HMK Madde 306 Kapsamında Tavzih Talebi ve Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
HMK Madde 306 Kapsamında Tavzih Talebi ve Usulü

Mahkeme kararlarının açık, anlaşılır ve infaza elverişli olması yargısal güvencenin temel unsurlarındandır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi çerçevesinde, verilen kararın net olmaması, yerine getirilmesinde tereddüt doğurması veya birbiriyle çelişen fıkralar taşıması halinde hükmün icrası bitene kadar taraflar kararın açıklanmasını yahut belirsizlik ve aykırılıkların giderilmesini isteyebilir. Kanunun 306. maddesi ise bu doğrultudaki tavzih ve tamamlama istemlerinin hangi usul kuralları gözetilerek karara bağlanacağını düzenlemektedir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 305Kaynağı aç
MADDE 305- (1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hükmün tamamlanması

Tavzih Talebinde Bulunma Hakkı ve Resen Tavzih Yasağı

Hükmün tavzihi ancak davanın taraflarınca istenebilir. Davanın tarafı sıfatını taşımayan kişilerin veya kurumların başvurusu üzerine tavzih işlemi yapılamayacağı gibi, taraflarca usulüne uygun bir talep yöneltilmedikçe mahkemenin kendiliğinden hükmü tavzih etmesi de mümkün değildir.

Tavzih Başvurusunun Şekli ve Tebliğ Zorunluluğu

Tavzih veya tamamlama talebi, hükmü veren mahkemeye sunulan bir dilekçeyle istenir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, talepte bulunan taraf dilekçesine tarafların sayısı kadar nüsha eklemek zorundadır. Mahkeme bu dilekçenin bir nüshasını, belirleyeceği cevap süresiyle birlikte karşı tarafa tebliğ eder. Karşı tarafça verilen cevap da talepte bulunan tarafa tebliğ olunur.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 306Kaynağı aç
MADDE 306- (1) Tavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih veya tamamlama talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Davaya Son Veren Taraf İşlemleri Davadan feragat

Tavzih dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilerek savunma ve beyan imkânı tanınması emredici bir usul şartıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2021/1137 Esas, 2021/2843 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2020/534 Esas, 2020/1780 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, tavzih talebi hakkında ret kararı verilecek olsa dahi dilekçenin asıl kararda yer alan tüm taraflara tebliğ edilmesi, cevap sunulması halinde bu cevabın talep edene iletilmesi ve ancak bu usul tamamlandıktan sonra karar verilmesi zorunludur. Karşı tarafa tebligat yapılmaksızın talep hakkında dosya üzerinden hüküm kurulması usul kurallarına aykırıdır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2020/534, K. 2020/1780Kaynağı aç
15. Hukuk Dairesi         2020/534 E.  ,  2020/1780 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: – K A R A R – Dava, temliken tescile dayalı tapu iptâl ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmemiş, hüküm kısmında davaya konu beş katlı apartmanın ikinci kat 4 nolu bağımsız bölümün yazılması gerekirken beş katlı apartmanın birinci kat 3 nolu bağımsız bölümünün yazıldığı bildirilerek davacı vekili tarafından tavzih dilekçesi verilmiş, mahkemece 23.02.2018 tarihli ek kararla tavzih talebinin reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz olunmuştur. HMK'nın tavzih talebi ve usulü ile ilgili uygulanması gereken 306. maddesindeki düzenleme ile, "(1) Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar." hükmü getirilmiştir. Somut olayın değerlendirilmesinde; davacı vekili tarafından sunulan tavzih dilekçesinin yukarıda belirtilen HMK’nın 306. maddesindeki tavzih usulünün uygulanmadığı, tavzih talebinin karşı tarafa tebliğ edilmeden talep hakkında karar verildiği anlaşıldığından hükmün sair yönleri incelenmeksizin kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/1137, K. 2021/2843Kaynağı aç
8. Hukuk Dairesi         2021/1137 E.  ,  2021/2843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, tavzih talebinin reddine dair ek karar verilmiş olup, 08.06.2020 tarihli ek kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı dava dilekçesinde, nüfus kayıtlarında davalılar … ve …'ün müşterek çocuğu görünmesine karşın, gerçekte davalı … Başkaya ile diğer davalı … … (…)'ın müşterek çocuğu olduğunu ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı, 12.05.2020 tarihli tavzih dilekçesinde, mahkemece verilen kararda her ne kadar anne adının "…" olarak düzeltilmesine karar verilmiş ise de, hüküm fıkrasında anneliği tespit edilen "…"nin açık kimlik bilgilerine yer verilmediği, bu haliyle annesi ile arasında nüfus kayıtları yolu ile bağ kurulamadığı gerekçesiyle, anne adının düzeltilmesine dair kararın annenin açık kimlik bilgilerini içerecek şekilde tavzihine karar verilmesini istemiş; Mahkemece, tavzih talep edilen kararda anne ismi yer alsa da annesi olarak yazılan …'nin kimlik bilgilerinin belirli olmadığı belirtilerek isteğin reddine karar verilmiş, davacı temyize gelmiştir. Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304. (1086 sayılı HUMK'un 455.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nin 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklindeki hükmün tashihi; 305. maddesinde de "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir. Aynı kanunun 306. maddesinde de "Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar." düzenlemelerine yer verilmiştir. Somut olayda, Mahkemece, HMK’nin 306. maddesi uyarınca tavzih dilekçesinin bir suretinin asıl kararda yer alan taraflara tebliğ edilmesi ve cevap vermeleri halinde bu cevapların da tavzih talebinde bulunana tebliğ edilmesi ve ancak bundan sonra HMK’nin 305. vd maddeleri gereğince hüküm kurulması gerekirken, belirtilen usul kurallarına riayet edilmeksizin yazılı şekilde tavzih talebinin reddine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile tavzih talebinin reddine dair 08.06.2020 tarihli ek kararın HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 29.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İnceleme Usulü ve Kararın Şekli

Mahkeme, tavzih veya tamamlama talebine karşı taraflarca cevap verilmemiş olsa dahi dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mahkeme gerekli gördüğü takdirde iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir.

Mahkeme tavzih veya tamamlama talebini yerinde bulduğu takdirde Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 304. maddesi uyarınca işlem yapar. Düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile taraflara verilmiş suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 304Kaynağı aç
MADDE 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Hükmün tavzihi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesi, tarihsel kökeni bakımından mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 456 ve 457. maddelerindeki tavzih usulü düzenlemelerine karşılık gelmektedir.

Tavzih Yolunun Kapsamı ve Hukuki Sınırları

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Tavzih kurumu, hüküm fıkrasındaki tereddüt, müphemlik veya çelişkilerin giderilerek kararın gerçek anlamının ortaya çıkarılmasına hizmet eder; bu yolla talebin, talebe bağlı hükmün veya doğrudan hükmün esasının değiştirilmesi ya da yeni bir hüküm kurulması mümkün değildir.

Uygulamada kesinleşen ilamda pay dağılımının toplamı karşılamayarak bir kısmın açıkta kalması ve bu durumun hükmün infaz edilememesine yol açması halinde, infaz engelinin giderilmesi amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 306. maddesindeki prosedür izlenerek tavzih kararı verilmesi kabul edilmektedir.

Buna karşılık, hâkimin hükümde unuttuğu talepler, vekâlet ücreti veya faiz gibi asıl hükmün esasını oluşturan unsurlar tavzih yoluyla hükme dahil edilemez. Aynı şekilde kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişkilerin giderilmesi, gerekçenin genişletilmesi veya hüküm altına alınan karar ve ilam harcı ile harç masraflarına ilişkin yapılan hataların düzeltilmesi tavzih veya tashih yolu ile yapılamaz.

HMK 306 uyarınca tavzih talebi hangi mahkemeden istenir?

Tavzih veya tamamlama talebi, hükmü veren asıl mahkemeden dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle istenir.

Mahkeme kendiliğinden hükmü tavzih edebilir mi?

Hayır, hükmün tavzihi ancak davanın taraflarınca istenebilir; mahkemenin resen veya taraf olmayan kişilerin başvurusuyla tavzih yapması mümkün değildir.

Tavzih dilekçesinin karşı tarafa tebliği zorunlu mudur?

Evet, tavzih dilekçesinin bir nüshası mahkemece belirlenecek cevap süresiyle karşı tarafa tebliğ edilmeli ve verilen cevap da talepte bulunana bildirilmelidir; bu usul işletilmeden talep reddedilemez veya karara bağlanamaz.

Tavzih talebi duruşma açılmadan karara bağlanabilir mi?

Mahkeme cevap verilmemiş olsa dahi kural olarak dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli gördüğü takdirde tarafları sözlü açıklamalarını dinlemek üzere davet edebilir.

Hükümde unutulan vekâlet ücreti veya faiz tavzih ile eklenebilir mi?

Hayır, hükümde unutulmuş olan talepler, vekâlet ücreti veya faiz tavzih yoluyla hükme dahil edilemez ve hüküm fıkrasındaki hak ve borçlar bu yolla değiştirilemez.

Kabul edilen tavzih kararı hükme nasıl işlenir?

Düzeltilen hususlarla ilgili karar mahkemedeki nüshalar ile taraflara verilmiş suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu