İcra Hukukunda Süreler ve Yasal Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
İcra Hukukunda Süreler ve Yasal Başvuru Yolları

İcra takip hukukunda öngörülen kanuni süreler, takibin sürüncemede kalmasını önleyen ve tarafların hak arama özgürlüğünü belirli usul kurallarına bağlayan hak düşürücü niteliktedir. Genel haciz yoluyla yürütülen ilamsız icra takiplerinde borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren hem borca itiraz etmek hem de borcu ödemek için 7 günlük süre tanınır; borçlu süresi içinde itiraz etmezse takip kesinleşir. İcra emrinin borçluya tebliğiyle başlayan ilamlı icra takiplerinde ise borcun zamanaşımına uğradığı, imhal veya itfa edildiği yönündeki itirazların tebliğden itibaren 7 gün içinde bir dilekçeyle icra mahkemesine iletilmesi zorunludur. Ancak icra emrinin tebliğinden sonraki devrede gerçekleşen zamanaşımı, itfa veya imhale dayanan icranın geri bırakılması talepleri takibin her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkeme ilamlarının icraya konulmasında ise kural olarak ilamın kesinleşmesinden itibaren başlayan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır. Takibin kesinleşmesinden sonraki evrede borcun zamanaşımına uğraması halinde borçlu, ilamlı takiplerde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 33, ilamsız takiplerde ise m. 71 uyarınca icra mahkemesinden takibin devamını engelleyen icranın geri bırakılması kararını isteyebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – (Değişik: 18/2/1965-538/17 md.) İcra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re’sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır. İcra emrinin tebliğinden sonraki devrede tahakkuk etmiş itfa, imhal, veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri her zaman yapılabilir. Bunlardan itfa veya imhale dayanan istekler mutlaka noterlikçe re’sen yapılmış veya tasdik olunmuş belgelere veya icra zaptına istinat ettirilmelidir. İcra mahkemesi, geri bırakılma talebini reddettiği takdirde borçlu ancak istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde alacağı karşılıyacak nakit veya icra mahkemesince kabul edilecek taşınır rehin veya esham veya tahvilat veya taşınmaz rehni yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartiyle istinaf veya temyiz yoluna başvurabilir. Borçlunun yeter malı mahcuz ise veya borçlunun talebi üzerine istinaf veya temyiz yoluna başvuru süresi içinde yeter malı haczedilmişse bu fıkrada yazılı teminatı göstermeye lüzum yoktur.[20] Borçlu olmadığı parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun 72 nci madde mucibince istirdat davası açarak paranın geriye verilmesini istemek hakkı saklıdır. İlamın zamanaşımına uğradığı iddiası:

Ödeme Emrine İtiraz, Gecikmiş İtiraz ve Şikâyet Usulü

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda borçlunun borca veya imzaya karşı itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine bir dilekçeyle bildirmesi gerekir; bu takip türünde borcu ödeme süresi ise 10 gündür. Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle başlatılan tahliye talepli takiplerde borçluya ödeme emrinin tebliğinden itibaren itiraz için 7 gün, ödeme için ise konut kiralarında 30 gün mühlet tanınır.

Borçlunun kendi kusuru bulunmaksızın ortaya çıkan bir engel sebebiyle süresi içinde itiraz edemediği durumlarda, İcra ve İflas Kanunu m. 65 kapsamında paraya çevirme işlemi bitinceye kadar itiraz edilebilir. Gecikmiş itirazda borçlunun, engelin kalktığı günden itibaren 3 gün içinde mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini bildirmesi gerekir. Mazeretin icra mahkemesince kabulü halinde icra takibi durur. Borçlunun mallarına daha önce haciz konulmuşsa, mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliğinden itibaren alacaklı 7 gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 65Kaynağı aç
Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur. İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar. 5 – İtirazın hükmü:

İcra ve iflas dairelerinin yaptığı işlemlerin kanuna muhalif olması veya hadiseye uygun bulunmaması hallerinde ilgililer, kanunun çözümünü mahkemeye bıraktığı hususlar saklı kalmak kaydıyla, işlemin öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna gidebilirler. Buna karşılık, bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz yere sürüncemede bırakılması ile kamu düzenine aykırılık teşkil eden işlemlere karşı İcra ve İflas Kanunu m. 16/2 uyarınca herhangi bir süre sınırlamasına tabi olmaksızın her zaman icra mahkemesine şikâyet başvurusunda bulunulması mümkündür.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 16Kaynağı aç
Madde 16 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır. Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı her zaman şikayet olunabilir. Şikayet üzerine yapılacak muameleler:

İtirazın Hükümden Düşürülmesi ve İstihkak İddiası

Borçlunun itirazıyla duran takibi sürdürmek isteyen ve takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî daire veya yetkili makam belgesine dayanan alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren 6 ay içinde İcra ve İflas Kanunu m. 68 gereğince icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep edebilir. Bu sürede itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz. İtirazın kaldırılması yargılamasında ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz; murisinin borcu sebebiyle takip edilen borçlu terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse ilam getirmesi için kendisine uygun bir mühlet verilir. Talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Alacaklının genel hükümler dairesinde İcra ve İflas Kanunu m. 67 çerçevesinde mahkemeye başvurarak itirazın iptali davası açma süresi ise itirazın tebliğinden itibaren 1 yıldır; bu süreyi geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkı saklıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 67Kaynağı aç
Madde 67 – (Değişik: 18/2/1965-538/37 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.[27] İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır. b) İtirazın kesin olarak kaldırılması:[28]

Haczedilen malın kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişi veya borçlu, bu iddiasını haczin öğrenilmesinden itibaren 7 gün içinde ileri sürmelidir. İcra ve İflas Kanunu m. 97 uyarınca istihkak iddiasına karşı itiraz edilirse dosya icra mahkemesine verilir; takibin devamı veya taliki hakkındaki icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 gün içinde üçüncü şahıs icra mahkemesinde istihkak davası açmak zorundadır, aksi halde alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Kendisine istihkak talebinde bulunma imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs da hacze ıttıla tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinde dava açabilir; aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri süremez.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 18/2/1965-538/54 md.) İstihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi, dosya üzerinde veya lüzum görürse ilgilileri davet ederek mürafaa ile yapacağı inceleme neticesinde varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikıne karar verir. İstihkak davasının sırf satışı geri bırakmak gayesiyle kötüye kullanıldığını kabul etmek için ciddi sebepler bulunduğu takdirde icra mahkemesi takibin talikı talebini reddeder. Takibin talikıne karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına karşı davacıdan 36 ncı maddede gösterilen teminat alınır. Teminatın cins ve miktarı mevcut delillerin mahiyetine göre takdir olunur. (Değişik beşinci fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir. Üçüncü şahıs, icra mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinde istihkak davası açmaya mecburdur. Bu müddet zarfında dava edilmediği takdirde üçüncü şahıs alacaklıya karşı iddiasından vazgeçmiş sayılır. Kiralanan taşınmaz veya gemilerdeki hapis hakkına tabi eşya ile ilgili istihkak davaları Borçlar Kanununun 268 inci maddesinin 1 inci fıkrasında yazılı hükümlere uygun olmadıkça talik emri verilemez.[42] Dava esnasında 106 ncı maddedeki müddetler cereyan etmez. Yukardaki hükümler dairesinde kendisine istihkak talebinde bulunmak imkanı verilmemiş olan üçüncü şahıs, haczedilen şey hakkında veya satılıp da bedeli henüz alacaklıya verilmemişse bedeli hakkında, hacze ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde, icra mahkemesinde istihkak davası açabilir. Aksi takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Bu halde davacının talebi üzerine icra hakimi takibin talik edilip edilmemesi hakkında yukardaki hükümler dairesinde acele karar vermeye mecburdur. Bu karar diğer taraf dinlenmeksizin de verilebilir. İstihkak davası neticelenmeden mahcuz mal paraya çevrilmiş bulunursa icra hakimi işbu bedelin yargılama neticesine kadar ödenmemesi veya teminat karşılığında veya halin icabına göre teminatsız derhal alacaklıya verilmesi hususunda ayrıca karar verir. İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama usulüne göre bakılır. Mahcuz eşya ile ilgili olarak icra memuruna dermeyan edilen iddiada üçüncü şahıs ve borçlunun birleşmeleri alacaklıya müessir değildir. Üçüncü şahsın bu iddiasını ispat etmesi lazımdır. Ancak üçüncü şahsın mahcuz eşyanın kendisinin mülkü veya kendisine merhun olduğu hakkındaki iddiasının borçlu tarafından kabulü kendi aleyhine delil teşkil eder ve ileride bu ikrara aykırı hiçbir iddiada bulunamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/11 md.) İstihkak davası üzerine takibin talikine karar verilip de neticede dava reddolunursa alacaklının alacağından bu dava dolayısıyla istifası geciken miktarın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunur.[43] (Değişik ondördüncü fıkra: 2/3/2005-5311/9 md.) Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran istihkak davacısı icra dairesinden 36 ncı maddeye göre mühlet isteyebilir. İstihkak davası sabit olur ve birinci fıkra gereğince istihkak iddiasına karşı itiraz eden alacaklı veya borçlunun kötü niyeti tahakkuk ederse haczolunan malın değerinin yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere itiraz edenden tazminat alınmasına asıl dava ile birlikte hükmolunur. Koca aleyhine yapılmış bir hacizde karı şahsi malları üzerindeki haklarını Medeni Kanunun 160 ıncı maddesi hükmüne tabi olmaksızın kendisi takip edebilir. İstihkak davasına karşı haczi yaptıran alacaklı bu kanunun 11 inci babı hükümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların gösterecekleri bütün delilleri hakim serbestce takdir eder. İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara bağlanır. İstihkak davalarında mülkiyet karinesi:

Haciz İsteme ve Satış Talep Süreleri

Alacaklının takip konusu borç için haciz talep etme yetkisi, ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 1 yılın dolmasıyla düşer. Borçlunun takibe itiraz etmesi veya aleyhine dava açılması halinde, bu işlemlerin vuku bulduğu andan kesin hüküm tesis edilmesine kadar veya tarafların icra dairesinde taksitle ödeme sözleşmesi akdetmeleri durumunda sözleşmenin ihlaline kadar geçen süre 1 yıllık haciz isteme müddetinin hesabına katılmaz. Kanuni süresinde haciz talebinde bulunulmaması veya yapılan talebin geri alınmasından sonra süresi içinde yenilenmemesi halinde dosya işlemden kaldırılır. İşlemden kaldırılan dosyada alacaklının yeniden haciz isteyebilmesi, harcını yatırarak yapacağı yenileme talebinin borçluya usulünce tebliğ edilmesine bağlıdır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 78Kaynağı aç
Madde 78 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) (Değişik birinci fıkra:22/7/2020-7251/49 md.) Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı, haciz konmasını isteyebilir. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verir ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilir. Bu takdirde icra dairesi, tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlar. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir. (Değişik:6/6/1985-3222/9 md.) Haciz istemek hakkı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren bir sene geçmekle düşer. İtiraz veya dava halinde bunların vukuundan hükmün katileşmesine kadar veya alacaklıyla borçlunun icra dairesinde taksit sözleşmeleri yapmaları halinde taksit sözleşmesinin ihlaline kadar geçen zaman hesaba katılmaz. Alacaklı isterse, haciz talebinin vukuuna dair bir vesika verilir. Bu vesika hiç bir harç ve resme tabi değildir. Haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya muameleden kaldırılır. Yeniden haciz istemek, alacaklı tarafından vukubulan yenileme talebinin borçluya tebliğine mütevakkıftır. İlama müstenit olmayan takiplerde yenileme talebi üzerine yeniden harc alınır. Yenileme masraf ve harcları borçluya tahmil edilmez. 2 – Hacze başlama müddeti:

İcra ve İflas Kanunu m. 106 uyarınca borçlunun üçüncü şahıslardaki alacakları da dahil olmak üzere, haczedilen taşınır ve taşınmaz malların satışı haciz tarihinden itibaren 1 yıl içinde alacaklı veya borçlu tarafından istenebilir. Bir yıllık kanuni müddet içinde satış talep edilmesine rağmen elektronik artırma sonucunda satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz mallarda satış isteme süresi, satışı isteyen alacaklı yönünden ilk sürenin bittiği tarihten itibaren bir yıl daha uzar.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 106Kaynağı aç
Madde 106 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/9 md.) Alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Borçlunun üçüncü şahıslardaki alacağı da bu hükme tabidir. Bir yıllık süre içinde satışı istenip de artırma sonucu satışı gerçekleştirilemeyen mahcuz hakkındaki satış isteme süresi, satış isteyen alacaklı bakımından birinci fıkrada belirtilen sürenin sona ermesinden itibaren bir yıl daha uzar. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının peşin olarak yatırılması zorunludur. Sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından muhafaza, kıymet takdiri ve satış talebinin birlikte yapılması ve bunlara ilişkin giderlerin tamamının birlikte ve peşin olarak yatırılması zorunludur. Kıymet takdiri ve satış giderlerinin, sicile kayıtlı motorlu kara araçları bakımından ilaveten muhafaza giderinin tamamı, satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Yukarıdaki fıkralar uyarınca satış talebiyle birlikte peşin olarak yatırılan miktarın satış işlemleri sırasında yetersiz kaldığı anlaşılırsa icra müdürü tarafından satış isteyene on beş günlük süre verilir ve bu sürede eksik miktar tamamlanmazsa satış talebi vaki olmamış sayılır. Bu maddede belirtilen giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yürürlüğe konulan tarifede belirlenir. Talep hakkı:

Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamının icra veznesine peşin yatırılması zorunlu kılınmıştır; bu giderler Adalet Bakanlığınca her yıl yayımlanan tarifeyle belirlenir. Sicile kayıtlı motorlu kara araçlarında muhafaza, kıymet takdiri ve satış taleplerinin birlikte yapılması ve muhafaza avansı da dahil tüm masrafların peşin yatırılması emredilmiştir. Satış giderlerinin eksiksiz yatırılmaması durumunda talep gerçekleşmemiş sayılır. Peşin yatırılan avansın işlemler sırasında yetersiz kalması halinde icra müdürü eksikliğin tamamlanması için talep edene 15 günlük kesin süre verir; süresinde tamamlanmayan satış talepleri de kanun gereği vaki olmamış kabul edilir.

Haczedilen bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse İcra ve İflas Kanunu m. 110/1 uyarınca o mal üzerindeki haciz kalkar; hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Yasal sürede satış istemeyerek haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala yönelik haciz ve muhafaza masraflarından sorumlu olur. Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 2/7/2012-6352/22 md.) Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya (…)[44] talep geri alınıp da kanuni müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Hacizli malın satılması yönündeki talep bir defa geri alınabilir. Haczedilen resmi sicile kayıtlı malların, icra dairesiyle yapılacak yazışmalar sonucunda haczinin kalktığının tespit edilmesi hâlinde, sicili tutan idare tarafından haciz şerhi terkin edilir ve işlem ilgili icra dairesine bildirilir. Birinci fıkra gereğince haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı o mala yönelik olarak, haczin konulması ve muhafazası gibi tüm giderlerden sorumlu olur. Taksitle ödeme:

Paraya Çevirme ve Kıymet Takdirine İtiraz

Usulüne uygun ve geçerli bir satış talebinin varlığı halinde icra dairesi, taşınır malların satışını talepten itibaren en geç 2 ay içinde tamamlamakla yükümlüdür; yetişmemiş tarım mahsulleri borçlunun açık rızası bulunmadıkça satışa çıkarılamaz. Bununla birlikte borçlunun talebi üzerine alacaklı istemeden de satış yapılabileceği gibi, değeri süratle düşen veya muhafazası fahiş masrafa yol açan malların satılmasına İcra ve İflas Kanunu m. 113 gereğince icra memuru tarafından her zaman re'sen karar verilebilir. Ticari veya ekonomik bütünlük gösteren yahut topluca satıldığında daha yüksek gelir temin edeceği anlaşılan mal ve hakların satışı ise bir bütün halinde gerçekleştirilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 112Kaynağı aç
Madde 112 – Taşınır mallar satış talebinden nihayet iki ay içinde satılır.[47] Yetişmemiş mahsüller, borçlunun muvafakati olmadıkça satılamaz. Vaktinden evvel satış:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 113Kaynağı aç
Madde 113 – Alacaklı talep etmeden borçlunun talebiyle de satış yapılabilir. İcra memuru kıymeti süratle düşen veyahut muhafazası masraflı olan malların satılmasına her zaman karar verebilir. Artırma hazırlık tedbirleri:[48]
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 128Kaynağı aç
Madde 128 – İcra memuru satışa başlamazdan evvel taşınmaz üzerindeki tapu sicilline mukayyet veya resmi senede müstenit olan mükellefiyetlerin hepsinin bir listesini yapar ve bu listeyi haczedenlerle borçluya tebliğ eder ve itirazlarını bildirmeleri için üç gün mühlet verir. 96 ve 97 nci maddeler hükümleri burada da caridir. (Değişik: 9/11/1988-3494/19 md.) İcra dairesi taşınmazın kıymetini takdir ettirir, taşınmazın kıymetinin takdirinde, taşınmaz üzerindeki mükellefiyetlerin kıymete olan etkisi de nazara alınır. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/33 md.) Taşınmazın önceden takdir edilen kıymetini etkileyen mükellefiyetlerin ortaya çıkması hâlinde, icra dairesi satışa esas olmak üzere taşınmazın kıymetini yeniden takdir ettirir. Kıymet takdirine ilişkin rapor borçluya, haciz koydurmuş alacaklılara ve diğer ipotekli alacaklılara tebligatın yapıldığı icra dosyasındaki, ayrıca bildirilmiş bulunması hali müstesna olmak üzere, tapudaki mevcut adresleri esas alınmak sureti ile tebliğ edilir. (Mülga son cümle: 17/7/2003-4949/103 md.) (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/2 md.) İcra dairesi, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, satışı istenen taşınmaz için kıymet takdirini, aynı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara yaptırır. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/33 md.) Satışa çıkarılan taşınmazda eklenti niteliğinde teşvikli mal varsa icra müdürlüğü bu malların kıymetini ayrıca takdir ettirir. Satıştan önce ilgili kurumlardan bu mallar üzerindeki vergi, resim, harç gibi yükümlülükler sorulur. Satış isteyen alacaklının talebi üzerine bu mallar satış dışında tutulabileceği gibi, üzerlerindeki vergi, resim, harç gibi malın aynından kaynaklanan kamu alacakları dikkate alınarak 129 uncu madde hükümlerine göre taşınmazla birlikte ihale de edilebilir. (Ek fıkra: 28/2/2018-7101/1 md.) Ticari ve ekonomik bütünlük arz eden ya da bir bütün hâlinde satıldığı takdirde daha yüksek gelir elde edileceği anlaşılan mal ve haklar bir bütün olarak paraya çevrilir. Kıymet takdirine ilişkin şikâyet:

Taşınmaz satışına geçilmeden evvel icra memuru tapu sicilindeki şerh ve tesciller ile resmi senetleri inceleyerek bir mükellefiyetler listesi hazırlar; bu listeyi borçluya ve haciz koyduran alacaklılara tebliğ ederek itirazlarını bildirmeleri için 3 günlük mühlet verir. İcra dairesince düzenlenen taşınmaz kıymet takdiri raporu borçluya, haciz koyduran alacaklılara ve ipotek sahiplerine tebliğ edilir. Taraflar, raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurarak raporun feshini veya yeniden kıymet takdirini isteyebilirler. Kıymet takdirinin kesinleşmesinden itibaren 2 yıl geçmedikçe kural olarak aynı taşınmaz için yeniden kıymet takdiri istenemez.

İhale Süreci, Bedelin Ödenmesi ve İhalenin Feshi

Artırmada malı satın alan ihale alıcısı, aleyhe ihalenin feshi talebinde bulunulmuş olsa dahi, İcra ve İflas Kanunu m. 130 uyarınca artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren 7 gün içinde satış bedelini icra veznesine nakden ödemek zorundadır. Taşınmaz ihalelerinde mülkiyet ihale anında alıcıya intikal eder; ihalenin kesinleşmesine kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesince tayin edilir. Ancak ihale kesinleşmedikçe ve satılan mal alıcıya fiilen teslim edilmedikçe veya teslime hazır hale getirilmedikçe ihale bedeli dosyada haciz koyduran alacaklılara paylaştırılamaz; malın teslim edilememesi durumunda icra müdürü ihaleyi iptal ederek bedeli alıcıya iade eder. Tapu idaresine tescil yazısı ise fesih şikâyeti süresinin geçmesi veya açılan davanın kesin biçimde neticelenmesi üzerine gönderilir. Fesih şikâyeti sürecinde veznede bulunan ihale bedeli bankalarda nemalandırılır ve hükmün kesinleşmesiyle hak sahiplerine nemasıyla birlikte tevzi edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 130Kaynağı aç
Madde 130 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:24/11/2021-7343/24 md.) İhale alıcısı, ihalenin feshi talep edilmiş olsa dahi artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren yedi gün içinde satış bedelini nakden ödemek zorundadır. Ödeme müddeti içinde taşınmazın idaresi:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.) İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir. (Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.[54] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir.[55] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir. (Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez.[56] İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. (Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:

İhalenin feshini yalnız satış talep eden alacaklı, borçlu, mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler isteyebilir. Bu ilgililer yurt içinde bir adres bildirmek koşuluyla ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihalenin feshini isteyebilirler. Kanunda belirtilen kişiler dışındakilerin talepleri mahkemece dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir; ilgililerin ihale anına kadarki muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya yahut ihalede fesada sonradan vakıf olunmuşsa şikâyet müddeti ıttıla tarihinden başlar; ancak bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez. İhalenin feshini şikâyet yolu ile talep eden ilgili, vuku bulan yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispat etmekle mükelleftir.

Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri haricinde kalan kişilerin ihalenin feshini talep etmesi halinde, doğabilecek zararlara karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat yatırılması zorunludur. Teminatın veya harcın hiç yatırılmaması veya eksik yatırılması durumunda mahkeme tebliğ edeceği muhtırayla iki haftalık kesin süre tanır; bu sürede eksiklik giderilmezse başvuru derhal reddedilir. Talebin reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde ilgililerce genel hükümlere göre tazminat davası açılmazsa, mahkemece hükmedilen para cezası tahsil dairesine bildirilir. İcra mahkemesi fesih başvurusu üzerine talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma açar; ancak usulden ret gerektiren durumlarda duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden de karar verilebilir. Fesih başvurusunun görevsiz veya yetkisiz mahkemeye yapılması halinde evrak üzerinde yapılacak incelemeyle en geç 10 gün içinde kesin görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilerek dosya resen görevli ve yetkili icra mahkemesine gönderilir.

İcranın Geri Bırakılması ve Kanun Yolu Başvuruları

İcra mahkemesinin esasa veya usule dair nihai kararlarına karşı istinaf ve temyiz kanun yoluna başvuru süresi, kararın ilgilisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır. Kanun yoluna başvurulmuş olması kural olarak satıştan başka hiçbir icra takip işlemini kendiliğinden durdurmaz. Kıymet takdirine ilişkin şikâyetler, satışın durdurulması, satış ilanının iptali, yediemin ücreti, muhafaza şekli ve İcra ve İflas Kanunu m. 36 uyarınca verilen icranın geri bırakılması kararları aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulamaz.

İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu hükmolunan para veya eşyayı karşılayacak muteber bir teminat yatırdığı veya yeterli malı haczedilmiş bulunduğu takdirde takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden icranın geri bırakılması kararı getirebilmek için icra müdüründen uygun bir mehil alabilir. Borçlunun Devlet olması veya adli yardımdan yararlanması hallerinde teminat gösterme şartı aranmaz. Nafaka alacaklarına ilişkin ilamlarda borçluya icranın geri bırakılması için hiçbir surette mehil verilemez. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi kararına karşı temyiz yolunun açık bulunduğu hallerde, temyiz kanun yoluna başvuru süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının koruyucu etkisi kesintisiz devam eder.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – (Değişik: 2/3/2005 – 5311/5 md.) İlâma karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyanın resmî bir mercie depo edildiğini ispat eder yahut hükmolunan para veya eşya kıymetinde icra mahkemesi tarafından kabul edilecek taşınır rehni veya esham veya tahvilât veya taşınmaz rehni veya muteber banka kefaleti gösterirse veya borçlunun hükmolunan para ve eşyayı karşılayacak malı mahcuz ise icranın geri bırakılması için takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden karar alınmak üzere icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir. Bu süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılabilir.[22] Borçlu, Devlet veya adlî yardımdan yararlanan bir kimse ise teminat gösterme zorunluluğu yoktur. (Değişik üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/5 md.) Ücreti ilgililer tarafından verilirse icra mahkemesince icranın geri bırakılması hakkındaki karar, hükmü veren mahkemeye ve icra dairesine en uygun vasıtalarla bildirilir. Nafaka hükümlerinde böyle bir süre verilemez. Bölge adliye mahkemesince başvurunun haklı görülmesi hâlinde teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir. Yargıtayca hükmün bozulması hâlinde borçlunun başvurusu üzerine, bozmanın mahiyetine göre teminatın geri verilip verilmeyeceğine bozma sonrası esası inceleyecek mahkemece kesin olarak karar verilir.[23] Bölge adliye mahkemesince başvurunun kesin olarak esastan reddine karar verilmesi veya Yargıtayca hükmün onanması hâlinde alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmaksızın teminata konu olan para alacaklıya ödenir. Mal ve haklar ise, malın türüne göre icra dairesince paraya çevrilir. (Ek cümle:24/11/2021-7343/5 md.) Bölge adliye mahkemesinin başvurunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yolunun açık olması hâlinde, temyiz yoluna başvurma süresinin dolmasına kadar icranın geri bırakılması kararının etkisi devam eder. İlâm alacaklısının teminat üzerinde rüçhan hakkı vardır.[24] Haciz veya iflas istemek yetkisi:

Sürelerin Hesaplanması, Mukavele Yasağı ve Adli Tatil

İcra hukukunda gün olarak tayin edilmiş sürelerde tebliğin veya takip işleminin yapıldığı gün hesaba katılmaz; yasal süre bu günü izleyen ertesi gün işlemeye başlar. Hafta olarak öngörülen kanuni süreler ise başladığı güne son hafta içinde karşılık gelen günde sona erer. Sürenin son gününün resmî tatile denk gelmesi halinde kanuni mühlet kendiliğinden tatili izleyen ilk iş gününün mesai saati bitimine kadar uzar. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi bünyesindeki Avukat Portalı veya Vatandaş Portalı üzerinden gerçekleştirilen elektronik itiraz, şikâyet ve başvuru işlemlerinde ise süre son günün saat 23:59'una kadar devam eder.

Kanunun açıkça belirlediği icra ve iflas sürelerini değiştirmeye veya bertaraf etmeye yönelik taraflar arasında akdedilen tüm sözleşmeler hükümsüzdür. Bununla birlikte, bir sürenin dolmasından yararlanma hakkı doğmuş olan borçlu, üçüncü kişilerin haklarını haleldar etmemek kaydıyla bu yasal kazanımdan feragat edebilir. İcra ve iflas daireleri ile icra mahkemeleri nezdinde adli tatil hükümleri uygulanmaz; 20 Temmuz ile 31 Ağustos arasına denk gelen dönemde haciz, muhafaza, takdir ve satış işlemleri kesintisiz yürütülür; itiraz, şikâyet, istinaf ve temyiz süreleri işlemeye devam eder.

Genel haciz yolu ile kambiyo senetlerine özgü takipte itiraz süreleri ne kadardır?

Genel haciz yoluyla ilamsız takiplerde borçlu ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolunda ise borca veya imzaya yönelik itirazların ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde bir dilekçeyle icra mahkemesine yapılması gerekir.

Gecikmiş itiraz başvurusunun kabul edilmesi icra takibini ve konulan hacizleri nasıl etkiler?

İcra mahkemesince gecikmiş itiraz mazeretinin kabul edilmesi halinde icra takibi durur. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı 7 gün içinde itirazın kaldırılmasını istemez veya 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar.

Haczedilen mal için 1 yıl içinde satış istenmezse hangi hukuki sonuç doğar?

Haciz tarihinden itibaren 1 yıl içinde satış talep edilmez veya geri alınan talep bu sürede yenilenmezse mahcuz mal üzerindeki haciz kalkar. Haczin kalkmasına sebebiyet veren alacaklı, o mala ilişkin yapılmış tüm haciz ve muhafaza masraflarından bizzat sorumlu tutulur.

İhalenin feshi davası açılmış olması ihale alıcısının satış bedelini ödeme borcunu durdurur mu?

İhalenin feshi talep edilmiş olsa dahi ihale alıcısı satış bedelini artırma sonuç tutanağının ilanından itibaren 7 gün içinde nakden ödemek zorundadır. Ancak ihale kesinleşmedikçe ve mal alıcıya teslim edilmedikçe bedel alacaklılara ödenmez ve veznede bankada nemalandırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu