1086 Sayılı Kanunun İlgası ve Hukuki Sonuçları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesinin birinci fıkrası, 18 Haziran 1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununu ek ve tadilleriyle birlikte tümüyle ortadan kaldırmıştır. Bu düzenlemeyle medeni yargılama usulünün temel mevzuatı yenilenmiş ve önceki kanunun genel uygulama alanı son bulmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 450Kaynağı aç
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/7846, K. 2018/6670Kaynağı aç
Mülga mevzuata yapılan yollamalar bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447. maddesi devreye girmekte; mevzuatta mülga 1086 sayılı Kanuna yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu kurallara karşılık gelen hükümlerine yapılmış sayılacağı kabul edilmektedir.
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/2185, K. 2014/9611Kaynağı aç
Kanun Yolu Geçiş Rejimi ve Mülga Hükümlerin Uygulanması
1086 sayılı Kanun bütünüyle yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, kanun yolları bakımından 6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesi özel bir geçiş rejimi tayin etmiştir. Hükmün birinci fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlamasına kadar 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin kurallarının uygulanmasına devam edilmiştir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. Geçici Madde 3Kaynağı aç
6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur ve bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez. Kanunda bölge adliye mahkemelerine görev verilen hâllerde ise bu mahkemelerin göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı Kanunun 6100 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2016/7846 Esas, 2018/6670 Karar sayılı kararında, kamu düzeniyle ilgili olan temyiz kesinlik sınırının tespitinde hükmün verildiği tarihteki yasal durumun ve yalnızca dava konusu taşınır malın veya alacağın değerinin gözetileceği belirtilmiştir. Anılan karara göre, alacağın bir kısmı dava edilmişse kesinlik sınırında alacağın tamamı, tamamı dava konusu yapılıp kısmen kabul kararı verilmişse taraflar yönünden kabul ve reddedilen miktarlar dikkate alınmaktadır.
Görev, Dava Şartları ve Zaman Bakımından Uygulama
6100 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca, yargı yolu ile mahkemenin görevine ilişkin yasal kurallar kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte ikame edilmiş bulunan davalarda tatbik edilmez. Senetle ispat mecburiyeti, istinaf, temyiz ve temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlar da yürürlükten önce açılmış dava ve işlerde uygulama alanı bulmaz. Geçici 1. maddedeki bu çerçeve hukuk davalarına bakan mahkemeleri kapsamakta olup ceza mahkemelerini kapsamamaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. Geçici Madde 1Kaynağı aç
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/674, K. 2017/1507Kaynağı aç
Mahkemelerin görevi münhasıran kanunla belirlenmekte olup göreve ilişkin yasal düzenlemeler kamu düzenindendir. 6100 sayılı Kanunun 114. maddesinde mahkemenin görevli bulunması, Türk mahkemelerinin yargı hakkının varlığı ve yargı yolunun caiz olması genel dava şartları arasında açıkça düzenlenmiştir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
Yargılama Usulleri ve Davanın Takipsiz Bırakılması
1086 sayılı Kanundaki şifahi yargılama usulü yürürlükten kaldırılarak hizmet ilişkisinden kaynaklanan davalar ile diğer kanunlarda yazılı yargılama dışındaki usullerin tatbik edileceği belirtilen dava ve işlerde HMK m. 316 uyarınca basit yargılama usulü kabul edilmiştir. Basit yargılama usulünde açık kural bulunmayan durumlarda ise HMK m. 322/1 uyarınca yazılı yargılama usulü hükümleri tamamlayıcı olarak uygulanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 316Kaynağı aç
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/19219, K. 2016/14594Kaynağı aç
Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini, gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar duruşmaya gelmez veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirirlerse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Geçerli bir özrü bulunmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf ise yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar sürenin dolduğu gün itibarıyla kendiliğinden açılmamış sayılır. İşlemden kaldırılıp yenilenen dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz; aksi hâlde dava açılmamış sayılır ve davanın açılmamış sayılmasıyla talep dahi vaki olmamış kabul edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
Adli tatil sürecinde yürütülebilecek dava ve işlemler HMK m. 103 hükmünde gösterilmiştir. Bu sayılanlar haricinde kalan dava ve işlerde de dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile işlemden kaldırılan dosyaları yenileme dilekçelerinin kabulü ve bunlara ilişkin ilam ve tebligat işlemleri adli ara verme süresi içinde yerine getirilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 103Kaynağı aç
HMK m. 450 hükmü hangi usul kanununu yürürlükten kaldırmıştır?
HMK m. 450/1 ile 18 Haziran 1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, tüm ek ve değişiklikleriyle birlikte bütünüyle yürürlükten kaldırılmıştır.
1086 sayılı Kanun hükümleri yürürlükten kalktıktan sonra uygulanabilir mi?
6100 sayılı Kanunun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
6100 sayılı Kanunun göreve ilişkin hükümleri önceki davalarda uygulanır mı?
6100 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi uyarınca yargı yolu ve mahkemenin görevine dair hükümler, kanunun yürürlük tarihinden önce açılmış davalarda tatbik edilmez.
İşlemden kaldırılan bir dava ne zaman açılmamış sayılır?
HMK m. 150/5 uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen dava sürenin dolduğu gün kendiliğinden açılmamış sayılır. İşlemden kaldırılıp yenilenen davanın ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılması hâlinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

