HMK Madde 5 Genel Kuralına Göre Mahkeme Yetkisi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 5 Genel Kuralına Göre Mahkeme Yetkisi

Bir davada yer bakımından hangi mahkemenin yetkili sayılacağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre belirlenir. Madde, mahkemelerin yetkisini bu Kanundaki hükümlere bağlar. Diğer kanunlarda yer alan yetki hükümleri saklıdır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1) Mahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, bu Kanundaki hükümlere tabidir. Genel yetkili mahkeme

Yetkinin anlamı ve yer sınırı

Yetki, davanın hangi yerdeki görevli mahkemede görüleceğini anlatır. Mahkemelerin yargı yetkisi, dava konusuna bağlı görev sınırının yanında yer itibarıyla da sınırlıdır. Her mahkeme, bulunduğu ilçenin idari sınırları içinde yargı yetkisini kullanır. Yetki sorunlarının yoğunlaştığı alan esas itibarıyla ilk derece mahkemeleridir.

Genel yetkili mahkeme

6100 sayılı Kanun'un 6. maddesi genel yetkili mahkemeyi davalı üzerinden kurar. Davalı gerçek veya tüzel kişi olabilir. Yetkili yer, bu kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki

Yerleşim yerinin neresi olduğu, aynı maddede 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na bırakılmıştır. Belirleme, 22/11/2001 tarihli bu Kanun hükümlerine göre yapılır.

Saklı hükümler ve seçimlik yetki

5. maddede kullanılan diğer kanunlar terimi dar yorumlanmaz. Gerekçede terimin geniş anlamda kullanıldığı, Anayasa ile uluslararası antlaşmaları da kapsadığı açıklanmıştır.

Özel kanunda öngörülen yetki kuralı kesin yetki niteliğinde değilse, genel yetki kuralının yanında durur. İki kural birlikte seçimlik yetki oluşturur. Özel kanun hükümlerinin saklı tutulmasının sebebi budur.

Kesin yetki kuralının ayırt edilmesi

Kuralın kesin yetki sayılıp sayılmayacağı duraksama doğurursa, düzenlemenin yazılış biçimine bakılır. Metin emredici biçimde kaleme alınmış olmalı ve kanun koyucunun, gösterdiği yer mahkemesini tek yetkili mahkeme yapmak istediği açık ve kesin bir dille ortaya çıkmalıdır. Bu durumda kural, hukuki niteliği itibarıyla kesin yetki kuralıdır.

Yetki kesin ise inceleme tarafların susmasına bırakılmaz. Mahkeme, yargılama bitene kadar yetkisini kendiliğinden ele almak zorundadır. Taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.

Kesin olmayan yetkide itiraz

Yetkinin kesin olmadığı davada itiraz, cevap dilekçesinde ileri sürülür. İtiraz eden taraf yetkili mahkemeyi bildirir. Birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi gösterir. Bildirim yapılmazsa yetki itirazı dikkate alınmaz.

Davalı cevap süresi bitmeden cevap dilekçesini vermiş, ancak yetki ilk itirazını bu dilekçeye yazmamışsa, süre devam etse bile itirazı ek dilekçeyle getiremez. 6100 sayılı Kanun'un 131. maddesi, cevap dilekçesi verildikten sonra ilk itirazların ileri sürülmesini, cevap süresinin henüz dolmamasına rağmen engeller. Yetki ilk itirazının ek dilekçeyle tamamlanamaması bu maddeye bağlanır ve yetkinin kesin olmadığı dava ile sınırlıdır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
MADDE 131- (1) Cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez. Karşı dava açılabilmesinin şartları

Yetkisi kesin olmayan davada davalı, süresi içinde ve usulüne uygun biçimde yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.

Kesin yetki ile kesin olmayan yetkinin ayrımı

İki rejim aynı sonuca bağlanmaz. Yetki kesin ise mahkeme incelemesini kendiliğinden ve dava sonuna kadar sürdürür; taraflar da yetkisizliği her zaman ileri sürebilir. Yetki kesin değilse, usulüne uygun itirazın yokluğu davanın açıldığı mahkemeyi yetkili hâle getirir.

Birden fazla yetkili mahkeme

Yetkili mahkeme birden fazla ise seçme hakkı davacıya aittir. Davacı davayı yetkisiz mahkemede açmışsa seçme hakkı itiraz eden davalıya geçer ve dava, davalının bildirdiği yetkili mahkemede görülür.

Yetkisizlik kararı, itiraz sırasında bildirilmemiş bir mahkemeyi yetkili mahkeme diye gösteremez.

Boşanma ve ayrılık davasında yetkili yer

Boşanma veya ayrılık davasında yetkili mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesine göre belirlenir. Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi de yetkilidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168- Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. III. Geçici önlemler

Boşanma davasında davacıya bu yerler arasında seçme olanağı tanınmıştır. Seçme olanağı bulunduğu için kesin yetki kuralı söz konusu değildir. Boşanma davasına bakmakla görevli mahkemenin yetkisi kamu düzenine ilişkin değildir.

Para ve teminat borcunda icra takibi

Para veya teminat borcu için yapılacak icra takibinde yetki, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrasıyla düzenlenir. Fıkra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını belirtir. Takibe esas olan sözleşmenin yapıldığı icra dairesi de bu takip için yetkilidir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur. III. TATİLLER VE TALİKLER Tatiller: 1 – Bütün borçlular hakkında:

İtirazın iptali davasında yetki

İtirazın iptali davasında özel yetkili mahkeme kabul edilmemiştir. Yetkili mahkeme bu nedenle 6100 sayılı Kanun'un 5. maddesi ve devamı hükümlere göre bulunur. Borçtan kurtulma davası ile menfi tespit ve istirdat davalarında ise özel yetki hükümleri vardır.

Borçtan kurtulma davasının yeri, süresi ve dinlenme şartı

Borçtan kurtulma davasının süresi, itirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gündür. Borçlu davayı bu süre içinde açabilir. Yetkili mahkeme, takibin yapıldığı yer mahkemesi veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesidir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 69Kaynağı aç
Madde 69 – (Değişik: 18/2/1965-538/40 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlu­nun dava konusu alacağın yüzde 15 ini  ilk  duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur. Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36 ncı madde hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.[33] (Değişik: 9/11/1988-3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir.[34] Karar ve müddet

Davanın dinlenebilmesi, alacağın yüzde on beşinin ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo edilmesine bağlıdır. Mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat ya da banka teminat mektubu verilmesi de bu şartı karşılar. Şart gerçekleşmezse dava reddolunur.

Menfi tespit ve istirdat davası

Menfi tespit ve istirdat davaları iki yerde açılabilir. Biri, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesidir. Diğeri, davalının yerleşim yeri mahkemesidir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

İstihkak davasında yetkili yer

İstihkak davasında genel yetki kuralına gidilir. Bu yöneliş, İcra ve İflas Kanunu'nun yetkiye ilişkin 4 ve 50. maddeleri ile 6100 sayılı Kanun'un 5 ve 6. maddelerinden doğar. Dava, asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.

İş mahkemesinde yetkili yerler

İş mahkemesinde açılacak davada yetkili mahkeme, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrasına göre saptanır. Davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. İşin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.

7036 sayılı İŞ MAHKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesidir. (2) Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (3) İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. (4) İş mahkemelerinin yetkilerine ilişkin olarak diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (5) Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir. Yargılama usulü ve kanun yolları

Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

İş kazasından doğan tazminat davasında yetkili yerler genişler. İş kazasının veya zararın meydana geldiği yer mahkemesi yetkilidir. Zarar gören işçinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

6. maddenin dördüncü fıkrası, iş mahkemelerinin yetkisine ilişkin diğer kanun hükümlerinin saklı olduğunu belirtir.

Aynı maddenin beşinci fıkrası, madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmelerini geçersiz sayar.

Mahkemelerin yetkisi hangi kanuna göre belirlenir?

Diğer kanunlardaki yetki hükümleri saklı kalmak üzere, mahkemelerin yetkisi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki hükümlere tabidir.

Genel yetkili mahkeme neresidir?

Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirlenir.

Özel kanundaki yetki genel yetkiyi kaldırır mı?

Kesin yetki olarak öngörülmemişse kaldırmaz. Özel kanundaki yetki kuralı, genel yetki kuralıyla birlikte seçimlik yetki oluşturur.

Kesin yetkide mahkeme yetkiyi kendiliğinden araştırır mı?

Evet. Yetki kesin ise mahkeme, dava bitene kadar yetkisini kendiliğinden araştırmak zorundadır ve taraflar yetkisizliği her zaman ileri sürebilir.

Cevap dilekçesinden sonra yetki itirazı ileri sürülebilir mi?

Yetki kesin değilse, cevap dilekçesinde yazılmayan yetki ilk itirazı ek dilekçeyle getirilemez; cevap süresinin dolmaması bunu değiştirmez. 6100 sayılı Kanun'un 131. maddesi, cevap dilekçesinden sonra ilk itirazların ileri sürülemeyeceğini düzenler. Yetki kesin ise taraflar yetkisizliği her zaman ileri sürebilir.

İtirazın iptali davası hangi mahkemede açılır?

Bu dava için özel yetkili mahkeme kabul edilmediğinden yetkili mahkeme, 6100 sayılı Kanun'un 5. maddesi ve devamındaki hükümlere göre belirlenir.

Borçtan kurtulma davası nerede ve hangi sürede açılır?

İtirazın geçici kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde, takibin yapıldığı yer veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde açılır. Dinlenebilmesi için alacağın yüzde on beşinin ilk duruşma gününe kadar nakden depo edilmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat ya da banka teminat mektubu verilmesi gerekir; aksi hâlde dava reddolunur.

İş mahkemesinde yetki sözleşmesi geçerli midir?

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 6. maddesi hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.

Boşanma davasında hangi mahkeme yetkilidir?

Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Davacıya tanınan seçim nedeniyle boşanma davasındaki yetki kesin yetki değildir ve kamu düzenine ilişkin değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu