Hakaret Suçunun Yasal Çerçevesi ve Seçimlik Hareketler
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasına göre bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da sövmek suretiyle saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 5237 sayılı Kanun düzenlemesiyle hakaret ve sövme ayrımı kaldırılarak onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadı ile sövme fiili suçun seçimlik hareketleri olarak düzenlenmiştir. Fiilin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi de temel yaptırıma tabidir. Suçun oluşabilmesi için eylemin fail tarafından mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnadı yahut sövmek suretiyle kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir hareketin tahkir edici niteliği zamana, yere ve duruma göre nispi kabul edilir. Ne tür hareketlerin şeref ve itibarı ihlal ettiği toplumda hâkim olan ortalama düşünüş ve anlayışa göre saptanır; bu değerlendirmede bireyin özel duyarlılığı ölçü alınmaz ve basit bir saygısızlık hakaret veya sövme olarak nitelendirilemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2016/13686, K. 2016/14762Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/278, K. 2022/163Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/1103, K. 2021/689Kaynağı aç
Mağdurun gıyabında yapılan hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi zorunludur. Türk Ceza Kanunu'nun 126. maddesi uyarınca, hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksama yaratmayacak bir durum varsa hem isim belirtilmiş hem de hakaret açıklanmış sayılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 126Kaynağı aç
Kamu görevlisinin yürüttüğü görev sebebiyle hedef alınması, inanç ve kanaatlerin açıklanıp yayılması ya da mensup olunan dinin emir ve yasaklarına uyulması ile dini kutsal değerlere yönelen hakaret eylemlerinde cezanın taban sınırı bir yıldan az belirlenemez. Fiil aleni biçimde işlendiğinde ceza altıda bir nispetinde artırılırken, heyet halinde görev yapan kamu personeline görevleri sebebiyle yöneltilen sözler tüm üyelere karşı yöneltilmiş sayılarak zincirleme suç kuralları devreye girer. Hastanedeki doktor muayene odası gibi herkese açık olmayan kapalı alanlarda gerçekleşen fiillerde ise aleniyet kaynaklı ceza artırımı uygulanamaz.
İfade Özgürlüğü, Değer Yargıları ve Olgu İsnadı Ayrımı
İfade özgürlüğü demokratik toplum düzeninde yalnızca kabul gören veya zararsız fikirleri değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici, rahatsız edici, sarsıcı ve incitici düşünceleri de korur; ancak bu özgürlük başkalarının şöhret ve haklarının korunması amacıyla ölçülü biçimde sınırlandırılabilir. İfadelerin hukuki denetiminde olgu isnadı ile değer yargısı ayrımı esas alınır. Olgu isnadı kanıtlanabilir nitelik taşırken değer yargılarının ispatının aranması ifade özgürlüğüne müdahale teşkil edebilir; ne var ki değer yargısının da belirli düzeyde olgusal temele dayanması gerekir.
Hakaret suçu ile eleştiri arasındaki sınır belirlenirken sözlerin niteliği incelenir. Sövme veya küfür içeren ya da doğrudan kişiliği aşağılayan sözler suç oluştururken; kaba, sert ve rahatsız edici fakat sövme içermeyen ifadeler çoğunlukla eleştiri sınırında kalır. Kişilere yöneltilen her türlü ağır eleştiri, rahatsız edici ve kaba hitap hakaret suçunu meydana getirmez; sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek boyutta somut bir fiil veya olgu isnadı ya da sövme oluşturması aranır. Buna karşılık, iftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici sözler, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik beyanlar ile bizzat kişiliği hedef alan ve küçük düşürme amacı güden onur kırıcı lakap ve küfürlü sözler eleştiri koruması dışındadır.
Siyasetçilerin, kamuoyunca tanınan kişilerin ve kamusal yetki kullanan kamu görevlilerinin yürüttükleri işlev sebebiyle daha fazla eleştiriye katlanmak durumunda oldukları ve bunlara yönelik eleştiri sınırlarının diğer bireylere göre çok daha geniş olduğu kabul edilir. Kişilerin eylem, tutum ve politikalarına yönelik yetersiz, yanlış, özensiz, etik dışı, vizyonsuz gibi nitelendirici değer yargıları; sövme içermediği ve somut suç isnadına dönüşmediği sürece hakaret sayılmaz.
Yargı Uygulamasında Hakaret Sayılmayan Kaba ve Rahatsız Edici Sözler
Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/13686 Esas ve 2016/14762 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, doktor muayenesi sırasında muhataba söylenen 'terbiyesiz' şeklindeki söz, onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyuta ulaşmayıp rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde kaldığından hakaret suçunu oluşturmaz.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/278 Esas ve 2022/163 Karar sayılı ilamında değerlendirildiği üzere; vekalet ücretine ilişkin uyuşmazlık ve icra takibi aşamasında sarf edilen 'Hakkımı çok kötü alacağım! Bunun sonu çok kötü olacak! Benim helal ekmeğim senin sonun olsun! Sahtekârlığın bu kadarı! Öbür tarafta görüşeceğiz! Allah belanı versin!' sözleri, nezaketsiz, kaba ve sarsıcı birer tepki niteliği taşısa da şeref ve saygınlığı küçük düşürecek somut bir vakıa isnadı veya sövme unsuru barındırmadığından kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturmaz.
Kolluk denetimi esnasında failin duyduğu öfkeyle sarf ettiği ve doğrudan Cumhurbaşkanını ve makamını hedef almadığı anlaşılan sözlerin, Cumhurbaşkanına hakaret suçunun manevi unsurunu oluşturmadığı Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/1103 Esas ve 2021/689 Karar sayılı ilamında kabul edilmiştir.
Mesleki, Bilimsel, Tüketici ve Kamusal Eleştiriler
Kişiliğe küfür içermeyen, yaklaşımın cahilce olduğunu, tezin yetersizliğini veya kararların bariz hatalı bulunduğunu belirten teknik ve mesleki yönü hedefleyen ağır eleştiriler hakaret oluşturmaz. Hakemli dergilerde, bilimsel raporlarda veya mesleki denetimlerde usul ve etik kurallarına uygun biçimde, kanıta dayalı olarak metodolojinin hatalı veya atıf ihlali bulunduğuna dair eleştiriler teknik nitelik taşır.
Tüketicilerin ve mesleki incelemelerin deneyim aktarımı ve kanaat çerçevesinde hizmetin yavaşlığı veya desteğin yetersizliğine dair yaptıkları değerlendirmeler değer yargısı kapsamında kalarak hakaret oluşturmaz. Kamu harcamaları, sağlık, eğitim, güvenlik, çevre ve meslek etiği gibi toplumsal ilgi alanlarında gerçeklik çekirdeği bulunan eleştiriler hukuk düzenince korunur.
Basın organlarının haber verme ve eleştirme hakkının hukuka uygun kabul edilebilmesi için haberin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamu ilgisi ve yararının bulunması, açıklanış şekliyle konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması zorunludur. Gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve orantılılık ilkelerine uygun kalarak eleştirel yayın yapılabilir; provokatif başlıklar metinle uyumlu ve orantılı kaldığı sürece hukuka uygunluk sınırındadır. Karikatür, ironi, kinaye ve abartılı mizahi anlatımlar da sövme veya hakaretamiz lakaba dönüşmediği sürece hakaret sayılmaz.
Hukuka Uygunluk Nedenleri ve Yasal Dokunulmazlıklar
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 26. maddesinin birinci fıkrası gereğince kanunen tanınmış bir hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olarak açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı da ceza verilmez. Türk Ceza Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. Yetkili merciden verilip yerine getirilmesi görev gereği zorunlu emri uygulayan sorumlu olmaz; konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez, aksi halde yerine getiren ile emri veren birlikte sorumlu tutulur. Emrin hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde ise emrin yerine getirilmesinden yalnızca emri veren sorumlu tutulur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 24Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 26Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu'nun 128. maddesinde düzenlenen iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında; yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalarda kişilerle ilgili somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde ceza verilmez. Bu muafiyetin uygulanabilmesi için isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir. Hukuken tanınan şikâyet ve ihbar hakkının makul şüpheye dayalı dürüstçe kullanımı hukuka uygundur; ancak bilinçli olarak asılsız suç isnadında bulunulması iftira suçunu oluşturarak korumayı kaldırır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 128Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu'nun 127. maddesi uyarınca, isnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması veya hakaret edilen hakkında bu fiil sebebiyle kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunması hâlinde kişiye ceza verilmez. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır. İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi durumunda ise cezaya hükmedilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 127Kaynağı aç
Özel Hukukta Manevi Tazminat Sorumluluğu
Ceza davasında hakaret suçu oluşmasa dahi özel hukukta kişilik hakkı zedelenmişse manevi tazminat sorumluluğu doğabilir. Bununla birlikte değer yargısı niteliğindeki, olgu temelli ve orantılı eleştiriler çoğu kez tazminat eşiğini aşmaz.
Kaba ve nezaket dışı hitaplar hakaret sayılır mı?
Kaba, sert ve rahatsız edici sözler somut bir suç veya fiil isnadı taşımadığı, sövme ve kişiliği aşağılama içermediği sürece hakaret suçunu oluşturmaz.
'Terbiyesiz' demek hakaret suçunu oluşturur mu?
Doktor muayenesi gibi ortamlarda söylenen 'terbiyesiz' ifadesi onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyuta ulaşmayıp kaba ve nezaket dışı hitap niteliğinde kaldığından hakaret suçunu oluşturmaz.
Beddua etmek ve sert ihtarlarda bulunmak hakaret midir?
Onur, şeref ve saygınlığı rencide edici somut olgu isnadı ve sövme içermeyen beddua ve kaba sitemler ağır eleştiri niteliğinde değerlendirilir ve hakaret suçunu oluşturmaz.
Yargı mercilerindeki dilekçelerde yer alan olumsuz beyanlar suç sayılır mı?
Yargı ve idari makamlar önündeki başvuru ve savunmalarda yer alan somut isnat ve olumsuz değerlendirmeler gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı bulunması halinde ceza konusu yapılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

