Cumhuriyet Savcısının Hukuk Yargılamasındaki Sıfatı ve Davayı Takip Yetkisi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı, yalnızca kanunda açıkça hüküm bulunan durumlarda hukuk davası açabilir veya görülmekte olan bir davada taraf olarak yer alabilir. Savcının hukuk davalarındaki konumu maddi hukuka dayanan bir taraf sıfatı olmayıp, kanunla tanınan davayı takip yetkisine ve usul hukuku bakımından taraf kabul edilmesine dayanır. Gerekli yasal şartlar gerçekleştiğinde savcının dava açması bir zorunluluktur. Savcı, yer aldığı uyuşmazlıklarda iddiayı ileri sürme, delillerin toplanmasını talep etme ve kararlara karşı kanun yollarına başvurma dahil olmak üzere taraf sıfatının sağladığı usuli hakları kullanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 70Kaynağı aç
Tasarruf İlkesinin Sınırları ve Kamu Düzeni
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası doğrultusunda, Cumhuriyet savcısının taraf olarak yer aldığı dava ve işlerde taraflar uyuşmazlık konusu üzerinde serbestçe tasarruf edemezler. Kamu düzeninin korunması amacıyla kendiliğinden araştırma ilkesinin geçerli olduğu bu yargılamalarda; davadan feragat, davanın kabulü veya sulh gibi sonuç doğuran usuli işlemlerle uyuşmazlığın sonlandırılması mümkün değildir.
Resmî Dairelerin İhbarı ve Dava Açılmamasına Karşı İtiraz Usulü
Bir kamu kurumunun veya resmî dairenin bildirimi bulunmasına karşın Cumhuriyet savcılığı tarafından dava açılmaması hâlinde, bildirimi gerçekleştiren idare itiraz yoluna başvurabilir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak bu itiraz, savcının yargı yetkisi sınırlarında bulunduğu ağır ceza merkezine en yakın kıdemli asliye hukuk mahkemesi hâkimine yöneltilir. İtirazın denetlenmesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 172 ve 173 üncü maddelerindeki esaslar kıyas yoluyla işletilir.
Savcılığın dava açmaması işlemine karşı itiraz hakkı yalnızca bildirimde bulunan idari kurumlara tanınmıştır. Kanun düzenlemesinin gerekçesi gereğince, resmî daire haricindeki gerçek şahısların veya özel hukuk tüzel kişilerinin menfaatleri varsa doğrudan doğruya dava açma imkânları bulunduğundan, bu kişilerin savcılığın işlemine karşı hâkime itiraz etme hakkı düzenlenmemiştir.
Duruşmalara Katılım Zorunluluğu ve Taraf Teşkili
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davaname tanzim edilerek açılan davalarda taraf teşkilinin eksiksiz sağlanması zorunludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2019/3285 Esas ve 2021/3003 Karar sayılı ilamına göre, Cumhuriyet savcısına duruşma gününün usule uygun olarak tebliğ edilmemesi ve oturumlara katılımı sağlanmadan yokluğunda yargılamanın sürdürülerek hüküm kurulması taraf teşkilinde usul hatası oluşturur.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/3285, K. 2021/3003Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2020/3659 Esas ve 2022/11841 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, davaname ile görülen uyuşmazlıklarda savcının duruşmalara iştiraki temin edilmeden karar verilemeyeceği gibi, bildirimde bulunan ilgili bakanlığın vekili aracılığıyla sunduğu davaya katılma talebi karara bağlanmaksızın uyuşmazlığın sonuçlandırılması da usul ve kanun kurallarına aykırılık teşkil eder.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2020/3659, K. 2022/11841Kaynağı aç
Cumhuriyet Savcısının Yer Aldığı Özel Dava Türleri
4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 146 ncı maddesi kapsamında evliliğin mutlak butlanı davası, ilgililer tarafından açılabileceği gibi Cumhuriyet savcısı tarafından da re'sen açılır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2015/16875 Esas ve 2016/3408 Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere, butlan davası açmak savcı açısından kanuni bir görev niteliğinde olduğundan oturumlarda bizzat hazır bulunması zorunludur; savcının katılımı temin edilmeksizin yokluğunda hüküm tesisi kararın bozulmasını gerektirir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/16875, K. 2016/3408Kaynağı aç
Evliliğin mutlak butlanına dair yargılamalarda nihai karar celsesi de dahil olmak üzere savcının hazır bulunması aranırken, bu uyuşmazlıklarda Nüfus Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmamaktadır. Benzer usuli zorunluluk uyarınca, Cumhuriyet Başsavcılığının davaname ile açtığı nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında da savcının yokluğunda tahkikat yürütülüp hüküm verilemez.
Uluslararası çocuk iadesi davasında tahkikat tutanaklarında Cumhuriyet savcısının duruşmaya katılarak mütalaa bildirdiği anlaşıldığında, duruşma tutanaklarının başlıklarındaki farklılıklar veya çelişkiler işin esasının incelenmesine engel oluşturmaz.
Cumhuriyet savcısı her türlü hukuk davasını açabilir mi?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 70 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı yalnızca kanunda açıkça düzenlenmiş hâllerde hukuk davası açabilir veya açılan davada taraf sıfatıyla yer alabilir.
Savcının taraf olduğu davada feragat veya kabul mümkün müdür?
Hayır, kanunun 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince savcının yer aldığı dava ve işlerde kamu düzeni geçerli olduğundan taraflar uyuşmazlık konusu üzerinde serbestçe tasarruf edemezler.
Savcılık kurum bildirimine rağmen dava açmazsa nereye başvurulur?
Bildirime rağmen dava açılmadığında ihbarda bulunan resmî daire, savcının görev çevresindeki ağır ceza merkezine en yakın kıdemli asliye hukuk mahkemesi hâkimine itiraz edebilir.
Vatandaşlar savcının hukuk davası açmaması işlemine itiraz edebilir mi?
Hayır, resmî daire dışındaki kişilerin hukuki yararları varsa doğrudan kendilerinin dava açma hakkı bulunduğundan, savcılığın dava açmaması kararına karşı bu kişilere kanunen itiraz hakkı tanınmamıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

