6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 59. maddesi çerçevesinde, uyuşmazlığa konu hakkın maddi hukuk kuralları gereği birden çok kişi tarafından ortaklaşa ileri sürülmesi ya da birden çok kişiye yöneltilmesi ve tüm ilgililer hakkında tek bir karar tesisinin zorunlu olduğu durumlarda mecburi dava arkadaşlığı gerçekleşir. Kanunun 60. maddesi uyarınca bu nitelikteki dava arkadaşları davayı yalnızca birlikte açabilmekte veya taraflara karşı ancak müştereken dava ikame edilebilmektedir. Bu usul ilişkisinde tarafların yargılama boyunca birlikte davranması esastır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 60Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 59Kaynağı aç
Birlikte Hareket Zorunluluğu ve Duruşmaya Katılmanın Hükmü
6100 sayılı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasına göre, mecburi dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorunda olmakla birlikte, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder. HMK m. 60 gerekçesinde, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının usul işlemlerinin gelmeyenler açısından geçerli sayılmasının, hem tarafın duruşmaya gelmemesi hem de duruşma dışında süreye tabi işlemlerde hareketsiz kalınması durumunda geçerli olacağı belirtilmiştir.
Duruşmaya gelen dava arkadaşının işlemlerinin gelmeyenler bakımından hüküm ifade etmesi kuralı sadece usul işlemleri için geçerlidir. HMK m. 60 gerekçesi uyarınca, sulh, feragat ve kabul gibi maddi hukuk içerikli tasarruf işlemlerinde bu kural geçerli olmayıp dava arkadaşlarının birlikte hareket etmesi zorunludur.
Miras Ortaklığı ve Terekeye İlişkin Uyuşmazlıklar
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca, birden fazla mirasçının varlığı durumunda mirasın intikalinden taksime kadar terekedeki hak ve borçların tümünü içine alan bir ortaklık doğmaktadır. Miras bırakanın terekesine elbirliğiyle malik olan mirasçılar, kanundan ya da sözleşmeden kaynaklanan temsil ve idare yetkileri saklı kalmak kaydıyla, tereke kapsamındaki hakların bütünü üzerinde ortaklaşa tasarrufta bulunurlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 640Kaynağı aç
Terekeye dahil bir hak veya malın terekeye iadesi için mirasçıların HMK m. 59 ve 60 hükümleri uyarınca birlikte dava açmaları, aleyhlerine birlikte dava açılması, birlikte hareket etmeleri, dava açmayan mirasçılar varsa davaya dahil edilmeleri, davaya veya savunmaya onaylarının alınması ya da vekaletname ibraz edilmesi gerekir. Birlikte dava açılamaması durumunda diğer mirasçıların duruşmaya gelip beyanda bulunması, imzası noter onaylı muvafakat belgesi sunması veya vekaletname vermesi suretiyle taraf teşkili sağlanır; ortakların tümünün onayı alınamazsa TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilerek taraf teşkili tamamlanır.
Adi Ortaklık ve Tasarruf Yetkisine Tabi İşlemlerde Taraf Teşkili
Adi ortaklık ilişkisinde elbirliği mülkiyeti hükümleri gereğince dava açan adi ortaklar mecburi dava arkadaşı durumundadır ve davanın tüm ortaklar tarafından açılması gerekir. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa aleyhine dava açılması suretiyle taraf teşkilinin tamamlanması icap eder. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3455 Esas ve 2022/1085 Karar sayılı ilamına göre, adi ortaklık adına tek vekaletnameyle dava açılmış olsa bile yargılama sürecinde ortaklığı oluşturan şirket yetkililerince ayrı vekaletnameler sunularak dava açılmasına muvafakat verilmesi halinde taraf teşkilinin sonradan tamamlandığı kabul edilir ve dava aktif husumet yokluğundan reddedilemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3455, K. 2022/1085Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 692. maddesinin birinci fıkrasına göre, paylı mülkiyete konu eşyanın tahsis amacının değiştirilmesi, olağan yararlanma ve koruma gereğini aşan yapı faaliyetlerinin yürütülmesi ya da malın bütünü üzerinde tasarruf işlemleri icra edilmesi, taraflarca oybirliğiyle aksine bir kural benimsenmedikçe tüm paydaşların onayını gerektirir. Bu çerçevede arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi veya iptali olağanüstü tasarruf niteliği taşıdığından, davanın sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahipleri ile mülkiyet el değiştirmişse sonradan tapu paydaşı haline gelenlerin tamamı tarafından açılması veya bu kişilerin davada taraf safında yer alması gerekir; taraf safında bulunmayan paydaşların mecburi dava arkadaşı sıfatıyla davaya dahil edilmesi amacıyla süre tanınmalıdır. Tasarrufun iptali davasında ise elden çıkarılan malı devreden borçlu ile devralan üçüncü kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı geçerli olup, usulüne uygun davetiye tebliğine karşın celseye katılmayan taraf bakımından duruşmada hazır bulunan dava arkadaşının usul işlemleri sonuç doğurur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 692Kaynağı aç
Dava Şartı Noksanlığı ve Süre Verilmesi
6100 sayılı Kanun'un 115. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme, dava şartlarında eksiklik saptadığında kural olarak davayı usul yönünden reddeder; bununla birlikte eksikliğin giderilebilir nitelikte bulunması halinde noksanlığın tamamlanabilmesi için kesin süre tayin eder ve verilen sürede eksiklik giderilmezse ret kararı verir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre ise uyuşmazlığın esasına geçilmeden önce mahkemece saptanmamış ve taraflarca da ileri sürülmemiş olan bir dava şartı eksikliği şayet karar tesis edildiği anda giderilmiş bulunuyorsa, davadaki ilk noksanlıktan ötürü usulden ret kararı verilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 115Kaynağı aç
Mecburi dava arkadaşlarından biri duruşmaya katılmazsa ne olur?
Usulüne uygun olarak davet edildiği halde duruşmaya gelmeyen dava arkadaşları bakımından, duruşmaya gelmiş olan diğer dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri ve süreye bağlı duruşma dışı işlemleri hüküm ifade eder.
Mecburi dava arkadaşlarından biri tek başına sulh veya feragat yapabilir mi?
Sulh, feragat ve kabul gibi maddi hukuk içerikli usul işlemlerinde mecburi dava arkadaşlarının birlikte hareket etmesi zorunlu olduğundan bu işlemler tek bir dava arkadaşı tarafından tek taraflı olarak gerçekleştirilemez.
Mirasçılardan biri tek başına terekeye iade davası açabilir mi?
Mirasçıların terekeye iade davasını birlikte açması kuraldır; birlikte dava açılmadığında diğer mirasçıların davaya katılımı, muvafakat belgesi veya vekaletname vermesi sağlanamazsa TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verilir.
Tasarrufun iptali davasında duruşmaya gelmeyen borçlu yönünden gelen üçüncü kişinin işlemi geçerli midir?
Tasarrufun iptali davasında borçlu ile üçüncü kişi mecburi dava arkadaşıdır; usulüne uygun davet edilmesine rağmen duruşmaya gelmeyen dava arkadaşı bakımından duruşmaya katılan tarafın usul işlemleri hüküm ifade eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

