Tasfiye Memurlarının Atanması ve Temsil Yetkisinin Kapsamı
Tasfiye memurları, tasfiye sürecine giren şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek, malvarlığını yönetmek ve tüzel kişiliği bu amaçla temsil etmek üzere görevlendirilen kanuni temsilcilerdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 536/1 uyarınca, esas sözleşmede veya genel kurul kararında ayrıca bir tasfiye memuru atanmadığı takdirde tasfiye yönetim kurulu tarafından yerine getirilir. Tasfiye memurları pay sahipleri arasından belirlenebileceği gibi üçüncü kişilerden de seçilebilir. Şirketin feshine mahkemenin karar verdiği hâllerde tasfiye memuru mahkemece atanır. Şirketi temsile yetkili tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması kanuni zorunluluktur. Tasfiye işlerinin yönetim kurulunca yürütüldüğü durumlar da dâhil olmak üzere tasfiye memurları yönetim kurulu tarafından ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Tasfiye ile görevlendirilen kişiler, esas sözleşmede veya atama kararında aksi öngörülmedikçe olağan bir ücrete hak kazanırlar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 536Kaynağı aç
Tasfiye memurları kural olarak kanunun kendilerine tanıdığı yetkileri bizzat kullanır ve bu yetkileri üçüncü kişilere devredemezler. Bununla birlikte, Türk Ticaret Kanunu m. 539/1 uyarınca belirli bir işin yerine getirilmesi veya bazı işlemlerin yapılabilmesi amacıyla, birden çok tasfiye memuru bulunması hâlinde memurlardan biri diğerine ya da üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir. Tasfiye memurları şirketi tasfiyeyle ilgili konularda mahkemelerde ve dış ilişkilerde temsil eder; şirket adına avukat atayabilir, sulh olabilir ve tahkim yoluna gidebilirler. Tasfiye memurları tüm bu görevleri ifa ederken tedbirli bir yönetici gibi hareket etmekle yükümlüdür.
Tasfiyenin Başlangıcında Malvarlığının Tespiti ve Defterlerin Korunması
Tasfiye memurları göreve başlar başlamaz şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu incelerler. Türk Ticaret Kanunu m. 540/1 gereğince, şirket mallarına değer biçmek için gerekirse uzmanlara başvurarak malvarlığına ve finansal duruma ilişkin bir envanter ile bilanço düzenler ve genel kurulun onayına sunarlar. Envanter ve bilançonun genel kurulca onaylanmasının ardından tasfiye memurları şirketin envanterde yer alan bütün malları ile defter ve belgelerine el koyarlar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 540Kaynağı aç
Alacaklıların Çağrılması ve Şirket Borçlarının Güvenceye Alınması
Şirket alacaklılarının haklarının korunması tasfiye sürecinde özel bir öneme sahiptir. Türk Ticaret Kanunu m. 541 uyarınca tasfiye memurları, şirket defterlerinden veya ilgili belgelerden alacaklı oldukları anlaşılan ve yerleşim yerleri bilinen kişilere taahhütlü mektupla bildirim yapar. Diğer alacaklılar için ise Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla yapılacak üç ilanla şirketin sona erdiği bildirilir ve alacaklarını istemeye davet edilirler.
Alacaklı oldukları bilinen kişilerin çağrıya rağmen bildirimde bulunmaması hâlinde alacak tutarları Bakanlıkça belirlenecek bir bankaya depo edilir. Şirketin henüz muaccel olmayan ve hakkında uyuşmazlık bulunan borçları yeterli güvenceyle teminat altına alınmadıkça ya da pay sahipleri arasındaki paylaştırma bu borçların ödenmesi şartına bağlanmadıkça, borcu karşılayacak tutarda para tasfiye memurlarınca notere depo ettirilir. Vadesi gelmemiş şirket borçları ise Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan oran üzerinden iskonto edilerek derhâl ödenir.
Aktiflerin Paraya Çevrilmesi ve Tasfiye İşlemlerinin Yürütülmesi
Tasfiye memurları günlük işlere devam etmek ve başlanmış işleri sona erdirmekle yükümlüdür; tasfiyenin gerektirmediği yeni işlemler yapamazlar. Şirketin ödenmemiş pay bedelleri tahsil edilir ve aktifler paraya çevrilir. Aktifleri teker teker veya gruplar hâlinde satma yetkisi tasfiye memurlarına ait olup genel kurulda aksi kararlaştırılmadıkça aktifler pazarlık usulüyle satılabilir.
Şirketin borçlarının malvarlığından fazla olması hâlinde tasfiye memurları durumu derhâl mahkemeye bildirir; mahkemece iflas kararı verilirse tasfiye iflas hükümlerine göre yürütülür. Tasfiyenin bir yıl içinde bitirilememesi hâlinde tasfiye memurları tasfiyenin uzun sürmesi sebebiyle her yıl sonu tasfiyeye ilişkin finansal tabloları hazırlar. Tasfiye sonunda ise kesin bilanço düzenlenerek genel kurula sunulur ve yöneltilen sorular cevaplandırılır. Tasfiye memurları ayrıca vergi dairesine, bankalara ve resmi makamlara bildirimde bulunmak ve tasfiye beyannamesi vermekle yükümlüdür.
Tasfiye Bakiyesinin Dağıtılması ve Sicil Terkini
Şirket borçlarının ifasından sonra kalan tasfiye payının pay sahiplerine dağıtılabilmesi için alacaklıların üçüncü defa çağrılmasından itibaren kural olarak bir yıl geçmiş olması gerekir. Bununla birlikte, alacaklılar yönünden bir tehlike mevcut olmadığı takdirde mahkemeden bir yıllık süre dolmadan dağıtım yapılmasına izin verilmesi talep edilebilir. Tasfiye bakiyesi esas kural olarak para şeklinde pay sahiplerine dağıtılır; ancak şirket esas sözleşmesinde paylaştırmanın aynen iade yoluyla yapılması öngörülmüş olabilir.
Tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması üzerine tasfiye memurları şirket unvanının sicilden silinmesi için ticaret sicili müdürlüğüne başvurur. Şirketin ticari defterleri ve tasfiye işlemlerine ilişkin belgeleri ise Türk Ticaret Kanunu m. 82 ve m. 544 uyarınca genel kurul kararıyla on yıl süreyle Sulh Hukuk Mahkemesinde saklatılır.
Tasfiye Memurlarının Hukuki Sorumluluğu ve Zamanaşımı
Tasfiye memurlarının görevlerini yerine getirirken tabi oldukları hukuki sorumluluk kusur esasına dayanır. Türk Ticaret Kanunu m. 553 çerçevesinde gerekli özen ve gözetim yükümlülüğünü ihlal eden memurların kusurlu davrandığını ispat yükü davacı taraftadır. Tasfiye memurlarının müteselsil sorumluluğu kural olarak birlikte yönetim ve temsilin söz konusu olduğu durumlar için geçerlidir. Şayet genel kurul kararıyla görev dağılımı yapılmış ve memurlara münferiden işlem yapma yetkisi tanınmışsa, her tasfiye memuru yalnızca kendi eylem ve işlemlerinden şahsen sorumlu olur.
Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görev veya yetkiyi kanuna dayanarak devreden organ ve kişiler, yetkiyi devralanların seçiminde makul özen göstermediklerinin ispatlanması haricinde, devralan kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu tutulamazlar. Ayrıca hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar ya da yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz ve bu durum gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek ortadan kaldırılamaz. Tasfiye memurlarına karşı açılacak tazminat davaları, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlükarda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. Zarara yol açan fiil Türk Ceza Kanunu uyarınca suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzun ise tazminat davası da bu ceza zamanaşımı süresine tabi olur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 553Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesince onanan bir kararda (E. 2022/4886, K. 2022/5433), tasfiyesi tamamlanan ve sicilden terkin edilen şirketin aktif malvarlığı ya da aleyhine dava ve takip bulunmadığı hâllerde, tasfiyenin usule aykırı yapıldığı iddiasının ek tasfiye veya ihya davasının değil, tasfiye memurlarının hukuki sorumluluğuna dayalı tazminat davasının konusunu oluşturabileceği belirtilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin onadığı diğer bir kararda ise (E. 2019/3843, K. 2020/2299), mahkemece tasfiye işlemlerini yürütmek üzere atanan tasfiye memurunun işlemler sonuçlanmamış olsa bile istifa tarihine kadar görev ve sorumluluğunun sürdüğü, şirketin malvarlığının bulunmamasının memurun olağan ücrete hak kazanmasına engel teşkil etmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/4886, K. 2022/5433Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/3843, K. 2020/2299Kaynağı aç
Tasfiye memurları yetkilerini başkasına devredebilir mi?
Tasfiye memurları kanunla kendilerine tanınan yetkileri kural olarak bizzat kullanır ve devredemez; ancak birden çok tasfiye memuru bulunması hâlinde belirli bir iş veya işlem için memurlardan biri diğerine ya da üçüncü bir kişiye temsil yetkisi verebilir.
Tasfiye payı bir yıllık süre dolmadan dağıtılabilir mi?
Tasfiye bakiyesi kural olarak alacaklıların üçüncü defa çağrılmasından itibaren bir yıl geçtikten sonra dağıtılabilir; ancak şirket alacaklıları için bir tehlike bulunmadığı takdirde mahkeme izni alınarak bu bir yıllık süre dolmadan da dağıtım yapılabilir.
Tasfiye memurlarına karşı sorumluluk davası hangi sürede açılmalıdır?
Tasfiye memurlarının kusurlu fiillerinden kaynaklanan tazminat davaları, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki yıl ve her hâlükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren beş yıl içinde açılmalıdır; eylemin suç teşkil etmesi hâlinde ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

