HMK Madde 73 Uyarınca Davaya Vekâletin Kanuni Kapsamı

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 73 Uyarınca Davaya Vekâletin Kanuni Kapsamı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesinin birinci fıkrasına göre davaya vekâlet; kanunun açıkça özel yetki aradığı durumlar saklı tutulmak üzere, yargılama neticesinde verilen karar kesinleşinceye dek davanın yürütülmesi için gereken tüm usul adımlarını kapsar. Vekil, kanundan doğan bu temsil yetkisi kapsamında ilamın gereğini yerine getirebilir, yargılama giderlerini tahsil ederek makbuz düzenleyebilir; ayrıca dava sürecindeki usul işlemlerinin tamamı vekilin şahsına karşı da icra edilebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar. (2) Belirtilen bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler, karşı taraf yönünden geçersizdir. Davaya vekâlette özel yetki verilmesini gerektiren hâller

Vekâlet Yetkisinin Karşı Tarafa Karşı Sınırlandırılamaması ve Süre Kaydı

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 73/2 hükmüne göre, davaya vekâletin yasal kapsamını kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler karşı taraf yönünden geçersizdir. Müvekkil ile vekili arasındaki iç ilişkide dava takip yetkisi daraltılmış olsa dahi, bu sınırlandırma karşı taraf bakımından hukuki bir sonuç doğurmaz. Bununla birlikte Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/21354 Esas ve 2017/4699 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Kanun'un 73. maddesinin ikinci fıkrasındaki sınırlandırma yasağı vekâletin geçerlilik süresini kapsamaz; dolayısıyla vekâletnamedeki süre sınırlandırmasına ilişkin kayıtlar geçerlidir. Dava dosyasına sunulmuş süreli vekâletnamelerin süresinin dolduğunu takip alacaklısının bildiği kabul edilir. Yetki süresi dolan vekile icra emrinin tebliğ edilmesiyle takip kesinleşmeyeceğinden, kesinleşmemiş takibe dayanılarak haciz ve satış istenemez.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21354, K. 2017/4699Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2016/21354 E.  ,  2017/4699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Şikayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Alacaklı vekili, icra emrinin borçluların ilamdaki vekillerine tebliğ edildiğini, satışa hazırlık işlemlerinin yapılması yönündeki talebin, İcra Müdürlüğü'nce icra emrinin borçlular vekillerince iade edildiğinden takibin kesinleşmediği gerekçesiyle reddedildiğini belirterek 24.02.2016 tarihli bu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, HMK.nun 81. madde gereğince azlin davacı alacaklı tarafa tebliğ edilmemesi ve vekaletin kapsamını daraltacak kayıt ve tasarrufların alacaklı tarafı bağlamaması nedeniyle yapılan tebliğ işlemlerinin geçerli olduğu gerekçesiyle 24.02.2016 tarihli kararın kaldırılmasına ve talep doğrultusunda işlem tesisine karar verilmiştir. Hüküm borçlular vekilince temyiz edilmiştir. Takip dayanağı ilama ait dava dosyasında bulanan vekaletlerden, … tarafından verilen vekaletin süresinin 31.12.2015 tarihinde sona ereceği, … tarafından verilen 10.12.2014 tarihli vekaletin ise 1 yılllık süreyle verildiği, takip konusu ilamın karar tarihinin 03.12.2015 ve takip tarihinin ise 09.02.2016 olduğu anlaşılmaktadır. İlamdaki davalıların vekillerine verilen bu vekaletnamelerin süreli olduğu ve davacıların (takip alacaklısının) dava dosyasına girmiş vakaletnamelerin sürelerinin sona ermiş olduğunu dosya kapsamından bildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, vekalet süresi dolan vekillere icra emrinin tebliği ile icra takibi kesinleşmez. İcra takibi kesinleşmeden yapılan haciz talebi geçersiz olduğundan satış talebinin İcra Müdürlüğü'nce reddi kararı bu nedenle yerindedir. 6100 sayılı HMK'nun davaya vekâletin kanuni kapsamı başlıklı 73. maddesinde ''Davaya vekâlet, kanunda özel yetki verilmesini gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar, vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasına, hükmün yerine getirilmesine, yargılama giderlerinin tahsili ile buna ilişkin makbuz vermesine ve bu işlemlerin tamamının kendisine karşı da yapılabilmesine ilişkin yetkiyi kapsar. (2) Belirtilen bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler, karşı taraf yönünden geçersizdir.'' hükmü düzenlenmiştir. Anılan maddede vekaletin kapsamı belirtilmiş, 2. fıkrada ise bu kapsamın sınırlandırılamayacağı belirtilmiş ise de; vekalet için süre bu kapsamda sayılmadığından süre sınırlandırılmasına ilişkin kayıt geçerlidir. Mahkemece şikayetin bu nedenlerle kabulü gerekirken reddi doğru değildir. SONUÇ: Borçlular vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kanunda Özel Yetki Verilmesini Gerektiren İstisnai İşlemler

Vekile açıkça özel yetki verilmesini zorunlu kılan usul işlemleri 6100 sayılı Kanun'un 74. maddesinin birinci fıkrasında öngörülmüştür. Bu düzenleme uyarınca vekâletnamede açık yetki bulunmadığı sürece vekil; uyuşmazlığı sulh yoluyla sonlandıramaz, hâkimin reddi talebinde bulunamaz, davanın tamamını ıslah edemez ve yemin usulüne dair teklif, kabul, iade veya ret iradesi gösteremez. Benzer şekilde açık yetki verilmedikçe başkasını tevkil edemez, konulmuş hacizlerin fekkini isteyemez, müvekkili aleyhine iflas başvurusunda bulunamaz ve tahkim ya da hakem sözleşmesi akdedemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 74Kaynağı aç
MADDE 74- (1) Açıkça yetki verilmemiş ise vekil; sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif edemez, yemini kabul, iade veya reddedemez, başkasını tevkil edemez, haczi kaldıramaz, müvekkilinin iflasını isteyemez, tahkim ve hakem sözleşmesi yapamaz, konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz ve bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra ve davasını kabul edemez, yargılamanın iadesi yoluna gidemez, hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açamaz, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez. Birden fazla vekil görevlendirilmesi

Özel yetki zorunluluğu uyuşmazlığın sonlandırılmasına ve yeniden yapılandırmaya yönelik diğer kurumlarda da devam eder. Vekâletnamede açık hüküm bulunmadıkça vekil; konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz, bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra edemez ve davasını kabul edemez.

Kanunun 74. maddesi kapsamında vekilin açık yetki bulunmadan başvuramayacağı diğer yollar ise yargılamanın iadesi talebinde bulunmak ve hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açmaktır. Ayrıca vekâletnamede hangileri hakkında yetki verildiği açıkça belirtilmedikçe, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar vekil tarafından açılamaz ve takip edilemez.

Vekille Takip Edilen İşlerde Tebligat Usulü

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 73, 81, 82 ve 83, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 41 ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 11 hükümleri uyarınca, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Kanuni hak ve süreler tebligatın vekile ulaşmasıyla işlemeye başlar; vekil varken asile yapılan tebligat usulüne uygun sayılmaz ve hüküm ifade etmez. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/2826 Esas, 2018/8199 Karar sayılı ilamı ile 2021/1817 Esas, 2021/4213 Karar sayılı ilamında, vekille takip edilen uyuşmazlıklarda tebligatın vekile yapılmasının yasal gereklilik olduğu, asile yöneltilen bildirimlerin tebligat hükmü doğurmayacağı ve süreleri başlatmayacağı belirtilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2826, K. 2018/8199Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2018/2826 E.  ,  2018/8199 K. "İçtihat Metni" …. Taraflar arasındaki asıl davada yoksulluk nafakasının kaldırılması-karşı davada yoksulluk nafakasının arttırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I HMK'nun 73, 81, 82, 83, Avukatlık Kanunu'nun 41., Tebligat Kanunu'nun 11. maddeleri gereğince vekille takip edilen işlerde vekile tebligat zorunludur. Anılan bu düzenlemeler gereğince tebligatın vekile yapılması ile yasal süreler işlemeye başlar. Somut olayda, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde gerekçeli kararın ve temyiz dilekçesinin davacı asile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Anılan belgelerin davacı vekiline tebliğ edilerek temyiz süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 10/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi. ….
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1817, K. 2021/4213Kaynağı aç
3. Hukuk Dairesi         2021/1817 E.  ,  2021/4213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ. Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali-tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine, … tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar …, … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyanın incelenmesinde; 1) 6100 Sayılı HMK'nun 73-83, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 41 ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11.maddelerine göre, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekir. Asile yapılan tebligat hüküm ifade etmez. Gerekçeli kararın, davacı …'ün vekili varken asile tebliğ edildiği görülmüştür. Şu durumda, gerekçeli kararın davacı … vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi, 2) 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. Davacı …'in 21/11/2019 tarihli dilekçesinde son bildirdiği adresin "150 …. Caddesi,… Apt.No:3/6 Ayvalık/Balıkesir" olduğu halde halde, …'e gerekçeli karar ile vekillikten çekilme dilekçesinin adres kayıt sisteminde kayıtlı adresine tebliğ edildiği, bu adrese yapılan tebligatın adres kapalı olduğundan mahalle muhtarına teslim edildiği, dolayısıyla yapılan, tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmıştır. Şu durumda gerekçeli kararın davacı …'in son bildirdiği adresine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi ve temyiz sürelerinin beklenilmesi, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için temsilcinin baroya kayıtlı avukat sıfatına sahip olması şarttır. Avukatlık sıfatını taşımayan kişilere vekâletname yoluyla tebligat almak üzere özel yetki verilmesi kanunen mümkün değildir ve bu nitelikteki yetkilendirmeler usul hükümleri çerçevesinde geçerli kabul edilmez.

Taraf Teşkili ve İcra Takiplerinde Tebligatın Sonuçları

Yargılama aşamasında dosyada yetkili bir vekil bulunmasına rağmen duruşma gün ve saatinin vekil yerine borçlu asile tebliğ edilmesi, usul hukuku bakımından taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde tamamlandığı sonucunu doğurmaz.

Tebligatın vekile yöneltilmesi kuralı icra takip süreçlerinde de geçerlidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 127 uyarınca taşınmaz satışlarında satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi emredilmiştir. Takip dosyasında borçlunun vekili bulunmasına karşın satış ilanının vekile tebliğ edilmeyip yalnızca asile tebliğ edilmiş olması, icra hukuku uygulamasında başlı başına ihalenin feshi sebebi teşkil eder.

Müvekkilin Ergin Olması ve Vekâlet Sözleşmesinin Feshi

Küçük adına kanuni temsilcisi olan velisi tarafından açılan davada atanmış bulunan vekilin görevi, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona ermez. Yasal temsilcinin atadığı vekil çocuk adına tayin edilmiş sayıldığından temsil ilişkisi kural olarak sürmekle birlikte, erginlik tarihinden sonra vekil tarafından gerçekleştirilen usul işlemlerine ergin olan kişinin icazet vermemesi durumunda bu işlemler geçersiz hale gelir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 512/1 gereğince hem vekâlet veren hem de vekil, aralarındaki vekâlet sözleşmesini her zaman tek taraflı olarak sona erdirme yetkisine sahiptir. Ancak sözleşmeyi uygun olmayan bir zamanda sona erdiren taraf, diğer tarafın bu işlem nedeniyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 512Kaynağı aç
MADDE 512- Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. 2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas
Vekilin davayı takip yetkisi müvekkil tarafından sınırlandırılabilir mi?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 73/2 gereğince davaya vekâletin kanuni kapsamını sınırlandırmaya yönelik işlemler karşı taraf yönünden geçersizdir. Bununla birlikte vekâletnameye konulan süre sınırlandırması geçerli kabul edilmektedir.

Vekil varken doğrudan asile tebligat yapılması geçerli midir?

Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması yasal zorunluluktur; vekil varken asile yapılan tebligat hüküm ifade etmez ve yasal hak düşürücü süreleri başlatmaz.

Vekilin özel yetki almadan yapamayacağı işlemler hangileridir?

6100 sayılı Kanun m. 74 uyarınca açıkça yetki verilmedikçe vekil sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif veya kabul edemez, davadan feragat edemez, kabul ve ibra yapamaz, haczi kaldıramaz, iflas veya konkordato talebinde bulunamaz, yargılamanın iadesini isteyemez ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin dava takip edemez.

Avukat olmayan birine vekâletnameyle tebligat alma yetkisi verilebilir mi?

Hayır, usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için temsilcinin avukat olması zorunludur; avukat olmayan gerçek kişilere vekâletname ile tebligat alma özel yetkisi tanınamaz.

Dava devam ederken çocuğun ergin olması vekilin yetkisini bitirir mi?

Veli tarafından tayin edilen vekilin görevi çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona ermez; ancak erginlik sonrasında yapılan işlemlere ergin kişinin icazet vermesi gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu