Ferî Müdahalenin Niteliği ve Aslî Müdahaleden Farkı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesi gereğince, görülmekte olan bir davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan üçüncü kişi, yanında yer aldığı tarafa yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar ferî müdahil sıfatıyla davada yer alabilir. Ferî müdahale bağımsız bir dava niteliği taşımayıp asıl tarafın davayı kazanmasına destek olma gayesine yöneliktir. Buna karşılık Kanun'un 65. maddesi uyarınca, yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen hak iddia eden üçüncü kişi ferî müdahil sayılamaz; hüküm verilinceye kadar asıl davanın taraflarına karşı bağımsız bir aslî müdahale davası açarak yargılamada müstakil taraf konumunu alır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 66Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 65Kaynağı aç
Yargılamaya Katılma Zamanı ve Bildirim Yükümlülüğü
6100 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak uyuşmazlığın bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir; geriye dönük usul işlemlerinin yenilenmesini isteyemez. Kanun'un 68. maddesinin ikinci fıkrası gereğince mahkeme, müdahilin katıldığı noktadan itibaren taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ etmekle yükümlüdür. Ferî müdahilin açıklama ve ispat hakları taraflar kadar geniş olmamakla birlikte, yargılama faaliyetinden, taraf ve mahkeme işlemlerinden bilgi sahibi olma hakkı taraflarınkine benzer düzeyde korunur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Ferî Müdahilin Yapabileceği Usul İşlemleri ve Tasarruf Yasağı
6100 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasına göre ferî müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir ve onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini gerçekleştirebilir. Ferî müdahilin asıl tarafla birlikte hareket etmesi, yaptığı usul işlemlerinin asıl tarafın işlemlerine aykırı olmamasını zorunlu kılar. Müdahil bu işlemleri yaparken her defasında asıl tarafın ön onayını almak mecburiyetinde değildir; asıl tarafın dava takip yetkisini kullanarak işlem yapar ve asıl taraf bu işlemi geçersiz kılmadığı müddetçe yapılan usul işlemi asıl taraf bakımından geçerli sonuç doğurur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/52, K. 2022/7541Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, asıl tarafın yararına aykırı işlemler ile dava üzerinde tasarruf sonucunu doğurabilecek usul işlemleri ferî müdahil tarafından yapılamaz.
İddia ve Savunmanın Değiştirilmesi ve Zamanaşımı Usulü
Ferî müdahilin beyanlarıyla iddia ve savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi usulü belirli koşullara bağlanmıştır. Ferî müdahilin, lehine katıldığı tarafın da hazır bulunduğu celsede davayı veya savunmayı genişleten ya da değiştiren beyanlarda bulunması ve asıl tarafın bu beyanlara itiraz etmemesi hâlinde, söz konusu açıklamalar asıl tarafça yapılmış sayılır. Karşı taraf da bu duruma açıkça veya zımnen muvafakat gösterirse iddia genişletilmiş veya savunma değiştirilmiş olur.
Ferî müdahil, ortak amaca uygun olmak koşuluyla davaya katıldıktan sonra cevap dilekçesinde belirtilmemiş olan zamanaşımı savunmasını ileri sürebilir. Karşı tarafın zımni kabul anlamına gelecek bir süre geçtikten sonra savunmanın genişletilmesine yönelik itirazda bulunması durumunda, bu itiraz mahkemece dikkate alınmaz ve zamanaşımı savunması incelenir.
Hükmün Etkisi ve Kanun Yoluna Başvuru Esasları
6100 sayılı Kanun'un 69. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ferî müdahilin yer aldığı asıl davada hüküm yalnızca davanın asıl tarafları hakkında verilir. Hüküm müdahil hakkında kurulmadığından, karara karşı kanun yoluna başvurma yetkisi de asıl tarafa aittir. Yanında davaya katıldığı taraf mahkeme kararını temyiz etmediği takdirde ferî müdahilin tek başına kanun yoluna başvurma hakkı bulunmaz ve tek başına yaptığı temyiz istemi reddedilir; müdahil ancak asıl tarafın temyiz yoluna gitmesi hâlinde onunla birlikte kararı temyiz edebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2019/52, K. 2022/7541 sayılı kararı doğrultusunda, asıl davalı tarafça zamanaşımı hususunda müstakil bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, ferî müdahil tarafından temyiz nedeni yapılması kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesi yapılabilir. Ferî müdahilin zamanaşımına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde bulunması hâlinde ise mahkeme hükmü ferî müdahil ile davalı taraf yararına bozulur.
Asıl Davanın Rücu İlişkisine Etkisi ve İstisnaları
6100 sayılı Kanun'un 69. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ferî müdahil ile yanında katıldığı taraf arasındaki rücu ilişkisinde, asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiası dinlenmez. Bununla birlikte müdahil; zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katıldığını, yanında yer aldığı tarafın iddia ve savunma vasıtalarını kullanmasını engellediğini ya da kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının tarafın ağır kusuru sebebiyle kullanılamadığını ileri sürerek asıl tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü rücu ilişkisinde savunabilir.
Ferî müdahil kararı tek başına temyiz edebilir mi?
Hayır, yanında katıldığı asıl taraf hükmü temyiz etmediği sürece ferî müdahilin tek başına temyiz hakkı bulunmamakta olup tek başına yaptığı temyiz başvurusu reddedilir.
Ferî müdahil usul işlemlerinde asıl taraftan her defasında onay almak zorunda mıdır?
Hayır, ferî müdahil asıl tarafın yararına olan işlemleri yaparken her seferinde ön onay almak zorunda değildir; asıl taraf bu işlemi geçersiz kılmadığı sürece işlem sonuç doğurur.
Mahkeme duruşma ve tebligat işlemlerini ferî müdahile bildirmekle yükümlü müdür?
Evet, 6100 sayılı Kanun'un 68. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme, katıldığı noktadan itibaren taraflara bildirilen tüm işlemleri ferî müdahile de tebliğ etmekle yükümlüdür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

