6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 14. maddesi, ticari şubelerin işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar ile özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık ve üyelik ilişkilerinden kaynaklanan davalarda yetkili mahkemenin tayinine ilişkin özel kurallar getirir. Kanunun 14. maddesinin birinci fıkrası şube muamelelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda şubenin bulunduğu yer mahkemesine yetki tanırken, ikinci fıkrası tüzel kişilerin ortak veya üyeleriyle olan iç ilişkilerine dair davalarda tüzel kişi merkezinin bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Genel Yetki Kuralı ve Şubelerin İşlemlerinden Doğan Davalar
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Türk Medenî Kanunu'nun 51. maddesi gereğince tüzel kişilerin yerleşim yeri, tüzük veya kuruluş belgesinde aksine düzenleme bulunmadığı takdirde işlerinin idare edildiği merkezdir. Türk Medenî Kanunu'nun 19. maddesi yerleşim yerinin tekliği kuralını ticarî ve sınaî kuruluşlar bakımından hariç tutmuştur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 51Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
HMK m. 14/1 uyarınca bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Şubelerin tüzel kişiliği bulunmadığından şube işlemlerinden ötürü açılacak davalarda taraf olarak bağlı bulunulan merkez davalı gösterilerek dava şubenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Davacının çalışmasının geçtiği yerin başka bir yargı çevresinde bulunması da davalı şirketin ticarî merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmaz.
Şube işlemlerinden dolayı merkeze karşı yöneltilecek iflas davalarında ise şube mahkemesi yetkili kılınamaz. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154. maddesi uyarınca iflas davaları için yetki sözleşmesi yapılamaz ve dava mutlaka borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinde açılır. Merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkındaki takiplerde ise Türkiye'deki şubenin, birden fazla şube varsa merkez şubenin bulunduğu yer yetkilidir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 154Kaynağı aç
Özel Hukuk Tüzel Kişilerinde Ortaklık ve Üyelik Davalarında Kesin Yetki
Özel hukuk tüzel kişilerinin mensuplarıyla olan iç uyuşmazlıklarında yetki serbestçe belirlenemez. HMK m. 14/2 gereğince şirketler, kooperatifler ve diğer özel hukuk tüzel kişilerinin, münhasıran ortaklık veya üyelik bağına dayanan uyuşmazlıklar sebebiyle ortaklarına ya da ortakların bu unvanla birbirlerine veya tüzel kişiliğe karşı yöneltecekleri davalarda tüzel kişinin merkez mahkemesi kesin yetkilidir. HMK m. 114/1-ç uyarınca kesin yetki kuralı bir dava şartıdır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 114Kaynağı aç
Dava açılmadan önce ortaklık sıfatı son bulan bir kimsenin, ortaklığın yürürlükte olduğu döneme ilişkin uyuşmazlıklar sebebiyle şirkete ya da diğer ortaklara dava açması veya bu kişiye karşı dava açılması durumunda da HMK m. 14/2 hükmündeki kesin yetki esası uygulanır. Benzer biçimde şirket yöneticilerinin tasarruflarıyla şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayanan tazminat davalarında tüzel kişinin merkez mahkemesi kesin yetkilidir.
Kooperatif Davalarında Yetki ve Sözleşmesel İstisnalar
Kooperatif ile ortağı arasındaki üyelik kaydının iptali, borçsuzluğun tespiti ya da kooperatif aidat alacağının tahsili gayesiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davalarında yetkili merci HMK m. 14/2 uyarınca kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Buradaki yetki kamu düzeninden kaynaklanan kesin yetki niteliği taşır; bu sebeple ortaklık uyuşmazlığına konu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi taşınmaza dayanılarak yetkili kılınamaz.
Uyuşmazlığın temelinin ortaklık veya üyelik bağına dayanmadığı durumlarda ise kesin yetki kuralı tatbik edilmez. Örneğin kooperatif hissesinin satışı maksadıyla verilen vekâletname gereğince satış bedelinin ödenmesi istemiyle açılan dava vekâlet ilişkisine dayanır. Vekâlet akdinden doğan alacak davalarında kamu düzenine ilişkin bir kesin yetki kuralı öngörülmediğinden HMK m. 14/2 uygulanmaz ve süresinde ilk itiraz ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
Sendika Şubelerinin Tüzel Kişiliği ve Dava Ehliyeti
Sendika şubeleri müstakil bir tüzel kişiliğe sahip değildir; tüzel kişilik sendikanın genel merkezine aittir. Tüzel kişiliği bulunmadığından şubelerin aktif ve pasif dava ehliyeti yoktur; genel merkez ile şube arasında menfaat çatışması bulunan istisnai hâller hariç olmak üzere davaların şubeye yöneltilmesi mümkün değildir.
Sendika genel merkez yönetim kurulunun aldığı bir kararın iptali talep edildiğinde, uyuşmazlık konusu şubenin aldığı bir karar veya yaptığı bir işlemden kaynaklanmadığı için HMK m. 14/1 işletilerek şubenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılamaz. Böyle bir uyuşmazlıkta HMK m. 6 uyarınca sendika genel merkezinin yerleşim yerindeki mahkeme yetkilidir.
Kesin Yetki ile Genel Yetkinin Usul Hukukundaki Sonuçları
Yetkinin kesin olduğu davalarda hâkim, mahkemenin yetkili olup olmadığını HMK m. 19/1 gereğince davanın sonuna kadar kendiliğinden incelemek zorundadır. Taraflar da mahkemenin yetkisizliğini yargılamanın her safhasında ileri sürebilir. Kesin yetki hâllerinde iki mahkemenin karşılıklı olarak yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi HMK m. 21/1-ç gereğince yargı yeri belirlenmesini gerektirir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 21Kaynağı aç
Yetkinin kesin olmadığı durumlarda yetki itirazının HMK m. 19/2 uyarınca cevap dilekçesinde ilk itiraz olarak yapılması ve itiraz eden tarafça yetkili mahkemenin gösterilmesi şarttır. Süresinde ve yöntemine uygun itirazda bulunulmazsa davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. Birden fazla davalının varlığı durumunda dava bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabilecek olmakla birlikte kanunda ortak yetkili mahkeme öngörülmüşse uyuşmazlık o mahkemede çözülür. Davalılardan birini sırf yerleşim yerinden başka mahkemeye çekmek amacıyla dava açıldığı anlaşılırsa itiraz üzerine tefrik kararı verilir. HMK m. 30 uyarınca hâkim, yargılamanın makul sürede ve gereksiz gider yapılmaksızın yürütülmesini sağlamakla yükümlüdür.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 30Kaynağı aç
Şube işlemlerinden kaynaklanan alacak davası nerede açılır?
HMK m. 14/1 uyarınca bir şubenin işlemlerinden kaynaklanan davalar şubenin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalı tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Kooperatif aidat alacağına itirazın iptali davasında hangi mahkeme yetkilidir?
Kooperatifin üyesine karşı aidat alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı takibe vaki itirazın iptali davasında HMK m. 14/2 uyarınca kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Ortaklıktan ayrılan kişinin açacağı davalarda kesin yetki kuralı sürer mi?
Dava tarihinden önce ortaklık sıfatı sona ermiş olsa dahi, ortaklık ilişkisinin sürdüğü döneme ilişkin uyuşmazlıklarda HMK m. 14/2 uyarınca tüzel kişinin merkez mahkemesinin kesin yetkisi uygulanır.
Kesin yetki itirazı yargılamada ne zamana kadar ileri sürülebilir?
HMK m. 19/1 gereğince yetkinin kesin olduğu uyuşmazlıklarda taraflar yetkisizlik itirazını davanın sonuna kadar ileri sürebilir ve mahkeme de yetkili olup olmadığını kendiliğinden araştırır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

