HMK Madde 397 İhtiyati Tedbiri Tamamlayan İşlemler

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 397 İhtiyati Tedbiri Tamamlayan İşlemler

Dava Öncesinde Verilen İhtiyati Tedbiri Tamamlayıcı İşlemler

Dava açılmasından önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi hâlinde tedbir talep eden taraf, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 397/1 hükmü uyarınca bu süre kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 397Kaynağı aç
MADDE 397- (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. (2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. (3) Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise bu husus ilgili yerlere bildirilir. (4) İhtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır. Tedbire muhalefetin cezası

Tedbir talep eden taraf, esas hakkındaki davasını açtıktan sonra dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve bunun karşılığında bir belge almakla yükümlüdür. Kanunda öngörülen bu işlemler süresi içinde yerine getirilmediği takdirde ihtiyati tedbir kendiliğinden kalkar.

Dava Sırasında İstenen Tedbirler ve Tedbir Dosyasının Durumu

İhtiyati tedbir davanın açılması sırasında ya da dava açıldıktan sonra talep edilmişse, talepte bulunan tarafın tedbiri tamamlamak adına başka bir işlem yapmasına gerek bulunmamaktadır.

Dava açılmadan önce veya dava sırasında oluşturulan ihtiyati tedbir dosyası, 6100 sayılı Kanun m. 397/4 hükmü gereğince asıl dava dosyasının eki sayılır.

İhtiyati Tedbir Kararının Etki Süresi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 397/2 gereğince, ihtiyati tedbir kararının etkisi mahkemece aksi belirtilmediği sürece nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder. Düzenlemede yer alan aksi belirtilmediği takdirde ifadesi, hüküm fıkrasında tedbire ilişkin açıkça aksi yönde bir karar verilmemiş olmasını ifade eder. Bu kapsamda, alacak davasının reddine karar verilmesine rağmen hükümde tedbir hakkında bir belirleme yapılmamışsa nihai karar kesinleşinceye kadar takibi durduran tedbir devam eder.

İflasın ertelenmesi davalarında talebin reddine karar verilip ihtiyati tedbir hakkında ayrıca bir hüküm kurulmamışsa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 397/2 gereğince ret kararı kesinleşinceye kadar takipleri durduran tedbirin etkisi sürer. İflasın ertelenmesi yargılamasında iflas kararı verilmesiyle rehinli alacaklar ve tasarruf yetkisi bakımından yeni bir hukuki durum ortaya çıksa da, Kanun'un 396/1. maddesi uyarınca başvuru üzerine mahkemece kaldırılmadığı müddetçe tedbir kural olarak kararın kesinleşmesine kadar devam eder.

Aile hukuku ve miras hukuku uyuşmazlıklarında da benzer usul kuralları uygulanır. Boşanma davasında Türk Medeni Kanunu m. 169 uyarınca verilen geçici nitelikteki tedbirler, kararda aksi belirtilmedikçe Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 397/2 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Taşınmazdaki miras payı üzerine konulan tedbir hakkında nihai kararda aksi bir belirleme bulunmadığı takdirde de tedbir kesinleşmeye kadar varlığını korur.

Menfi Tespit Davasında Tedbirin Sona Ermesi ve İcra Takibi

İcra ve İflas Kanunu m. 72/4 hükmü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 397/2 kuralına göre özel norm niteliği taşır. Menfi tespit davasının alacaklı lehine neticelenmesi veya reddi hâlinde ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Tedbirin kendiliğinden kalkması için mahkemenin ayrıca hüküm kurması ya da ret kararının kesinleşmesi aranmaz; mahkeme ret kararında kesinleşmeye kadar tedbirin devamına karar veremez. Tedbir kendiliğinden kalktığından davanın reddi üzerine alacaklı icra takibine hemen kaldığı yerden devam edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Madde 72 – (Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur. Hususi hükümler:

Menfi tespit davasının alacaklı lehine neticelenmesine dair hükmün kesinleşmesi durumunda, alacaklı ihtiyati tedbir sebebiyle alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı bu zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır ve kanun gereği yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Tedbirin Kalktığının Bildirilmesi

İhtiyati tedbir kendiliğinden kalkmış veya mahkemece kaldırılmış ise 6100 sayılı Kanun m. 397/3 hükmü gereğince bu husus ilgili yerlere bildirilir.

Dava açılmadan önce alınan ihtiyati tedbir kararı ne zaman kendiliğinden kalkar?

Tedbir talep eden taraf, uygulamanın talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde asıl davayı açmaz, evrakı uygulayan memura ibraz edip dosyaya koydurtmaz ve karşılığında belge almazsa tedbir kendiliğinden kalkar.

İhtiyati tedbir kararının etkisi kural olarak ne zamana kadar sürer?

Mahkemece aksi belirtilmediği sürece ihtiyati tedbir kararının etkisi nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder.

Menfi tespit davası reddedildiğinde icra takibine hemen devam edilebilir mi?

Menfi tespit davasının reddi kararıyla takibi durduran ihtiyati tedbir kendiliğinden kalktığından, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin icra takibine hemen kaldığı yerden devam edilebilir.

Dava açıldıktan sonra istenen ihtiyati tedbirde iki haftalık süre aranır mı?

İhtiyati tedbir davanın açılması sırasında veya açılmasından sonra talep edildiğinde, talepte bulunan tarafın tedbiri tamamlamak adına başka bir işlem yapmasına gerek bulunmamaktadır.

Menfi tespit davası reddedilen alacaklı tedbir tazminatını nasıl alır?

Menfi tespit davasının alacaklı lehine neticelenip hükmün kesinleşmesi hâlinde, alacaklının ihtiyati tedbir nedeniyle uğradığı zarar aynı davada yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere karara bağlanır ve teminattan karşılanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu