Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69. maddesi, feri müdahilin de yer aldığı bir davada hükmün yalnızca taraflar hakkında verileceğini açıkça düzenler. Bu kural gereği feri müdahil hakkında ayrı ve bağımsız bir hüküm kurulamaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 69Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1964, K. 2022/2283Kaynağı aç
Feri Müdahilin Davadaki Rolü ve Usul Yetkileri
Feri müdahil, HMK m. 66 uyarınca davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar davada yer alabilir. Müdahale talebinin kabulünün ardından davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir. HMK m. 68/1 gereği, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; o tarafın işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemini yapabilir. Asıl tarafın tutumuna aykırı düşen işlemleri yapma yetkisi ise bulunmamaktadır; bu aykırılığın hukuki sonucu kanun metninde açıkça belirlenmemiştir. Mahkeme, müdahilin katıldığı noktadan itibaren taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ etmekle yükümlüdür.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10869, K. 2017/2166Kaynağı aç
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/10780, K. 2017/1128Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 68Kaynağı aç
Müdahalenin Etkisinin Kapsamı
HMK m. 69'un kanun gerekçesine göre müdahalenin etkisi, ilk davada verilen hüküm ne olursa olsun müdahil hem lehine hem de aleyhine uygulanır. Hükmün müdahil açısından sonucu, o hükmün davacı ya da davalı lehine olmasına göre değişmez.
Kanun gerekçesi, müdahalenin etkisinin önceki davada verilen hükmün yalnızca sonuç kısmıyla değil, hükmün dayandığı maddi ve hukuki unsurlarla da geçerli olacağını açıklar. Bu gerekçeye göre müdahalenin etkisi bu yönüyle kesin hükme nazaran daha geniştir. Ancak söz konusu genişlik sınırsız değildir: ilk davada hükümde bulunması gerekmeyen, yani taraflarca talep edilmemiş ve dava ile ilgisi bulunmayan konulardaki tespitler ikinci davada bağlayıcı nitelik taşımaz.
Kanun gerekçesi, müdahalenin etkisinin sonraki davada mahkeme tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiğini belirtmektedir.
Rücu İlişkisinde Yanlış Karar İddiası ve İstisnalar
HMK m. 69/2, rücu ilişkisinde feri müdahilin asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiasının kural olarak dinlenmeyeceğini öngörür. Bununla birlikte aynı fıkra, müdahilin belirli hâlleri ileri sürerek yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü öne sürebileceğini düzenler. Bu hâller şunlardır: zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katılmak; yanında katıldığı tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullanmasının engellenmesi; kendisince bilinmeyen iddia ve savunma imkânlarının tarafın ağır kusuru nedeniyle kullanılamaması.
Kanun gerekçesi bu hâlleri somutlaştırmaktadır. Müdahil davaya geç katılmışsa geç katılmanın asıl taraftan kaynaklandığını, tarafın eksik veya yanlış iddia ve savunmalarla davayı yürüttüğünü ve bu nedenle davanın kısmen ya da tamamen kaybedildiğini ileri sürebilir. Bunun yanı sıra, asıl tarafın müdahilce bilinmeyen iddia ve savunma vasıtalarını kasten veya ağır kusuru ile ileri sürmediği hâlinde de müdahil ikinci davada ilk davanın iyi yönetilmediğini öne sürebilir; kanun gerekçesi bu iddianın ispat edilebildiği ölçüde müdahalenin etkisinden kurtulmayı mümkün kılacağını belirtmektedir.
Kanun gerekçesi ayrıca, asıl tarafın ikrarı nedeniyle müdahilin bazı savunma vasıtalarını ileri sürememesi hâlinde müdahalenin etkisinin sınırlandırılmasının talep edilebileceğini örnek olarak vermektedir.
Feri Müdahil Hakkında Hüküm Kurulmasının Usul Sonuçları
HMK m. 69/1, feri müdahilin de yer aldığı davada hükmün ancak taraflar hakkında verileceğini açıkça düzenler. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/7379 K. 2022/632 sayılı kararında, feri müdahilin asli müdahil olarak kabul edilerek hakkında taleplerinin reddi yönünde hüküm kurulmasını ve aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesini HMK m. 69/1'e aykırı bularak yerel mahkeme kararını bozmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/7379, K. 2022/632Kaynağı aç
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1964 K. 2022/2283 sayılı kararında, hükmün yalnızca davanın tarafları hakkında kurulabileceğini belirterek feri müdahil lehine vekâlet ücretine hükmedilmesini doğru bulmamıştır.
HMK m. 297/2, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde gösterilmesini zorunlu kılar. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10869 K. 2017/2166 sayılı kararında hükmün infazında şüphe ve tereddüt oluşturacak biçimde kurulduğunu ve feri müdahil hakkında davalıymış gibi karar verildiğini saptayarak HMK m. 69 ve m. 297/2'ye aykırılık gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozmuştur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 297Kaynağı aç
Feri Müdahil ile Asli Müdahalenin Farkı
Asli müdahalede üçüncü kişi, HMK m. 65 uyarınca yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia ederek hüküm verilinceye kadar yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açabilir. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. Feri müdahalede ise kişi yanında katıldığı tarafı destekler; hüküm o taraf hakkında kurulur. Feri müdahilin asli müdahil olarak kabul edilerek hakkında hüküm kurulması usule aykırıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 65Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/19978 K. 2017/1154 sayılı kararında, müdahale talebinde bulunanların bağımsız hak talebini harçlandırarak dava hâline dönüştürmeden feri müdahil sıfatıyla davada yer aldıklarını saptamış; bu kişiler hakkında HMK m. 69 gereğince esas yönünden karar verilemeyeceğini belirlemiştir. Aynı kararda, harçlandırılarak usulünce ileri sürülmüş bir asli müdahale isteminin mahkemece feri müdahale talebi olarak kabulünün, o müdahale davasının varlığını ortadan kaldırmadığı ilkesi de vurgulanmıştır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/19978, K. 2017/1154Kaynağı aç
Feri Müdahilin Temyiz Yetkisi
Davanın tarafı olmayan feri müdahilin hükmü tek başına temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır. Asıl tarafın temyiz etmesi hâlinde, yanında yer alan feri müdahil de gerekli harç ve temyiz giderini asıldan ayrı biçimde yatırmak koşuluyla kararı temyiz edebilir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, E. 2016/10780 K. 2017/1128 sayılı kararında, asıl tarafın temyiz etmediği bir durumda feri müdahilin temyiz istemini bu gerekçeyle reddetmiştir.
Benzer bir ilke, dava ihbarı aracılığıyla davaya dahil olan kişiler bakımından da karşımıza çıkmaktadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21520 K. 2016/17447 sayılı kararında, dava ihbar olunan kişinin davada taraf sıfatı kazanamayacağını belirlemiş; taraf sıfatı bulunmayanların temyiz veya karar düzeltme yoluna başvurmasının mümkün olmadığını ve ihbar edilenin kendisini bağlamayan ilama karşı karar düzeltme talebinde bulunmasında hukuki yararının bulunmadığını hükme bağlamıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2016/21520, K. 2016/17447Kaynağı aç
Feri müdahil hakkında hüküm kurulabilir mi?
Hayır. HMK m. 69/1 uyarınca müdahilin de yer aldığı davada hüküm yalnızca taraflar hakkında verilir. Feri müdahil adına hüküm kurulması bu düzenlemeye aykırıdır.
Müdahalenin etkisi kesin hükümden neden daha geniştir?
Kanun gerekçesine göre müdahalenin etkisi, önceki davadaki hükmün yalnızca sonuç kısmıyla değil, hükmün dayandığı maddi ve hukuki unsurlarla da geçerlidir. Bu nedenle sonraki bir davada, özellikle rücu ilişkisinde, ilk davadaki tespitler daha geniş kapsamda dikkate alınabilir. Bununla birlikte taraflarca talep edilmemiş ve dava ile ilgisi bulunmayan konulardaki tespitler bu kapsama dahil değildir.
Feri müdahil rücu davasında ilk davanın hatalı yürütüldüğünü ileri sürebilir mi?
HMK m. 69/2, rücu ilişkisinde yanlış karar verildiği iddiasının kural olarak dinlenmeyeceğini öngörür. Ancak aynı fıkra üç hâl için istisna tanır: zamanında ihbar yapılmadığı için davaya geç katılındığının ileri sürülmesi, asıl tarafın iddia ve savunma imkânlarını kullandırmamasının gösterilmesi ya da müdahilce bilinmeyen savunma araçlarının tarafın ağır kusuru nedeniyle kullanılamamasının ortaya konması. Kanun gerekçesi, bu hâllerin ispat edilebildiği ölçüde müdahalenin etkisinden kurtulmayı mümkün kılacağını belirtmektedir.
Feri müdahil lehine vekâlet ücretine hükmedilebilir mi?
Hayır. Hüküm yalnızca davanın tarafları hakkında kurulabildiğinden, feri müdahil lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi HMK m. 69/1'e aykırıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2021/1964 K. 2022/2283 sayılı kararında bu kuralı açıkça ortaya koymuştur.
Feri müdahil tek başına temyize gidebilir mi?
Hayır. Feri müdahilin hükmü tek başına temyiz etme yetkisi bulunmamaktadır. Asıl tarafın temyiz etmesi hâlinde, yanında yer aldığı müdahil de gerekli harç ve giderleri asıldan ayrıca yatırmak koşuluyla temyiz yoluna başvurabilir.
Müdahalenin etkisi mahkemece kendiliğinden mi gözetilir?
Kanun gerekçesi, müdahalenin etkisinin sonraki davada mahkeme tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gerektiğini belirtmektedir.
Asli müdahil ile feri müdahil arasındaki fark nedir?
Asli müdahalede üçüncü kişi, yargılamanın konusu üzerinde hak iddia ederek taraflara karşı HMK m. 65 kapsamında bağımsız bir dava açar; bu dava asıl yargılamayla birlikte karara bağlanır. Feri müdahalede ise kişi yanında katıldığı tarafı destekler; hüküm o taraf hakkında kurulur. Bu iki statünün karıştırılması, feri müdahil hakkında hüküm kurulması sonucunu doğurur ve usule aykırılık oluşturur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

