Taşınır Davası Şartları ve İyiniyetin Korunması

by Avukat Erdal Ersoy
Taşınır Davası Şartları ve İyiniyetin Korunması

Taşınır Davasının Kapsamı ve Açılma Koşulları

Taşınır davası, taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyedin, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı açabildiği davadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 989. maddesinin birinci fıkrası uyarınca zilyet, bu davayı beş yıl içinde açabilir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 989Kaynağı aç
Madde 989- Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır. c. Para ve hamile yazılı senetlerde

Eşya üzerindeki mülkiyet hakkına dayalı talep ile zilyetliğe dayalı koruma yolları birbirinden farklıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. Zilyet olan herkesin başvurabildiği zilyetliğin korunması davası ile taşınır davası usul ve talep yönünden ayrışmaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 683Kaynağı aç
Madde 683- Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. B. Mülkiyet hakkının kapsamı I. Bütünleyici parça

Zilyetliğin Devri ve Kuvvet Kullanma Yetkisi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 977. maddesine göre zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların edinene teslim edilmesiyle ya da edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 977Kaynağı aç
Madde 977- Zilyetlik, şeyin veya şey üzerinde hâkimiyeti sağlayacak araçların, edinene teslimi veya edinenin önceki zilyedin rızasıyla şey üzerinde hâkimiyeti kullanacak duruma gelmesi hâlinde devredilmiş olur. II. Hazır olmayanlar arasında

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 981. maddesi uyarınca zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan taşınırı eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak zilyet, durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 981Kaynağı aç
Madde 981- Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir. Zilyet, rızası dışında kendisinden alınan şeyi taşınmazlarda el koyanı kovarak, taşınırlarda ise eylem sırasında veya kaçarken yakalananın elinden alarak zilyetliğini koruyabilir. Ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır. 2. Zilyetliğin gasbında dava hakkı

Emin Sıfatıyla Zilyetten Edinme ve İyiniyet Koruması

Taşınır eşyanın devrinde tasarruf yetkisinin bulunmadığı durumlarda iyiniyetli üçüncü kişilerin kazanımı korunabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 988. maddesi gereğince, bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı ayni hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 988Kaynağı aç
Madde 988- Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur. b. Kaybedilen veya çalınan eşya bakımından

Bedelin Geri Verilmesi Şartı ile Para ve Hamile Yazılı Senetler

İradesi dışında elinden taşınır çıkan zilyedin dava hakkı, eşyanın edinildiği yere göre kısıtlanabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 989. maddesinin ikinci fıkrasına göre taşınır; açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.

Para ve hamiline düzenlenen kıymetli senetlerde dava hakkı farklı bir kuralla sınırlandırılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 990. maddesi uyarınca zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 990Kaynağı aç
Madde 990- Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz. d. İyiniyetli olmama hâlinde

İyiniyetli Olmayan Zilyedin Sorumluluğu

Taşınırı elinde bulunduran kimse iyiniyetli değilse iade yükümlülüğü ve sorumluluğu daha geniştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 995. maddesi uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. Bu zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir; şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ise ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu tutulur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 995Kaynağı aç
Madde 995- İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır. İyiniyetli olmayan zilyet, yaptığı giderlerden ancak hak sahibi için de zorunlu olanların tazmin edilmesini isteyebilir. İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur. IV. Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma

Motorlu Araçlarda Mülkiyet Devri

Motorlu araç mülkiyetinin naklinde noterde düzenleme şeklinde satış sözleşmesi ve teslim şart olup yalnızca trafik tescil veya ruhsat hareketleri mülkiyet devri için tek başına yeterli değildir. Bu kural ikincil anlatıma dayanmakta olup mevzuat metniyle doğrulanmadığından ihtiyatla değerlendirilmelidir.

Görev, Yetki ve Terditli Talepler

Taşınır davasında görevli mahkemenin kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmektedir; ancak bu kural birincil mevzuat dayanağıyla desteklenmemiş olduğundan ihtiyatla değerlendirilmelidir. Genel yetkili mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir; yerleşim yeri Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanıyorsa 6100 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yetki sözleşmesi

Taşınır davasında talepler terditli olarak ileri sürülebilir. Bu kapsamda öncelikle taşınırın teslimi suretiyle aynen iadesi, aynen iadenin mümkün olmaması hâlinde ise taşınırın bedelinin faiziyle tahsili talep edilebilir.

İcra İstihkakı İle Ayrımı ve Bildirim Süreleri

Taşınır davası ile cebrî icra takibi kapsamında açılan istihkak davası farklı usul kurallarına bağlanmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 96. maddesinin üçüncü fıkrasına göre malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. Aynı madde uyarınca icra dairesi, istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir; bu sürede susmaları hâlinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 96Kaynağı aç
Madde 96 – (Değişik: 18/2/1965-538/53 md.) Borçlu, elinde bulunan bir malı başkasının mülkü veya rehni olarak gösterdiği yahut üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra tutanaklarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir. İcra dairesi aynı zamanda istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir. Sükütları halinde istihkak iddiasını kabul etmiş sayılırlar. Malın haczine muttali olan borçlu veya üçüncü şahıs, ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmadığı takdirde, aynı takipte bu iddiayı ileri sürmek hakkını kaybeder. İstihkak iddiasının yapıldığı veya istihkak davasının açıldığı tarihte istihkak müddeisi ile birlikte oturan kimseler yahut bu şahısların iş ortakları, iddianın yapıldığı tarihte veya istihkak davası 97 nci maddenin 9 uncu fıkrası gereğince açılmışsa davanın açıldığı tarihte malın haczine ıttıla kesbetmiş sayılırlar. 2 – Üçüncü şahsın istihkak iddiası:
Taşınır davası hangi süre içinde açılabilir?

Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında elinden çıkan zilyet beş yıl içinde taşınır davası açabilir.

Açık artırma veya pazardan alınan taşınır nasıl geri istenir?

İrade dışı elden çıkan taşınır; açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı dava ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.

Çalınan nakit para veya hamile yazılı senet için dava açılır mı?

Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş kişiye karşı taşınır davası açamaz.

İcra takibindeki hacze karşı istihkak iddiası ne zaman bildirilmelidir?

Haczi öğrenen borçlu veya üçüncü kişi, öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde istihkak iddiasında bulunmazsa aynı takipte bu iddiayı ileri sürme hakkını kaybeder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu