Dilekçeler teatisi aşamasının ne zaman sona ereceği, davanın hangi yargılama usulüne tabi olduğuna göre farklılaşır. Yazılı yargılama usulünde dört dilekçelik döngü tamamlandığında aşama kapanır: davacının cevaba cevap dilekçesi ve davalının ikinci cevap dilekçesi mahkemeye sunulmuştur. Basit yargılama usulünde ise HMK m. 317/3 uyarınca taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez; dava dilekçesini davalının cevap dilekçesi takip eder ve teatiye bu noktada son verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 317Kaynağı aç
Yazılı Yargılamada Dilekçeler Teatisi
HMK m. 136/1 uyarınca davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesini mahkemeye sunar. Davalı da davacının bu dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesini verebilir. Her iki taraf son dilekçelerini sunduğunda ya da süreler dolduğunda yazılı yargılamadaki dilekçeler teatisi sona ermiş sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 136Kaynağı aç
HMK m. 136/2, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri hakkında dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümlerin niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanacağını öngörür.
HMK m. 141/1, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia veya savunmalarını serbestçe genişletebileceğini ya da değiştirebileceğini açıkça düzenler. Dilekçelerin karşılıklı verilmesi tamamlandıktan sonra bu imkân ortadan kalkar; artık iddia veya savunma genişletilemez ve değiştirilemez. Bu düzenleme 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle getirilmiş olup geçiş hükümlerine ilişkin bilgi doğrulanamamıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Dilekçeler Teatisi Tamamlandıktan Sonra Ön İncelemeye Geçiş
Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. HMK m. 137/2, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceğini ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceğini açıkça hükme bağlar.
Süresi içinde cevaba cevap dilekçesi verilmezse mahkeme sürenin dolduğunu tespit ederek ön inceleme aşamasına geçer ve dilekçeler teatisi sona ermiş sayılır. Bu tespiti kimi zaman taraf vekili yaparak ön inceleme duruşması talebinde bulunur, kimi zaman mahkeme süreci kendiliğinden takip eder.
Basit Yargılamada Dilekçeler Teatisi
Basit yargılama usulünde HMK m. 317/3 tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremeyeceğini açıkça hükme bağlar. HMK m. 317/2 uyarınca cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Cevap dilekçesi sunulduğunda ya da bu süre dolduğunda dilekçeler teatisi kapanır.
HMK m. 317/2, cevap dilekçesinin iki haftalık süre içinde hazırlanmasının çok zor ya da imkânsız olduğu durumlarda mahkemenin davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemek üzere, bir defaya mahsus ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebileceğini öngörür. Ek süreye ilişkin karar taraflara derhal bildirilir.
Dilekçe Sunmayan Tarafın Hukuki Durumu
HMK m. 128/1, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalının, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılacağını düzenler. Bu hüküm yalnızca cevap dilekçesini kapsamaktadır; dilekçeler teatisinin diğer aşamalarında, yani cevaba cevap veya ikinci cevap sunulmadığında ne tür bir hukuki sonucun doğacağı mevcut mevzuat metinlerinde açıkça düzenlenmemiştir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Dilekçeler Teatisi Sonrasında İddia ve Savunmanın Genişletilmesi
HMK m. 141/1'e göre dilekçelerin karşılıklı verilmesi tamamlandıktan sonra iddia veya savunma genişletilemez ya da değiştirilemez. HMK m. 141/2, bu yasağın iki istisnasını saklı tutar: ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati. Bu iki yol dışında teatinin kapanmasından sonra iddia ya da savunmayı genişletmek mümkün değildir.
Belge Sunma Süresinin Dilekçeler Teatisiyle İlişkisi
HMK m. 139/1-ç, ön inceleme duruşması davetiyesinin tebliğinden itibaren işleyen iki haftalık kesin süreyi düzenler. Bu süre içinde taraflar, dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye teslim etmeli ya da başka yerden getirtilecek belgeler için gerekli açıklamayı yapmalıdır. Bu yükümlülük yerine getirilmezse ilgili delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağına karar verilir.
Delil Gösterme Hakkının Dilekçeler Teatisiyle Sınırlandırılması
HMK sistematiğinde delil gösterilmesi dilekçelerin teatisi aşamasına —dava, cevap, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri— hasredilmiştir. Dava ve cevap dilekçelerinde taraflar, vakıalarını ve her bir vakıa için başvuracakları delilleri açıkça bildirmek zorundadır (HMK m. 119/1-e-f, m. 129/1-d-e). Dilekçeler teatisi aşamasında hiç delil bildirmeyen tarafa ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi için yeni bir süre verilmesine imkân bulunmamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1226, K. 2016/1057Kaynağı aç
Taraflar kural olarak kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremez. Ancak HMK m. 145, yeni bir delilin sonradan ileri sürülmesinin yargılamayı geciktirme amacı taşımadığı ya da süresinde ileri sürülememesinin ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmadığı durumlarda mahkemenin o delilin sonradan gösterilmesine izin verebileceğini öngörür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2422, K. 2019/650 sayılı kararında cevap dilekçesinde savunmasının ispatı için herhangi bir delile dayanmayan davalı tarafın yasal süre geçtikten sonra bildirdiği tanıkların dinlenilmesi talebinin reddi gerektiğine ilişkin direnme kararını yerinde bulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2422, K. 2019/650Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2301, K. 2021/807 sayılı kararında ise davacının karşı davaya verdiği cevap dilekçesinde usulüne uygun bildirdiği tanıkların ikinci tanık listesi sayılamayacağına; bu tanıklar dinlenilmeden hüküm kurulmasının eksik inceleme oluşturduğuna hükmetmiş ve direnme kararını bozmuştur. Karşı dava cevap dilekçesi dilekçeler teatisinin bir parçasını oluşturmakta olup burada usule uygun bildirilen tanık listesi ayrı bir ikinci liste olarak nitelendirilemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2301, K. 2021/807Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Yazılı yargılamada cevaba cevap dilekçesi için süre ne kadardır?
HMK m. 136/1'e göre davacı, cevap dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesini sunabilir. Davalı da bu dilekçenin tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesini verebilir.
Basit yargılamada cevaba cevap dilekçesi verilebilir mi?
Hayır. HMK m. 317/3 gereğince basit yargılama usulünde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez. Dilekçeler teatisi, dava dilekçesine verilen cevap dilekçesiyle sona erer.
Dilekçeler teatisi bittikten sonra iddia ekleyebilir miyim?
Kural olarak hayır. HMK m. 141/1, dilekçelerin karşılıklı verilmesi tamamlandıktan sonra iddia veya savunmanın genişletilemeyeceğini öngörür. İki istisna vardır: ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati. Bu iki yol dışında iddia ya da savunma değiştirilemez.
Basit yargılamada cevap süresi uzatılabilir mi?
HMK m. 317/2 uyarınca cevap dilekçesini iki haftalık süre içinde hazırlamak çok zor ya da imkânsızsa mahkeme, davalıya bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre tanıyabilir. Bu süre cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar ve karara ilişkin bildirim taraflara derhal yapılır.
Dilekçeler teatisi kapandıktan sonra yeni belge sunulabilir mi?
HMK m. 139/1-ç, ön inceleme duruşması davetiyesinin tebliğinden sonra başlayan iki haftalık kesin süre içinde, dilekçelerde daha önce gösterilmiş ancak henüz sunulmamış belgelerin mahkemeye teslim edileceğini ya da getirtilecek belgeler için gerekli açıklamanın yapılacağını düzenler. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hâlinde ilgili delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağına karar verilir.
Dilekçeler teatisinde kaç dilekçe verilebilir?
HMK m. 141/1, tarafların cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebileceğini ya da değiştirebileceğini düzenler; bu dilekçelerin karşılıklı verilmesinin tamamlanmasından sonra ise genişletme veya değiştirme yasaktır. HMK m. 141, bu iki dilekçenin ötesinde verilecek dilekçelerin yargılamaya etkisini ayrıca düzenlememektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

