HMK Madde 322 ve Basit Yargılamada Uygulanacak Hükümler

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 322 ve Basit Yargılamada Uygulanacak Hükümler

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 322. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kanun'da ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Basit yargılama usulü; sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işlerde, doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işlerde, ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak itirazlarda uygulanır. Ayrıca her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işlerde, hizmet ilişkisinden doğan davalarda, konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalarda, tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren dava ve işlerde ve diğer kanunlarda yazılı yargılama usulü dışındaki usullerin uygulanacağı belirtilen işlerde de tatbik edilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
MADDE 316- (1) Basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında, aşağıdaki durumlarda uygulanır: a) Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler. b) Doğrudan dosya üzerinden karar vermek konusunda kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı dava ve işler. c) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti gibi geçici hukuki koruma talepleri ile deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması talepleri ve bunlara karşı yapılacak olan itirazlar. ç) Her çeşit nafaka davaları ile velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler. d) Hizmet ilişkisinden doğan davalar. e) Konkordato ve sermaye şirketleri veya kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin açılacak davalar. f) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler. g) Diğer kanunlarda yer alan ve yazılı yargılama usulü dışındaki yargılama usullerinin uygulanacağı belirtilen dava ve işler. Dilekçelerin verilmesi
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 322Kaynağı aç
MADDE 322- (1) Bu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. (2) Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde, hâkim satış için bir memur görevlendirir. Taşınır ve taşınmaz malların satışı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır. YEDİNCİ KISIM Yargılama Giderleri ve Adli Yardım BİRİNCİ BÖLÜM Yargılama Giderleri Yargılama giderlerinin kapsamı

Basit Yargılama Usulünde Dilekçelerin Verilmesi ve Delil Sunma Düzeni

Basit yargılama usulünde dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren cevap süresi iki haftadır. Cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda mahkeme, davalının başvurusu üzerine bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Basit yargılama usulünde taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler; dilekçeler aşaması dava ve cevap dilekçesiyle tamamlanır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 317Kaynağı aç
MADDE 317- (1) Dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur. (2) Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.[36] (3) Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler. (4) Dava ve cevap dilekçeleri yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebilir. Delillerin ikamesi

6100 sayılı Kanun'un 128. maddesi uyarınca, süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. HMK'nın 322. maddesinin birinci fıkrası ile 128. maddesi çerçevesinde süresinde cevap verilmemesi davanın reddinin talep edildiği anlamına gelmekle birlikte; hakkı ortadan kaldırır nitelikteki ödeme belgeleri hariç tutulmak üzere, süresinde verilmeyen ve davacı tarafça açıkça muvafakat edilmeyen deliller dikkate alınmaz.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
MADDE 128- (1) Süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Cevap dilekçesinin içeriği

Duruşma Yapılması İlkesi ve Karar Verme Usulü

Basit yargılama usulünde duruşma yapılması kural olup dosya üzerinden karar verilmesi yasal dayanak bulunmasına bağlı istisnai bir yoldur; ön inceleme ve tahkikat duruşması açılmaksızın dosya üzerinden uyuşmazlığın esası hakkında karar verilemez. Mahkeme, hukukun izin verdiği geçici hukuki koruma talepleri veya kanuni dayanağı bulunan şikâyet davaları gibi mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeksizin dosya üzerinden karar verir. İcra mahkemesine arz edilen hususlar ivedi işlerden sayılarak basit yargılama usulüne tabidir; mahkeme duruşma açılmasına gerek olup olmadığını takdir eder. Duruşma yapılmayan işlerde en geç on gün içinde karar verilirken duruşmalar ancak zorunluluk hâlinde ve en çok otuz gün ertelenebilir. Şikâyetin kabulü hâlinde şikâyet konusu işlem bozulur veya düzeltilir ya da sebepsiz geciktirilen işlemlerin yapılması emrolunur. Bu başvurularda talep ve cevaplar dilekçeyle yapılabileceği gibi mahkemeye ifade zaptettirmek suretiyle de ileri sürülebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Şikayet icra mahkemesince, kabul edilirse şikayet olunan muamele ya bozulur, yahut düzeltilir. Memurun sebepsiz yapmadığı veya geciktirdiği işlerin icrası emrolunur. Yargılama usulleri:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – (Değişik: 18/2/1965-538/11 md.) (Değişik birinci fıkra: 2/7/2012-6352/6 md.) İcra mahkemesine arzedilen hususlar ivedi işlerden sayılır ve bu işlerde basit yargılama usulü uygulanır. Şu kadar ki, talep ve cevaplar dilekçe ile olabileceği gibi icra mahkemesine ifade zaptettirmek suretiyle de olur. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/4 md.) Aksine hüküm bulunmayan hâllerde icra mahkemesi, şikâyet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup  olmadığını  takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir. Duruşma yapılmayan işlerde icra mahkemesi, işin kendisine geldiği tarihten itibaren en geç on gün içinde kararını verir. Duruşmalar, ancak zorunluluk hâlinde ve otuz günü geçmemek üzere ertelenebilir. MÜDDETLER Başlaması ve bitmesi:
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 320Kaynağı aç
MADDE 320- (1) Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir. (2) Daha önce karar verilemeyen hâllerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hâkim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.[37] (3) Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hâkim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir. (4) Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır. Hüküm

HMK'nın 298. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Şikâyet başvurusunda, dilekçenin HMK'nın 322. maddesinin birinci fıkrası atfıyla HMK'nın 119. maddesinde belirtilen dava dilekçesi zorunlu unsurlarına aykırı olduğuna ilişkin savunmanın gerekçede haklı görülmesine karşın hüküm fıkrasında talebin kabulüne karar verilmesi, tefhim edilen hüküm ile gerekçe arasında aykırılık oluşturarak kararın bozulmasını gerektirir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 298Kaynağı aç
MADDE 298- (1) Hüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış olan hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. (2) Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (3) Hükümde gerekçesi ile birlikte karşı oya da yer verilir. (4) Hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Hükmün imza edilememesi

Paylaştırma ve Ortaklığın Giderilmesinde Satış ve Şikâyet Görevi

HMK'nın 322. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış yapılması gereken hâllerde hâkim satış için bir memur görevlendirir; taşınır ve taşınmaz malların satışı ise İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. İlgili yargı kararlarında, ortaklığın giderilmesi kararında satış memurunun ismen belirlenmesi yerine mahkemenin yazı işleri müdürü unvanıyla atanması gerektiği kabul edilmektedir.

Satış memuru davaya bakan sulh hukuk mahkemesince görevlendirildiğinden, memurun işlemlerine ve gerçekleştirdiği ihalenin feshine yönelik şikâyetleri inceleme görevi icra mahkemesine değil, ortaklığın giderilmesine karar veren sulh hukuk mahkemesine aittir. Dava dilekçesinde ihalenin feshi talebinin yanında tapu iptali ve tescil istenmiş olsa dahi, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hukuki tavsif hâkime ait olduğundan uyuşmazlık ihalenin feshi olarak nitelendirilmeli ve görevli sulh hukuk mahkemesince incelenmelidir.

İhalenin feshini; satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yoluyla ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. Kanunda belirtilen bu kişiler dışında kalanlarca ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddeder. Satış ilanı tebliğ edilmemişse veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya ya da ihalede fesada sonradan vakıf olunmuşsa şikâyet süresi öğrenme tarihinden başlar; ancak bu süre ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez. İhalenin feshini şikâyet yoluyla isteyen ilgili, gerçekleşen usulsüzlük neticesinde menfaatlerinin zedelendiğini ispat etmek zorundadır. Şikâyetin görevsiz veya yetkisiz mahkemeye yapılması durumunda mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılayarak dosyayı resen görevli veya yetkili mahkemeye gönderir; bu kararlar kesindir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.) İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir. (Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. (Ek cümle:24/12/2025-7571/1 md.) Belirtilen kişiler dışında kalan kişilerce ihalenin feshinin talep edilmesi halinde mahkemece ihalenin feshi talebi dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilir. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir. (Ek cümleler:24/12/2025-7571/1 md.) Teminatın veya üçüncü fıkra uyarınca yatırılması gereken harcın yatırılmaması veya eksik yatırılması suretiyle ihalenin feshinin talep edilmesi hâlinde mahkeme tebliğ edeceği muhtırada, iki haftalık kesin süre içinde teminatın veya harcın ikmal edilmesini, aksi hâlde ihalenin feshi talebinin dosya üzerinden kesin olarak reddedileceğini bildirir. Mahkeme, süresi içinde teminat veya harç ikmal edilmediği takdirde derhal ihalenin feshi talebini reddeder. (Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi; 1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle, 2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle, 3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder. (Ek fıkra: 21/2/2007-5582/4 md.) 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 38/A maddesinin birinci fıkrasında tanımlanan konut finansmanından kaynaklanan alacaklar ile Toplu Konut İdaresi Başkanlığının rehinle temin edilmiş alacaklarının takibinde, beşinci fıkrada yer alan oran yüzde yirmi olarak uygulanır.[54] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) İhalenin feshine ilişkin şikâyet görevsiz veya yetkisiz icra mahkemesi veya mahkemeye yapılırsa, icra mahkemesi veya mahkeme evrak üzerinde inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik veya yetkisizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılamak suretiyle dosyayı resen görevli veya yetkili icra mahkemesine gönderir. Bu kararlar kesindir.[55] (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/38 md.) Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir. (Değişik fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhale kesinleşmedikçe ve ihale konusu mal alıcıya teslim edilmedikçe veya teslime hazır hâle getirilmedikçe ihale bedeli alacaklılara ödenmez. İhale konusu malın teslim edilemeyeceği veya teslime hazır hale getirilemeyeceği durumlarda ihale icra müdürü tarafından iptal olunarak ihale bedeli alıcısına ödenir. Satış ilanı tebliğ edilmemiş veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya veya ihalede fesada bilahare vakıf olunmuşsa şikayet müddeti ıttıla tarihinden başlar. Şu kadar ki, bu müddet ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir seneyi geçemez.[56] İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vakı yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur. Tescil için tapu idaresine yapılacak tebligat, şikayet için muayyen müddetin geçmesinden veya şikayet edilmişse şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra yapılır. (Mülga son fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Tescil için tapuya tebliğ ve zorla çıkarma:
Ortaklığın giderilmesi kararındaki satış memurunun işlemlerine karşı nereye başvurulur?

HMK'nın 322. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında satış memuru sulh hukuk mahkemesince görevlendirildiğinden, memurun işlemlerine ve gerçekleştirdiği ihalenin feshine yönelik şikâyetleri inceleme görevi icra mahkemelerine değil, ortaklığın giderilmesine karar veren sulh hukuk mahkemesine aittir.

İhalenin feshi şikâyetinde başvuru süresi ve istisnası nedir?

İhalenin feshi kural olarak ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde istenmelidir; satış ilanı tebliğ edilmemişse veya satılan malın esaslı vasıflarındaki hataya ya da ihalede fesada sonradan vakıf olunmuşsa süre öğrenme tarihinden başlar. Ancak bu süre her hâlde ihalenin yapıldığına ilişkin kararın elektronik satış portalında ilan edildiği tarihten itibaren bir yılı geçemez.

Basit yargılama usulünde cevap süresi ne kadardır ve cevaba cevap dilekçesi verilebilir mi?

Dava dilekçesinin tebliğinden itibaren cevap süresi iki haftadır ve koşulları varsa iki haftayı geçmemek üzere bir defalık ek süre verilebilir; tarafların cevaba cevap veya ikinci cevap dilekçesi verme hakkı bulunmamaktadır.

İhalenin feshine dair şikâyet görevsiz mahkemeye yapılırsa hangi işlem uygulanır?

Başvurunun yapıldığı mahkeme evrak üzerinden inceleme yaparak başvuru tarihinden itibaren en geç on gün içinde görevsizlik kararı verir ve masrafını gider avansından karşılayarak dosyayı resen görevli mahkemeye gönderir; bu görevsizlik kararı kesindir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu