İnşai Dava Nedir ve Hangi Hâllerde Açılır?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 108. maddesinin birinci fıkrası uyarınca inşai dava yoluyla mahkemeden yeni bir hukuki durum yaratılması, mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi veya onun ortadan kaldırılması talep edilir. Yenilik doğurucu hakların kullanılması kural olarak tek taraflı irade beyanıyla mümkün olmakla birlikte, Kanun'un 108. maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir inşai hakkın dava yoluyla kullanılmasının zorunlu kılındığı durumlarda inşai dava açılması zorunludur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 108Kaynağı aç
İnşai Hükümlerin Etkisi ve Kesinleşme Koşulu
Kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadıkça inşai hükümler geçmişe etkili olmayıp geleceğe dönük olarak hüküm ve sonuç doğurur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 108. maddesinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere, inşai davanın kabulü hâlinde ortaya çıkan inşai tesir, mahkeme kararının verilip şeklî anlamda kesinleştiği anda meydana gelir. İnşai hükümlerin geçmişe etkili sonuç doğurması kanunun açık düzenleme getirdiği istisnai durumlara özgüdür.
Hâkimin Dava Türünü Belirleme Yetkisi ve Taleple Bağlılık
Hâkim, davacının dilekçesinde yaptığı hukuki nitelendirme ile bağlı değildir; talep sonucunu esas alarak dava türünü kendiliğinden tespit etmekle yükümlüdür. Davacı dilekçesinde davasını inşai dava olarak nitelendirmiş olsa dahi talep sonucu belirli bir miktar alacağın tahsiline yönelmişse dava eda davası mahiyetindedir. Bu gibi durumlarda eda davası yerine inşai dava açıldığından bahisle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilemez.
İnşai Davanın Tespit ve Eda Davaları ile Karşılaştırılması
Davacının talep ettiği hukuki koruma eda davası ya da inşai dava yoluyla sağlanabiliyorsa bağımsız bir tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmaz. Buna karşılık hukuki korumanın eda veya inşai dava ile elde edilemediği durumlarda, örneğin bir vakıf mütevelli heyeti üyeliğinin tespiti talebinde olduğu gibi, tespit davası dinlenebilir. Öte yandan bağışlayanın bağışlanandan önce ölmesi gibi şarta bağlı rücu hakkının ifasına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları inşai nitelikte olmayıp eda davası karakteri taşır.
Geçmişe ve Geleceğe Etkili İnşai Dava Türleri
Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesine dayalı sözleşmenin uyarlanması davaları geleceğe etkili inşai davalardandır ve bu davalarda geçmişe dönük uyarlama bedeli istenemez. Aynı şekilde adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davası ile inanç sözleşmesine dayalı mülkiyetin tescili davaları da geleceğe etkili inşai dava mahiyetindedir; bu davalarda yeni hukuki durum hükmün kesinleşmesiyle vücut bulur.
Buna karşılık tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmalarının yasal sınıra çekilmesini amaçlayan ve öncesine etkili sonuçlar doğuran inşai davalar arasında yer alır. Taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davaları da inşai nitelikte olup kararın ayrıca infazına ihtiyaç duyulmaksızın kesinleşmesiyle inşai sonuç kendiliğinden meydana gelir.
Açıklayıcı Hükümler ile İnşai Hükümler Arasındaki Farklar
Her tapu tescil veya iptal kararı inşai nitelik taşımaz. Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesi kapsamındaki imar-ihya ve olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı davalarda, mülkiyet şartların gerçekleştiği anda kanun gereği kendiliğinden kazanılır. Bu davalarda mahkemenin vereceği karar inşai değil, önceden doğmuş hakkı tespit eden açıklayıcı niteliktedir. Benzer şekilde muvazaa nedeniyle geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında verilen karar da sözleşmenin baştan itibaren hüküm doğurmadığını saptayan açıklayıcı bir hükümdür.
İnşai kararlar ne zaman hüküm ve sonuç doğurur?
İnşai hükümler, kararın verilip şeklî anlamda kesinleştiği anda sonuç doğurur. Kanunlarda aksine bir hüküm yer almadıkça bu sonuçlar geçmişe etkili olmayıp geleceğe dönüktür.
Dava dilekçesinde davanın inşai dava olarak adlandırılması hâkimi bağlar mı?
Hâkim davacının dava dilekçesindeki nitelendirmesiyle bağlı değildir. Dilekçede inşai dava yazılmış olsa bile talep sonucu bir alacağın tahsilini içeriyorsa dava eda davası olarak görülür ve hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddedilemez.
Kazandırıcı zamanaşımı ve muvazaaya dayalı tapu davaları inşai dava mıdır?
Bu davalarda verilen hükümler inşai nitelikte olmayıp açıklayıcı mahiyettedir. Zilyetlikle mülkiyet iktisap şartları oluştuğu anda kanunen kazanıldığından veya muvazaalı sözleşmeler baştan itibaren geçersiz sayıldığından mahkeme kararı mevcut durumu tespit eder.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

