Hukuk muhakemesinde tanık gösteren taraf, kural olarak karşı tarafın açık izni olmadıkça o tanık delilinden vazgeçemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu bu konuda taraf iradesini önemli ölçüde sınırlandırmaktadır; delil bildirildikten sonra tasarruf hakkı artık yalnızca bildiren tarafa ait olmaktan çıkar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
Delilden Vazgeçmenin Temel Kuralı: Karşı Tarafın İzni
HMK m. 196, delil gösteren tarafın karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemeyeceğini açıkça düzenlemektedir. Tanık da bir delil aracı olduğundan bu kural tanıklar için de geçerlidir. Bir tarafın belirli bir tanığı delil olarak mahkemeye bildirmesiyle birlikte karşı taraf da o tanığın dinlenmesinden menfaat edinebilecek konuma gelir.
Bu düzenlemenin pratik sonucu şudur: Tanığını bildiren taraf sonradan o tanıktan vazgeçmek isterse bunu tek taraflı bir dilekçeyle ya da yalnızca kendi beyanıyla gerçekleştiremez; HMK m. 196 uyarınca karşı tarafın açık izni olmaksızın yapılan vazgeçme beyanı hüküm ve sonuç doğurmaz.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/45381, K. 2018/1957Kaynağı aç
Hakimin Tanıkların Bir Kısmını Dinlememesi
HMK m. 241 farklı bir yetki tanımaktadır: Mahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığıyla ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde geri kalanların dinlenmemesine karar verebilir. Bu hüküm, mahkemenin kullanabileceği bir takdir yetkisidir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 241Kaynağı aç
Bir taraf bildirdiği tanıklardan bir kısmının dinlenmesini istemiyorsa bu talebini mahkemeye iletebilir; ancak mahkeme, somut durumda yeterli bilgiye ulaşıp ulaşmadığını kendisi değerlendirerek karar verir.
Kısmi Vazgeçme ile Tümden Vazgeçme Arasındaki Fark
Gösterilen tanıkların tamamından vazgeçmek istemek ile yalnızca bir kısmından vazgeçmek istemek, hukuki açıdan aynı kurala tabidir: Her iki hâlde de HMK m. 196 kapsamında karşı tarafın açık izni aranır. Mahkemenin m. 241 kapsamında geri kalan tanıkları dinlememe kararı verdiği durum ise tarafın bir vazgeçme işlemi değil, mahkemenin yargılama yetkisi çerçevesinde verdiği bir karardır. Bu iki yol birbirinden ayrı tutulmalıdır: Biri tarafın hukuki işlemi, diğeri mahkemenin usul kararıdır.
Muvafakatin Geçerlilik Koşulları ve Sonuçları
Karşı tarafın açık muvafakati hâlinde delilden vazgeçme geçerlilik kazanır. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/45381, K. 2018/1957 sayılı kararında, karşı tarafın muvafakat beyanının bulunmadığı aşamada davacı tarafın vazgeçme beyanının emredici kanun hükmü gereğince hüküm ve sonuç doğurmayacağı kabul edilmiştir. Aynı davada, davalı vekilinin sonraki aşamada verdiği dilekçeyle davacının tanık delilinden vazgeçme talebine muvafakat ettiği anlaşılmış; buna rağmen bozma ilamından sonraki yargılamada vazgeçilen tanıkların yeniden dinlenerek beyanlarına itibar edilmesi usul kurallarına aykırı bulunmuştur.
Sık Sorulan Sorular
Tanık listesine yazdığım kişiden sonradan vazgeçebilir miyim?
Karşı taraf açıkça izin vermediği sürece, mahkemeye bildirdiğiniz tanıktan tek taraflı olarak vazgeçemezsiniz. HMK m. 196, delil gösteren tarafın bu yolu karşı tarafın açık iznine bağlamıştır. Bu kural tanık delilini de kapsar.
Karşı taraf izin verirse tanıktan vazgeçmek mümkün mü?
Evet. Karşı tarafın açık izni hâlinde, delil gösteren taraf tanık delilinden vazgeçebilir. Muvafakat, dilekçeyle verilebilir; ancak açık iznin biçimine ve usulüne ilişkin ayrıntı bu makalede ele alınan hükümlerin kapsamı dışındadır.
Hakim tanıklarımın bir kısmını dinlemeden karar verebilir mi?
Mahkeme, dinlenen tanıklarla konuya ilişkin yeterli bilgiye ulaştığına kanaat getirirse geri kalan tanıkları dinlememe kararı verebilir. Bu yetki HMK m. 241'den kaynaklanmakta olup tamamen hakimin takdirine bırakılmıştır.
Tanıktan vazgeçmek karşı tarafın haklarını etkiler mi?
Karşı tarafın rızası alınmadan tanık delilinden vazgeçilmesi, o tanığın dinlenmesinden karşı tarafın sağlayabileceği yararı ortadan kaldırabilir. HMK m. 196'nın karşı tarafın iznini zorunlu kılması bu durumu engellemeye yönelik bir güvencedir.
Bu kurallar ceza davalarında da geçerli midir?
HMK m. 196 ve m. 241, hukuk yargılamasına ilişkin düzenlemelerdir. Ceza yargılamasında tanıkla ilgili usul kuralları ayrı bir mevzuata tabidir; bu makalede ele alınan kurallar yalnızca hukuk mahkemelerindeki yargılama için geçerlidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

