Fatura Alacaklarında İcra Takibi ve Yetkili İcra Dairesi
Fatura alacağına dayalı icra takipleri genel yetki kurallarına tabidir ve takip borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesinde başlatılabilir. Ayrıca 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 50/1 uyarınca para veya teminat borçlarında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır ve takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı yer icra dairesi de takibe yetkilidir. Taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunması durumunda sözleşmede belirlenen icra dairesinde de takip yapılabilir. İcra takibinde yetki itirazı, İcra ve İflas Kanunu m. 50/2-3 uyarınca esas hakkındaki itirazla birlikte ileri sürülür ve icra mahkemesince öncelikle incelenerek kesin karara bağlanır. İki icra mahkemesi arasında yetki uyuşmazlığı çıktığında usul kanunu hükümleri uygulanır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Fatura Düzenlenmesi ve Faturaya İtiraz Süresi
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasına göre, ticari işletmesi kapsamında mal satan, üreten, iş gören veya bir menfaat sağlayan tacirden karşı taraf, kendisine fatura verilmesini ve bedel ödenmişse bunun faturada gösterilmesini isteyebilir. Faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriğe itiraz etmemişse aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu içeriği kabul etmiş sayılır. Maddenin üçüncü fıkrası; telefon, telgraf, bir iletişim veya bilişim aracı, başka bir teknik araç ya da sözlü kurulan sözleşmelerdeki açıklamaları doğrulayan yazıyı alan kişinin, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz etmemesi hâlinde teyit yazısının sözleşmeye veya açıklamalara uygun sayılacağını düzenler.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 21Kaynağı aç
Akdi İlişkinin ve Mal Tesliminin Senetle İspatı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200. maddesinin birinci fıkrası, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı veya itfası için yapılan işlemlerde, işlemin yapıldığı andaki miktar ya da değer ikibinbeşyüz Türk Lirasını aşıyorsa ispatın senetle yapılmasını öngörür. Tutar veya değer sonradan ödeme ya da borçtan kurtulma sebebiyle bu eşiğin altına inse de senetsiz ispat yoluna gidilemez. Tanık ancak karşı taraf açıkça muvafakat ederse dinlenebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 200Kaynağı aç
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/4317 esas ve 2019/1085 karar sayılı ilamına konu olayda, faturaların konusunu oluşturan malların alıcıya teslim edildiği yazılı delille ortaya konulamamış; alacaklının kendi ticari defterlerinde karşı taraftan alacağının bulunmadığı da kayıtlı görülmüştür. Aynı olayda, alacaklının faturayı defterlerine ödenmiş olarak işlemesine rağmen takip başlatması kötü niyet olarak değerlendirilmiş ve asıl alacağın yüzde yirmisi oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi sonucu yer almıştır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2017/4317, K. 2019/1085Kaynağı aç
Kapalı Fatura Düzenlenmesi ve Ödeme Karinesi
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/17077 esas ve 2018/1738 karar sayılı ilamında ele alınan faturada imza alt kısımda bulunmasına rağmen kaşe olmadığı için belge kapalı fatura olarak nitelendirilmemiş ve bu nedenle alıcı lehine ödemeye dair bir karineden söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/17077, K. 2018/1738Kaynağı aç
Fatura Borcuna Karşılık Kambiyo Senedi Düzenlenmesi
Türk Borçlar Kanunu'nun 133. maddesi, var olan bir borcun yeni bir borç kurulmak suretiyle sona ermesini tarafların bu sonucu açıkça istemesine bağlar. Aynı madde, eldeki borç için kambiyo taahhüdü verilmesini, yeni bir alacak senedi düzenlenmesini veya yeni bir kefalet senedi verilmesini, yenileme iradesi ayrıca ve açıkça ortaya konmadıkça yenileme olarak kabul etmez. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/14978 esas ve 2018/1132 karar sayılı ilamında, borçlunun kambiyo senedi vermesi, taraflar yenilemeyi açıkça kararlaştırmadıkça borcun ödendiği anlamına gelmeyeceği; alacaklının, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hem temel ilişkiye hem kambiyo senedine dayanabileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/14978, K. 2018/1132Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 133Kaynağı aç
İtirazın Giderilmesi ve Dava Yolları
İcra ve İflas Kanunu'nun 68. maddesinin birinci fıkrası, takibin dayanağı imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe tasdik edilmiş bir borç ikrarını taşıyan senet ise ya da resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri içinde ve usulüne uygun verdikleri makbuz veya belge ise, alacaklıya itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteme imkânı tanır. Aynı fıkraya göre bu süre içinde itirazın kaldırılması istenmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz. Maddenin son fıkrası, itirazın kaldırılması isteminin esasa ilişkin sebeplerle kabulünde borçluyu, aynı sebeplerle reddinde ise alacaklıyı, karşı tarafın istemi üzerine yüzde yirmiden az olmayacak bir tazminata mahkûm eder.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
İtirazın iptali davasında takip sonrası yapılan ödemelerin tarihi uyuşmazlığın sonucunu etkiler. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/14978 Esas ve 2018/1132 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, takipten sonra dava tarihine kadar yapılan ödemeler yönünden dava açmakta hukuki yarar bulunmaz; davadan sonra yapılan ödemeler ise icra infaz aşamasında dikkate alınır.
Temerrüt Faizi ve Faiz Oranının Belirlenmesi
Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun m. 2/1 gereğince sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadıkça yasal orana göre temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Aynı kanunun 2/2 maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı yasal orandan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu avans oranı üzerinden istenebilir. Söz konusu avans faiz oranı 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günündeki orandan beş puan veya daha çok farklılık gösterirse yılın ikinci yarısında bu oran geçerli olur. Temerrüt faizi oranının sözleşmede kararlaştırılmadığı durumlarda akdi faiz miktarı öngörülen miktarın üstünde ise, 3095 sayılı Kanun m. 2/3 gereği temerrüt faizi akdi faiz miktarından az olamaz.
3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 2Kaynağı aç
Zamanaşımı Süreleri ve Zamanaşımının Kesilmesi
Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi, başka bir hüküm bulunmadıkça alacakların on yıllık zamanaşımına bağlı olduğunu belirtir. 147. madde, bazı alacaklarda süreyi beş yıla indirir. Beş yıllık süre; kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi dönemsel edimler, otel, motel, pansiyon ve tatil köyündeki konaklama bedelleri, lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri ile küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar için öngörülmüştür. Maddenin devamında, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya ortaklıkla olan alacakları ile müdür, temsilci ve denetçilerin ortaklık veya ortaklarla arasındaki alacaklar da sayılır. Vekâlet, komisyon, acentalık ve simsarlık alacakları ile kanunda belirtilen istisna saklı kalmak kaydıyla eser sözleşmesinden doğan bazı alacaklar da beş yıllık zamanaşımına tabidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 154 uyarınca borçlunun borcu ikrar etmesi, özellikle faiz ödemesi, kısmen ifada bulunması, rehin vermesi veya kefil göstermesi hâllerinde zamanaşımı kesilir. Alacaklının dava veya def'i yoluyla mahkemeye ya da hakeme başvurması, icra takibinde bulunması ya da iflas masasına müracaat etmesi durumunda da zamanaşımı kesintiye uğrar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 154Kaynağı aç
Faturaya süresinde itiraz edilmemesinin hukuki sonucu nedir?
Faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriğine itiraz etmezse Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Fatura alacağı için icra mahkemesinden itirazın kaldırılması istenebilir mi?
Fatura İcra ve İflas Kanunu m. 68 anlamında borç ikrarını içeren kesin nitelikli bir belge sayılmadığından, takibe itiraz edilmesi hâlinde alacaklının icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yoluna değil, genel mahkemede itirazın iptali davası yoluna başvurması gerekir.
Takip başlatıldıktan sonra yapılan ödemeler itirazın iptali davasında nasıl değerlendirilir?
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/14978 esas ve 2018/1132 karar sayılı ilamında, takip başladıktan sonra ve dava açılıncaya kadar gerçekleşen ödemeler bakımından alacaklının dava açmakta hukuki yararı görülmemiş; dava açıldıktan sonraki ödemelerin ise takip dosyasının infazı sırasında gözetileceği ifade edilmiştir.
Fatura borcuna karşılık kambiyo senedi verilmesi borcu sona erdirir mi?
Türk Borçlar Kanunu'nun 133. maddesi, eldeki bir borç için verilen kambiyo taahhüdünü, taraflar yenilemeyi açıkça istemedikçe yenileme kabul etmez. Ödeme sonucunun doğup doğmadığı ve temel ilişkiye başvurulup başvurulamayacağı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/14978 esas ve 2018/1132 karar sayılı ilamında ayrıca ele alınmış; açık bir yenileme anlaşması yoksa senedin verilmesinin borcu ödemiş saymayacağı, tahsilde tekerrür yaratılmamak şartıyla alacaklının temel ilişkiye de başvurabileceği belirtilmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

