Avansın İadesi Kuralı ve Yasal Dayanağı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine kendiliğinden karar verir. Söz konusu iade kararının tebliğ gideri ise iade edilecek avanstan karşılanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 333Kaynağı aç
Kanunun 333. maddesinin gerekçesinde, karar kesinleştikten sonra artan avansın ilgilisine nasıl iade edileceği hususunun uygulamada yerleşmiş olan mali mevzuat hükümlerine göre belirleneceği ifade edilmiştir.
Gider Avansı Bakiyesinin İadesinde Mahkeme Kararı
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin E. 2022/12524, K. 2022/16795 sayılı kararında, taraflarca yatırılan gider avansı bakiyelerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/12524, K. 2022/16795Kaynağı aç
Yargılama sürecinde davalı tarafça yatırılan avansın sarf edilmeyen kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra davalıya iadesine karar verilmemesi bozma sebebi oluşturabilmektedir. Benzer şekilde, yatırılan ve harcanmayan delil avansının yatıran tarafa iadesi yönünde mahkemece olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması kanuna aykırı bulunmakla birlikte, kanun yararına bozma yolunda bu aykırılık kararın sonucunu değiştirmeyen bir bozma niteliğinde değerlendirilmektedir.
Hükmün Tefhimi ve Gerekçeli Kararın Yazılması
6100 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca, tahkikat evresi bittiğinde mahkeme tarafların son sözlerini dinleyip yargılamayı sonlandırdığını bildirerek hükmünü tefhim eder; bu aşamada taraflara ayrıca süre verilmez. Kararın tefhimi kural olarak hükme dair tüm hususların gerekçesiyle birlikte açıklanması suretiyle yapılır. Ancak zorunlu koşullarda hâkim gerekçesini tutanağa yazdırmak kaydıyla yalnızca hüküm özetini bildirebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 321Kaynağı aç
Yargılama Giderlerinin Kapsamı ve Delil Tespiti Masrafları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesi kapsamında yargılama giderleri; başvurma, karar ve ilam harçları ile dava sebebiyle doğan tebliğ ve posta giderlerini, dosya ve evrak masraflarını içerir. Bununla birlikte geçici hukuki koruma tedbirleri ile protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler, keşif harcamaları ile tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler de bu kapsamda değerlendirilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 323Kaynağı aç
Kanunun 400. maddesi uyarınca taraflar, derdest bir davada henüz sırası gelmemiş ya da ileride ikame edilecek bir davaya dayanak oluşturacak vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesini isteyebilir. Bu istemde hukuki yarar koşulu aranır; kanunda açıkça düzenlenen durumlar dışında, delilin vakit kaybetmeksizin tespit edilmemesi durumunda kaybolacağı veya ileri sürülmesinin ciddi biçimde güçleşeceği ihtimali varsa hukuki yararın varlığı kabul edilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 400Kaynağı aç
6100 sayılı Kanun'un 400 ila 406. maddeleri çerçevesinde delillerin tespiti amacıyla yapılan masraflar, Kanun'un 323 ila 333. maddeleri arasında yer alan yargılama giderlerindendir. Bu nedenle delil tespiti giderlerinin yargılama gideri kapsamında hükme bağlanması gerekir; bu harcamaların dava konusu asıl alacağa eklenerek karara bağlanması kanuna uygun düşmemektedir.
Kullanılmayan gider avansı ne zaman iade edilir?
Hükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine kendiliğinden karar verir.
Avansın iadesi için mahkemeye başvuru yapılmalı mıdır?
HMK m. 333 gereğince mahkeme artan avansın iadesine kendiliğinden karar verir ve iade süreci mali mevzuat hükümlerine göre işletilir.
İade kararının tebliğ gideri kimden alınır?
Avansın iadesine ilişkin kararın tebliğ masrafı, ilgilisine iade edilecek olan avanstan karşılanır.
Mahkeme artan avans hakkında hüküm kurmazsa ne olur?
Harcanmayan avansın iadesi hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi kanun yolunda bozma konusu yapılabilir; delil avansının karara bağlanmaması kanun yararına bozma aşamasında sonuca etkili olmaksızın usule aykırılık gerekçesi sayılabilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

