6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 56, taraflardan birinin kanuni temsile muhtaç duruma gelmesi yahut koruma altına alınması gereken hâllerde yargılamanın ertelenmesini düzenler. Maddenin birinci fıkrası uyarınca, bir tarafın kısıtlanması veya şahsına yasal danışman atanması yönündeki istem mahkemece yerinde görülür ya da bu gereklilik resen takdir edilirse, ilgili hususta nihai hüküm tesis edilene dek yargılamanın ertelenmesine karar verilebilir. Düzenlemenin temel gayesi, vesayet altına alınması muhtemel kimseler ile koruma altına alınan kişilerin haklarının usul zemininde korunmasını sağlamaktır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 56Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1259, K. 2020/145Kaynağı aç
Yargılamanın Ertelenmesini Gerektiren Durumlar ve Koşulları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 56 kapsamında iki ayrı erteleme sebebi düzenlenmiştir. Birinci fıkra gereğince, taraflardan birine yasal danışman atanması veya vesayet altına alınması talebinin bulunması ve bu talebin mahkemece yerinde görülmesi yahut mahkemenin bu işlemi gerekli bulması hâlinde, ilgili konuda kesin bir karar verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesi hâkimin takdirindedir. Bu süreçte erteleme kararı verilmesi zorunlu bir bekletici mesele kuralı olmayıp, kanunun açık lafzı doğrultusunda mahkemenin takdirine bağlı bir olanaktır.
Maddenin ikinci fıkrası ise taraflardan birinin kanun gereğince tedavi, gözlem veya koruma altına alınması yahut başkalarıyla görüşmekten yasaklanması hâlini ele alır. Bu düzenlemenin uygulanabilmesi için hem ilgili tarafın hem de vekilinin mahkemede hazır bulunmasının mümkün olmaması şarttır. Her iki süjenin de duruşmada yer alamadığı böylesi durumlarda, o kimse hakkında davayı takip etmek üzere bir kayyım atanıncaya kadar yargılama ertelenebilir.
Dava Ehliyeti ve Temsil Yetkisinin Dava Şartı Boyutu
Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 9 hükmüne göre fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir. Kanunun 10. maddesi uyarınca ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti bulunmaktadır. Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip kişiler davayı bizzat takip edebileceği gibi seçecekleri vekiller aracılığıyla da yürütebilirler. Ayırt etme gücü bulunmayanların fiil ehliyeti olmadığından dava ehliyetleri de yoktur. Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilir; bu kişiler aleyhine açılacak davalarda kanuni temsilcinin gösterilmesi ve dava dilekçesinin yasal temsilciye tebliğ edilmesi gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 51Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 52Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 9Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun m. 114/1-d uyarınca tarafların taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları ile kanuni temsilin gerektiği hâllerde temsilcinin gerekli niteliği taşıması dava şartları arasında yer alır. Dava ehliyeti kamu düzenine ilişkin bulunduğundan mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Mahkeme bu eksikliği tespit ettiğinde, giderilmesi kabil bir noksanlık söz konusu ise Kanun m. 115/2 uyarınca tamamlanması için kesin süre verir; noksanlık süresi içinde giderilmezse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Dava ehliyeti bulunmayan kişi aleyhine dava ikame edilmişse ve yasal temsilcisi yoksa öncelikle temsilci sağlanması için gerekli usul işlemleri yürütülür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 115Kaynağı aç
Ehliyet İddiasında Usul İşlemleri ve Usul Ekonomisi
Yargılama sırasında bir tarafın ruhsal rahatsızlığı ileri sürülüp delillerle desteklendiğinde, vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 56/1 uyarınca ön sorun sayılarak sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerekir. Davacının dava tarihi itibarıyla hukuki ehliyetinin bulunmadığının tespiti durumunda ise davanın atanacak vasi marifetiyle sürdürülmesi sağlanmalıdır.
Davanın açıldığı tarihte dava ehliyeti veya kanuni temsil şartı gerçekleşmemiş olsa bile, bu eksikliğin yargılama devam ederken giderilmesi mümkündür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 30'da düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereğince, dava şartı noksanlığının yargılama sırasında ortadan kalkması hâlinde dava reddedilemez; mahkemece davanın esasına girilerek uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
Geçmiş İşlemlere İcazet ve Hukuki Dinlenilme Hakkı
Dava ehliyeti bulunmayan kişi tarafından gerçekleştirilen usul işlemleri kural olarak geçersizdir. Bununla birlikte, sonradan atanan yasal temsilcinin yapılmış olan bu işlemlere icazet vermesi mümkündür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/1259, K. 2020/145), dava açıldıktan sonra vesayet altına alınan davalının vasisinin duruşmaya bizzat katılıp davalının evvelce sunduğu delillerin toplanmasını talep etmesini, yapılan işlemlere verilmiş bir onay (icazet) niteliğinde kabul etmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 27 çerçevesinde taraflar hukuki dinlenilme hakkına sahiptir; bu hak yargılama hakkında bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını ve beyanların mahkemece gerekçeli biçimde değerlendirilmesini kapsar. Yargılamaya hâkim olan teksif ilkesi gereğince iddia ve savunma sebeplerinin belirli bir usul kesitine kadar sunulması zorunludur; kanuni sürede veya hâkimin belirlediği kesin sürede yapılmayan işlemler kural olarak sonradan gerçekleştirilemez. Bununla birlikte, Türk hukukunda vekil ile temsil zorunluluğu bulunmadığından vasi, vesayet altındaki kişiyi davada bizzat temsil edebileceği gibi tayin edeceği bir avukat aracılığıyla da temsil ettirebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Vesayet kararı verilinceye kadar yargılamanın ertelenmesi zorunlu mudur?
Hayır, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 56/1 uyarınca vesayet veya yasal danışman atanması talebinin uygun görülmesi durumunda erteleme kararı verilmesi mahkemenin takdirindedir.
Dava ehliyeti olmayan kişinin yaptığı usul işlemlerini vasi onaylayabilir mi?
Evet, dava ehliyeti bulunmayan kişinin gerçekleştirdiği usul işlemleri kural olarak geçersiz olsa da sonradan atanan yasal temsilcinin bu usul işlemlerine icazet (onay) vermesi mümkündür.
Hangi şartlarda kayyım atanması için yargılama ertelenebilir?
Taraflardan birinin tedavi, gözlem veya koruma altına alınması yahut görüşme yasağı bulunması ve bu sebeple kendisinin veya vekilinin mahkemede hazır bulunamaması durumunda kayyım atanıncaya kadar yargılama ertelenebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

