6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 313. maddesinin birinci fıkrasına göre sulh, derdest bir davada uyuşmazlığın taraflarca bütünüyle ya da kısmen giderilmesi hedefiyle mahkeme önünde akdedilen bir sözleşmedir. Bu işlem, usul hukuku bakımından davayı sonlandıran usuli bir nitelik taşırken içeriği yönünden borç ve hakları yeniden şekillendiren bir maddi hukuk sözleşmesidir. Tek taraflı irade açıklamasıyla netice doğuran feragat veya kabul işlemlerinden farklı biçimde sulh, karşılıklı ve birbiriyle örtüşen iki taraflı irade beyanlarının uyuşmasıyla geçerlilik kazanır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 313Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/120, K. 2019/334Kaynağı aç
Sulh Sözleşmesinin Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Sulh sözleşmesi, tarafların uyuşmazlık veya tereddüt doğuran hukuki ilişkide karşılıklı fedakârlık ve ödünlerde bulunarak çekişmeyi bitirdikleri, tam iki tarafa borç yükleyen bir hukuki işlemdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 313/2 uyarınca sulh, yalnızca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf yetkisinin bulunmadığı uyuşmazlıklarda, örneğin kamu düzenini ilgilendiren ve Cumhuriyet savcısının yer aldığı dava ve işlerde tarafların sulh olması hukuken sonuç doğurmaz.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 313/3 gereğince, dava konusunun dışında kalan hususlar da taraflarca sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Bu düzenleme sayesinde taraflar, yargılamaya konu talep sonucuyla sınırlı kalmaksızın aralarındaki bağlantılı diğer alacak, borç ve hukuki ihtilafları da tek bir sulh metniyle nihayete erdirme imkânına sahiptir.
Şarta Bağlı Sulh Sözleşmesi
6100 sayılı Kanun'un 313. maddesinin dördüncü fıkrası, sulh sözleşmesinin şarta bağlı olarak da yapılabileceğini açıkça hüküm altına almıştır. Kanunun bu emredici düzenlemesi karşısında, sulh sözleşmesinin şarta bağlı kurulamayacağı gerekçesiyle geçersiz sayılması kanuna aykırıdır. Taraflar, anlaşma kapsamındaki edimlerin ifasını veya anlaşmanın geçerlilik kazanmasını belirli bir geciktirici ya da bozucu şarta bağlayabilirler.
Sulh Usulü ve Duruşma Tutanağına Geçirilmesi
Sulh görüşmeleri ve varılan sulh sonucu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 154/3-ç doğrultusunda beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla mutlak surette duruşma tutanağına geçirilir. Duruşma esnasında sözlü olarak sulh olunduğunun bildirilmesi durumunda tarafların beyanları zabta yazılır, kendilerine okunur ve imzaları alınır. Sulh anlaşmasının yazılı bir metinle sunulması hâlinde ise tarafların bu yöndeki dilekçeleri ve ekleri Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 154/4 kapsamında duruşma tutanağına kaydedilerek tutanağın ayrılmaz bir parçası sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 154Kaynağı aç
Yargılama dışında haricen düzenlenen bir sulh anlaşmasının mahkeme içi sulhe dönüşebilmesi için mahkemeye ibraz edilmesi, duruşma tutanağına aktarılması, duruşmada taraflara okunması ve okunduğu belirtilerek tutanağın taraflar veya yetkili vekillerince imzalanması gerekir. Mahkeme dışında yapıldığı ileri sürülen bir sulh anlaşması duruşmada karşı tarafça kabul edilmediği ve mahkeme önünde usulünce tutanağa bağlanmadığı takdirde, mahkemece geçerli bir sulh sözleşmesinin varlığından bahisle dava reddedilemez.
Sulh Yapılma Zamanı ve Kanun Yollarında Sulh
Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak sulh, Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 314/1 uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında yapılabileceği gibi kanun yollarında da gerçekleştirilebilir. İlk derece mahkemesince karar verilmiş olsa bile hüküm kesinleşmediği müddetçe tarafların sulh yoluyla uyuşmazlığı sonlandırma hakları devam eder.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (E. 2017/120, K. 2019/334) kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesi kararından sonra temyiz incelemesi aşamasında ibraz edilen ve uyuşmazlığı sona erdiren anlaşma protokolü davaya son veren taraf işlemi mahiyetindedir. Yargılamanın bu safhalarında dosyaya sunulan belgenin borç ikrarı, sulh sözleşmesi ya da borcu tamamen veya kısmen söndüren bir belge niteliğinde olup olmadığı ve kararlaştırılan edimlerin yerine getirilip getirilmediği mahkemece etraflıca incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sulh Yetkisi ve Vekâletnamede Özel Yetki Zorunluluğu
Davanın vekil vasıtasıyla yürütüldüğü durumlarda genel vekâletname vekilin sulh olmasına imkân tanımaz. 6100 sayılı Kanun'un 74. maddesi gereğince açıkça yetki verilmemişse vekil sulh olamaz. Bu doğrultuda sulh işlemlerinin vekil tarafından ifa edilebilmesi için vekâletnamede sulhe dair açık ve özel yetkinin varlığı kanuni bir zorunluluktur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 74Kaynağı aç
Sulhun Hüküm ve Sonuçları ile İptali
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 315/1 gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki netice doğurur. Taraflar sulh şartlarına göre karar verilmesini isterlerse mahkeme sulh sözleşmesine göre hüküm kurar; buna karşılık taraflar bu yönde bir hüküm talep etmezlerse mahkemece dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 315Kaynağı aç
Sulh bir taraftan kesin hüküm gücüne sahipken diğer taraftan irade serbestisine dayanan bir sözleşme niteliği taşır. Bu sebeple Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 315/2 uyarınca irade bozukluğu ya da aşırı yararlanma (gabin) hâllerinin varlığı durumunda ilgililer tarafından sulh sözleşmesinin iptali talep edilebilir.
Sulh sözleşmesi şarta bağlı olarak yapılabilir mi?
Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 313/4 uyarınca sulh sözleşmesi şarta bağlı olarak da geçerli şekilde kurulabilir.
Dava konusu dışındaki uyuşmazlıklar sulh anlaşmasına dâhil edilebilir mi?
Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 313/3 gereğince taraflar dava konusunun dışında kalan hususları da serbestçe sulhun kapsamına alabilirler.
Avukatın sulh yapabilmesi için vekâletnamede özel yetki gerekir mi?
Evet. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 74 uyarınca vekâletnamede açıkça yetki verilmemişse vekil sulh olamaz; vekilin sulh yapabilmesi için özel yetki aranır.
Sulh sözleşmesi hangi gerekçelerle iptal edilebilir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 315/2 doğrultusunda irade bozukluğu veya aşırı yararlanma durumlarında sulh sözleşmesinin iptali istenebilir.
Sulh ile feragat ve kabul arasındaki fark nedir?
Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi, kabul ise davalının bu talebe muvafakat etmesidir ve her ikisi de tek taraflı irade beyanıyla sonuç doğurur; sulh ise tarafların karşılıklı ödünlerle anlaştıkları iki taraflı bir sözleşmedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

