer (İİK m. 66). Kısmi itirazda borçlunun itiraz ettiği miktarı ve konuyu açıkça belirtmesi zorunludur; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m. 62).
İmzaya İtiraz
Genel haciz yoluyla takipte borçlu, takibin dayandığı senetteki imzanın kendisine ait olmadığını düşünüyorsa bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmek zorundadır. Bu beyan yapılmazsa borçlu, icra takibi bakımından senetteki imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m. 62). İmza reddi üzerine alacaklı, icra dairesinden tatbika medar imzaların celp edilmesini isteyebilir (İİK m. 66).
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte imzaya itiraz farklı bir yola tabidir: borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa imza, bu takip yolu bakımından borçludan sadır sayılır (İİK m. 168/4). İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına çarptırılır. İmzaya itiraz eden borçlu, icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair karar getirmediği sürece cebrî icraya devam olunur (İİK m. 168/4).
Yetkiye İtiraz
Para veya teminat borcu için açılan icra takiplerinde hangi icra dairesinin yetkili olduğu, İcra ve İflas Kanunu'nun m. 50 hükmüne göre belirlenir; m. 50, yetki konusunda medeni usul hukukunun yetkiye ilişkin hükümlerini kıyas yoluyla uygulamaktadır. Bunun yanı sıra takibe esas sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de yetkilidir. Yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla birlikte yapılmak zorundadır; icra mahkemesi yetki meselesini önce inceleyerek kesin biçimde karara bağlar (İİK m. 50).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte yetki itirazı da beş gün içinde ve icra mahkemesine dilekçeyle yapılır; itirazda yetkisizlik gerekçeleri sebepleriyle birlikte açıkça belirtilmelidir. İcra mahkemesinden itirazın kabulüne dair karar getirilmediği takdirde cebrî icraya devam olunur (İİK m. 168/5).
Faize İtiraz
Faize itirazın ayrıntılı usulüne ve oran itirazının nasıl değerlendirileceğine dair özel bir düzenleme, mevcut hükümler kapsamında ayrıca ele alınmamaktadır. Borca kısmen itiraz eden borçlunun itiraz ettiği kısmın miktarını ve konusunu açıkça göstermesi zorunludur; aksi hâlde itiraz edilmemiş sayılır (İİK m. 62).
Kambiyo Senetlerine Özgü Takipte Borca İtiraz
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte icra memuru, senedin kambiyo senedi niteliğini ve vadesinin geldiğini tespit ettiğinde borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir (İİK m. 168). Borçlu; borçlu olmadığını, borcun itfa edildiğini, mehil verildiğini ya da alacağın zamanaşımına uğradığını beş gün içinde gerekçeleriyle birlikte icra mahkemesine dilekçeyle bildirmek zorundadır. İcra mahkemesinden itirazın kabulüne dair karar getirilmediği takdirde cebrî icraya devam olunur (İİK m. 168/5). Ayrıca senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı iddiası da beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluyla ileri sürülmelidir (İİK m. 168/3).
Süresinde İtiraz Edilememesi: Mazeret ve Geç İtiraz
Borçlu, kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse, paraya çevirme işlemi tamamlanıncaya kadar itiraz hakkını kullanabilir. Ancak bunun için engelin ortadan kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini kanıtlayan delillerle birlikte itiraz ve gerekçelerini bildirmek, ilgili harç ile masrafları ödemek zorunludur (İİK m. 65). Mazeretin incelenmesi aşamasında icra mahkemesi, gecikme sebebinin niteliğine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir (İİK m. 65).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 65Kaynağı aç
Mazeretin kabulü hâlinde icra takibi durur. Alacaklı, aynı celsede itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da isteyebilir; bu durumda tahkikata devam edilerek gerekli karar verilir (İİK m. 65). Mazeretin kabulünden önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa, kabulün tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde alacaklının itirazın kaldırılmasını talep etmesi ya da İİK m. 67'ye göre mahkemeye başvurması gerekir; bu süre içinde harekete geçilmezse haciz kalkar (İİK m. 65).
İtirazın İptali Davası ve İtirazın Kaldırılması
Alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu davada alacaklı, genel ispat kuralları çerçevesinde alacağının varlığını kanıtlamak durumundadır (İİK m. 67). Bir yıllık süreyi geçiren alacaklı, genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkını korur (İİK m. 67).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Takibin dayanağı, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilmiş borç ikrarını içeren bir senet ya da resmî daire ve yetkili makamların usulüne göre verdiği makbuz veya belge ise alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu altı aylık süre içinde başvurulmazsa aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m. 68). Borçlunun itirazını haklı kılacak hiçbir belge ibraz edememesi hâlinde icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir; itirazın bizzat m. 68'de sayılan senet, makbuz ya da belgeye dayandığı hâllerde ise talep reddolunur. Ret ve kabul kararı her hâlde somut koşullara bağlıdır (İİK m. 68).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Tazminat Sonuçları
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazı haksız bulunursa borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülen alacaklı ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m. 67). Tazminatın belirlenmesinde takip talebi veya davadaki talep esas alınır (İİK m. 67). Veli, vasi veya mirasçı sıfatıyla itiraz edilmişse borçlu hakkında tazminata hükmolunması, kötü niyetin ispat edilmesine bağlıdır (İİK m. 67).
İtirazın kaldırılması talebinde ise esasa ilişkin nedenlerle talebin kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde alacaklı, diğer tarafın istemi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m. 68). Bu tazminatın icrası; borçlunun menfi tespit veya istirdat davası açması ya da alacaklının genel mahkemede dava açması hâlinde o davanın sonucuna kadar ertelenir; dava lehine sonuçlanan taraf yararına daha önce hükmedilen tazminat kalkar (İİK m. 68). Bu tazminat, itirazın kaldırılması yoluna özgüdür ve itirazın iptali davasındaki tazminattan ayrı bir düzenlemeye tabidir.
Mal Beyanı Yükümlülüğü
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ödeme emri, borçluya yönelik çeşitli ihtarları kapsamak zorundadır. Buna göre itiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde borçlunun on gün içinde İİK m. 74'e göre mal beyanında bulunması gerektiği; bulunmazsa hapisle tazyik edileceği ödeme emrinde belirtilir. İtiraz edilip de reddedildiği takdirde ise borçlunun üç gün içinde İİK m. 75'e göre mal beyanında bulunması gerektiği; bulunmayan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan borçlunun ayrıca hapisle cezalandırılacağı da ödeme emrine yazılır (İİK m. 168/6).
Sık Sorulan Sorular
İcra takibine itiraz süresi ne kadardır?
Genel haciz yoluyla ilamsız icra takibinde itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür (İİK m. 62). Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise bu süre beş gündür (İİK m. 168). Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur; süresi dışında kalan itiraz genel haciz yolunda bu etkiyi doğurmaz (İİK m. 66).
İtiraz icra dairesine mi, icra mahkemesine mi yapılır?
Genel haciz yoluyla takipte itiraz, takibi yürüten icra dairesine yapılır; başka bir icra dairesine yapılan itiraz da geçerlidir; o daire masrafı alarak itirazı yetkili daireye iletir (İİK m. 62). Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ise borca, imzaya ve yetkiye itirazlar beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle yöneltilmelidir; imzaya itiraz İİK m. 168/4, borca ve yetkiye itiraz İİK m. 168/5 kapsamında ayrı ayrı düzenlenmiştir.
Borcun yalnızca bir kısmına itiraz edilebilir mi?
Evet. Borçlu, borcun yalnızca bir kısmına itiraz edebilir; ancak itiraz ettiği miktarı ve konuyu açıkça belirtmek zorundadır. Açıkça belirtilmeyen kısmi itiraz geçersiz sayılır. Kısmi itirazda takip, kabul edilen miktar için sürer (İİK m. 62, m. 66).
İmzaya itiraz nasıl yapılır?
Genel haciz yoluyla takipte borçlu, imza reddini itiraz dilekçesinde ayrıca ve açıkça belirtmelidir; belirtmezse imzayı kabul etmiş sayılır (İİK m. 62). Kambiyo senedine dayalı takipte ise beş gün içinde icra mahkemesine açık bir dilekçe vermek gerekir; bildirmezse imza borçludan sadır sayılır. Haksız imza inkârı hâlinde takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezası uygulanır (İİK m. 168/4).
Yetki itirazı nasıl ve ne zaman yapılmalıdır?
Genel haciz yoluyla takipte yetki itirazı, esas hakkındaki itirazla birlikte yapılmak zorundadır; icra mahkemesi yetki meselesini önce inceleyerek kesin biçimde karara bağlar (İİK m. 50). Kambiyo senetlerine özgü takipte de yetki itirazı beş gün içinde ve icra mahkemesine dilekçeyle yapılır; itiraz sebepleri dilekçede açıkça gösterilmelidir (İİK m. 168/5).
Süresinde itiraz edemeyen borçlunun seçeneği var mı?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte, kusursuz bir engel nedeniyle süresinde itiraz edilemediğini kanıtlayan borçlu, paraya çevirme işlemi tamamlanıncaya kadar itiraz edebilir. Bunun için engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde mazeretini gösteren delillerle birlikte itiraz ve gerekçelerinin bildirilmesi, ilgili harç ile masrafların ödenmesi zorunludur (İİK m. 65).
Alacaklı, itiraz üzerine ne yapabilir?
Alacaklının iki temel yolu vardır. İlki, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açmaktır (İİK m. 67). İkincisi, takibin dayanağı imzası ikrar veya noterlikçe tasdikli bir senet ya da yetkili makamın belgesi ise altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemektir; bu süre geçirilirse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m. 68). Bir yıllık süreyi geçiren alacaklı, genel hükümler çerçevesinde alacağını dava etme hakkını korur (İİK m. 67).
Haksız itiraz eden borçlu tazminat öder mi?
İtirazın iptali davasında itirazın haksız olduğuna karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre belirlenen, ret veya hükmolunan meblağın en az yüzde yirmi oranında tazminat ödemekle yükümlü tutulabilir. Veli, vasi veya mirasçı sıfatıyla itiraz edilen durumlarda tazminata hükmolunabilmesi kötü niyetin kanıtlanmasına bağlıdır (İİK m. 67).
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

