Tavzih; yeterince açık olmayan, icrasında tereddüt ya da kuşku uyandıran veya birbirine aykırı fıkralar içeren bir hükmün, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her birinin talebiyle açıklanması ya da bu tereddüt ile aykırılığın giderilmesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi tavzihin hangi koşullarda istenebileceğini ve hangi sınırlar içinde kalması gerektiğini düzenlemiştir. Tavzih bir kanun yolu değildir; hükmü denetleme ya da değiştirme işlevi görmez, yalnızca mevcut hükmün gerçek anlamını ortaya çıkarır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
Tavzihin Üç Koşulu
HMK m. 305/1 uyarınca tavzih yalnızca belirli ve sınırlı hallerde istenebilir: hükmün yeterince açık olmaması, hükmün icrasında tereddüt uyandırması veya hükmün birbirine aykırı fıkralar içermesi. Bu üç halin dışında taraflar tavzih talebinde bulunamaz.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2014/10702, K. 2015/5596Kaynağı aç
Tavzihin Sınırları: Hüküm Değiştirilemez
HMK m. 305/2, tavzihin amaç ve kapsamını kesin biçimde belirler: hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve taraflara yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Tavzih mevcut hükmün gerçek anlamını açığa çıkarır; hükme yeni bir unsur eklemek ya da hükümde unutulan bir talep hakkında karar vermek için kullanılamaz. Hâkim, hüküm verirken unuttuğu vekâlet ücreti veya faiz hakkında da tavzih yoluyla karar verip bunu hükmüne dâhil edemez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/30944, K. 2015/35466Kaynağı aç
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/2863, K. 2018/1714Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/27887, K. 2018/5083 sayılı kararında kıdem tazminatını artırmak amacıyla verilen tavzih kararının HMK m. 305/2'ye aykırı olduğunu saptayarak bozma kararı vermiştir. Aynı daire, E. 2012/32892, K. 2014/27616 sayılı kararında da vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tavzih yoluyla değiştirilmesini hatalı bulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/27887, K. 2018/5083Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/32892, K. 2014/27616Kaynağı aç
Bu sınır, tavzihin tashihle karıştırılmaması gerektiği anlamına da gelir. Tashih, hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların düzeltilmesine ilişkin bir yol olup HMK m. 304 kapsamında ele alınır. Sorunun niteliğine göre hangi yolun seçileceği belirlenir; açık bir hata varsa tavzih değil tashih yolu uygulanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 304Kaynağı aç
Tavzihin Yalnızca Hüküm Fıkrasıyla Sınırlı Olması
Tavzih kural olarak yalnızca hüküm fıkrası hakkında yapılabilir; hükmün gerekçesinin açıklanması amacıyla tavzih yoluna başvurulamaz. Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih kapsamında değerlendirilemez; bu çelişkinin giderilmesi için kanun yoluna başvurulması gerekmektedir.
Hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişkinin tavzihle giderilip giderilemeyeceği konusunda ise Yargıtay kararları arasında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir kesim bu çelişkinin tavzih kapsamında ele alınabileceği görüşündeyken, genel kural hükmün gerekçesine ilişkin meselelerde tavzih yoluna başvurulamayacağı yönündedir. İki kategori — kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki ile hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişki — birbirinden farklı olup somut olayın koşullarına göre dikkatle değerlendirilmesi gereken bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır.
Tavzih Talebinde Bulunabilecekler ve Süre
Tavzih yalnızca taraflarca istenebilir. Mahkeme kendiliğinden tavzih yapamaz; davanın tarafı olmayan kişi ve kurumların da tavzih talep etme hakkı yoktur. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/13851, K. 2017/2592 sayılı kararında davanın taraflarınca yapılmış bir tavzih talebi bulunmadığında hâkimin hükmü kendiliğinden tavzih etmesinin olanaksız olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/13851, K. 2017/2592Kaynağı aç
Tavzih talebi süre bakımından hükmün icrası tamamlanıncaya kadar ileri sürülebilir; hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Kesinleşmemiş kararlar hakkında da hükmün icrasına kadar tavzih istenebilir. İlam icraya konduktan sonra bile, ilam tamamen icra edilinceye kadar tavzih talebi mümkündür. HMK m. 305/1 de bu ilkeyi 'icrası tamamlanıncaya kadar' ifadesiyle açıkça benimsemiştir.
Tavzihin Temyiz Süresine ve İcraya Etkisi
Tavzih talebinde bulunulması temyiz süresini durdurmaz ve hükmün icrasını durdurmaz. Bu özellik, tavzihin kanun yollarından ayrıldığı temel noktalardan birini oluşturur. Temyiz süresinin işlemeye devam ettiği göz önünde bulundurularak tavzih talebiyle birlikte kanun yolu süreleri de ayrıca takip edilmelidir.
Tavzih Usulü: Dilekçe, Tebligat ve Karar
Tavzih talebi dilekçeyle yapılır. HMK m. 306/1 uyarınca dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenerek hükmü veren mahkemeye sunulur; dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap da tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Bu tebligat zorunluluğu emredici nitelikte olup yerine getirilmeden tavzih talebi incelenemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 306Kaynağı aç
HMK m. 306/2 uyarınca mahkeme, karşı taraf cevap vermemiş olsa bile dosya üzerinden inceleme yaparak karar verebilir; gerekli gördüğü hallerde iki tarafı sözlü açıklamaları için davet edebilir.
Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde HMK m. 306/3 yollamasıyla m. 304 uyarınca işlem yapar. Buna göre tavzih olunan hususlara ilişkin karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına ya da bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
Hangi Mahkeme Tavzih Yapar
Tavzih yetkisi yalnızca hükmü veren mahkemeye aittir; icra müdürünün hükmü yorumlama ya da tavzih etme yetkisi bulunmamaktadır. Hem ilk derece hem de üst derece mahkemelerinin kararları için tavzih yoluna gidilebilir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2017/2863, K. 2018/1714 sayılı kararında Yargıtay tarafından değerlendirilerek onanan bir ilama ilişkin tavzih talebinin yerel mahkemece değil dairece inceleneceğini açıkça ortaya koymuştur. Yargıtay kararları hakkında da tavzih yoluna başvurulabileceği benimsenmiş olmakla birlikte bu konudaki usule ilişkin HMK hükmünün ayrıca incelenmesi önerilir.
Tavzih Kararına Karşı Başvuru Yolları
Tavzih talebinin kabul veya reddine ilişkin kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği ve istinaf üzerine verilen kararlara karşı ise temyiz yoluna gidilemeyeceği ileri sürülmektedir. Tavzih kararıyla hükmün değiştirildiğini iddia eden tarafın temyiz yoluna başvurabileceği, buna karşılık bir Yargıtay dairesinin kendi kararlarının tavzihine ilişkin verdiği kararlara karşı Hukuk Genel Kurulu'na temyiz yoluna gidilemeyeceği de kabul edilmektedir. Bu kurallara ilişkin HMK dönemindeki yasal dayanağın ayrıca doğrulanması önerilir.
Tavzih ile kanun yolu arasındaki fark nedir?
Tavzih bir kanun yolu değildir. Kanun yolları hükmün denetimini ve değiştirilmesini sağlar; tavzih ise yalnızca mevcut hükmün anlamını netleştirir. Tavzih talebi temyiz süresini durdurmaz, hükmün icrasını durdurmaz ve HMK m. 305/2 gereği hüküm fıkrasındaki hak ile borçları değiştiremez. Bu özellikleri bakımından istinaf ve temyizden ayrışır.
Hüküm kesinleşmeden tavzih istenebilir mi?
Evet. HMK m. 305/1 uyarınca tavzih, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar istenebilir; hükmün kesinleşmiş olması şart değildir. Kesinleşmemiş kararlar hakkında da hükmün icrasına kadar tavzih talebi mümkündür. İlam icraya konduktan sonra da icra tamamlanana kadar bu yola başvurulabilir.
Gerekçedeki bir sorun için tavzih yoluna gidilebilir mi?
Kural olarak tavzih yalnızca hüküm fıkrası hakkında yapılabilir; hükmün gerekçesinin açıklanması amacıyla tavzih yoluna başvurulamaz. Kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki de tavzih kapsamında değildir; bu çelişki için kanun yoluna gidilmesi gerekmektedir. Hüküm fıkrası ile gerekçe arasındaki çelişkinin tavzihle giderilip giderilemeyeceği konusunda ise Yargıtay kararları arasında ayrışma bulunmaktadır; bu mesele somut olayın koşullarına göre dikkatle ele alınmalıdır.
Tavzih kararı verilen hüküm dosyalara nasıl işlenir?
Tavzih olunan hususlara ilişkin karar, mahkemede bulunan hüküm nüshaları ile daha önce verilmiş olan suretlerin altına ya da bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
İcra müdürü hükmü tavzih edebilir mi?
Hayır. Hüküm ancak onu veren mahkemece tavzih edilebilir; icra müdürünün hükmü yorumlama ya da tavzih etme yetkisi yoktur. İcra aşamasında hükmün anlamı tartışmalı hale gelirse ilgili tarafın hükmü veren mahkemeye başvurması gerekir.
Tavzih talebi üçüncü kişiler tarafından yapılabilir mi?
Hayır. HMK m. 305/1 uyarınca tavzihi yalnızca davada taraf olanlar isteyebilir. Davanın tarafı olmayan kişi ve kurumların tavzih talep etme hakkı bulunmamaktadır; mahkeme de taraflarca yapılmış bir talep olmaksızın bu konuda kendiliğinden harekete geçemez.
Tavzih ile hükme yeni bir talep eklenebilir mi?
Hayır. HMK m. 305/2 gereği hüküm fıkrasındaki haklar ve borçlar tavzih yoluyla değiştirilemez. Hâkim, tavzih yoluyla hükümde unuttuğu talepler hakkında karar verip bunu hükmüne ekleyemez; hüküm verirken unuttuğu vekâlet ücreti veya faiz hakkında da tavzih yoluyla karar verip hükmüne dâhil edemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

