Mahkemenin bozma sonrasında verdiği karara direnme adını vermesi, o kararın direnme sayılması için yeterli değildir. Bozma doğrultusunda işlem yapılması, bozmada tartışılması belirtilen hususların tartışılması, bozma sonrası araştırma veya yeni delile dayanılması ya da önceki kararda bulunmayan ve daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçeyle hüküm kurulması hâlinde verilen karar özde direnme değil, bozmaya eylemli uyma sonucu oluşan yeni hükümdür. Bu hükmün temyiz incelemesi, genel kurul tarafından değil ilgili daire tarafından yapılır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/551, K. 2016/370Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/445, K. 2022/53Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/213, K. 2024/155Kaynağı aç
Direnmenin önceki delil ve gerekçe sınırı
Direnmeden söz edilebilmesi için mahkeme, bozmadan esinlenerek yeni bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermelidir. Gerekçe önceki karara göre genişletilebilir; ancak değiştirilmemelidir. Direnme kararı verildikten sonra ilk karardan farklı bir karar verilmesi de mümkün değildir. Gerekçe genişletilse bile hüküm ilk karardan farklı olmamalıdır.
Mahkeme yeni bir bilgi, belge veya delile dayanır, bozmadan esinlenerek gerekçesini değiştirir ya da daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret edilen biçimde değerlendirerek ilk karardaki hukukî olguyu değiştirirse direnme kararından söz edilemez. Bozmada tartışılması gereken hususları tartışmak da aynı sonuca yol açar. Bu hâllerde karar, bozmaya eylemli uyma sonucunda verilen yeni hüküm kabul edilir.
Direnmeye ilişkin hüküm fıkrasında, bozma kararına hangi yönden uyulmadığı tek tek ve anlaşılır biçimde yazılmalıdır. Hükmedilen miktarlar doğru ve çelişki oluşturmayacak biçimde ortaya konulmalıdır.
Ceza yargılamasında hüküm ve gerekçe
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin birinci fıkrası, duruşmanın sona erdiğinin açıklanmasından sonra verilecek beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarını hüküm sayar. Aynı maddenin sekizinci fıkrasına göre Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hâlinde davanın düşmesine karar verilir. Şart henüz gerçekleşmemişse durma kararı verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinde hükümler açıkça sayılmıştır. İstinaf başvurusunun esastan reddi bu sayım içinde hüküm olarak kabul edilmemiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141. maddesi, bütün mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli yazılmasını öngörür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası da hâkim ve mahkemelerin her türlü kararının karşı oy dâhil gerekçeli yazılmasını, gerekçenin yazımında 230. maddenin göz önünde tutulmasını ve karar örneklerinde karşı oyların gösterilmesini düzenler. 230. madde, mahkûmiyet gerekçesinde iddia ve savunmanın, delillerin, sabit görülen fiil ve nitelendirmenin, ceza ve güvenlik tedbirinin belirlenmesinin gösterilmesini; diğer hüküm ve kararlarda da dayanağın gerekçede belirtilmesini düzenler.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 141Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 34Kaynağı aç
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 230Kaynağı aç
Bozulan hüküm tamamen ortadan kalktığından, direnme kararı verilirken önceki hükme atıfla yetinilmemesi gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 230, 231 ve 232. maddelerine uygun, onanması hâlinde başka bir karara gerek olmadan infaza esas alınabilecek yeni bir hüküm kurulması zorunludur. Bu zorunluluk bölge adliye mahkemelerinin kurulmasından sonra da sürer ve hem ilk derece mahkemeleri hem bölge adliye mahkemeleri için geçerlidir.
Şekil ile özün ayrıldığı uygulamalar
Ceza Genel Kurulu, ön sorun olarak yerel mahkeme kararının yeni hüküm niteliğinde olup olmadığını Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca değerlendirmiştir. Şeklen direnme kararı verilmiş olsa da bozma doğrultusunda işlem yapılması, bozmada tartışılması belirtilen hususların tartışılması, bozma sonrası araştırma veya yeni delillere dayanılması ya da ilk kararda bulunmayan ve daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçeyle hüküm kurulması özde direnme sayılmamıştır.
Ceza Genel Kurulunun 2015/551 esas ve 2016/370 karar sayılı incelemesinde, bozmadan sonra daha önce dinlenmeyen bir doktor tanık olarak dinlenmiş; hüküm, bozma sonrası araştırma ve yeni deliller ile ilk hükümde yer almayan gerekçeye dayandırılmıştır. Çoğunluk, son uygulamayı direnme değil yeni hüküm kabul etmiş ve özel daire denetiminden geçmeyen bu hükmün ilk kez Ceza Genel Kurulunca incelenemeyeceğini belirterek dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine 18.10.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar vermiştir. Bu sonuç, işin esasına ilişkin bir beraat veya mahkûmiyet hükmü değildir.
Bir olayda, bozma ilamında tartışılması gerektiği belirtilen hususlar tartışıldıktan sonra bozmaya eylemli uyulması, son uygulamanın özde direnme olmadığını göstermiştir. Bozmanın bölündüğü başka bir olayda son uygulama kısmen eylemli uyma, kısmen de ilk kararda yer almayan ve özel daire denetiminden geçmemiş gerekçelerle verilmiş yeni hüküm sayılmıştır. Suç vasfının değiştirilmesi veya önceki hükümde uygulanan bazı maddelerin uygulanmayıp farklı cezaya hükmedilmesi de ilgili olaylarda direnme değil yeni hüküm kabul edilmiştir. Bu sonuçlar, anılan olaylardaki değişikliklere özgüdür.
Buna karşılık, bir uyuşmazlıkta Anayasa'nın 141. maddesi ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34. maddesi kapsamındaki açıklamalar ile önceki gerekçeyi kuvvetlendiren ve bozmaya cevap veren açıklamalar, daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçe sayılmamıştır. Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçeyle hüküm kurulmadığı anlaşıldığından direnmeye konu hükmün yeni hüküm olmadığı kabul edilmiştir. Başka bir olayda gerekçenin 34. madde kapsamındaki açıklamalardan ibaret kalması, mala zarar verme hükmünün şikâyetten vazgeçme nedeniyle yasal zorunluluktan değişmesi ve meşru savunma kabulünün değişmemesi birlikte değerlendirilmiş; hükümler yeni hüküm sayılmamıştır.
Kabule göre bozma
Kabule göre yapılan bozma, esasa ilişkin bozmadan farklıdır. Dosyanın mevcut durumuna göre yerel mahkeme uygulamasının hatalı görülen yönüne uyarma, öğretme ve yol gösterme amacıyla değinmekten ibarettir ve direnmeye konu olamaz. Esasa uyulduktan sonra kabule göre kısmın tekrarlanması da ısrar değildir.
Asıl bozmaya uyulması, farklı ceza verilmesi ve kabule göre bozmanın direnmeye konu olmamasının birlikte bulunduğu bir uygulamada son karar direnme değil yeni hüküm sayılmıştır. Bu yeni hükmün doğrudan Ceza Genel Kurulunca ele alınması mümkün görülmediğinden dosyanın temyiz incelemesi için özel daireye gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Hukuk yargılamasında yeni hüküm ve görev
Hukuk Genel Kurulunun 2019/445 esas ve 2022/53 karar sayılı incelemesinde, bozmadan sonra dosyada daha önce yer almayan olgu ve delillere ve özel daire denetiminden geçmemiş gerekçeye dayanılarak direnme adı altında karar verildiği kabul edilmiştir. Kurul, bu kararı usul hukuku anlamında gerçek bir direnme değil, bozma sonrası yeni delil, olgu ve gerekçeye dayalı yeni hüküm saymıştır. Yeni hükmün temyiz incelemesi Hukuk Genel Kuruluna değil özel daireye ait görülmüş; dosyanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.01.2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunun 2023/213 esas ve 2024/155 karar sayılı dosyasında, direnme diye adlandırılan kararda ilk kararda bulunmayan yeni hususlara yer verildiği ve bozmadan sonra gerekçenin değiştirilerek yeni gerekçeyle karar verildiği kabul edilmiştir. Kurul, bu kararın gerçek direnme olmadığını ve bozma sonrasında ortaya çıkan yeni gerekçeyle oluşturulan yeni hüküm olduğunu sonucuna bağlamıştır. Özel dairenin bozmasının usulüne uygun olmadığı ve hem bozmanın hem direnmenin kaldırılarak dosyanın özel daireye gönderilmesi gerektiği yönündeki görüş çoğunluk tarafından benimsenmemiştir.
Aynı kararda, kurulan yeni hükmün temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kuruluna değil bozma kararını veren özel daireye ait olduğu kabul edilmiştir. Davacı mirasçıları vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine 06.03.2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir. Bu hüküm dosyanın gönderilmesine ilişkindir; uyuşmazlığın esası hakkında kabul veya ret sonucu kurulmamıştır.
Hukuk Genel Kurulu, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesinin direnme kararının temyizini kapsamadığını ve direnmenin düzenlendiği 373. maddede duruşmaya yer verilmediğini gözeterek direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağını kabul etmiş ve duruşma talebini reddetmiştir.
Sık sorulan sorular
Karara direnme denmesi onu direnme yapar mı?
Hayır. Bozma doğrultusunda işlem, bozmada belirtilen hususların tartışılması, bozma sonrası araştırma, yeni delil veya daire denetiminden geçmemiş yeni gerekçe varsa karar yeni hükümdür.
Direnmede gerekçe değiştirilebilir mi?
Hayır. Gerekçe önceki karara göre genişletilebilir; fakat değiştirilmemeli ve hüküm ilk karardan farklı olmamalıdır.
Yeni hükmü hangi merci inceler?
Yeni hükmün temyiz incelemesi ilgili özel daireye aittir. Ceza Genel Kurulu veya Hukuk Genel Kurulu, daire denetiminden geçmemiş bu hükmü doğrudan ve ilk kez inceleyemez.
Kabule göre bozmaya direnilebilir mi?
Hayır. Kabule göre bozma, esasa ilişkin bozmadan farklı olarak uyarma ve yol gösterme niteliğindedir; direnmeye konu olamaz.
Direnmenin temyizinde duruşma yapılır mı?
Hukuk Genel Kurulu, 6100 sayılı Kanun'un 369 ve 373. maddelerini gözeterek direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılamayacağını kabul etmiştir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

