Yargıtayın Hukuki Niteliği, Görevleri ve Temyiz Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Yargıtayın Hukuki Niteliği, Görevleri ve Temyiz Usulü

Yargıtayın Hukuki Niteliği ve Temel Görevi

Yargıtay, adli yargı alanında temyiz incelemesi yapmak ve adli yargı hukuk uygulamasında birliği sağlamak amacıyla hukuki derece mahkemesi sıfatıyla görev yapan en yüksek mahkemedir. Temel işlevi, adli yargı ilk derece ve istinaf mahkemelerince verilen kararların hukuka uygunluğunu denetlemektir.

Temyiz başvurusunu inceleyen Yargıtay olay yargılaması yapamaz. İlk derece mahkemeleri veya bölge adliye mahkemeleri gibi tanık dinleme ya da keşif yapma yoluyla yeniden delil toplayamaz; inceleme konusu kararın hukuka uygun olup olmadığını denetlemekle yetinir.

Delillerle doğrudan temas kurmayan ve öğrenme yargılaması yapamayan Yargıtayın, hukuka uygun elde edilen delilleri takdir etme ve ilk derece mahkemelerinin vicdani kanaatini denetleme imkânı bulunmamaktadır. Bununla birlikte hükmün gerekçesi esas alınarak, toplanan delillerle ulaşılan sonucun akıl yürütme ve mantık kuralları ile genel hayat tecrübelerine ve bilimsel kaidelere uygunluğu hukuki denetime tabi tutulabilir.

Yargıtayın Görevleri ve Yargı Yeri Uyuşmazlıkları

Yargıtayın temel görevi, adli mahkemelerce verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesini son merci olarak karara bağlamaktır. Kanunun başka bir adli yargı yerine bırakmadığı karar ve hükümler de ilk ve son merci olarak Yargıtay tarafından incelenir. Yüksek mahkeme ayrıca Birinci Başkan, daire başkanları, üyeler, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekili ile özel mevzuatında gösterilen kişilerin görevlerinden kaynaklanan tazminat talepleri ve kişisel suçlarına dair ceza davaları ile kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi sıfatıyla bakar; kanunlarla kendisine tevdi edilen diğer işleri de yerine getirir.

2797 sayılı YARGITAY KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – Yargıtayın görevleri şunlardır: 1. Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümleri ilk ve son merci olarak inceleyip karara bağlamak, 2. Yargıtay Başkan ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ve özel kanunlarında belirtilen kimseler aleyhindeki görevden doğan tazminat davalarına ve bunların kişisel suçlarına ait ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmak, 3. Kanunlarla verilen diğer işleri görmek. Dairelerin görevleri:

Yargı yolunun caizliği ile görevli mahkemenin tayini kanunen dava şartları arasındadır. Gerek merci tayini gerekse kanun yolu incelemesi neticesinde göreve veya yetkiye ilişkin olarak kesinleşen kararlar davaya sonradan bakacak mahkeme yönünden bağlayıcıdır. Ceza yargılamasında ise mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlığı ortak yüksek görevli mahkeme tarafından çözülür; bu kuralın tatbiki için mahkemelerin karşılıklı olarak verdiği iki ayrı görevsizlik kararının usulen kesinleşmiş olması gerekir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
MADDE 114- (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır. Dava şartlarının incelenmesi

Yargıtay Kurulları ve İçtihadı Birleştirme Usulü

Yargıtay Hukuk ve Ceza Genel Kurulları, dairelerin bozma kararlarına karşı mahkemelerce verilen direnme kararlarını inceler. Bölge adliye mahkemelerinin kesin nitelikteki kararları bakımından daireler arasında ortaya çıkan görüş ayrılıkları, daireler arasındaki içtihat uyuşmazlıkları ya da bir dairenin yerleşik içtihadından dönmek istemesi halleri ise içtihatların birleştirilmesi yoluyla kesin olarak karara bağlanır.

Yargıtay Büyük Genel Kurulu; Birinci Başkan, birinci başkanvekilleri, daire başkanları, üyeler ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Vekilinden oluşur. Bu kurul Hukuk Genel Kurulu ile Ceza Genel Kurulu arasındaki ya da kurullar ile daireler arasındaki içtihat uyuşmazlıklarını gidermekle ve içtihatları birleştirmekle görevlidir.

Yargıtay Başkanlar Kurulu, hukuk ve ceza daireleri arasında çıkan görev ve iş bölümü uyuşmazlıklarını kesin karara bağlar. Bir dairenin hukuki veya fiili imkânsızlık sebebiyle işe bakamaması durumunda başka bir daireyi görevlendirir ve idari kurulların kararlarına karşı yapılan itirazları inceler.

İçtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlar. İçtihadı Birleştirme Kurulları önceki gerekçe ve görüşlerle bağlı olmaksızın meseleyi farklı bir hukuki görüşle sonuca bağlayabilir; bu kararlar gecikmeksizin Adalet Bakanlığı aracılığıyla adliye mahkemelerine duyurulur.

Hukuk Davalarında Temyiz İncelemesi

Hukuk davalarında Yargıtay kural olarak temyiz incelemesini dosya üzerinden yürütür. İnceleme sırasında tarafların dilekçelerinde sundukları temyiz sebepleriyle bağlı kalınmaz; kanunun açık hükmüne aykırı görülen diğer hususlar da resen ele alınabilir.

Tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velayete, soybağına, kısıtlamaya ilişkin davalar ile kanunda öngörülen parasal sınırı aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan birinin talep etmesi halinde duruşma açılabilir. Yargıtay yasal şartlarla ve taleple bağlı olmaksızın bilgi almak amacıyla resen de duruşma yapabilir; duruşma günü karar verilemeyen hallerde kararın en geç bir ay içinde verilmesi gerekir.

Hukuk davalarında yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay, kararın hukuka uygunluğunu gerekçelendirerek onama kararı tesis edebilir. Yeniden yargılamaya ihtiyaç bulunmayan maddi veya hesap hatalarının mevcudiyetinde ise düzelterek onama yoluna başvurulur. Buna karşılık hukuki kuralların yahut sözleşme hükümlerinin yanlış tatbik edilmesi, dava şartlarına aykırılık bulunması, ileri sürülen delillerin haklı bir sebep olmaksızın reddi ya da kararın sonucunu etkileyen usuli hatalar ve noksanlıklar söz konusu olduğunda bozma kararı verilir.

Ceza Yargılamasında Temyiz ve İtiraz Yolu

Ceza yargılamasında temyiz başvurusu ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanabilir. Bir hukuk kuralının hiç uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılık oluşturur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 288Kaynağı aç
Madde 288 – (1) Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. (2) Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır. Hukuka kesin aykırılık hâlleri

On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin ceza hükümlerinin temyiz incelemesinde Yargıtay uygun görmesi halinde incelemeyi duruşmalı yapabilir. Duruşma gününde sanık hazır bulunabileceği gibi kendisini bir müdafi ile de temsil ettirebilir; ancak tutuklu sanığın duruşmaya katılma talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 299Kaynağı aç
Madde 299 – (1) On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde, Yargıtay, incelemelerini uygun görmesi halinde duruşma yoluyla yapabilir. Duruşma gününden sanığa, katılana, müdafi ve vekile haber verilir. Sanık, duruşmada hazır bulunabileceği gibi, kendisini bir müdafi ile de temsil ettirebilir.[138] (2) Sanık, tutuklu ise duruşmaya katılmak isteminde bulunamaz. Duruşmada usul

Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı resen veya istem üzerine Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Bu itiraz, ilamın Başsavcıya verildiği tarihten itibaren bir ay içinde yapılır; sanık lehine itirazda ise herhangi bir süre aranmaz. İtiraz üzerine dosya önce kararı veren daireye gider; daire itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, yerinde görmezse Ceza Genel Kuruluna gönderir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Madde 308 – (1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.[141] (2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi
Yargıtay temyiz incelemesinde tanık dinleyebilir mi?

Hayır, temyiz incelemesinde olay yargılaması yapılamadığından tanık dinlenemez, keşif yapılamaz ve yeniden delil toplanamaz; yalnızca hukuki denetim yapılır.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları bağlayıcı mıdır?

Evet, içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlayıcı niteliktedir.

Ceza Genel Kuruluna itiraz süresi ne kadardır?

Ceza dairesi kararına karşı itiraz süresi, ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına verildiği tarihten itibaren bir aydır; sanık lehine yapılacak itirazlarda süre sınırı bulunmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu