6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 73. maddesinin birinci fıkrasına göre davaya vekâlet; kanunun açıkça özel yetki aradığı durumlar saklı tutulmak üzere, yargılama neticesinde verilen karar kesinleşinceye dek davanın yürütülmesi için gereken tüm usul adımlarını kapsar. Vekil, kanundan doğan bu temsil yetkisi kapsamında ilamın gereğini yerine getirebilir, yargılama giderlerini tahsil ederek makbuz düzenleyebilir; ayrıca dava sürecindeki usul işlemlerinin tamamı vekilin şahsına karşı da icra edilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 73Kaynağı aç
Vekâlet Yetkisinin Karşı Tarafa Karşı Sınırlandırılamaması ve Süre Kaydı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 73/2 hükmüne göre, davaya vekâletin yasal kapsamını kısıtlamaya yönelik bütün sınırlandırıcı işlemler karşı taraf yönünden geçersizdir. Müvekkil ile vekili arasındaki iç ilişkide dava takip yetkisi daraltılmış olsa dahi, bu sınırlandırma karşı taraf bakımından hukuki bir sonuç doğurmaz. Bununla birlikte Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/21354 Esas ve 2017/4699 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, Kanun'un 73. maddesinin ikinci fıkrasındaki sınırlandırma yasağı vekâletin geçerlilik süresini kapsamaz; dolayısıyla vekâletnamedeki süre sınırlandırmasına ilişkin kayıtlar geçerlidir. Dava dosyasına sunulmuş süreli vekâletnamelerin süresinin dolduğunu takip alacaklısının bildiği kabul edilir. Yetki süresi dolan vekile icra emrinin tebliğ edilmesiyle takip kesinleşmeyeceğinden, kesinleşmemiş takibe dayanılarak haciz ve satış istenemez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21354, K. 2017/4699Kaynağı aç
Kanunda Özel Yetki Verilmesini Gerektiren İstisnai İşlemler
Vekile açıkça özel yetki verilmesini zorunlu kılan usul işlemleri 6100 sayılı Kanun'un 74. maddesinin birinci fıkrasında öngörülmüştür. Bu düzenleme uyarınca vekâletnamede açık yetki bulunmadığı sürece vekil; uyuşmazlığı sulh yoluyla sonlandıramaz, hâkimin reddi talebinde bulunamaz, davanın tamamını ıslah edemez ve yemin usulüne dair teklif, kabul, iade veya ret iradesi gösteremez. Benzer şekilde açık yetki verilmedikçe başkasını tevkil edemez, konulmuş hacizlerin fekkini isteyemez, müvekkili aleyhine iflas başvurusunda bulunamaz ve tahkim ya da hakem sözleşmesi akdedemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 74Kaynağı aç
Özel yetki zorunluluğu uyuşmazlığın sonlandırılmasına ve yeniden yapılandırmaya yönelik diğer kurumlarda da devam eder. Vekâletnamede açık hüküm bulunmadıkça vekil; konkordato veya sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılması teklifinde bulunamaz, bunlara muvafakat veremez, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, davadan veya kanun yollarından feragat edemez, karşı tarafı ibra edemez ve davasını kabul edemez.
Kanunun 74. maddesi kapsamında vekilin açık yetki bulunmadan başvuramayacağı diğer yollar ise yargılamanın iadesi talebinde bulunmak ve hâkimlerin fiilleri sebebiyle Devlet aleyhine tazminat davası açmaktır. Ayrıca vekâletnamede hangileri hakkında yetki verildiği açıkça belirtilmedikçe, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar vekil tarafından açılamaz ve takip edilemez.
Vekille Takip Edilen İşlerde Tebligat Usulü
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 73, 81, 82 ve 83, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 41 ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 11 hükümleri uyarınca, vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Kanuni hak ve süreler tebligatın vekile ulaşmasıyla işlemeye başlar; vekil varken asile yapılan tebligat usulüne uygun sayılmaz ve hüküm ifade etmez. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2018/2826 Esas, 2018/8199 Karar sayılı ilamı ile 2021/1817 Esas, 2021/4213 Karar sayılı ilamında, vekille takip edilen uyuşmazlıklarda tebligatın vekile yapılmasının yasal gereklilik olduğu, asile yöneltilen bildirimlerin tebligat hükmü doğurmayacağı ve süreleri başlatmayacağı belirtilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2018/2826, K. 2018/8199Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2021/1817, K. 2021/4213Kaynağı aç
Usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için temsilcinin baroya kayıtlı avukat sıfatına sahip olması şarttır. Avukatlık sıfatını taşımayan kişilere vekâletname yoluyla tebligat almak üzere özel yetki verilmesi kanunen mümkün değildir ve bu nitelikteki yetkilendirmeler usul hükümleri çerçevesinde geçerli kabul edilmez.
Taraf Teşkili ve İcra Takiplerinde Tebligatın Sonuçları
Yargılama aşamasında dosyada yetkili bir vekil bulunmasına rağmen duruşma gün ve saatinin vekil yerine borçlu asile tebliğ edilmesi, usul hukuku bakımından taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde tamamlandığı sonucunu doğurmaz.
Tebligatın vekile yöneltilmesi kuralı icra takip süreçlerinde de geçerlidir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 127 uyarınca taşınmaz satışlarında satış ilanının bir örneğinin borçluya tebliğ edilmesi emredilmiştir. Takip dosyasında borçlunun vekili bulunmasına karşın satış ilanının vekile tebliğ edilmeyip yalnızca asile tebliğ edilmiş olması, icra hukuku uygulamasında başlı başına ihalenin feshi sebebi teşkil eder.
Müvekkilin Ergin Olması ve Vekâlet Sözleşmesinin Feshi
Küçük adına kanuni temsilcisi olan velisi tarafından açılan davada atanmış bulunan vekilin görevi, çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona ermez. Yasal temsilcinin atadığı vekil çocuk adına tayin edilmiş sayıldığından temsil ilişkisi kural olarak sürmekle birlikte, erginlik tarihinden sonra vekil tarafından gerçekleştirilen usul işlemlerine ergin olan kişinin icazet vermemesi durumunda bu işlemler geçersiz hale gelir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 512/1 gereğince hem vekâlet veren hem de vekil, aralarındaki vekâlet sözleşmesini her zaman tek taraflı olarak sona erdirme yetkisine sahiptir. Ancak sözleşmeyi uygun olmayan bir zamanda sona erdiren taraf, diğer tarafın bu işlem nedeniyle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 512Kaynağı aç
Vekilin davayı takip yetkisi müvekkil tarafından sınırlandırılabilir mi?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 73/2 gereğince davaya vekâletin kanuni kapsamını sınırlandırmaya yönelik işlemler karşı taraf yönünden geçersizdir. Bununla birlikte vekâletnameye konulan süre sınırlandırması geçerli kabul edilmektedir.
Vekil varken doğrudan asile tebligat yapılması geçerli midir?
Vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması yasal zorunluluktur; vekil varken asile yapılan tebligat hüküm ifade etmez ve yasal hak düşürücü süreleri başlatmaz.
Vekilin özel yetki almadan yapamayacağı işlemler hangileridir?
6100 sayılı Kanun m. 74 uyarınca açıkça yetki verilmedikçe vekil sulh olamaz, hâkimi reddedemez, davanın tamamını ıslah edemez, yemin teklif veya kabul edemez, davadan feragat edemez, kabul ve ibra yapamaz, haczi kaldıramaz, iflas veya konkordato talebinde bulunamaz, yargılamanın iadesini isteyemez ve kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin dava takip edemez.
Avukat olmayan birine vekâletnameyle tebligat alma yetkisi verilebilir mi?
Hayır, usulüne uygun tebligat yapılabilmesi için temsilcinin avukat olması zorunludur; avukat olmayan gerçek kişilere vekâletname ile tebligat alma özel yetkisi tanınamaz.
Dava devam ederken çocuğun ergin olması vekilin yetkisini bitirir mi?
Veli tarafından tayin edilen vekilin görevi çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona ermez; ancak erginlik sonrasında yapılan işlemlere ergin kişinin icazet vermesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

