Mahkeme kararlarının açık, anlaşılır ve infaza elverişli olması yargısal güvencenin temel unsurlarındandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi çerçevesinde, verilen kararın net olmaması, yerine getirilmesinde tereddüt doğurması veya birbiriyle çelişen fıkralar taşıması halinde hükmün icrası bitene kadar taraflar kararın açıklanmasını yahut belirsizlik ve aykırılıkların giderilmesini isteyebilir. Kanunun 306. maddesi ise bu doğrultudaki tavzih ve tamamlama istemlerinin hangi usul kuralları gözetilerek karara bağlanacağını düzenlemektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
Tavzih Talebinde Bulunma Hakkı ve Resen Tavzih Yasağı
Hükmün tavzihi ancak davanın taraflarınca istenebilir. Davanın tarafı sıfatını taşımayan kişilerin veya kurumların başvurusu üzerine tavzih işlemi yapılamayacağı gibi, taraflarca usulüne uygun bir talep yöneltilmedikçe mahkemenin kendiliğinden hükmü tavzih etmesi de mümkün değildir.
Tavzih Başvurusunun Şekli ve Tebliğ Zorunluluğu
Tavzih veya tamamlama talebi, hükmü veren mahkemeye sunulan bir dilekçeyle istenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, talepte bulunan taraf dilekçesine tarafların sayısı kadar nüsha eklemek zorundadır. Mahkeme bu dilekçenin bir nüshasını, belirleyeceği cevap süresiyle birlikte karşı tarafa tebliğ eder. Karşı tarafça verilen cevap da talepte bulunan tarafa tebliğ olunur.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 306Kaynağı aç
Tavzih dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilerek savunma ve beyan imkânı tanınması emredici bir usul şartıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/1137 Esas, 2021/2843 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/534 Esas, 2020/1780 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tavzih talebi hakkında ret kararı verilecek olsa dahi dilekçenin asıl kararda yer alan tüm taraflara tebliğ edilmesi, cevap sunulması halinde bu cevabın talep edene iletilmesi ve ancak bu usul tamamlandıktan sonra karar verilmesi zorunludur. Karşı tarafa tebligat yapılmaksızın talep hakkında dosya üzerinden hüküm kurulması usul kurallarına aykırıdır.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/534, K. 2020/1780Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1137, K. 2021/2843Kaynağı aç
İnceleme Usulü ve Kararın Şekli
Mahkeme, tavzih veya tamamlama talebine karşı taraflarca cevap verilmemiş olsa dahi dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mahkeme gerekli gördüğü takdirde iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir.
Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde bulduğu takdirde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi uyarınca işlem yapar. Düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile taraflara verilmiş suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 304Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesi, tarihsel kökeni bakımından mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 456 ve 457. maddelerindeki tavzih usulü düzenlemelerine karşılık gelmektedir.
Tavzih Yolunun Kapsamı ve Hukuki Sınırları
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Tavzih kurumu, hüküm fıkrasındaki tereddüt, müphemlik veya çelişkilerin giderilerek kararın gerçek anlamının ortaya çıkarılmasına hizmet eder; bu yolla talebin, talebe bağlı hükmün veya doğrudan hükmün esasının değiştirilmesi ya da yeni bir hüküm kurulması mümkün değildir.
Uygulamada kesinleşen ilamda pay dağılımının toplamı karşılamayarak bir kısmın açıkta kalması ve bu durumun hükmün infaz edilememesine yol açması halinde, infaz engelinin giderilmesi amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesindeki prosedür izlenerek tavzih kararı verilmesi kabul edilmektedir.
Buna karşılık, hâkimin hükümde unuttuğu talepler, vekâlet ücreti veya faiz gibi asıl hükmün esasını oluşturan unsurlar tavzih yoluyla hükme dahil edilemez. Aynı şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, gerekçenin genişletilmesi veya hüküm altına alınan karar ve ilam harcı ile harç masraflarına ilişkin yapılan hataların düzeltilmesi tavzih veya tashih yolu ile yapılamaz.
HMK 306 uyarınca tavzih talebi hangi mahkemeden istenir?
Tavzih veya tamamlama talebi, hükmü veren asıl mahkemeden dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle istenir.
Mahkeme kendiliğinden hükmü tavzih edebilir mi?
Hayır, hükmün tavzihi ancak davanın taraflarınca istenebilir; mahkemenin resen veya taraf olmayan kişilerin başvurusuyla tavzih yapması mümkün değildir.
Tavzih dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunlu mudur?
Evet, tavzih dilekçesinin bir nüshası mahkemece belirlenecek cevap süresiyle karşı tarafa tebliğ edilmeli ve verilen cevap da talepte bulunana bildirilmelidir; bu usul işletilmeden talep reddedilemez veya karara bağlanamaz.
Tavzih talebi duruşma açılmadan karara bağlanabilir mi?
Mahkeme cevap verilmemiş olsa dahi kural olarak dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli gördüğü takdirde tarafları sözlü açıklamalarını dinlemek üzere davet edebilir.
Hükümde unutulan vekâlet ücreti veya faiz tavzih ile eklenebilir mi?
Hayır, hükümde unutulmuş olan talepler, vekâlet ücreti veya faiz tavzih yoluyla hükme dahil edilemez ve hüküm fıkrasındaki hak ve borçlar bu yolla değiştirilemez.
Kabul edilen tavzih kararı hükme nasıl işlenir?
Düzeltilen hususlarla ilgili karar mahkemedeki nüshalar ile taraflara verilmiş suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

