6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 376 uyarınca, davanın taraflarından birinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları ya da yerine geçmiş oldukları kişilerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları gerekçesiyle hükmün iptalini talep edebilirler. Bu yol, ağır yargılama hatalarından ve noksanlarından dolayı maddi anlamda kesin hükmün sona ermesini ve dava hakkında yeniden yargılama yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 376Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/448, K. 2025/225Kaynağı aç
Düzenlemenin Amacı ve Hukuki Niteliği
Kanun koyucu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 376 ile davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin ilamın iptalini isteme koşullarını açıkça düzenlemiştir. Bu düzenlemenin temel gerekçesi, ilamın taraflarının üçüncü kişiler aleyhine danışıklı işlem yaparak muvazaa oluşturmalarını önlemektir. Böylece dava taraflarının gerçeğe aykırı anlaşmalarla üçüncü kişilerin haklarını bertaraf etmesinin önüne geçilmektedir.
Borçlunun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla anlaşarak elde ettiği tescil ilamlarına karşı açılan tasarrufun iptali davaları ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 376 uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması aynı amaca yöneliktir. Her iki usul imkânı da danışıklı yargısal işlemler karşısında alacaklıların alacağını güvence altına almayı hedefler.
Kesinleşme Şartı ve Genel Hükümlerle İlişkisi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 374 hükmü uyarınca yargılamanın iadesi talebi ancak kesin olarak verilen veya olağan kanun yollarının tamamlanmasıyla kesinleşmiş olan hükümlere karşı ileri sürülebilir. Kesinleşmemiş bir karara karşı bu yola başvurulamaz. Davacının dava dilekçesinde kanunun 375 inci maddesinde düzenlenen genel sebeplerle birlikte 376 ncı maddeye de dayandığı hallerde mahkeme, 376 ncı maddedeki özel şartların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmak ve değerlendirmek zorundadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 374Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 375 kapsamında düzenlenen yargılamanın iadesi sebepleri sınırlı sayıda olup kıyas yolu ile genişletilemez. Başvuru gerekçelerinin kanunun 375, 376 ve 377 nci maddelerinde yazılı yasal koşullardan hiçbirine uymaması durumunda talebin reddine karar verilmesi gerekir.
Aktif Husumet ve Talep Hakkının Kapsamı
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 376 lafzında dava hakkı davanın taraflarından birinin alacaklılarına ve aleyhine hüküm verilenin yerine geçen haleflerine tanınmıştır. Yargı kararlarında bu hükmün kapsamına ilişkin farklı yaklaşımlar mevcuttur. Bir yaklaşıma göre, yargılamanın iadesine konu davada taraf olmayan ve kanunda sayılan alacaklı veya halef sıfatını taşımayan kişilerin bu yola başvurma sıfatı bulunmamakta; örneğin nafaka davasını sonuçsuz bırakmak amacıyla danışıklı kabulle oluşturulduğu iddia edilen kesinleşmiş hükmün tarafı olmayan ilgilinin bu iddiasının yargılamanın iadesi yoluyla incelenemeyeceği ve yeni bir davanın konusunu oluşturacağı kabul edilmektedir.
Buna karşılık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/448 E., 2025/225 K. sayılı kararında, üçüncü kişilerin hükmün iptalini isteyebilmeleri için hükümden zarar görmeleri veya zarar görme tehlikesinin bulunmasının yeterli olduğunu belirtmiştir. İlgili içtihada göre, yargılamanın iadesine konu davada verilen karar bir kimsenin hukukunu etkiliyorsa ve o kişiye karşı ileri sürülebilecek nitelikteyse, başvuru hakkının yalnızca alacaklı veya haleflerle sınırlandırılıp aynı durumdaki diğer kişilere kapatılması eşitlik ilkesine ve etkin hukuki korunma hakkına aykırılık teşkil etmektedir.
Kamu Menfaati ve Özel Kanun Hükümleri
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu m. 8 uyarınca, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarım arazilerinin bölünemez eşya niteliğinde bulunması, ifraz edilememesi ve pay veya paydaş sayısının artırılamaması kamu düzenine ilişkindir ve mahkemelerce resen dikkate alınmalıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2024/448 E., 2025/225 K. sayılı kararı uyarınca, tarafların kanuna karşı hile yoluyla ve danışıklı biçimde tarım arazilerinin bölünemezliği kuralını aşarak tescil ilamı elde etmeleri halinde, tarımsal kamu yararını korumakla görevli kamu idaresi kamu menfaati adına Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 376 kapsamında yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkına ve aktif husumet ehliyetine sahiptir.
Üçüncü kişiler kesinleşmemiş mahkeme kararına karşı iptal isteyebilir mi?
İsteyemez. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 374 uyarınca yargılamanın iadesi talebi ancak kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı ileri sürülebilir.
Alacaklılar hangi gerekçeyle hükmün iptalini talep edebilir?
Borçlularının davanın diğer tarafıyla aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları ve haklarını zedeleyen muvazaalı bir hüküm tesis etmeleri halinde hükmün iptali istenebilir.
Kamu kurumları HMK m. 376 kapsamında iptal talebinde bulunabilir mi?
Tarımsal arazilerin bölünemezliği gibi kamu düzenine ilişkin emredici kuralların danışıklı hükümlerle ihlal edilmesi halinde, ilgili kamu idaresi kamu yararı adına yargılamanın yenilenmesini talep edebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

