Keşif, hâkimin uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olduğu bir delil kurumudur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesi bu yöntemi tanımlamakta; gerektiğinde bilirkişi desteğiyle de yürütülebileceğini öngörmektedir. Ceza yargılamasında ise keşif, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 83. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 288Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 83Kaynağı aç
Hukuk Yargılamasında Keşif Kararı ve Zamanlaması
HMK m. 288/2 uyarınca keşif kararı sözlü yargılamaya kadar alınabilir. Bu karar taraflardan birinin talebi üzerine verilebileceği gibi hâkim tarafından resen de verilebilir. HMK m. 25/2 ise kural olarak hâkime, kanunla belirtilen durumlar dışında kendiliğinden delil toplayamayacağını emretmektedir. Bu iki hükmün birlikte somut davada nasıl uygulanacağı, davanın koşullarına göre değerlendirilmesi gereken bir meseledir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Keşif kararı, usuli kazanılmış hak oluşturmadığı sürece hâkimin bu karardan dönmesi mümkün olabilir. Keşfe gerek kalmaması, ispat sorununun çözülmüş olması ya da uyuşmazlık konusunun ortadan kalkması bu duruma örnek gösterilmektedir. Bu değerlendirme doğrudan bir kanun hükmüne dayanmamakta olup kesin bir kural niteliği taşımamaktadır.
Keşfin Yeri: Hangi Mahkeme Keşif Yapar?
Keşif kural olarak davaya bakan mahkemece icra edilir. Keşif konusu, mahkemenin yargı çevresi dışında kalan bir yerde ise inceleme başka bir mahkemeye istinabe yoluyla yaptırılır. HMK m. 289/2, keşif konusunun büyükşehir belediye sınırları içinde bulunması hâlinde davaya bakan mahkemenin incelemeyi kendisi de yapabileceğine imkân tanımaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 289Kaynağı aç
Keşfin Yapılışı, Tutanak ve Temsili Uygulama
Keşfin yeri ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Taraflar hazır iseler keşif huzurlarında, hazır değillerse yokluklarında yapılır (HMK m. 290/1). Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi de dinleyebilir. HMK m. 243/1 uyarınca tanık listesi için kesin süre verilmiş ve dinlenme günü belirlenmiş olsa dahi, liste verilmemiş olsa bile taraf tanığı o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 243Kaynağı aç
Keşif sırasında yapılan tüm işlemler ve beyanları içeren bir tutanak düzenlenir. Hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri de bu tutanağa geçirilir; plan, çizim ve fotoğraf gibi belgeler ise tutanağa eklenir. Bunların yanı sıra mahkeme, bir olayın nasıl geçmiş olabileceğini tespit etmek amacıyla keşif sırasında temsili uygulama da yaptırabilir (HMK m. 290/2 ve m. 290/3).
Keşfe Uyma Yükümlülüğü ve Karşı Koymanın Sonuçları
HMK m. 291/1 hem taraflara hem üçüncü kişilere keşif kararının gereğine uyma ve engelleyici davranışlardan kaçınma yükümlülüğü getirmektedir. Taraflar bakımından karşı koymanın sonuçları farklılaşır: ispat yükü kendisine düşen taraf karşı koymakla bu delilden vazgeçmiş sayılır; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Hâkim, duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir (HMK m. 291/2).
Üçüncü kişiler için keşif, onlara uygun bir zamanda yapılır ve keşif zamanı ile yeri önceden bildirilir. Gecikmesinde zarar umulan hâllerde bildirim yapılmaksızın keşif icra edilebilir (HMK m. 291/3). Üçüncü kişi keşfe karşı koymaya devam ederse hâkim, karşı koymanın sebep olduğu giderlere ve kanunda belirlenmiş sınırlar içinde disiplin para cezasına mahkûm eder; gerektiğinde zor kullanılmasına da karar verebilir. Kanun metnindeki alt ve üst sınırların yeniden değerleme oranlarına göre güncellenen tutarları için ilgili yıla ait düzenlemeler belirleyici olacaktır. Üçüncü kişi, tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak bu yükümlülükten kurtulabilir (HMK m. 291/3).
Soybağı Tespitinde Özel Katlanma Yükümlülüğü
HMK m. 292/1, soybağının tespiti amacıyla yapılacak incelemelerde ayrı bir yükümlülük düzenlemektedir. İncelemenin uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu olması, bilimsel verilere uygun bulunması ve sağlık yönünden tehlike oluşturmaması koşullarının birlikte gerçekleşmesi hâlinde herkes vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Bu yükümlülüğe haklı bir sebep olmaksızın uyulmaması durumunda hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir (HMK m. 292/1). Bu özel düzenlemede üçüncü kişinin tanıklıktan çekinme hakkına dayanarak yükümlülükten kaçınması mümkün değildir (HMK m. 292/2).
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2013/21054, K. 2014/7453Kaynağı aç
Adli Tatil ve Keşif
HMK m. 103/1-f, adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifleri tatil döneminde de görülecek işler arasında saymaktadır. Bu hüküm, hakkında keşif kararı verilmiş işlemlerin adli tatil süreci içinde de yürütülebileceğini ortaya koymaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 103Kaynağı aç
Delil Avansı ve Keşif Masrafı
Davacı, yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca her yıl güncellenen gider avansı tarifesinde belirlenen tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır (HMK m. 120/1). Avansın yetersiz kaldığının anlaşılması hâlinde davacıya iki haftalık kesin süre verilir (HMK m. 120/2). Tarafların ikamesini talep ettiği delile özgü avans ise HMK m. 324 kapsamında ayrıca düzenlenmekte olup bu madde m. 120 kapsamındaki genel gider avansından hüküm ve sonuçları itibarıyla farklıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7456 – K. 2016/25393 sayılı kararında bu iki avans türünün birbirinden ayrı olduğunu ve mahkemece istenen masrafın gider avansı olarak adlandırılmış olmasının onun delil avansı niteliğini değiştirmediğini değerlendirmiştir. Söz konusu delil avansı, dava şartı niteliği de taşımamaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 120Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 324Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/7456, K. 2016/25393Kaynağı aç
HMK m. 324/1 uyarınca taraflardan her biri, ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan biri avans yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır (HMK m. 324/2). Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler ise bu kuraldan ayrı olarak saklı tutulmaktadır (HMK m. 324/3).
Taşınmaz Davalarında Keşif Uygulaması
Taşınmazın aynına ilişkin davalarda tanıkların keşif mahallinde dinlenmesi ve gösterdikleri yerlerin krokide işaretlenmesi suretiyle denetime uygun rapor alınması gerektiği Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/3789, K. 2016/9049 sayılı kararında ifade edilmiştir. Aynı kararda keşif yapılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması bozma nedeni sayılmıştır. Taşınmaz keşiflerinde gerekli hâllerde bilirkişi aracılığıyla kroki ve harita düzenlenmesi ile fotoğraf çekilmesinin önem taşıdığı da Yargıtay içtihadında vurgulanmaktadır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/3789, K. 2016/9049Kaynağı aç
Meskeniyet haczedilmezliği şikayetinde ispat yükünün borçluya ait olduğu ve bu ispat için mahallinde yapılacak keşif ile bilirkişi incelemesine başvurulduğu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/7456, K. 2016/25393 sayılı kararından anlaşılmaktadır.
Ceza Yargılamasında Keşif: CMK Düzenlemesi
CMK m. 83/1 uyarınca ceza yargılamasında keşif; hâkim, mahkeme, naip hâkim, istinabe olunan hâkim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır. CMK m. 83/2, keşif tutanağına yalnızca var olan durumun değil, olayın özel niteliğine göre varlığı umulup da elde edilemeyen delillerin yokluğunun da yazılması gerektiğini öngörmektedir.
CMK m. 84/1 uyarınca şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii ile vekili keşif sırasında hazır bulunabilir. Hazır bulunmaya hakkı olanlar, işin geri bırakılmasına neden olmamak koşuluyla işlerin yapılacağı günden önce haberdar edilir (CMK m. 84/4). İki önemli istisna söz konusudur: mağdurun ya da şüpheli veya sanığın huzurunun tanıklardan birinin gerçeğe uygun tanıklık etmesine engel olabileceği durumlarda şüpheli veya sanığın keşifte bulunmamasına karar verilebilir (CMK m. 84/3). Şüpheli veya sanık tutuklu ise hâkim ya da mahkeme ancak zorunlu saydığı hâllerde hazır bulundurulmasına karar verebilir (CMK m. 84/5).
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 84Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Keşif kararı ne zaman alınabilir?
HMK m. 288/2 uyarınca keşif kararı sözlü yargılamaya kadar alınabilir. Karar taraflardan birinin talebiyle verilebileceği gibi hâkim tarafından resen de alınabilir.
Keşif mutlaka davaya bakan mahkemenin yargı çevresinde mi yapılır?
Keşif kural olarak davaya bakan mahkemece icra edilir; ancak keşif konusu mahkemenin yargı çevresi dışındaysa inceleme istinabe yoluyla yapılır. Keşif konusunun büyükşehir belediye sınırları içinde olması hâlinde davaya bakan mahkeme incelemeyi kendisi de yapabilir (HMK m. 289).
Keşif tutanağına neler yazılır?
HMK m. 290/2 uyarınca tutanağa keşif sırasında yapılan tüm işlemler ve beyanlar, hâkimin keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemleri yazılır; plan, çizim ve fotoğraf gibi belgeler de eklenir. Ceza yargılamasında ise CMK m. 83/2 gereğince varlığı umulup da elde edilemeyen delillerin yokluğu da tutanağa geçirilir.
Taraf keşfe katılmak istemezse ne olur?
HMK m. 291/2'ye göre ispat yükü kendisine düşen taraf keşfe karşı koymakla bu delilden vazgeçmiş sayılır; diğer taraf ise iddia edilen vakıayı kabul etmiş sayılır. Hâkim, duruma ve karşı koyma sebebine göre bu hükmü uygulamayabilir. Üçüncü kişiler bakımından kanunda belirtilen sınırlar içinde disiplin para cezası ve gerektiğinde zor kullanma yaptırımı söz konusudur; üçüncü kişi tanıklıktan çekinme sebeplerine dayanarak bu yükümlülükten kurtulabilir.
Soybağı tespitinde DNA testi için rıza şart mı?
HMK m. 292/1 uyarınca incelemenin uyuşmazlığın çözümü için zorunlu, bilimsel verilere uygun ve sağlık yönünden tehlikesiz olması koşullarının birlikte varlığı hâlinde herkes kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı bir sebep olmaksızın uyulmaması hâlinde hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir. Bu özel düzenlemede tanıklıktan çekinme hakkı geçerli bir gerekçe oluşturmaz (HMK m. 292/2).
Adli tatilde keşif yapılabilir mi?
Evet. HMK m. 103/1-f, adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifleri tatil döneminde de görülecek işler arasında açıkça saymaktadır.
Keşif için delil avansı yatırılmazsa ne olur?
HMK m. 324/2 uyarınca taraflardan birinin avans yükümlülüğünü yerine getirmemesi hâlinde diğer taraf bu avansı yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Bu kural, HMK m. 120 kapsamındaki genel gider avansından farklı bir düzenleme olup dava şartı niteliği taşımamaktadır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler ise bu kuraldan ayrı olarak saklı tutulmaktadır (HMK m. 324/3).
Ceza davalarında keşife kim katılabilir?
CMK m. 84/1 uyarınca şüpheli, sanık, mağdur ve bunların müdafii ile vekili keşif sırasında hazır bulunabilir. Tutuklu şüpheli veya sanığın hazır bulundurulması hâkim ya da mahkemenin bunu zorunlu saymasına bağlıdır. Mağdurun ya da şüpheli veya sanığın varlığının tanıklardan birinin gerçeğe uygun tanıklık etmesine engel olabileceği durumlarda şüpheli veya sanığın keşifte bulunmamasına karar verilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

