HMK Madde 144 Uyarınca Tarafların Dinlenilmesi

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 144 Uyarınca Tarafların Dinlenilmesi

Ön İnceleme Tamamlanmadan Tahkikata Geçilememesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 137/2 hükmü gereğince, dilekçelerin verilmesinden sonra yapılan ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 137Kaynağı aç
MADDE 137- (1) Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede; dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını tam olarak belirler, hazırlık işlemleri ile tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gereken işlemleri yapar, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği davalarda onları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder ve bu hususları tutanağa geçirir.[14] (2) Ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemez ve tahkikat için duruşma günü verilemez. Dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar

Tahkikat Aşamasında Tarafların Dinlenilmesi ve Verilecek Süre

Tahkikat aşamasında mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 144/1 uyarınca her iki tarafı usulüne uygun olarak davet edip davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 144Kaynağı aç
MADDE 144- (1) Tahkikat aşamasında mahkeme, her iki tarafı usulüne uygun olarak davet edip, davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebilir. (2) Mahkemenin, dinlenilmek üzere mahkemeye gelmeleri için iki tarafa vereceği süre iki haftadan az olamaz. Bu süre, gerektiğinde, mahkemece resen veya iki taraftan birinin talebi üzerine uzatılabileceği gibi kısaltılabilir. Sonradan delil gösterilmesi

Mahkemenin dinlenilmek üzere mahkemeye gelmeleri için taraflara vereceği süre Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 144/2 uyarınca iki haftadan az olamaz. Bununla birlikte söz konusu süre, gerektiğinde mahkemece resen veya iki taraftan birinin talebi üzerine uzatılabileceği gibi kısaltılabilir. Bu düzenleme, tarafların duruşmaya hazırlanabilmesi için asgari bir güvence sunarken yargılamanın gereksinimlerine göre esneklik de tanır.

Duruşmaya Davet Zorunluluğu ve Hukuki Dinlenilme Hakkı

Yargılamada davanın taraflarının usulüne uygun tebligatlarla duruşmaya çağrılması zorunludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 122 ve m. 144 ve devamı maddeleri kapsamında mahkeme, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden uyuşmazlığın esasına girerek hüküm kuramaz.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 144 uyarınca tarafların tahkikat aşamasına davet edilmesi yasal bir zorunluluk niteliğindedir. Davalı taraf davet edilmeden yokluğunda tahkikat aşamasına geçilmesi ve tarafların dayandığı delilleri bildirmesi için süre verilmeden yargılamanın neticelendirilmesi adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkını zedeler.

Ön İncelemeye Katılmayan Tarafın Tahkikata Daveti ve Delil Bildirme Süresi

Ön inceleme duruşmasına katılmamış olan tarafın tahkikat duruşmasına usulüne uygun biçimde davet edilmesi zorunludur. Taraf davet edilmeden ve dayandığı delilleri bildirmesi için tahkikat aşamasında kendisine süre tanınmadan yokluğunda tahkikata geçilip tanıkları dinlenmeksizin karar verilemez.

Cevap dilekçesinde tanık bildirmesine rağmen ön incelemeye katılmayan tarafın tahkikat aşamasına davet edilmesi yasal bir gerekliliktir. Davalı davet edilmeden yokluğunda tahkikata geçilmesi, dayandığı deliller için tahkikat aşamasında kesin süre tanınmaması ve davalı tanıkları dinlenmeden yargılama yapılarak sonuca gidilmesi hukuki dinlenilme hakkının ihlali sonucunu doğurur.

Talebin Açık Olmadığı Hallerde Hâkimin Davayı Aydınlatma Görevi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2019/5464 Esas ve 2019/7117 Karar sayılı ilamına konu somut olayda, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti isteminde davacının talebinin açıklattırılması gerekmiştir. Karara göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 31'de düzenlenen hâkimin davayı aydınlatma ödevi ve m. 144'te düzenlenen tarafların dinlenilmesi kapsamında davacının talebinin aidiyet, tescil ve tespite yönelik olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı; söz konusu taleplerin varlığı hâlinde eldeki davada sigorta başlangıcının tespitine karar verilemeyeceği gözetilmelidir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2019/5464, K. 2019/7117Kaynağı aç
10. Hukuk Dairesi         2019/5464 E.  ,  2019/7117 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi No : 2018/259-2018/442 Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Mahkemece Dairemizin 05.07.2018 tarih, 2016/13930 Esas, 2018/6397 Karar sayılı ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulü ile, davacının 17/10/2000 tarihli Bağ-Kur prim tevkifatını içeren müstahsil makbuzu dikkate alınarak 01/11/2000 tarihinden itibaren sigortalılığın tespitine karar verildiği anlaşılmış ise de tevkifatların aidiyetinin tespiti konusunda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bulunmadığı dikkate alınarak; müstahsil makbuzlarında kimlik bilgileri yazılı kişinin davacı ile aynı kişi olup olmadığı, yine bu kişiyle tevkifat listesinde ismi yazılı … ile aynı kişiler olup olmadığı, davacıyla aynı isimde olduğu anlaşılan … oğlu 1971 doğumlu … ile … ve … oğlu … 'nün Kurum sicil dosyaları da celp edilerek ve müstahsil makbuzları tanzim eden … Tekstil Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkililerin beyanlarına başvurulmak suretiyle öncelikle aidiyet uyuşmazlığı belirlenmeli, 2-Davacıya, HMK'nun "Hakimin davayı aydınlatma ödevi" başlıklı 31. maddesi ile "Tarafların Dinlenilmesi" başlıklı 144. maddesi kapsamında talebi açıklattırılmalı, davacının talebinin aidiyet ,tescil ve tesbite yönelik olup olmadığı açıklığa kavuşturulmalı bu taleplerin varlığı halinde eldeki davada sigorta başlangıcının tespitine karar verilemeyeceği gözetilerek varılacak sonuca göre taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07/10/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tarafların Dinlenilmesi Davetiyesi ile Yemin Davetiyesinin Ayrımı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 144 hükmü davanın vakıaları hakkında tarafların dinlenilmesine ilişkindir; bu davet kesin delil niteliğindeki yemin usulüyle karıştırılmamalıdır. Yemin teklif edilen tarafa çıkarılacak davetiyedeki meşruhat, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 144 hükmüne göre değil, yemin kurumunu düzenleyen m. 228/2 hükmüne uygun biçimde tanzim edilmelidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 228/2 uyarınca, duruşmada bizzat bulunmayan tarafa gönderilen yemin davetiyesinde yemine ilişkin sorular belirtilir. Davetiyede ayrıca geçerli mazeret bildirmeksizin belirlenen gün ve saatte mahkemeye bizzat gelinmemesi, gelinmesine karşın yeminin iade edilmemesi yahut yemini eda etmekten kaçınılması durumunda, yemine konu vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı meşruhatı açıkça yer alır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 228Kaynağı aç
MADDE 228- (1) Yemin teklif edilen kimse, duruşmada bizzat hazır bulunmadığı takdirde, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır. (2) Yemin davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye bizzat gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır. Yemin etmemenin sonuçları
Hâkim tahkikat aşamasında tarafları dinlemek zorunda mıdır?

Mahkemenin tahkikat aşamasında tarafları vakıalar hakkında dinlemesi HMK m. 144/1 uyarınca hâkime tanınmış bir yetkidir; ancak tahkikat aşamasına geçildiğinde tarafların duruşmaya usulünce davet edilmesi yasal bir zorunluluktur.

Dinlenilmek üzere mahkemeye çağrılan tarafa verilecek süre ne kadardır?

HMK m. 144/2 gereğince dinlenilmek üzere taraflara verilecek süre kural olarak iki haftadan az olamaz; bu süre mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine uzatılabileceği gibi kısaltılabilir.

Ön inceleme duruşmasına katılmayan taraf tahkikata davet edilmeden karar verilebilir mi?

Ön inceleme duruşmasına katılmayan davalının HMK m. 144 uyarınca tahkikat aşamasına davet edilmemesi, delillerini bildirmesi için süre tanınmaması ve yokluğunda tahkikat yürütülerek tanıkları dinlenmeden karar verilmesi usul hükümlerine aykırı bulunmuş ve adil yargılanma ile hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılmıştır.

HMK m. 144 davetiyesi ile yemin davetiyesi arasındaki fark nedir?

HMK m. 144 davetiyesi tahkikatta tarafların dinlenilmesine yöneliktir; yemin davetiyesi ise HMK m. 228/2 gereğince geçerli özürsüz bizzat gelinmemesi, yeminin iade edilmemesi veya edasından kaçınılması hâlinde vakıaların ikrar edilmiş sayılacağı yasal ihtarını içermek zorundadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu